Onlar öyle bir topluluktur ki yanlarında oturan kimse bedbaht olmaz.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3600, Kitap 48, Hadis 231
Sahih
Türkçe meal

Ebû Hüreyre ya da Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

(İkisi) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah'ın, insanların (amellerini yazan) kâtiplerden ayrı olarak yeryüzünde dolaşan melekleri vardır. Allah'ı zikreden toplulukları buldukları zaman birbirlerine ‘Aradığınıza gelin!’ diye seslenirler. Gelip dünya semasına kadar onları kuşatırlar. Allah şöyle buyurur: ‘Kullarımı ne yapar hâlde bıraktınız?’ Onlar da ‘Onları Sana hamd ederken, Seni yüceltirken ve Seni zikrederken bıraktık’ derler. Allah ‘Peki Beni gördüler mi?’ buyurur. ‘Hayır’ derler. Allah ‘Ya Beni görselerdi nasıl olurdu?’ buyurur. ‘Seni görselerdi daha çok hamd eder, daha çok yüceltir ve Seni daha çok zikrederlerdi’ derler. Allah ‘Ne istiyorlar?’ buyurur. ‘Cenneti istiyorlar’ derler. Allah ‘Onu gördüler mi?’ buyurur. ‘Hayır’ derler. Allah ‘Ya onu görselerdi nasıl olurdu?’ buyurur. ‘Onu görselerdi onu daha çok ister ve ona daha çok hırs gösterirlerdi’ derler. Allah ‘Neden sığınıyorlar?’ buyurur. ‘Cehennemden sığınıyorlar’ derler. Allah ‘Onu gördüler mi?’ buyurur. ‘Hayır’ derler. Allah ‘Ya onu görselerdi nasıl olurdu?’ buyurur. ‘Onu görselerdi ondan daha çok kaçar, ondan daha çok korkar ve ondan daha çok (Sana) sığınırlardı’ derler. Allah ‘Sizi şahit tutuyorum ki onları bağışladım’ buyurur. ‘Aralarında falan çok günahkâr kimse var; o, onları kastetmedi, sadece bir ihtiyacı için yanlarına geldi’ derler. Allah ‘Onlar öyle bir topluluktur ki yanlarında oturan bedbaht olmaz’ buyurur.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. (Bu hadis) Ebû Hüreyre'den bu yoldan başka şekilde de rivayet edilmiştir.

Câmiu't-Tirmizî 3600, Kitap 48, Hadis 231

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَوْ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالاَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ لِلَّهِ مَلاَئِكَةً سَيَّاحِينَ فِي الأَرْضِ فَضْلاً عَنْ كُتَّابِ النَّاسِ فَإِذَا وَجَدُوا أَقْوَامًا يَذْكُرُونَ اللَّهَ تَنَادَوْا هَلُمُّوا إِلَى بُغْيَتِكُمْ فَيَجِيئُونَ فَيَحُفُّونَ بِهِمْ إِلَى سَمَاءِ الدُّنْيَا فَيَقُولُ اللَّهُ عَلَى أَىِّ شَيْءٍ تَرَكْتُمْ عِبَادِي يَصْنَعُونَ فَيَقُولُونَ تَرَكْنَاهُمْ يَحْمَدُونَكَ وَيُمَجِّدُونَكَ وَيَذْكُرُونَكَ . قَالَ فَيَقُولُ فَهَلْ رَأَوْنِي فَيَقُولُونَ لاَ . قَالَ فَيَقُولُ فَكَيْفَ لَوْ رَأَوْنِي قَالَ فَيَقُولُونَ لَوْ رَأَوْكَ لَكَانُوا أَشَدَّ تَحْمِيدًا وَأَشَدَّ تَمْجِيدًا وَأَشَدَّ لَكَ ذِكْرًا . قَالَ فَيَقُولُ وَأَىُّ شَيْءٍ يَطْلُبُونَ قَالَ فَيَقُولُونَ يَطْلُبُونَ الْجَنَّةَ . قَالَ فَيَقُولُ وَهَلْ رَأَوْهَا قَالَ فَيَقُولُونَ لاَ . قَالَ فَيَقُولُ فَكَيْفَ لَوْ رَأَوْهَا قَالَ فَيَقُولُونَ لَوْ رَأَوْهَا كَانُوا لَهَا أَشَدَّ طَلَبًا وَأَشَدَّ عَلَيْهَا حِرْصًا . قَالَ فَيَقُولُ مِنْ أَىِّ شَيْءٍ يَتَعَوَّذُونَ قَالُوا يَتَعَوَّذُونَ مِنَ النَّارِ . قَالَ فَيَقُولُ وَهَلْ رَأَوْهَا فَيَقُولُونَ لاَ . فَيَقُولُ فَكَيْفَ لَوَ رَأَوْهَا فَيَقُولُونَ لَوْ رَأَوْهَا كَانُوا مِنْهَا أَشَدَّ هَرَبًا وَأَشَدَّ مِنْهَا خَوْفًا وَأَشَدَّ مِنْهَا تَعَوُّذًا . قَالَ فَيَقُولُ فَإِنِّي أُشْهِدُكُمْ أَنِّي قَدْ غَفَرْتُ لَهُمْ . فَيَقُولُونَ إِنَّ فِيهِمْ فُلاَنًا الْخَطَّاءَ لَمْ يُرِدْهُمْ إِنَّمَا جَاءَهُمْ لِحَاجَةٍ . فَيَقُولُ هُمُ الْقَوْمُ لاَ يَشْقَى لَهُمْ جَلِيسٌ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ وَقَدْ رُوِيَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ مِنْ غَيْرِ هَذَا الْوَجْهِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3600 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü