Ümmü Süleym'in birkaç arpa ekmeğiyle yetmiş ya da seksen kişinin doyması

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3630, Kitap 49, Hadis 26
Sahih
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Ebû Talha, Ümmü Süleym'e şöyle dedi: “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sesini —yani zayıf olarak— işittim; onda açlığı seziyorum. Yanında bir şey var mı?” (Ümmü Süleym) “Evet” dedi ve arpadan birkaç yuvarlak ekmek çıkardı. Sonra başörtüsünü çıkarıp ekmeği onun bir kısmına sardı, sonra onu elimin altına sıkıştırdı ve (başörtüsünün) bir kısmını da bana örttü. Sonra beni Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderdi. (Enes) dedi ki: Onu kendisine götürdüm. Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) mescitte otururken, yanında da insanlar varken buldum. (Enes) dedi ki: Başlarına dikildim. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Seni Ebû Talha mı gönderdi?” buyurdu. “Evet” dedim. “Yemek için mi?” buyurdu. “Evet” dedim. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanındakilere “Kalkın” buyurdu. (Enes) dedi ki: Yürüdüler, ben de önlerinden yürüdüm; nihayet Ebû Talha'ya gelip ona haber verdim. Ebû Talha “Ey Ümmü Süleym! Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi, insanlar da onunla birlikte; onlara yedirecek bir şeyimiz de yok” dedi. Ümmü Süleym “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” dedi. (Enes) dedi ki: Ebû Talha gidip Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile karşılaştı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), Ebû Talha da yanında olduğu hâlde geldi ve ikisi (eve) girdiler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Ey Ümmü Süleym! Yanında ne varsa getir” buyurdu. O da o ekmeği getirdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) emretti, ekmek ufalandı. Ümmü Süleym de yağ tulumunu sıkıp ona katık yaptı. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun üzerine Allah'ın söylemesini dilediği şeyi söyledi. Sonra “On kişiye izin ver” buyurdu. (Ebû Talha) onlara izin verdi; doyuncaya kadar yediler, sonra çıktılar. Sonra (yine) “On kişiye izin ver” buyurdu. Onlara izin verdi; doyuncaya kadar yediler, sonra çıktılar. Böylece topluluğun hepsi yedi ve doydu. Topluluk yetmiş ya da seksen kişiydi.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.

Câmiu't-Tirmizî 3630, Kitap 49, Hadis 26

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مُوسَى الأَنْصَارِيُّ، حَدَّثَنَا مَعْنٌ، قَالَ عَرَضْتُ عَلَى مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ قَالَ أَبُو طَلْحَةَ لأُمِّ سُلَيْمٍ لَقَدْ سَمِعْتُ صَوْتَ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - يَعْنِي ضَعِيفًا - أَعْرِفُ فِيهِ الْجُوعَ فَهَلْ عِنْدَكِ مِنْ شَيْءٍ فَقَالَتْ نَعَمْ . فَأَخْرَجَتْ أَقْرَاصًا مِنْ شَعِيرٍ ثُمَّ أَخْرَجَتْ خِمَارًا لَهَا فَلَفَّتِ الْخُبْزَ بِبَعْضِهِ ثُمَّ دَسَّتْهُ فِي يَدِي وَرَدَّتْنِي بِبَعْضِهِ ثُمَّ أَرْسَلَتْنِي إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَذَهَبْتُ بِهِ إِلَيْهِ فَوَجَدْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَالِسًا فِي الْمَسْجِدِ وَمَعَهُ النَّاسُ قَالَ فَقُمْتُ عَلَيْهِمْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَرْسَلَكَ أَبُو طَلْحَةَ " . فَقُلْتُ نَعَمْ . قَالَ " بِطَعَامٍ " . فَقُلْتُ نَعَمْ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِمَنْ مَعَهُ " قُومُوا " . قَالَ فَانْطَلَقُوا فَانْطَلَقْتُ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ حَتَّى جِئْتُ أَبَا طَلْحَةَ فَأَخْبَرْتُهُ فَقَالَ أَبُو طَلْحَةَ يَا أُمَّ سُلَيْمٍ قَدْ جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالنَّاسُ مَعَهُ وَلَيْسَ عِنْدَنَا مَا نُطْعِمُهُمْ . قَالَتْ أُمُّ سُلَيْمٍ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ . قَالَ فَانْطَلَقَ أَبُو طَلْحَةَ حَتَّى لَقِيَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَقْبَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبُو طَلْحَةَ مَعَهُ حَتَّى دَخَلاَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هَلُمِّي يَا أُمَّ سُلَيْمٍ مَا عِنْدَكِ " . فَأَتَتْ بِذَلِكَ الْخُبْزِ فَأَمَرَ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَفُتَّ وَعَصَرَتْ أُمُّ سُلَيْمٍ عُكَّةً لَهَا فَآدَمَتْهُ ثُمَّ قَالَ فِيهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَقُولَ ثُمَّ قَالَ " ائْذَنْ لِعَشَرَةٍ " . فَأَذِنَ لَهُمْ فَأَكَلُوا حَتَّى شَبِعُوا ثُمَّ خَرَجُوا ثُمَّ قَالَ " ائْذَنْ لِعَشَرَةٍ " . فَأَذِنَ لَهُمْ فَأَكَلُوا حَتَّى شَبِعُوا ثُمَّ خَرَجُوا فَأَكَلَ الْقَوْمُ كُلُّهُمْ وَشَبِعُوا وَالْقَوْمُ سَبْعُونَ أَوْ ثَمَانُونَ رَجُلاً . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3630 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü