Ali'den ne istiyorsunuz? Ali bendendir, ben de ondanım; o, benden sonra her mü'minin velîsidir.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3712, Kitap 49, Hadis 108
Hasen
Türkçe meal

İmrân b. Husayn (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir ordu gönderdi ve başlarına Ali b. Ebû Tâlib'i komutan tayin etti. Ali seriyye ile yola çıktı ve (ganimetten) bir cariye aldı. Bunu onun hakkında hoş karşılamadılar. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından dört kişi aralarında anlaşıp, “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile karşılaştığımızda Ali'nin yaptığını ona haber vereceğiz” dediler. Müslümanlar yolculuktan döndüklerinde önce Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) uğrayıp ona selam verir, sonra konaklarına giderlerdi. Seriyye geri gelince Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) selam verdiler. Dört kişiden biri kalkıp, “Ey Allah'ın Resûlü! Ali b. Ebû Tâlib'in şöyle şöyle yaptığını görmüyor musun?” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ondan yüz çevirdi. Sonra ikincisi kalkıp onun sözünün benzerini söyledi; ondan da yüz çevirdi. Sonra üçüncüsü kalkıp onun sözünün benzerini söyledi; ondan da yüz çevirdi. Sonra dördüncüsü kalkıp onların dediğinin benzerini söyledi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), öfkesi yüzünden belli olduğu halde ona döndü ve şöyle buyurdu: “Ali'den ne istiyorsunuz? Ali'den ne istiyorsunuz? Ali'den ne istiyorsunuz? Şüphesiz Ali bendendir, ben de ondanım. O, benden sonra her mü'minin velîsidir.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen garîbdir; onu yalnız bu yoldan, Ca'fer b. Süleymân'ın rivayetinden biliyoruz.

Câmiu't-Tirmizî 3712, Kitap 49, Hadis 108

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ الضُّبَعِيُّ، عَنْ يَزِيدَ الرِّشْكِ، عَنْ مُطَرِّفِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، قَالَ بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَيْشًا وَاسْتَعْمَلَ عَلَيْهِمْ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ فَمَضَى فِي السَّرِيَّةِ فَأَصَابَ جَارِيَةً فَأَنْكَرُوا عَلَيْهِ وَتَعَاقَدَ أَرْبَعَةٌ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالُوا إِذَا لَقِينَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرْنَاهُ بِمَا صَنَعَ عَلِيٌّ وَكَانَ الْمُسْلِمُونَ إِذَا رَجَعُوا مِنَ السَّفَرِ بَدَءُوا بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَلَّمُوا عَلَيْهِ ثُمَّ انْصَرَفُوا إِلَى رِحَالِهِمْ فَلَمَّا قَدِمَتِ السَّرِيَّةُ سَلَّمُوا عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَامَ أَحَدُ الأَرْبَعَةِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلَمْ تَرَ إِلَى عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ صَنَعَ كَذَا وَكَذَا . فَأَعْرَضَ عَنْهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَامَ الثَّانِي فَقَالَ مِثْلَ مَقَالَتِهِ فَأَعْرَضَ عَنْهُ ثُمَّ قَامَ إِلَيْهِ الثَّالِثُ فَقَالَ مِثْلَ مَقَالَتِهِ فَأَعْرَضَ عَنْهُ ثُمَّ قَامَ الرَّابِعُ فَقَالَ مِثْلَ مَا قَالُوا فَأَقْبَلَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالْغَضَبُ يُعْرَفُ فِي وَجْهِهِ فَقَالَ " مَا تُرِيدُونَ مِنْ عَلِيٍّ مَا تُرِيدُونَ مِنْ عَلِيٍّ مَا تُرِيدُونَ مِنْ عَلِيٍّ إِنَّ عَلِيًّا مِنِّي وَأَنَا مِنْهُ وَهُوَ وَلِيُّ كُلِّ مُؤْمِنٍ مِنْ بَعْدِي " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ مِنْ حَدِيثِ جَعْفَرِ بْنِ سُلَيْمَانَ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3712 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü