Zekâtı verilmeyen develer ve sığırlar kıyamet günü sahibini tabanlarıyla çiğneyip boynuzlarıyla süser.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 617, Kitap 7, Hadis 1
Sahih
Türkçe meal

Ebû Zer (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına geldim; Kâbe'nin gölgesinde oturuyordu. Beni gelirken görünce, “Kâbe'nin Rabbine yemin olsun ki onlar kıyamet günü en çok zarara uğrayanlardır!” buyurdu. İçimden, “Bana ne oluyor? Belki hakkımda bir şey indirildi” dedim. “Onlar kimlerdir, anam babam sana feda olsun?” dedim. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), “Onlar (malı) en çok olanlardır; ancak şöyle, şöyle ve şöyle diyen (veren) müstesna” buyurdu ve önüne, sağına ve soluna avuçlayıp saçar gibi yaptı. Sonra şöyle buyurdu: “Nefsim elinde olana yemin olsun ki, bir kimse zekâtını vermediği deve ya da sığır bırakarak ölürse, bunlar kıyamet günü olduklarından daha iri ve daha semiz olarak ona gelir; onu tabanlarıyla çiğner, boynuzlarıyla süserler. Sonuncuları geçip bitince ilkleri tekrar ona döner; bu, insanlar arasında hüküm verilinceye kadar sürer.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ebû Hüreyre'den de benzeri rivayet vardır. Ali b. Ebû Tâlib'den (radıyallahu anh), “Zekâtı vermeyene lanet edildi” dediği (rivayet edilmiştir). Kabîsa b. Hülb'den —babasından—, Câbir b. Abdullah'tan ve Abdullah b. Mes'ûd'dan da rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: Ebû Zer hadisi hasen sahihtir. Ebû Zer'in adı Cündeb b. es-Seken'dir; (babasının adının) İbn Cünâde (olduğu) da söylenir. Abdullah b. Münîr bize, Ubeydullah b. Mûsâ'dan, o Süfyân es-Sevrî'den, o Hakîm b. ed-Deylem'den, o da Dahhâk b. Müzâhim'den rivayet etti; (Dahhâk) dedi ki: “En çok olanlar, on bin (dirhem) sahibi olanlardır.” (Tirmizî) dedi ki: Abdullah b. Münîr Mervlidir, sâlih bir adamdır.

Câmiu't-Tirmizî 617, Kitap 7, Hadis 1

Arapça metin
حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ التَّمِيمِيُّ الْكُوفِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنِ الْمَعْرُورِ بْنِ سُوَيْدٍ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ جِئْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ جَالِسٌ فِي ظِلِّ الْكَعْبَةِ . قَالَ فَرَآنِي مُقْبِلاً فَقَالَ " هُمُ الأَخْسَرُونَ وَرَبِّ الْكَعْبَةِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " . قَالَ فَقُلْتُ مَا لِي لَعَلَّهُ أُنْزِلَ فِيَّ شَيْءٌ . قَالَ قُلْتُ مَنْ هُمْ فِدَاكَ أَبِي وَأُمِّي . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هُمُ الأَكْثَرُونَ إِلاَّ مَنْ قَالَ هَكَذَا وَهَكَذَا وَهَكَذَا " . فَحَثَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَعَنْ يَمِينِهِ وَعَنْ شِمَالِهِ . ثُمَّ قَالَ " وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لاَ يَمُوتُ رَجُلٌ فَيَدَعُ إِبِلاً أَوْ بَقَرًا لَمْ يُؤَدِّ زَكَاتَهَا إِلاَّ جَاءَتْهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَعْظَمَ مَا كَانَتْ وَأَسْمَنَهُ تَطَؤُهُ بِأَخْفَافِهَا وَتَنْطَحُهُ بِقُرُونِهَا كُلَّمَا نَفِدَتْ أُخْرَاهَا عَادَتْ عَلَيْهِ أُولاَهَا حَتَّى يُقْضَى بَيْنَ النَّاسِ " . وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ مِثْلُهُ . وَعَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ رضى الله عنه قَالَ لُعِنَ مَانِعُ الصَّدَقَةِ . وَعَنْ قَبِيصَةَ بْنِ هُلْبٍ عَنْ أَبِيهِ وَجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أَبِي ذَرٍّ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَاسْمُ أَبِي ذَرٍّ جُنْدُبُ بْنُ السَّكَنِ وَيُقَالُ ابْنُ جُنَادَةَ . حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُنِيرٍ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ مُوسَى عَنْ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ عَنْ حَكِيمِ بْنِ الدَّيْلَمِ عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ مُزَاحِمٍ قَالَ الأَكْثَرُونَ أَصْحَابُ عَشَرَةِ آلاَفٍ . قَالَ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُنِيرٍ مَرْوَزِيٌّ رَجُلٌ صَالِحٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 617 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü