Ürünü tahmin ettiğinizde alın ve üçte birini bırakın; üçte birini bırakmazsanız dörtte birini bırakın.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 643, Kitap 7, Hadis 27
Hasen
Türkçe meal

Abdurrahmân b. Mes'ûd b. Niyâr şöyle rivayet etti:

Sehl b. Ebû Hasme meclisimize geldi ve Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu anlattı: “(Ürünü) tahmin ettiğinizde (zekâtı) alın ve üçte birini bırakın; üçte birini bırakmazsanız dörtte birini bırakın.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Âişe'den, Attâb b. Esîd'den ve İbn Abbâs'tan da rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: İlim ehlinin çoğu tahmin (hars) konusunda Sehl b. Ebû Hasme hadisiyle amel eder; Ahmed ve İshâk da Sehl b. Ebû Hasme hadisine göre görüş bildirir. Hars şudur: Zekât düşen yaş hurma ve üzüm gibi meyveler olgunlaşınca devlet başkanı, onların ürününü tahmin edecek bir tahminci (hâris) gönderir. Tahmin, bu işten anlayan birinin bakıp “Bundan şu kadar kuru üzüm, şu kadar kuru hurma çıkar” demesidir. (Bu miktar) onlar adına hesaplanır, bundan düşen öşür miktarına bakılır ve onların üzerine kaydedilir; sonra meyvelerle aralarından çekilir, onlar da (meyvelerle) dilediklerini yaparlar. Meyveler olgunlaşınca onlardan öşür alınır. Bazı ilim ehli bunu böyle açıklamıştır; Mâlik, Şâfiî, Ahmed ve İshâk da bu görüştedir.

Câmiu't-Tirmizî 643, Kitap 7, Hadis 27

Arapça metin
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ الطَّيَالِسِيُّ، أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنِي خُبَيْبُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ مَسْعُودِ بْنِ نِيَارٍ، يَقُولُ جَاءَ سَهْلُ بْنُ أَبِي حَثْمَةَ إِلَى مَجْلِسِنَا فَحَدَّثَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقُولُ " إِذَا خَرَصْتُمْ فَخُذُوا وَدَعُوا الثُّلُثَ فَإِنْ لَمْ تَدَعُوا الثُّلُثَ فَدَعُوا الرُّبُعَ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَائِشَةَ وَعَتَّابِ بْنِ أَسِيدٍ وَابْنِ عَبَّاسٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَالْعَمَلُ عَلَى حَدِيثِ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ عِنْدَ أَكْثَرِ أَهْلِ الْعِلْمِ فِي الْخَرْصِ وَبِحَدِيثِ سَهْلِ بْنِ أَبِي حَثْمَةَ يَقُولُ أَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ . وَالْخَرْصُ إِذَا أَدْرَكَتِ الثِّمَارُ مِنَ الرُّطَبِ وَالْعِنَبِ مِمَّا فِيهِ الزَّكَاةُ بَعَثَ السُّلْطَانُ خَارِصًا يَخْرُصُ عَلَيْهِمْ . وَالْخَرْصُ أَنْ يَنْظُرَ مَنْ يُبْصِرُ ذَلِكَ فَيَقُولُ يَخْرُجُ مِنْ هَذَا مِنَ الزَّبِيبِ كَذَا وَكَذَا وَمِنَ التَّمْرِ كَذَا وَكَذَا فَيُحْصَى عَلَيْهِمْ وَيَنْظُرُ مَبْلَغَ الْعُشْرِ مِنْ ذَلِكَ فَيُثْبِتُ عَلَيْهِمْ ثُمَّ يُخَلِّي بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الثِّمَارِ فَيَصْنَعُونَ مَا أَحَبُّوا فَإِذَا أَدْرَكَتِ الثِّمَارُ أُخِذَ مِنْهُمُ الْعُشْرُ . هَكَذَا فَسَّرَهُ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ وَبِهَذَا يَقُولُ مَالِكٌ وَالشَّافِعِيُّ وَأَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 643 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü