Resûlullah önce onda biri, sonunda üçte biri vasiyet etmeyi söyledi; üçte bir de çoktur.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 975, Kitap 10, Hadis 11
Sahih
Türkçe meal

Sa'd b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Ben hastayken Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) beni ziyaret etti ve: “Vasiyet ettin mi?” buyurdu. “Evet” dedim. “Ne kadarını?” buyurdu. “Malımın tamamını Allah yolunda” dedim. “Çocuklarına ne bıraktın?” buyurdu. “Onlar zengindir, hâlleri iyidir” dedim. “Onda birini vasiyet et” buyurdu. Ben (miktar hususunda) onunla konuşmaya devam ettim; sonunda: “Üçte birini vasiyet et; üçte bir de çoktur” buyurdu. Ebû Abdurrahman (es-Sülemî) dedi ki: Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) “Üçte bir de çoktur” sözünden dolayı biz, (vasiyetin) üçte birden az olmasını müstehap görürüz.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda İbn Abbâs'tan da rivayet vardır. Ebû Îsâ dedi ki: Sa'd hadisi hasen sahihtir. Ondan birçok yoldan rivayet edilmiştir; ondan “Üçte bir de büyüktür” şeklinde de rivayet edilmiştir. İlim ehli buna göre amel eder; kişinin üçte birden fazlasını vasiyet etmesini uygun görmezler, üçte birden az olmasını müstehap sayarlar. Süfyân es-Sevrî dedi ki: (Selef) vasiyette dörtte birden az olarak beşte biri, üçte birden az olarak dörtte biri müstehap görürlerdi. Kim üçte birini vasiyet ederse (hakkı olandan) hiçbir şey bırakmamış olur; ona ancak üçte bir caizdir.

Câmiu't-Tirmizî 975, Kitap 10, Hadis 11

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ، عَنْ سَعْدِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ عَادَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا مَرِيضٌ فَقَالَ " أَوْصَيْتَ " . قُلْتُ نَعَمْ . قَالَ " بِكَمْ " . قُلْتُ بِمَالِي كُلِّهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ . قَالَ " فَمَا تَرَكْتَ لِوَلَدِكَ " . قُلْتُ هُمْ أَغْنِيَاءُ بِخَيْرٍ . قَالَ " أَوْصِ بِالْعُشْرِ " . فَمَا زِلْتُ أُنَاقِصُهُ حَتَّى قَالَ " أَوْصِ بِالثُّلُثِ وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ " . قَالَ أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَنَحْنُ نَسْتَحِبُّ أَنْ يَنْقُصَ مِنَ الثُّلُثِ لِقَوْلِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ سَعْدٍ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ وَقَدْ رُوِيَ عَنْهُ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ وَقَدْ رُوِيَ عَنْهُ " وَالثُّلُثُ كَبِيرٌ " . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ لاَ يَرَوْنَ أَنْ يُوصِيَ الرَّجُلُ بِأَكْثَرَ مِنَ الثُّلُثِ وَيَسْتَحِبُّونَ أَنْ يَنْقُصَ مِنَ الثُّلُثِ . قَالَ سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ كَانُوا يَسْتَحِبُّونَ فِي الْوَصِيَّةِ الْخُمُسَ دُونَ الرُّبُعِ وَالرُّبُعَ دُونَ الثُّلُثِ وَمَنْ أَوْصَى بِالثُّلُثِ فَلَمْ يَتْرُكْ شَيْئًا وَلاَ يَجُوزُ لَهُ إِلاَّ الثُّلُثُ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 975 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü