Peygamber horlayıncaya kadar uyudu, sonra kalkıp abdest almadan namaz kıldı.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 138, Kitap 4, Hadis 4
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) horlayıncaya kadar uyudu, sonra namaz kıldı —(Süfyân) bazen: “Horlayıncaya kadar yan üstü yattı, sonra kalkıp namaz kıldı” dedi—.

(Süfyân bunu daha sonra şöyle anlattı:) İbn Abbâs dedi ki: Bir gece teyzem Meymûne'nin yanında kaldım. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) gece kalktı. Gecenin bir kısmında Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kalkıp asılı eski bir su tulumundan hafif bir abdest aldı —Amr onu hafif ve az olarak tarif ediyordu— ve namaza durdu. Ben de onun aldığı abdestin benzerini aldım. Sonra gelip onun soluna durdum. Beni çevirip sağına aldı. Sonra Allah'ın dilediği kadar namaz kıldı. Sonra yan üstü yattı ve horlayıncaya kadar uyudu. Sonra müezzin gelip ona namazı haber verdi. Onunla birlikte namaza kalktı, namaz kıldı ve abdest almadı.

(Süfyân dedi ki:) Amr'a: “Bazı kimseler Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) gözü uyur, kalbi uyumaz diyorlar” dedik. Amr şöyle dedi: “Ubeyd b. Umeyr'i ‘Peygamberlerin rüyası vahiydir’ derken işittim. Sonra şu âyeti okudu: ‘Rüyamda seni boğazladığımı görüyorum.’ (Sâffât 37/102)”

Sahîh-i Buhârî 138, Kitap 4, Hadis 4

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، قَالَ أَخْبَرَنِي كُرَيْبٌ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَامَ حَتَّى نَفَخَ ثُمَّ صَلَّى ـ وَرُبَّمَا قَالَ اضْطَجَعَ حَتَّى نَفَخَ ـ ثُمَّ قَامَ فَصَلَّى. ثُمَّ حَدَّثَنَا بِهِ سُفْيَانُ مَرَّةً بَعْدَ مَرَّةٍ عَنْ عَمْرٍو عَنْ كُرَيْبٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ قَالَ بِتُّ عِنْدَ خَالَتِي مَيْمُونَةَ لَيْلَةً، فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مِنَ اللَّيْلِ، فَلَمَّا كَانَ فِي بَعْضِ اللَّيْلِ قَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَتَوَضَّأَ مِنْ شَنٍّ مُعَلَّقٍ وُضُوءًا خَفِيفًا ـ يُخَفِّفُهُ عَمْرٌو وَيُقَلِّلُهُ ـ وَقَامَ يُصَلِّي فَتَوَضَّأْتُ نَحْوًا مِمَّا تَوَضَّأَ، ثُمَّ جِئْتُ فَقُمْتُ عَنْ يَسَارِهِ ـ وَرُبَّمَا قَالَ سُفْيَانُ عَنْ شِمَالِهِ ـ فَحَوَّلَنِي فَجَعَلَنِي عَنْ يَمِينِهِ، ثُمَّ صَلَّى مَا شَاءَ اللَّهُ، ثُمَّ اضْطَجَعَ، فَنَامَ حَتَّى نَفَخَ، ثُمَّ أَتَاهُ الْمُنَادِي فَآذَنَهُ بِالصَّلاَةِ، فَقَامَ مَعَهُ إِلَى الصَّلاَةِ، فَصَلَّى وَلَمْ يَتَوَضَّأْ. قُلْنَا لِعَمْرٍو إِنَّ نَاسًا يَقُولُونَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَنَامُ عَيْنُهُ وَلاَ يَنَامُ قَلْبُهُ. قَالَ عَمْرٌو سَمِعْتُ عُبَيْدَ بْنَ عُمَيْرٍ يَقُولُ رُؤْيَا الأَنْبِيَاءِ وَحْىٌ، ثُمَّ قَرَأَ {إِنِّي أَرَى فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ}.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 138 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü