Yanında hedy bulunan umre ile birlikte hac için de ihrama girsin; ikisinden birden çıkıncaya kadar ihramdan çıkmasın.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 1556, Kitap 25, Hadis 42
Türkçe meal

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) hanımı Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Vedâ haccında Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte yola çıktık ve umre için ihrama girdik. Sonra Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Yanında hedy bulunan kimse umre ile birlikte hac için de ihrama girsin; sonra ikisinden birden çıkıncaya kadar ihramdan çıkmasın.” Mekke'ye hayızlı olarak vardım; Beytullah'ı tavaf etmedim, Safâ ile Merve arasında da (sa'y etmedim). Bunu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) şikâyet ettim. “Saçını çöz ve tara; hac için ihrama gir ve umreyi bırak” buyurdu. Ben de öyle yaptım. Haccı bitirince Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) beni Abdurrahman b. Ebû Bekir ile Ten'îm'e gönderdi, ben de umre yaptım. “Bu, senin umrenin yerinedir” buyurdu. (Âişe) dedi ki: Umre için ihrama girmiş olanlar Beytullah'ı ve Safâ ile Merve arasını tavaf ettiler, sonra ihramdan çıktılar. Minâ'dan döndükten sonra da bir tavaf daha yaptılar. Hac ile umreyi birleştirenler ise yalnızca bir tavaf yaptılar.

Sahîh-i Buhârî 1556, Kitap 25, Hadis 42

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ، فَأَهْلَلْنَا بِعُمْرَةٍ ثُمَّ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَنْ كَانَ مَعَهُ هَدْىٌ فَلْيُهِلَّ بِالْحَجِّ مَعَ الْعُمْرَةِ، ثُمَّ لاَ يَحِلَّ حَتَّى يَحِلَّ مِنْهُمَا جَمِيعًا " فَقَدِمْتُ مَكَّةَ وَأَنَا حَائِضٌ، وَلَمْ أَطُفْ بِالْبَيْتِ وَلاَ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، فَشَكَوْتُ ذَلِكَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " انْقُضِي رَأْسَكِ وَامْتَشِطِي، وَأَهِلِّي بِالْحَجِّ، وَدَعِي الْعُمْرَةَ ". فَفَعَلْتُ فَلَمَّا قَضَيْنَا الْحَجَّ أَرْسَلَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَعَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ إِلَى التَّنْعِيمِ فَاعْتَمَرْتُ فَقَالَ " هَذِهِ مَكَانَ عُمْرَتِكِ ". قَالَتْ فَطَافَ الَّذِينَ كَانُوا أَهَلُّوا بِالْعُمْرَةِ بِالْبَيْتِ وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، ثُمَّ حَلُّوا، ثُمَّ طَافُوا طَوَافًا وَاحِدًا بَعْدَ أَنْ رَجَعُوا مِنْ مِنًى، وَأَمَّا الَّذِينَ جَمَعُوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ فَإِنَّمَا طَافُوا طَوَافًا وَاحِدًا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 1556 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü