Resûlullah'ı kılsız nalınları giyerken ve onların içinde abdest alırken gördüm.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 166, Kitap 4, Hadis 32
Türkçe meal

Ubeyd b. Cüreyc şöyle rivayet etti:

Abdullah b. Ömer'e: “Ey Ebû Abdurrahman! Senin dört şey yaptığını gördüm ki arkadaşlarından hiçbirini onları yaparken görmedim” dedi. “Nelerdir ey İbn Cüreyc?” dedi. Şöyle dedi: “(Kâbe'nin) köşelerinden yalnız iki Yemânî köşeye dokunduğunu gördüm. Sibtî (tüysüz tabaklanmış deriden) nalınlar giydiğini gördüm. Sarı ile boyandığını gördüm. Mekke'de olduğunda insanlar hilali görünce ihrama girip telbiye getirdikleri hâlde, senin terviye gününe kadar ihrama girmediğini gördüm.” Abdullah şöyle dedi: “Köşelere gelince: Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) iki Yemânî köşeden başkasına dokunurken görmedim. Sibtî nalınlara gelince: Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) üzerinde kıl bulunmayan nalınları giyerken ve onların içinde abdest alırken gördüm; ben de onları giymeyi severim. Sarıya gelince: Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) onunla boyanırken gördüm; ben de onunla boyanmayı severim. İhrama girip telbiye getirmeye gelince: Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem), devesi onu alıp yola koyulmadıkça telbiye getirirken görmedim.”

Sahîh-i Buhârî 166, Kitap 4, Hadis 32

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ جُرَيْجٍ، أَنَّهُ قَالَ لِعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ، رَأَيْتُكَ تَصْنَعُ أَرْبَعًا لَمْ أَرَ أَحَدًا مِنْ أَصْحَابِكَ يَصْنَعُهَا. قَالَ وَمَا هِيَ يَا ابْنَ جُرَيْجٍ قَالَ رَأَيْتُكَ لاَ تَمَسُّ مِنَ الأَرْكَانِ إِلاَّ الْيَمَانِيَيْنِ، وَرَأَيْتُكَ تَلْبَسُ النِّعَالَ السِّبْتِيَّةَ، وَرَأَيْتُكَ تَصْبُغُ بِالصُّفْرَةِ، وَرَأَيْتُكَ إِذَا كُنْتَ بِمَكَّةَ أَهَلَّ النَّاسُ إِذَا رَأَوُا الْهِلاَلَ وَلَمْ تُهِلَّ أَنْتَ حَتَّى كَانَ يَوْمُ التَّرْوِيَةِ. قَالَ عَبْدُ اللَّهِ أَمَّا الأَرْكَانُ فَإِنِّي لَمْ أَرَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَمَسُّ إِلاَّ الْيَمَانِيَيْنِ، وَأَمَّا النِّعَالُ السِّبْتِيَّةُ فَإِنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَلْبَسُ النَّعْلَ الَّتِي لَيْسَ فِيهَا شَعَرٌ وَيَتَوَضَّأُ فِيهَا، فَأَنَا أُحِبُّ أَنْ أَلْبَسَهَا، وَأَمَّا الصُّفْرَةُ فَإِنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَصْبُغُ بِهَا، فَأَنَا أُحِبُّ أَنْ أَصْبُغَ بِهَا، وَأَمَّا الإِهْلاَلُ فَإِنِّي لَمْ أَرَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُهِلُّ حَتَّى تَنْبَعِثَ بِهِ رَاحِلَتُهُ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 166 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü