Ya'lâ b. Ümeyye (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Bir adam, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Ci'râne'de iken ona geldi. Üzerinde bir cübbe vardı, üzerinde halûk -ya da: sarı renk, dedi- izi vardı. “Umremde ne yapmamı emredersin?” dedi. Allah, Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) (vahiy) indirdi; o da bir elbiseyle örtüldü. Ben de Peygamber'i (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine vahiy indirilirken görmeyi arzu ederdim. Ömer: “Gel! Allah vahiy indirmişken Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) bakmak seni sevindirir mi?” dedi. “Evet” dedim. Elbisenin ucunu kaldırdı, ben de ona baktım; bir hırıltısı vardı -zannederim: genç devenin hırıltısı gibi, dedi-. (Bu hâl) ondan açılınca şöyle buyurdu: “Umreyi soran nerede? Cübbeyi üzerinden çıkar, halûk izini üzerinden yıka, sarılığı temizle ve haccında ne yapıyorsan umrende de onu yap.”
Sahîh-i Buhârî 1789, Kitap 26, Hadis 16