Ebû Mûsâ el-Eş'arî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) devesini çöktürmüş olarak Bathâ'da iken yanına geldim. “Hac (niyetiyle) mi geldin?” buyurdu. “Evet” dedim. “Ne ile ihrama girdin?” buyurdu. “Lebbeyk! Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ihramı gibi bir ihramla (ihrama girdim)” dedim. “İyi yaptın. Beyt'i ve Safâ ile Merve'yi tavaf et, sonra ihramdan çık” buyurdu. Ben de Beyt'i ve Safâ ile Merve'yi tavaf ettim. Sonra Kays (kabilesin)den bir kadına geldim, başımı (bitten) temizledi. Sonra hac için ihrama girdim. Ömer'in hilafetine kadar bununla fetva veriyordum. (Ömer) şöyle dedi: “Eğer Allah'ın Kitabı'nı alırsak o bize (hac ve umreyi) tamamlamayı emrediyor. Eğer Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) sözünü alırsak, o kurbanlık yerine ulaşıncaya kadar ihramdan çıkmadı.”
Sahîh-i Buhârî 1795, Kitap 26, Hadis 20