Ben, kız kardeşim Âişe ve Zübeyr umre yaptık; Beyt'i tavaf edince ihramdan çıktık, akşam üzeri hac için ihrama girdik.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 1796, Kitap 26, Hadis 21
Türkçe meal

Esmâ bint Ebû Bekir'in azatlısı Abdullah, Esmâ'nın (radıyallahu anhâ) Hacûn'dan her geçtiğinde şöyle dediğini işitirdi:

“Allah Muhammed'e salât etsin! Andolsun, onunla birlikte burada konakladık. O gün yükümüz hafif, binitimiz az, azığımız azdı. Ben, kız kardeşim Âişe, Zübeyr, filan ve filan umre yaptık. Beyt'e el sürünce (tavafı bitirince) ihramdan çıktık. Sonra akşam üzeri hac için ihrama girdik.”

Sahîh-i Buhârî 1796, Kitap 26, Hadis 21

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا عَمْرٌو، عَنْ أَبِي الأَسْوَدِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ، مَوْلَى أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ حَدَّثَهُ أَنَّهُ، كَانَ يَسْمَعُ أَسْمَاءَ تَقُولُ كُلَّمَا مَرَّتْ بِالْحَجُونِ صَلَّى اللَّهُ عَلَى مُحَمَّدٍ لَقَدْ نَزَلْنَا مَعَهُ هَا هُنَا، وَنَحْنُ يَوْمَئِذٍ خِفَافٌ، قَلِيلٌ ظَهْرُنَا، قَلِيلَةٌ أَزْوَادُنَا، فَاعْتَمَرْتُ أَنَا وَأُخْتِي عَائِشَةُ وَالزُّبَيْرُ وَفُلاَنٌ وَفُلاَنٌ، فَلَمَّا مَسَحْنَا الْبَيْتَ أَحْلَلْنَا، ثُمَّ أَهْلَلْنَا مِنَ الْعَشِيِّ بِالْحَجِّ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 1796 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü