Onu al ve velâyı onlara şart koş; çünkü velâ ancak azat edenindir.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2168, Kitap 34, Hadis 119
Türkçe meal

Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Berîre bana geldi ve: “Ailemle her yıl bir ukiyye olmak üzere dokuz ukiyyeye mükâtebe yaptım; bana yardım et.” dedi. Ben: “Eğer ailen, (bu parayı) onlara sayıp vermemi ve velânın bana ait olmasını isterse yaparım.” dedim. Berîre ailesine gitti ve bunu onlara söyledi; ama kabul etmediler. Onların yanından döndüğünde Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) oturuyordu. “Bunu onlara teklif ettim; ancak velânın kendilerine ait olmasından başkasını kabul etmediler.” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) (bunu) işitti; Âişe de Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) durumu haber verdi. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Onu al ve velâyı onlara şart koş; çünkü velâ ancak azat edenindir.” Âişe (öyle) yaptı. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) insanların arasında kalktı, Allah'a hamd ve senada bulundu, sonra şöyle buyurdu: “Bundan sonra: Allah'ın Kitabı'nda olmayan şartlar koşan adamlara ne oluyor? Allah'ın Kitabı'nda olmayan her şart, yüz şart da olsa bâtıldır. Allah'ın hükmü daha haklı, Allah'ın şartı daha sağlamdır. Velâ ancak azat edenindir.”

Sahîh-i Buhârî 2168, Kitap 34, Hadis 119

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ جَاءَتْنِي بَرِيرَةُ فَقَالَتْ كَاتَبْتُ أَهْلِي عَلَى تِسْعِ أَوَاقٍ فِي كُلِّ عَامٍ وَقِيَّةٌ، فَأَعِينِينِي. فَقُلْتُ إِنْ أَحَبَّ أَهْلُكِ أَنْ أَعُدَّهَا لَهُمْ وَيَكُونَ وَلاَؤُكِ لِي فَعَلْتُ. فَذَهَبَتْ بَرِيرَةُ إِلَى أَهْلِهَا، فَقَالَتْ لَهُمْ فَأَبَوْا عَلَيْهَا، فَجَاءَتْ مِنْ عِنْدِهِمْ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَالِسٌ، فَقَالَتْ إِنِّي قَدْ عَرَضْتُ ذَلِكَ عَلَيْهِمْ فَأَبَوْا، إِلاَّ أَنْ يَكُونَ الْوَلاَءُ لَهُمْ. فَسَمِعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرَتْ عَائِشَةُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " خُذِيهَا وَاشْتَرِطِي لَهُمُ الْوَلاَءَ، فَإِنَّمَا الْوَلاَءُ لِمَنْ أَعْتَقَ ". فَفَعَلَتْ عَائِشَةُ ثُمَّ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي النَّاسِ، فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ، ثُمَّ قَالَ " أَمَّا بَعْدُ مَا بَالُ رِجَالٍ يَشْتَرِطُونَ شُرُوطًا لَيْسَتْ فِي كِتَابِ اللَّهِ، مَا كَانَ مِنْ شَرْطٍ لَيْسَ فِي كِتَابِ اللَّهِ فَهُوَ بَاطِلٌ وَإِنْ كَانَ مِائَةَ شَرْطٍ، قَضَاءُ اللَّهِ أَحَقُّ، وَشَرْطُ اللَّهِ أَوْثَقُ، وَإِنَّمَا الْوَلاَءُ لِمَنْ أَعْتَقَ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2168 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü