Vallahi ondan almadıkça ayrılmayacaksın; altını altınla satmak peşin olmadıkça ribâdır.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2174, Kitap 34, Hadis 124
Türkçe meal

Mâlik b. Evs şöyle dedi:

Yüz dinara karşılık sarf (bozdurma) yapacak birini aradım. Talha b. Ubeydullah beni çağırdı; pazarlık ettik, sonunda benimle sarf yaptı. Altınları alıp elinde evirip çevirmeye başladı, sonra: “Hazinedarım Ğâbe'den gelinceye kadar (bekle).” dedi. Ömer de bunu işitiyordu; şöyle dedi: “Vallahi ondan (karşılığını) almadıkça ondan ayrılmayacaksın. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: ‘Altını altınla (satmak) al-ver (peşin) olmadıkça ribâdır. Buğdayı buğdayla (satmak) al-ver olmadıkça ribâdır. Arpayı arpayla (satmak) al-ver olmadıkça ribâdır. Hurmayı hurmayla (satmak) al-ver olmadıkça ribâdır.’”

Sahîh-i Buhârî 2174, Kitap 34, Hadis 124

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَوْسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ الْتَمَسَ، صَرْفًا بِمِائَةِ دِينَارٍ، فَدَعَانِي طَلْحَةُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ فَتَرَاوَضْنَا، حَتَّى اصْطَرَفَ مِنِّي، فَأَخَذَ الذَّهَبَ يُقَلِّبُهَا فِي يَدِهِ، ثُمَّ قَالَ حَتَّى يَأْتِيَ خَازِنِي مِنَ الْغَابَةِ، وَعُمَرُ يَسْمَعُ ذَلِكَ، فَقَالَ وَاللَّهِ لاَ تُفَارِقُهُ حَتَّى تَأْخُذَ مِنْهُ، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الذَّهَبُ بِالذَّهَبِ رِبًا إِلاَّ هَاءَ وَهَاءَ، وَالْبُرُّ بِالْبُرِّ رِبًا إِلاَّ هَاءَ وَهَاءَ، وَالشَّعِيرُ بِالشَّعِيرِ رِبًا إِلاَّ هَاءَ وَهَاءَ، وَالتَّمْرُ بِالتَّمْرِ رِبًا إِلاَّ هَاءَ وَهَاءَ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2174 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü