Ebû Zer (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikteydim. (Uhud'u) görünce şöyle buyurdu: “Bunun benim için altına çevrilip de borç için ayırdığım bir dinar dışında ondan bir dinarın yanımda üç (gece)den fazla kalmasını istemem.” Sonra şöyle buyurdu: “Şüphesiz (malı) en çok olanlar (âhirette sevabı) en az olanlardır; ancak malla şöyle ve şöyle yapan müstesna.” -Ebû Şihâb önüne, sağına ve soluna işaret etti.- “Onlar da ne kadar azdır!” Ve (bana): “Yerinde (kal)” buyurdu. (Kendisi) çok uzak olmayan bir yere ilerledi. Bir ses işittim, yanına gitmek istedim; sonra onun “Ben yanına gelinceye kadar yerinde (kal)” sözünü hatırladım. Gelince: “Ey Allah'ın Resûlü! İşittiğim şey -ya da: işittiğim ses, dedi- (neydi)?” dedim. “Sen de işittin mi?” buyurdu. “Evet” dedim. Şöyle buyurdu: “Bana Cebrâil (aleyhisselâm) geldi ve dedi ki: Ümmetinden Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimse cennete girer.” “Şunu şunu yapmış olsa da mı?” dedim. “Evet” buyurdu.
Sahîh-i Buhârî 2388, Kitap 43, Hadis 4