Ne güzel ey Ebû Talha! Bu kazançlı bir maldır; onu senden kabul ettik, sana geri verdik, en yakın akrabalarına ver.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2758, Kitap 55, Hadis 21
Türkçe meal

Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

“Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz” (Âl-i İmrân 3/92) âyeti inince Ebû Talha Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve şöyle dedi: “Ey Allah'ın Resûlü! Mübarek ve yüce olan Allah kitabında 'Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz' buyuruyor. Mallarımın bana en sevimlisi Beyrühâ'dır.” -(Enes) dedi ki: Bu, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) içine girip gölgesinde oturduğu ve suyundan içtiği bir bahçe idi.- “O, aziz ve celil olan Allah'a ve Resûlü'ne (sallallahu aleyhi ve sellem) aittir; onun iyiliğini ve (âhiret için) azık olmasını umuyorum. Ey Allah'ın Resûlü! Onu Allah'ın sana gösterdiği yere koy.” Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ne güzel ey Ebû Talha! Bu kazançlı bir maldır. Onu senden kabul ettik ve sana geri verdik; onu en yakın akrabalarına ver.” Ebû Talha da onu akrabalarına sadaka olarak verdi. (Enes) dedi ki: Onlar arasında Übey ve Hassân da vardı. (Enes) dedi ki: Hassân ondaki payını Muâviye'ye sattı. Ona: “Ebû Talha'nın sadakasını mı satıyorsun?” denildi. “Bir sâ' hurmayı bir sâ' dirheme satmayayım mı?” dedi. (Enes) dedi ki: O bahçe, Muâviye'nin yaptırdığı Benî Hudeyle köşkünün bulunduğu yerdeydi.

Sahîh-i Buhârî 2758, Kitap 55, Hadis 21

Arapça metin
وَقَالَ إِسْمَاعِيلُ أَخْبَرَنِي عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ،، لاَ أَعْلَمُهُ إِلاَّ عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ {لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتَّى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ} جَاءَ أَبُو طَلْحَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ يَقُولُ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِي كِتَابِهِ {لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتَّى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ} وَإِنَّ أَحَبَّ أَمْوَالِي إِلَىَّ بِيرُحَاءَ ـ قَالَ وَكَانَتْ حَدِيقَةً كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدْخُلُهَا وَيَسْتَظِلُّ بِهَا وَيَشْرَبُ مِنْ مَائِهَا ـ فَهِيَ إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ وَإِلَى رَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم أَرْجُو بِرَّهُ وَذُخْرَهُ، فَضَعْهَا أَىْ رَسُولَ اللَّهِ حَيْثُ أَرَاكَ اللَّهُ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " بَخْ يَا أَبَا طَلْحَةَ، ذَلِكَ مَالٌ رَابِحٌ، قَبِلْنَاهُ مِنْكَ وَرَدَدْنَاهُ عَلَيْكَ، فَاجْعَلْهُ فِي الأَقْرَبِينَ ". فَتَصَدَّقَ بِهِ أَبُو طَلْحَةَ عَلَى ذَوِي رَحِمِهِ، قَالَ وَكَانَ مِنْهُمْ أُبَىٌّ وَحَسَّانُ، قَالَ وَبَاعَ حَسَّانُ حِصَّتَهُ مِنْهُ مِنْ مُعَاوِيَةَ، فَقِيلَ لَهُ تَبِيعُ صَدَقَةَ أَبِي طَلْحَةَ فَقَالَ أَلاَ أَبِيعُ صَاعًا مِنْ تَمْرٍ بِصَاعٍ مِنْ دَرَاهِمَ قَالَ وَكَانَتْ تِلْكَ الْحَدِيقَةُ فِي مَوْضِعِ قَصْرِ بَنِي حُدَيْلَةَ الَّذِي بَنَاهُ مُعَاوِيَةُ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2758 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü