Ey Sa'd b. Muâz! Cennet! Nadr'ın Rabbine yemin ederim ki ben onun kokusunu Uhud'un berisinden alıyorum.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 2805, 2806, Kitap 56, Hadis 22
Hadis numaraları
2805, 2806
Türkçe meal

Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Amcam Enes b. Nadr Bedir savaşında bulunamadı. “Ey Allah'ın Resûlü! Müşriklerle yaptığın ilk savaşta bulunamadım. Andolsun, eğer Allah beni müşriklerle bir savaşta bulundurursa, ne yapacağımı Allah elbette görecektir” dedi. Uhud günü olup da müslümanlar dağılınca şöyle dedi: “Allah'ım! Bunların -arkadaşlarını kastediyor- yaptıklarından dolayı senden özür dilerim; bunların -müşrikleri kastediyor- yaptıklarından da sana karşı uzak olduğumu bildiririm.” Sonra ilerledi; Sa'd b. Muâz onu karşıladı. “Ey Sa'd b. Muâz! Cennet! Nadr'ın Rabbine yemin ederim ki ben onun kokusunu Uhud'un berisinden alıyorum” dedi. Sa'd dedi ki: “Ey Allah'ın Resûlü! Onun yaptığını ben yapamadım.”

Enes dedi ki: Onun üzerinde seksen küsur kılıç darbesi ya da mızrak yarası ya da ok yarası bulduk. Onu öldürülmüş ve müşrikler tarafından organları kesilmiş bulduk; onu kız kardeşinden başka kimse tanıyamadı, o da parmak uçlarından tanıdı. Enes dedi ki: Şu âyetin onun ve onun gibilerin hakkında indiğini görüyor -ya da zannediyor- idik: “Müminler içinde Allah'a verdikleri ahde sadakat gösteren adamlar vardır...” (Ahzâb 33/23) âyetin sonuna kadar.

(Enes) dedi ki: Rubeyyi' diye adlandırılan kız kardeşi bir kadının ön dişini kırdı; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kısas emretti. Enes (b. Nadr): “Ey Allah'ın Resûlü! Seni hak ile gönderene yemin ederim ki onun dişi kırılmayacak” dedi. (Kadının yakınları) diyete razı olup kısası bıraktılar. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah'ın kulları arasında öyleleri vardır ki Allah adına yemin etse Allah onun yeminini yerine getirir.”

Sahîh-i Buhârî 2805, 2806, Kitap 56, Hadis 22

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَعِيدٍ الْخُزَاعِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، عَنْ حُمَيْدٍ، قَالَ سَأَلْتُ أَنَسًا. حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ زُرَارَةَ، حَدَّثَنَا زِيَادٌ، قَالَ حَدَّثَنِي حُمَيْدٌ الطَّوِيلُ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ غَابَ عَمِّي أَنَسُ بْنُ النَّضْرِ عَنْ قِتَالِ بَدْرٍ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ ، غِبْتُ عَنْ أَوَّلِ قِتَالٍ قَاتَلْتَ الْمُشْرِكِينَ، لَئِنِ اللَّهُ أَشْهَدَنِي قِتَالَ الْمُشْرِكِينَ لَيَرَيَنَّ اللَّهُ مَا أَصْنَعُ، فَلَمَّا كَانَ يَوْمُ أُحُدٍ وَانْكَشَفَ الْمُسْلِمُونَ قَالَ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعْتَذِرُ إِلَيْكَ مِمَّا صَنَعَ هَؤُلاَءِ ـ يَعْنِي أَصْحَابَهُ ـ وَأَبْرَأُ إِلَيْكَ مِمَّا صَنَعَ هَؤُلاَءِ " ـ يَعْنِي الْمُشْرِكِينَ ـ ثُمَّ تَقَدَّمَ، فَاسْتَقْبَلَهُ سَعْدُ بْنُ مُعَاذٍ، فَقَالَ يَا سَعْدُ بْنَ مُعَاذٍ، الْجَنَّةَ، وَرَبِّ النَّضْرِ إِنِّي أَجِدُ رِيحَهَا مِنْ دُونِ أُحُدٍ. قَالَ سَعْدٌ فَمَا اسْتَطَعْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا صَنَعَ. قَالَ أَنَسٌ فَوَجَدْنَا بِهِ بِضْعًا وَثَمَانِينَ ضَرْبَةً بِالسَّيْفِ أَوْ طَعْنَةً بِرُمْحٍ أَوْ رَمْيَةً بِسَهْمٍ، وَوَجَدْنَاهُ قَدْ قُتِلَ وَقَدْ مَثَّلَ بِهِ الْمُشْرِكُونَ، فَمَا عَرَفَهُ أَحَدٌ إِلاَّ أُخْتُهُ بِبَنَانِهِ. قَالَ أَنَسٌ كُنَّا نَرَى أَوْ نَظُنُّ أَنَّ هَذِهِ الآيَةَ نَزَلَتْ فِيهِ وَفِي أَشْبَاهِهِ {مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ} إِلَى آخِرِ الآيَةِ. وَقَالَ إِنَّ أُخْتَهُ وَهْىَ تُسَمَّى الرُّبَيِّعَ كَسَرَتْ ثَنِيَّةَ امْرَأَةٍ فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْقِصَاصِ، فَقَالَ أَنَسٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ لاَ تُكْسَرُ ثَنِيَّتُهَا. فَرَضُوا بِالأَرْشِ وَتَرَكُوا الْقِصَاصَ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ مِنْ عِبَادِ اللَّهِ مَنْ لَوْ أَقْسَمَ عَلَى اللَّهِ لأَبَرَّهُ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 2805, 2806 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü