Ey İbnü'l-Ekva'! Galip geldin; artık yumuşak davran.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3041, Kitap 56, Hadis 247
Türkçe meal

Seleme (b. Ekva') (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Medine'den Gâbe'ye doğru gitmek üzere çıktım. Gâbe tepesine vardığımda Abdurrahman b. Avf'ın bir kölesi bana rastladı. “Yazık sana! Neyin var?” dedim. “Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) sağmal develeri alındı (gasbedildi)” dedi. “Onları kim aldı?” dedim. “Gatafân ve Fezâre” dedi. Bunun üzerine (Medine'nin) iki kara taşlığı arasındakilere işittirecek şekilde üç defa “Yâ sabâhâh! Yâ sabâhâh!” diye bağırdım. Sonra koşup develeri almış olarak onlara yetiştim. Onlara ok atmaya başladım ve şöyle diyordum: “Ben İbnü'l-Ekva'ım; bugün alçakların helak günüdür.” Onlar (su) içmeden önce develeri onlardan kurtardım. Develeri sürerek dönerken Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bana rastladı. “Ey Allah'ın Resûlü! O topluluk susuz; su içmelerine fırsat vermeden onları acele ettirdim. Arkalarından (adam) gönder” dedim. Şöyle buyurdu: “Ey İbnü'l-Ekva'! Galip geldin; artık yumuşak davran. O topluluk şimdi kendi kavimleri arasında ağırlanıyor.”

Sahîh-i Buhârî 3041, Kitap 56, Hadis 247

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْمَكِّيُّ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا يَزِيدُ بْنُ أَبِي عُبَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ قَالَ خَرَجْتُ مِنَ الْمَدِينَةِ ذَاهِبًا نَحْوَ الْغَابَةِ، حَتَّى إِذَا كُنْتُ بِثَنِيَّةِ الْغَابَةِ لَقِيَنِي غُلاَمٌ لِعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ قُلْتُ وَيْحَكَ، مَا بِكَ قَالَ أُخِذَتْ لِقَاحُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم. قُلْتُ مَنْ أَخَذَهَا قَالَ غَطَفَانُ وَفَزَارَةُ. فَصَرَخْتُ ثَلاَثَ صَرَخَاتٍ أَسْمَعْتُ مَا بَيْنَ لاَبَتَيْهَا يَا صَبَاحَاهْ، يَا صَبَاحَاهْ. ثُمَّ انْدَفَعْتُ حَتَّى أَلْقَاهُمْ وَقَدْ أَخَذُوهَا، فَجَعَلْتُ أَرْمِيهِمْ وَأَقُولُ أَنَا ابْنُ الأَكْوَعِ، وَالْيَوْمُ يَوْمُ الرُّضَّعِ، فَاسْتَنْقَذْتُهَا مِنْهُمْ قَبْلَ أَنْ يَشْرَبُوا، فَأَقْبَلْتُ بِهَا أَسُوقُهَا، فَلَقِيَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ الْقَوْمَ عِطَاشٌ، وَإِنِّي أَعْجَلْتُهُمْ أَنْ يَشْرَبُوا سِقْيَهُمْ، فَابْعَثْ فِي إِثْرِهِمْ، فَقَالَ " يَا ابْنَ الأَكْوَعِ، مَلَكْتَ فَأَسْجِحْ. إِنَّ الْقَوْمَ يُقْرَوْنَ فِي قَوْمِهِمْ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3041 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü