Bahreyn cizyesi gelince: Sizin için fakirlikten değil, dünyanın size de serilip sizi helak etmesinden korkuyorum.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3158, Kitap 58, Hadis 2
Türkçe meal

Benî Âmir b. Lüey'in müttefiki olan ve Bedir'e katılmış bulunan Amr b. Avf el-Ensârî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), Ebû Ubeyde b. Cerrâh'ı Bahreyn'in cizyesini getirmesi için oraya gönderdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Bahreyn halkıyla barış yapmış ve başlarına Alâ b. Hadramî'yi emir tayin etmişti. Ebû Ubeyde Bahreyn'den bir malla geldi. Ensâr, Ebû Ubeyde'nin geldiğini işitti ve sabah namazını Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte kılmaya yetiştiler. (Peygamber) onlara sabah namazını kıldırıp dönünce önüne çıktılar. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onları görünce gülümsedi ve şöyle buyurdu: “Sanırım Ebû Ubeyde'nin bir şey getirdiğini işittiniz.” “Evet, ey Allah'ın Resûlü” dediler. Şöyle buyurdu: “Müjdelenin ve sizi sevindirecek şeyi umun. Vallahi sizin için fakirlikten korkmuyorum; fakat dünyanın sizden öncekilere serildiği gibi size de serilmesinden, onların onun için yarıştığı gibi sizin de onun için yarışmanızdan ve onları helak ettiği gibi sizi de helak etmesinden korkuyorum.”

Sahîh-i Buhârî 3158, Kitap 58, Hadis 2

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، عَنِ الْمِسْوَرِ بْنِ مَخْرَمَةَ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ عَمْرَو بْنَ عَوْفٍ الأَنْصَارِيَّ وَهْوَ حَلِيفٌ لِبَنِي عَامِرِ بْنِ لُؤَىٍّ وَكَانَ شَهِدَ بَدْرًا أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ أَبَا عُبَيْدَةَ بْنَ الْجَرَّاحِ إِلَى الْبَحْرَيْنِ يَأْتِي بِجِزْيَتِهَا، وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم هُوَ صَالَحَ أَهْلَ الْبَحْرَيْنِ وَأَمَّرَ عَلَيْهِمُ الْعَلاَءَ بْنَ الْحَضْرَمِيِّ، فَقَدِمَ أَبُو عُبَيْدَةَ بِمَالٍ مِنَ الْبَحْرَيْنِ، فَسَمِعَتِ الأَنْصَارُ بِقُدُومِ أَبِي عُبَيْدَةَ فَوَافَتْ صَلاَةَ الصُّبْحِ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم، فَلَمَّا صَلَّى بِهِمِ الْفَجْرَ انْصَرَفَ، فَتَعَرَّضُوا لَهُ، فَتَبَسَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ رَآهُمْ وَقَالَ " أَظُنُّكُمْ قَدْ سَمِعْتُمْ أَنَّ أَبَا عُبَيْدَةَ قَدْ جَاءَ بِشَىْءٍ ". قَالُوا أَجَلْ يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ " فَأَبْشِرُوا وَأَمِّلُوا مَا يَسُرُّكُمْ، فَوَاللَّهِ لاَ الْفَقْرَ أَخْشَى عَلَيْكُمْ، وَلَكِنْ أَخْشَى عَلَيْكُمْ أَنْ تُبْسَطَ عَلَيْكُمُ الدُّنْيَا كَمَا بُسِطَتْ عَلَى مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ، فَتَنَافَسُوهَا كَمَا تَنَافَسُوهَا وَتُهْلِكَكُمْ كَمَا أَهْلَكَتْهُمْ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3158 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü