İsmâil'in annesi Safâ ile Merve arasında koştu, Zemzem fışkırdı; İbrâhîm ile İsmâil Beyt'i inşa etti.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3365, Kitap 60, Hadis 39
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

İbrâhîm ile ailesi arasında olan (anlaşmazlık) olunca, İsmâil'i ve İsmâil'in annesini alıp yola çıktı. Yanlarında içinde su bulunan eski bir kırba vardı. İsmâil'in annesi kırbadan içiyor, sütü de çocuğuna bol bol akıyordu. Nihayet (İbrâhîm) Mekke'ye geldi ve onu büyük bir ağacın altına bıraktı. Sonra İbrâhîm ailesinin yanına döndü. İsmâil'in annesi onun peşinden gitti; Kedâ'ya vardıklarında arkasından ona: “Ey İbrâhîm! Bizi kime bırakıyorsun?” diye seslendi. (İbrâhîm): “Allah'a” dedi. (Kadın): “Allah'tan razıyım” dedi.

(İbn Abbâs) dedi ki: Bunun üzerine geri döndü; kırbadan içmeye başladı, sütü de çocuğuna bol bol akıyordu. Nihayet su tükenince: “Gidip baksam, belki birini görürüm” dedi. (İbn Abbâs) dedi ki: Gidip Safâ'ya çıktı; birini görebilir mi diye baktı da baktı, fakat kimseyi göremedi. Vadiye ulaşınca koştu ve Merve'ye geldi. Bunu birkaç şavt yaptı. Sonra: “Gidip baksam, ne yaptı?” dedi -çocuğu kastediyordu-. Gidip baktı; o, sanki ölüm hırıltısı içindeymiş gibi hâli üzereydi. İçi rahat etmedi ve: “Gidip baksam, belki birini görürüm” dedi. Gidip Safâ'ya çıktı; baktı da baktı, fakat kimseyi göremedi. Nihayet yedi (şavtı) tamamladı. Sonra: “Gidip baksam, ne yaptı?” dedi. Bir de ne duysun, bir ses! “Yanında bir hayır varsa yardım et!” dedi. Bir de baktı ki Cebrâil. (İbn Abbâs) dedi ki: (Cebrâil) topuğuyla şöyle yaptı -ve topuğunu yere bastırdı-. (İbn Abbâs) dedi ki: Su fışkırdı. İsmâil'in annesi şaşırdı ve (suyun etrafını) kazmaya başladı. (İbn Abbâs) dedi ki: Ebü'l-Kâsım (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Onu kendi hâline bıraksaydı su (yeryüzünde) akıp giderdi.”

(İbn Abbâs) dedi ki: (İsmâil'in annesi) sudan içmeye başladı, sütü de çocuğuna bol bol akıyordu. (İbn Abbâs) dedi ki: Cürhüm'den bazı insanlar vadinin içinden geçiyorlardı; bir de baktılar ki kuşlar! Sanki bunu yadırgadılar ve: “Kuşlar ancak suyun bulunduğu yerde olur” dediler. Elçilerini gönderdiler; o baktı ki su var. Onlara gelip haber verdi. Onlar da (İsmâil'in annesinin) yanına gelip: “Ey İsmâil'in annesi! Seninle beraber olmamıza -ya da seninle beraber oturmamıza- izin verir misin?” dediler. Derken oğlu (ergenlik çağına) ulaştı ve onlardan bir kadınla evlendi.

(İbn Abbâs) dedi ki: Sonra İbrâhîm'in aklına (bir şey) geldi ve ailesine: “Ben bıraktıklarımı (gidip) yoklayacağım” dedi. (İbn Abbâs) dedi ki: Geldi, selam verdi ve: “İsmâil nerede?” dedi. Hanımı: “Avlanmaya gitti” dedi. (İbrâhîm): “Geldiğinde ona söyle: Kapının eşiğini değiştir” dedi. (İsmâil) gelince (hanımı) ona haber verdi. (İsmâil): “O (eşik) sensin; ailenin yanına git” dedi.

(İbn Abbâs) dedi ki: Sonra yine İbrâhîm'in aklına (bir şey) geldi ve ailesine: “Ben bıraktıklarımı (gidip) yoklayacağım” dedi. (İbn Abbâs) dedi ki: Geldi ve: “İsmâil nerede?” dedi. Hanımı: “Avlanmaya gitti” dedi ve: “İnip yiyip içmez misin?” dedi. (İbrâhîm): “Yiyeceğiniz ne, içeceğiniz ne?” dedi. (Kadın): “Yiyeceğimiz et, içeceğimiz sudur” dedi. (İbrâhîm): “Allah'ım! Onların yiyeceklerini ve içeceklerini bereketli kıl” dedi. (İbn Abbâs) dedi ki: Ebü'l-Kâsım (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “(Bu,) İbrâhîm'in duasıyla gelen bir berekettir.”

(İbn Abbâs) dedi ki: Sonra yine İbrâhîm'in aklına (bir şey) geldi ve ailesine: “Ben bıraktıklarımı (gidip) yoklayacağım” dedi. Geldi ve İsmâil'e Zemzem'in arkasında okunu onarırken rastladı. “Ey İsmâil! Rabbin bana kendisi için bir ev yapmamı emretti” dedi. (İsmâil): “Rabbine itaat et” dedi. (İbrâhîm): “Bana bu işte yardım etmeni de emretti” dedi. (İsmâil): “O hâlde yaparım” dedi -ya da buna benzer bir söz söyledi-. (İbn Abbâs) dedi ki: İkisi kalktılar; İbrâhîm (binayı) yapmaya, İsmâil de ona taş vermeye başladı. İkisi de: “Rabbimiz! Bizden kabul buyur. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin” (Bakara 2/127) diyorlardı. (İbn Abbâs) dedi ki: Nihayet bina yükseldi ve yaşlı adam taşları taşımaktan güçsüz düştü; Makam taşının üzerine çıktı. (İsmâil) ona taşları vermeye devam etti; ikisi de: “Rabbimiz! Bizden kabul buyur. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin” (Bakara 2/127) diyorlardı.

Sahîh-i Buhârî 3365, Kitap 60, Hadis 39

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ عَمْرٍو، قَالَ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ نَافِعٍ، عَنْ كَثِيرِ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ لَمَّا كَانَ بَيْنَ إِبْرَاهِيمَ وَبَيْنَ أَهْلِهِ مَا كَانَ، خَرَجَ بِإِسْمَاعِيلَ وَأُمِّ إِسْمَاعِيلَ، وَمَعَهُمْ شَنَّةٌ فِيهَا مَاءٌ، فَجَعَلَتْ أُمُّ إِسْمَاعِيلَ تَشْرَبُ مِنَ الشَّنَّةِ فَيَدِرُّ لَبَنُهَا عَلَى صَبِيِّهَا حَتَّى قَدِمَ مَكَّةَ، فَوَضَعَهَا تَحْتَ دَوْحَةٍ، ثُمَّ رَجَعَ إِبْرَاهِيمُ إِلَى أَهْلِهِ، فَاتَّبَعَتْهُ أُمُّ إِسْمَاعِيلَ، حَتَّى لَمَّا بَلَغُوا كَدَاءً نَادَتْهُ مِنْ وَرَائِهِ يَا إِبْرَاهِيمُ إِلَى مَنْ تَتْرُكُنَا قَالَ إِلَى اللَّهِ. قَالَتْ رَضِيتُ بِاللَّهِ. قَالَ فَرَجَعَتْ فَجَعَلَتْ تَشْرَبُ مِنَ الشَّنَّةِ وَيَدِرُّ لَبَنُهَا عَلَى صَبِيِّهَا، حَتَّى لَمَّا فَنِيَ الْمَاءُ قَالَتْ لَوْ ذَهَبْتُ فَنَظَرْتُ لَعَلِّي أُحِسُّ أَحَدًا. قَالَ فَذَهَبَتْ فَصَعِدَتِ الصَّفَا فَنَظَرَتْ وَنَظَرَتْ هَلْ تُحِسُّ أَحَدًا فَلَمْ تُحِسَّ أَحَدًا، فَلَمَّا بَلَغَتِ الْوَادِيَ سَعَتْ وَأَتَتِ الْمَرْوَةَ فَفَعَلَتْ ذَلِكَ أَشْوَاطًا، ثُمَّ قَالَتْ لَوْ ذَهَبْتُ فَنَظَرْتُ مَا فَعَلَ ـ تَعْنِي الصَّبِيَّ ـ فَذَهَبَتْ فَنَظَرَتْ، فَإِذَا هُوَ عَلَى حَالِهِ كَأَنَّهُ يَنْشَغُ لِلْمَوْتِ، فَلَمْ تُقِرَّهَا نَفْسُهَا، فَقَالَتْ لَوْ ذَهَبْتُ فَنَظَرْتُ لَعَلِّي أُحِسُّ أَحَدًا، فَذَهَبَتْ فَصَعِدَتِ الصَّفَا فَنَظَرَتْ وَنَظَرَتْ فَلَمْ تُحِسَّ أَحَدًا، حَتَّى أَتَمَّتْ سَبْعًا، ثُمَّ قَالَتْ لَوْ ذَهَبْتُ فَنَظَرْتُ مَا فَعَلَ، فَإِذَا هِيَ بِصَوْتٍ فَقَالَتْ أَغِثْ إِنْ كَانَ عِنْدَكَ خَيْرٌ. فَإِذَا جِبْرِيلُ، قَالَ فَقَالَ بِعَقِبِهِ هَكَذَا، وَغَمَزَ عَقِبَهُ عَلَى الأَرْضِ، قَالَ فَانْبَثَقَ الْمَاءُ، فَدَهَشَتْ أُمُّ إِسْمَاعِيلَ فَجَعَلَتْ تَحْفِزُ. قَالَ فَقَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم " لَوْ تَرَكَتْهُ كَانَ الْمَاءُ ظَاهِرًا ". قَالَ فَجَعَلَتْ تَشْرَبُ مِنَ الْمَاءِ، وَيَدِرُّ لَبَنُهَا عَلَى صَبِيِّهَا ـ قَالَ ـ فَمَرَّ نَاسٌ مِنْ جُرْهُمَ بِبَطْنِ الْوَادِي، فَإِذَا هُمْ بِطَيْرٍ، كَأَنَّهُمْ أَنْكَرُوا ذَاكَ، وَقَالُوا مَا يَكُونُ الطَّيْرُ إِلاَّ عَلَى مَاءٍ. فَبَعَثُوا رَسُولَهُمْ، فَنَظَرَ فَإِذَا هُمْ بِالْمَاءِ، فَأَتَاهُمْ فَأَخْبَرَهُمْ فَأَتَوْا إِلَيْهَا، فَقَالُوا يَا أُمَّ إِسْمَاعِيلَ، أَتَأْذَنِينَ لَنَا أَنْ نَكُونَ مَعَكِ أَوْ نَسْكُنَ مَعَكِ فَبَلَغَ ابْنُهَا فَنَكَحَ فِيهِمُ امْرَأَةً، قَالَ ثُمَّ إِنَّهُ بَدَا لإِبْرَاهِيمَ فَقَالَ لأَهْلِهِ إِنِّي مُطَّلِعٌ تَرِكَتِي. قَالَ فَجَاءَ فَسَلَّمَ فَقَالَ أَيْنَ إِسْمَاعِيلُ فَقَالَتِ امْرَأَتُهُ ذَهَبَ يَصِيدُ. قَالَ قُولِي لَهُ إِذَا جَاءَ غَيِّرْ عَتَبَةَ بَابِكَ. فَلَمَّا جَاءَ أَخْبَرَتْهُ قَالَ أَنْتِ ذَاكِ فَاذْهَبِي إِلَى أَهْلِكِ. قَالَ ثُمَّ إِنَّهُ بَدَا لإِبْرَاهِيمَ فَقَالَ لأَهْلِهِ إِنِّي مُطَّلِعٌ تَرِكَتِي. قَالَ فَجَاءَ فَقَالَ أَيْنَ إِسْمَاعِيلُ فَقَالَتِ امْرَأَتُهُ ذَهَبَ يَصِيدُ، فَقَالَتْ أَلاَ تَنْزِلُ فَتَطْعَمَ وَتَشْرَبَ فَقَالَ وَمَا طَعَامُكُمْ وَمَا شَرَابُكُمْ قَالَتْ طَعَامُنَا اللَّحْمُ، وَشَرَابُنَا الْمَاءُ. قَالَ اللَّهُمَّ بَارِكْ لَهُمْ فِي طَعَامِهِمْ وَشَرَابِهِمْ. قَالَ فَقَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم " بَرَكَةٌ بِدَعْوَةِ إِبْرَاهِيمَ ". قَالَ ثُمَّ إِنَّهُ بَدَا لإِبْرَاهِيمَ فَقَالَ لأَهْلِهِ إِنِّي مُطَّلِعٌ تَرِكَتِي. فَجَاءَ فَوَافَقَ إِسْمَاعِيلَ مِنْ وَرَاءِ زَمْزَمَ، يُصْلِحُ نَبْلاً لَهُ، فَقَالَ يَا إِسْمَاعِيلُ، إِنَّ رَبَّكَ أَمَرَنِي أَنْ أَبْنِيَ لَهُ بَيْتًا. قَالَ أَطِعْ رَبَّكَ. قَالَ إِنَّهُ قَدْ أَمَرَنِي أَنْ تُعِينَنِي عَلَيْهِ. قَالَ إِذًا أَفْعَلَ. أَوْ كَمَا قَالَ. قَالَ فَقَامَا فَجَعَلَ إِبْرَاهِيمُ يَبْنِي، وَإِسْمَاعِيلُ يُنَاوِلُهُ الْحِجَارَةَ، وَيَقُولاَنِ {رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ} قَالَ حَتَّى ارْتَفَعَ الْبِنَاءُ وَضَعُفَ الشَّيْخُ عَلَى نَقْلِ الْحِجَارَةِ، فَقَامَ عَلَى حَجَرِ الْمَقَامِ، فَجَعَلَ يُنَاوِلُهُ الْحِجَارَةَ، وَيَقُولاَنِ {رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ }.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3365 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü