Benim ve sizin durumunuz, Ya'kûb ile oğullarının durumu gibidir.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3388, Kitap 60, Hadis 62
Türkçe meal

Mesrûk şöyle rivayet etti:

Âişe'nin annesi Ümmü Rûmân'a, (Âişe) hakkında söylenenleri sordum. Şöyle dedi: “Ben ve Âişe birlikte oturuyorduk ki Ensâr'dan bir kadın yanımıza girdi; 'Allah falana şöyle yapsın, böyle yapsın!' diyordu. 'Niçin?' dedim. 'O, sözü yayanlardan oldu' dedi. Âişe: 'Hangi söz?' dedi. (Kadın) ona haber verdi. (Âişe): 'Bunu Ebû Bekir ve Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de işitti mi?' dedi. 'Evet' dedi. (Âişe) bayılıp düştü; ancak titreten bir sıtma ile ayıldı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi ve: 'Buna ne oldu?' buyurdu. 'Hakkında konuşulan bir söz yüzünden onu tutan bir sıtmadır' dedim. (Âişe) oturdu ve şöyle dedi: 'Allah'a yemin ederim ki yemin etsem bana inanmazsınız, özür dilesem özrümü kabul etmezsiniz. Benim ve sizin durumunuz, Ya'kûb ile oğullarının durumu gibidir: ”Anlattıklarınıza karşı yardımı istenecek olan Allah'tır“ (Yûsuf 12/18).' Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ayrıldı. Allah indireceğini indirdi; (Peygamber) bunu ona haber verdi. (Âişe): 'Allah'a hamd ederim; kimseye hamd etmem' dedi.”

Sahîh-i Buhârî 3388, Kitap 60, Hadis 62

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلاَمٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، حَدَّثَنَا حُصَيْنٌ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، قَالَ سَأَلْتُ أُمَّ رُومَانَ، وَهْىَ أُمُّ عَائِشَةَ، عَمَّا قِيلَ فِيهَا مَا قِيلَ قَالَتْ بَيْنَمَا أَنَا مَعَ عَائِشَةَ جَالِسَتَانِ، إِذْ وَلَجَتْ عَلَيْنَا امْرَأَةٌ مِنَ الأَنْصَارِ، وَهْىَ تَقُولُ فَعَلَ اللَّهُ بِفُلاَنٍ وَفَعَلَ. قَالَتْ فَقُلْتُ لِمَ قَالَتْ إِنَّهُ نَمَا ذِكْرَ الْحَدِيثِ. فَقَالَتْ عَائِشَةُ أَىُّ حَدِيثٍ فَأَخْبَرَتْهَا. قَالَتْ فَسَمِعَهُ أَبُو بَكْرٍ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ نَعَمْ. فَخَرَّتْ مَغْشِيًّا عَلَيْهَا، فَمَا أَفَاقَتْ إِلاَّ وَعَلَيْهَا حُمَّى بِنَافِضٍ، فَجَاءَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " مَا لِهَذِهِ ". قُلْتُ حُمَّى أَخَذَتْهَا مِنْ أَجْلِ حَدِيثٍ تُحُدِّثَ بِهِ، فَقَعَدَتْ فَقَالَتْ وَاللَّهِ لَئِنْ حَلَفْتُ لاَ تُصَدِّقُونِي، وَلَئِنِ اعْتَذَرْتُ لاَ تَعْذِرُونِي، فَمَثَلِي وَمَثَلُكُمْ كَمَثَلِ يَعْقُوبَ وَبَنِيهِ، فَاللَّهُ الْمُسْتَعَانُ عَلَى مَا تَصِفُونَ. فَانْصَرَفَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَأَنْزَلَ اللَّهُ مَا أَنْزَلَ، فَأَخْبَرَهَا فَقَالَتْ بِحَمْدِ اللَّهِ لاَ بِحَمْدِ أَحَدٍ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3388 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü