Resûlullah'ın sesini zayıf işittim; onda açlığı seziyorum. Yanında yiyecek bir şey var mı?

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3578, Kitap 61, Hadis 87
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Ebû Talha, Ümmü Süleym'e: “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sesini zayıf işittim; onda açlığı seziyorum. Yanında (yiyecek) bir şey var mı?” dedi. O: “Evet” dedi. Arpadan birkaç yuvarlak ekmek çıkardı, sonra başörtüsünü çıkarıp ekmeği onun bir kısmına sardı; sonra onu koltuğumun altına sıkıştırdı, (başörtüsünün) bir kısmını da bana doladı; sonra beni Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderdi. Onu götürdüm ve Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) mescitte, yanında insanlarla birlikte buldum. Başlarına dikildim. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana: “Seni Ebû Talha mı gönderdi?” buyurdu. “Evet” dedim. “Yemek için mi?” buyurdu. “Evet” dedim. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanındakilere: “Kalkın” buyurdu. (Peygamber) yola koyuldu, ben de onların önünden gittim; nihayet Ebû Talha'ya varıp ona haber verdim. Ebû Talha: “Ey Ümmü Süleym! Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) insanlarla birlikte geldi; onlara yedirecek bir şeyimiz de yok” dedi. Ümmü Süleym: “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” dedi. Ebû Talha gidip Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile karşılaştı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), Ebû Talha da yanında olduğu hâlde geldi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Ey Ümmü Süleym, yanında ne varsa getir” buyurdu. O da o ekmeği getirdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) emretti, (ekmek) ufalandı. Ümmü Süleym de bir yağ tulumunu sıkıp ona katık yaptı. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun üzerine Allah'ın dilediği şeyi söyledi, sonra: “On kişiye izin ver” buyurdu. (Ebû Talha) onlara izin verdi; doyuncaya kadar yediler, sonra çıktılar. Sonra: “On kişiye izin ver” buyurdu. Onlara izin verdi; doyuncaya kadar yediler, sonra çıktılar. Sonra: “On kişiye izin ver” buyurdu. Onlara izin verdi; doyuncaya kadar yediler, sonra çıktılar. Sonra: “On kişiye izin ver” buyurdu. Böylece topluluğun hepsi yedi ve doydu. Topluluk yetmiş -ya da seksen- kişiydi.

Sahîh-i Buhârî 3578, Kitap 61, Hadis 87

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ قَالَ أَبُو طَلْحَةَ لأُمِّ سُلَيْمٍ لَقَدْ سَمِعْتُ صَوْتَ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ضَعِيفًا، أَعْرِفُ فِيهِ الْجُوعَ فَهَلْ عِنْدَكِ مِنْ شَىْءٍ قَالَتْ نَعَمْ. فَأَخْرَجَتْ أَقْرَاصًا مِنْ شَعِيرٍ، ثُمَّ أَخْرَجَتْ خِمَارًا لَهَا فَلَفَّتِ الْخُبْزَ بِبَعْضِهِ، ثُمَّ دَسَّتْهُ تَحْتَ يَدِي وَلاَثَتْنِي بِبَعْضِهِ، ثُمَّ أَرْسَلَتْنِي إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَذَهَبْتُ بِهِ، فَوَجَدْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْمَسْجِدِ وَمَعَهُ النَّاسُ، فَقُمْتُ عَلَيْهِمْ فَقَالَ لِي رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " آرْسَلَكَ أَبُو طَلْحَةَ ". فَقُلْتُ نَعَمْ. قَالَ بِطَعَامٍ. فَقُلْتُ نَعَمْ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِمَنْ مَعَهُ " قُومُوا ". فَانْطَلَقَ وَانْطَلَقْتُ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ حَتَّى جِئْتُ أَبَا طَلْحَةَ فَأَخْبَرْتُهُ. فَقَالَ أَبُو طَلْحَةَ يَا أُمَّ سُلَيْمٍ، قَدْ جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالنَّاسِ، وَلَيْسَ عِنْدَنَا مَا نُطْعِمُهُمْ. فَقَالَتِ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَعْلَمُ. فَانْطَلَقَ أَبُو طَلْحَةَ حَتَّى لَقِيَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَأَقْبَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبُو طَلْحَةَ مَعَهُ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هَلُمِّي يَا أُمَّ سُلَيْمٍ مَا عِنْدَكِ ". فَأَتَتْ بِذَلِكَ الْخُبْزِ، فَأَمَرَ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَفُتَّ، وَعَصَرَتْ أُمُّ سُلَيْمٍ عُكَّةً فَأَدَمَتْهُ، ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِيهِ مَا شَاءَ اللَّهُ أَنْ يَقُولَ، ثُمَّ قَالَ " ائْذَنْ لِعَشَرَةٍ ". فَأَذِنَ لَهُمْ، فَأَكَلُوا حَتَّى شَبِعُوا ثُمَّ خَرَجُوا، ثُمَّ قَالَ " ائْذَنْ لِعَشَرَةٍ ". فَأَذِنَ لَهُمْ، فَأَكَلُوا حَتَّى شَبِعُوا ثُمَّ خَرَجُوا، ثُمَّ قَالَ " ائْذَنْ لِعَشَرَةٍ ". فَأَذِنَ لَهُمْ، فَأَكَلُوا حَتَّى شَبِعُوا ثُمَّ خَرَجُوا ثُمَّ قَالَ " ائْذَنْ لِعَشَرَةٍ ". فَأَكَلَ الْقَوْمُ كُلُّهُمْ وَشَبِعُوا، وَالْقَوْمُ سَبْعُونَ ـ أَوْ ثَمَانُونَ ـ رَجُلاً.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3578 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü