At üç kişi içindir: Bir adam için ecir, bir adam için örtü, bir adamın üzerine de günahtır.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3646, Kitap 61, Hadis 149
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “At üç kişi içindir: Bir adam için ecir, bir adam için örtü, bir adamın üzerine de günahtır. Kendisi için ecir olan, onu Allah yolunda bağlayan ve ona bir çayırda ya da bahçede ipini uzatan adamdır. İpinin uzunluğu ölçüsünde çayırdan ya da bahçeden yediği her şey onun için iyilikler olur. Eğer ipini koparıp bir iki tepe koşarsa, tezekleri onun için iyilikler olur. Eğer bir nehre uğrayıp (sahibi) onu sulamak istemediği halde (ondan) içerse, bu da onun için iyilikler olur. Bir adam da onu (başkalarına) muhtaç olmamak, (halini) örtmek ve iffetini korumak için bağlar, onların boyunlarında ve sırtlarındaki Allah'ın hakkını da unutmaz; işte o da onun için bir örtüdür. Bir adam da onu övünmek, gösteriş yapmak ve İslam ehline düşmanlık için bağlar; işte o da (onun için) bir günahtır.” Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) eşeklerden soruldu. Şöyle buyurdu: “Onlar hakkında bana, kapsamlı ve tek başına olan şu âyetten başka bir şey indirilmedi: ‘Kim zerre ağırlığınca bir hayır yaparsa onu görür. Kim de zerre ağırlığınca bir şer yaparsa onu görür’ (Zilzâl 99/7-8).”

Sahîh-i Buhârî 3646, Kitap 61, Hadis 149

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ السَّمَّانِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الْخَيْلُ لِثَلاَثَةٍ لِرَجُلٍ أَجْرٌ، وَلِرَجُلٍ سِتْرٌ وَعَلَى رَجُلٍ وِزْرٌ. فَأَمَّا الَّذِي لَهُ أَجْرٌ، فَرَجُلٌ رَبَطَهَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ، فَأَطَالَ لَهَا فِي مَرْجٍ أَوْ رَوْضَةٍ، وَمَا أَصَابَتْ فِي طِيَلِهَا مِنَ الْمَرْجِ أَوِ الرَّوْضَةِ كَانَتْ لَهُ حَسَنَاتٍ، وَلَوْ أَنَّهَا قَطَعَتْ طِيَلَهَا، فَاسْتَنَّتْ شَرَفًا أَوْ شَرَفَيْنِ، كَانَتْ أَرْوَاثُهَا حَسَنَاتٍ لَهُ، وَلَوْ أَنَّهَا مَرَّتْ بِنَهْرٍ فَشَرِبَتْ، وَلَمْ يُرِدْ أَنْ يَسْقِيَهَا، كَانَ ذَلِكَ لَهُ حَسَنَاتٍ، وَرَجُلٌ رَبَطَهَا تَغَنِّيًا وَسِتْرًا وَتَعَفُّفًا، لَمْ يَنْسَ حَقَّ اللَّهِ فِي رِقَابِهَا وَظُهُورِهَا، فَهِيَ لَهُ كَذَلِكَ سِتْرٌ. وَرَجُلٌ رَبَطَهَا فَخْرًا وَرِيَاءً، وَنِوَاءً لأَهْلِ الإِسْلاَمِ فَهْىَ وِزْرٌ. وَسُئِلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْحُمُرِ فَقَالَ " مَا أُنْزِلَ عَلَىَّ فِيهَا إِلاَّ هَذِهِ الآيَةُ الْجَامِعَةُ الْفَاذَّةُ {فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ * وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ}

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3646 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü