Allah bir kulu dünyanın süsüyle kendi katında olan arasında muhayyer bıraktı; o da O'nun katında olanı seçti.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3904, Kitap 63, Hadis 129
Türkçe meal

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) minberin üzerine oturdu ve şöyle buyurdu: “Allah bir kulu, dünyanın süsünden dilediğini kendisine vermesiyle kendi katında olan arasında muhayyer bıraktı; o da O'nun katında olanı seçti.” Bunun üzerine Ebû Bekir ağladı ve: “Babalarımız ve annelerimiz sana feda olsun!” dedi. Ona şaştık. İnsanlar: “Şu yaşlı adama bakın! Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), Allah'ın dünyanın süsünden vermesiyle kendi katında olan arasında muhayyer bıraktığı bir kuldan haber veriyor; bu ise ‘Babalarımız ve annelerimiz sana feda olsun!’ diyor” dediler. Meğer muhayyer bırakılan Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) imiş; Ebû Bekir de bunu en iyi bilenimizmiş. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Arkadaşlığında ve malında bana insanların en çok iyiliği dokunanlardan biri Ebû Bekir'dir. Ümmetimden bir halîl (candan dost) edinecek olsaydım Ebû Bekir'i edinirdim; ancak İslâm dostluğu (yeter). Mescitte Ebû Bekir'in küçük kapısı dışında hiçbir küçük kapı bırakılmasın.”

Sahîh-i Buhârî 3904, Kitap 63, Hadis 129

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ أَبِي النَّضْرِ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ عُبَيْدٍ ـ يَعْنِي ابْنَ حُنَيْنٍ ـ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، رضى الله عنه أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَلَسَ عَلَى الْمِنْبَرِ فَقَالَ " إِنَّ عَبْدًا خَيَّرَهُ اللَّهُ بَيْنَ أَنْ يُؤْتِيَهُ مِنْ زَهْرَةِ الدُّنْيَا مَا شَاءَ، وَبَيْنَ مَا عِنْدَهُ، فَاخْتَارَ مَا عِنْدَهُ ". فَبَكَى أَبُو بَكْرٍ وَقَالَ فَدَيْنَاكَ بِآبَائِنَا وَأُمَّهَاتِنَا. فَعَجِبْنَا لَهُ، وَقَالَ النَّاسُ انْظُرُوا إِلَى هَذَا الشَّيْخِ، يُخْبِرُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ عَبْدٍ خَيَّرَهُ اللَّهُ بَيْنَ أَنْ يُؤْتِيَهُ مِنْ زَهْرَةِ الدُّنْيَا وَبَيْنَ مَا عِنْدَهُ وَهْوَ يَقُولُ فَدَيْنَاكَ بِآبَائِنَا وَأُمَّهَاتِنَا. فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم هُوَ الْمُخَيَّرَ، وَكَانَ أَبُو بَكْرٍ هُوَ أَعْلَمَنَا بِهِ. وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ مِنْ أَمَنِّ النَّاسِ عَلَىَّ فِي صُحْبَتِهِ وَمَالِهِ أَبَا بَكْرٍ، وَلَوْ كُنْتُ مُتَّخِذًا خَلِيلاً مِنْ أُمَّتِي لاَتَّخَذْتُ أَبَا بَكْرٍ، إِلاَّ خُلَّةَ الإِسْلاَمِ، لاَ يَبْقَيَنَّ فِي الْمَسْجِدِ خَوْخَةٌ إِلاَّ خَوْخَةُ أَبِي بَكْرٍ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3904 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü