Allah'ım! Ashabımın hicretini tamamla, onları gerisingeri döndürme.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3936, Kitap 63, Hadis 161
Türkçe meal

Sa'd b. Mâlik (b. Ebû Vakkâs) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Veda haccı yılında, ölümün eşiğine geldiğim bir hastalıktan dolayı Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) beni ziyaret etti. “Ey Allah'ın Resûlü! Gördüğün gibi hastalık bende bu dereceye ulaştı. Ben mal sahibiyim; bir tek kızımdan başka bana mirasçı olan yok. Malımın üçte ikisini sadaka olarak vereyim mi?” dedim. “Hayır” buyurdu. “Yarısını sadaka olarak vereyim mi?” dedim. “Üçte bir, ey Sa'd! Üçte bir de çoktur. Zürriyetini zengin olarak bırakman, onları insanlara el açan muhtaçlar olarak bırakmandan daha hayırlıdır” buyurdu.

Ahmed b. Yûnus, İbrâhîm'den şöyle nakletti: “Zürriyetini bırakman... Allah'ın rızasını dileyerek yaptığın hiçbir harcama yoktur ki Allah seni onunla ecirlendirmesin; hatta hanımının ağzına koyduğun lokma bile.” “Ey Allah'ın Resûlü! Ashabımdan sonra geride mi bırakılacağım?” dedim. Şöyle buyurdu: “Sen geride bırakılıp da Allah'ın rızasını dileyerek bir amel işlersen, onunla mutlaka derece ve yücelik bakımından artarsın. Umulur ki geride kalırsın da bazı kavimler senden fayda görür, diğerleri de zarar görür. Allah'ım! Ashabımın hicretini tamamla, onları gerisingeri döndürme. Fakat zavallı Sa'd b. Havle!” Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun Mekke'de vefat etmesine acıyordu.

Ahmed b. Yûnus ve Mûsâ da İbrâhîm'den “Vârislerini bırakman” şeklinde naklettiler.

Sahîh-i Buhârî 3936, Kitap 63, Hadis 161

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ قَزَعَةَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ عَادَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَامَ حَجَّةِ الْوَدَاعِ مِنْ مَرَضٍ أَشْفَيْتُ مِنْهُ عَلَى الْمَوْتِ، فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، بَلَغَ بِي مِنَ الْوَجَعِ مَا تَرَى، وَأَنَا ذُو مَالٍ وَلاَ يَرِثُنِي إِلاَّ ابْنَةٌ لِي وَاحِدَةٌ ، أَفَأَتَصَدَّقُ بِثُلُثَىْ مَالِي قَالَ " لاَ ". قَالَ فَأَتَصَدَّقُ بِشَطْرِهِ قَالَ " الثُّلُثُ يَا سَعْدُ، وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ، إِنَّكَ أَنْ تَذَرَ ذُرِّيَّتَكَ أَغْنِيَاءَ خَيْرٌ مِنْ أَنْ تَذَرَهُمْ عَالَةً يَتَكَفَّفُونَ النَّاسَ ". قَالَ أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ عَنْ إِبْرَاهِيمَ " أَنْ تَذَرَ ذُرِّيَّتَكَ، وَلَسْتَ بِنَافِقٍ نَفَقَةً تَبْتَغِي بِهَا وَجْهَ اللَّهِ إِلاَّ آجَرَكَ اللَّهُ بِهَا، حَتَّى اللُّقْمَةَ تَجْعَلُهَا فِي فِي امْرَأَتِكَ ". قُلْتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، أُخَلَّفُ بَعْدَ أَصْحَابِي قَالَ " إِنَّكَ لَنْ تُخَلَّفَ فَتَعْمَلَ عَمَلاً تَبْتَغِي بِهِ وَجْهَ اللَّهِ إِلاَّ ازْدَدْتَ بِهِ دَرَجَةً وَرِفْعَةً، وَلَعَلَّكَ تُخَلَّفُ حَتَّى يَنْتَفِعَ بِكَ أَقْوَامٌ، وَيُضَرَّ بِكَ آخَرُونَ، اللَّهُمَّ أَمْضِ لأَصْحَابِي هِجْرَتَهُمْ، وَلاَ تَرُدَّهُمْ عَلَى أَعْقَابِهِمْ، لَكِنِ الْبَائِسُ سَعْدُ ابْنُ خَوْلَةَ يَرْثِي لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ تُوُفِّيَ بِمَكَّةَ ". وَقَالَ أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ وَمُوسَى عَنْ إِبْرَاهِيمَ " أَنْ تَذَرَ وَرَثَتَكَ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3936 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü