Söylediklerimi siz onlardan daha iyi işitiyor değilsiniz

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 3976, Kitap 64, Hadis 29
Türkçe meal

Ebû Talha (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) Bedir günü Kureyş'in ileri gelenlerinden yirmi dört adam hakkında emir verdi; onlar Bedir kuyularından pis ve kokuşmuş bir kuyuya atıldılar. Peygamber bir kavme galip geldiğinde (savaş) meydanında üç gece kalırdı. Bedir'de üçüncü gün olunca devesinin hazırlanmasını emretti, palanı vuruldu. Sonra yürüdü, ashabı da onu takip etti. “Onun ancak bir ihtiyacı için gittiğini düşünüyoruz” dediler. Nihayet kuyunun kenarında durdu ve onlara isimleriyle ve babalarının isimleriyle seslenmeye başladı: “Ey falan oğlu falan, ey falan oğlu falan! Allah'a ve Resûlü'ne itaat etmiş olmanız sizi sevindirir miydi? Biz, Rabbimizin bize vaat ettiğini gerçek bulduk; siz de Rabbinizin size vaat ettiğini gerçek buldunuz mu?” Ömer: “Ey Allah'ın Resûlü! Ruhu olmayan cesetlerle ne konuşuyorsun?” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Muhammed'in canı elinde olana yemin olsun ki söylediklerimi siz onlardan daha iyi işitiyor değilsiniz” buyurdu.

Katâde şöyle dedi: “Allah onları, azarlamak, küçük düşürmek, cezalandırmak, hasret ve pişmanlık duyurmak için diriltti ve onlara (Peygamber'in) sözünü işittirdi.”

Sahîh-i Buhârî 3976, Kitap 64, Hadis 29

Arapça metin
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، سَمِعَ رَوْحَ بْنَ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، قَالَ ذَكَرَ لَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ عَنْ أَبِي طَلْحَةَ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ يَوْمَ بَدْرٍ بِأَرْبَعَةٍ وَعِشْرِينَ رَجُلاً مِنْ صَنَادِيدِ قُرَيْشٍ فَقُذِفُوا فِي طَوِيٍّ مِنْ أَطْوَاءِ بَدْرٍ خَبِيثٍ مُخْبِثٍ، وَكَانَ إِذَا ظَهَرَ عَلَى قَوْمٍ أَقَامَ بِالْعَرْصَةِ ثَلاَثَ لَيَالٍ، فَلَمَّا كَانَ بِبَدْرٍ الْيَوْمَ الثَّالِثَ، أَمَرَ بِرَاحِلَتِهِ فَشُدَّ عَلَيْهَا رَحْلُهَا، ثُمَّ مَشَى وَاتَّبَعَهُ أَصْحَابُهُ وَقَالُوا مَا نُرَى يَنْطَلِقُ إِلاَّ لِبَعْضِ حَاجَتِهِ، حَتَّى قَامَ عَلَى شَفَةِ الرَّكِيِّ، فَجَعَلَ يُنَادِيهِمْ بِأَسْمَائِهِمْ وَأَسْمَاءِ آبَائِهِمْ " يَا فُلاَنُ بْنَ فُلاَنٍ، وَيَا فُلاَنُ بْنَ فُلاَنٍ، أَيَسُرُّكُمْ أَنَّكُمْ أَطَعْتُمُ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَإِنَّا قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا، فَهَلْ وَجَدْتُمْ مَا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّا ". قَالَ فَقَالَ عُمَرُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا تُكَلِّمُ مِنْ أَجْسَادٍ لاَ أَرْوَاحَ لَهَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " وَالَّذِي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِهِ، مَا أَنْتُمْ بِأَسْمَعَ لِمَا أَقُولُ مِنْهُمْ ". قَالَ قَتَادَةُ أَحْيَاهُمُ اللَّهُ حَتَّى أَسْمَعَهُمْ قَوْلَهُ تَوْبِيخًا وَتَصْغِيرًا وَنَقِيمَةً وَحَسْرَةً وَنَدَمًا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 3976 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü