Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Amcası Bedir'de bulunamamıştı. “Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ilk savaşında bulunamadım. Andolsun, Allah beni Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte (bir savaşta) bulundurursa ne kadar gayret göstereceğimi Allah elbette görecektir” dedi. Uhud günü (düşmanla) karşılaştı; insanlar bozguna uğradı. O da: “Allah'ım! Bunların -yani Müslümanların- yaptıklarından dolayı senden özür dilerim; müşriklerin getirdiklerinden de sana karşı uzak olduğumu bildiririm” dedi. Sonra kılıcıyla ilerledi, Sa'd b. Muâz ile karşılaştı ve: “Nereye ey Sa'd? Ben Uhud'un berisinde cennetin kokusunu alıyorum” dedi. Sonra yürüdü ve öldürüldü. Kız kardeşi onu bir beninden ya da parmak uçlarından tanıyıncaya kadar tanınamadı. Üzerinde mızrak, kılıç ve ok darbesinden seksen küsur yara vardı.
Sahîh-i Buhârî 4048, Kitap 64, Hadis 94