Ebû Talha Uhud günü Peygamber'in önünde kalkanıyla onu siper ediyordu

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4064, Kitap 64, Hadis 109
Türkçe meal

Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Uhud günü olunca insanlar Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanından bozguna uğrayıp dağıldılar. Ebû Talha ise Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) önünde kalkanıyla onu siper ediyordu. Ebû Talha yayı çok kuvvetli geren usta bir okçuydu; o gün iki ya da üç yay kırdı. Yanında ok dolu bir torba ile bir adam geçtiğinde (Peygamber): “Onu Ebû Talha'ya boşalt” derdi. (Enes) dedi ki: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) başını uzatıp düşmana bakardı; Ebû Talha da: “Anam babam sana feda olsun! Başını uzatma, düşmanın oklarından biri sana isabet eder. Benim göğsüm senin göğsüne siper olsun” derdi. Andolsun ki Ebû Bekir'in kızı Âişe ile Ümmü Süleym'i gördüm; eteklerini toplamışlardı, ayaklarındaki halhalları görüyordum. Su tulumlarını sırtlarında hızla taşıyıp insanların ağızlarına boşaltıyorlar, sonra dönüp onları dolduruyor, sonra gelip yine insanların ağızlarına boşaltıyorlardı. Andolsun ki o gün Ebû Talha'nın elinden kılıç ya iki ya da üç kez düştü.

Sahîh-i Buhârî 4064, Kitap 64, Hadis 109

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمَ أُحُدٍ انْهَزَمَ النَّاسُ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأَبُو طَلْحَةَ بَيْنَ يَدَىِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مُجَوِّبٌ عَلَيْهِ بِحَجَفَةٍ لَهُ، وَكَانَ أَبُو طَلْحَةَ رَجُلاً رَامِيًا شَدِيدَ النَّزْعِ، كَسَرَ يَوْمَئِذٍ قَوْسَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا، وَكَانَ الرَّجُلُ يَمُرُّ مَعَهُ بِجَعْبَةٍ مِنَ النَّبْلِ فَيَقُولُ انْثُرْهَا لأَبِي طَلْحَةَ. قَالَ وَيُشْرِفُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَنْظُرُ إِلَى الْقَوْمِ، فَيَقُولُ أَبُو طَلْحَةَ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي، لاَ تُشْرِفْ يُصِيبُكَ سَهْمٌ مِنْ سِهَامِ الْقَوْمِ، نَحْرِي دُونَ نَحْرِكَ. وَلَقَدْ رَأَيْتُ عَائِشَةَ بِنْتَ أَبِي بَكْرٍ وَأُمَّ سُلَيْمٍ، وَإِنَّهُمَا لَمُشَمِّرَتَانِ أَرَى خَدَمَ سُوقِهِمَا تَنْقُزَانِ الْقِرَبَ عَلَى مُتُونِهِمَا، تُفْرِغَانِهِ فِي أَفْوَاهِ الْقَوْمِ ثُمَّ تَرْجِعَانِ فَتَمْلآنِهَا، ثُمَّ تَجِيئَانِ فَتُفْرِغَانِهِ فِي أَفْوَاهِ الْقَوْمِ، وَلَقَدْ وَقَعَ السَّيْفُ مِنْ يَدَىْ أَبِي طَلْحَةَ إِمَّا مَرَّتَيْنِ وَإِمَّا ثَلاَثًا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4064 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü