Mekke'yi insanlar değil, Allah haram kılmıştır; bana orada ancak gündüzün bir saatinde izin verildi.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4295, Kitap 64, Hadis 328
Türkçe meal

Ebû Şüreyh el-Adevî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Mekke'ye birlikler göndermekte olan Amr b. Saîd'e şöyle dedi: “Ey emîr! Bana izin ver de sana, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) fetih gününün ertesinde ayağa kalkıp söylediği bir sözü anlatayım. Onu söylediği sırada kulaklarım işitti, kalbim belledi, gözlerim de onu gördü. Allah'a hamd ve senâ etti, sonra şöyle buyurdu: ‘Mekke'yi insanlar değil, Allah haram kılmıştır. Allah'a ve âhiret gününe iman eden bir kimsenin orada kan dökmesi ve ağacını kesmesi helal olmaz. Eğer biri, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) orada savaşmasını (kendisine) ruhsat sayarsa ona: Allah Resûlüne izin verdi, size izin vermedi, deyin. Bana da orada ancak gündüzün bir saatinde izin verildi. Bugün onun dokunulmazlığı, dünkü dokunulmazlığı gibi geri döndü. Burada bulunan, bulunmayana tebliğ etsin.’” Ebû Şüreyh'e: “Amr sana ne dedi?” diye soruldu. (Ebû Şüreyh) dedi ki: (Amr) şöyle dedi: “Ey Ebû Şüreyh! Ben bunu senden daha iyi bilirim. Harem, isyankâra, kan dökmüş olarak kaçana ve bir fesat işleyip kaçana sığınak olmaz.”

Sahîh-i Buhârî 4295, Kitap 64, Hadis 328

Arapça metin
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ شُرَحْبِيلَ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي شُرَيْحٍ الْعَدَوِيِّ، أَنَّهُ قَالَ لِعَمْرِو بْنِ سَعِيدٍ وَهْوَ يَبْعَثُ الْبُعُوثَ إِلَى مَكَّةَ ائْذَنْ لِي أَيُّهَا الأَمِيرُ أُحَدِّثْكَ قَوْلاً قَامَ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْغَدَ يَوْمَ الْفَتْحِ، سَمِعَتْهُ أُذُنَاىَ وَوَعَاهُ قَلْبِي، وَأَبْصَرَتْهُ عَيْنَاىَ، حِينَ تَكَلَّمَ بِهِ حَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ قَالَ " إِنَّ مَكَّةَ حَرَّمَهَا اللَّهُ وَلَمْ يُحَرِّمْهَا النَّاسُ، لاَ يَحِلُّ لاِمْرِئٍ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ أَنْ يَسْفِكَ بِهَا دَمًا، وَلاَ يَعْضِدَ بِهَا شَجَرًا، فَإِنْ أَحَدٌ تَرَخَّصَ لِقِتَالِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِيهَا فَقُولُوا لَهُ إِنَّ اللَّهَ أَذِنَ لِرَسُولِهِ، وَلَمْ يَأْذَنْ لَكُمْ. وَإِنَّمَا أَذِنَ لِي فِيهَا سَاعَةً مِنْ نَهَارٍ، وَقَدْ عَادَتْ حُرْمَتُهَا الْيَوْمَ كَحُرْمَتِهَا بِالأَمْسِ، وَلْيُبَلِّغِ الشَّاهِدُ الْغَائِبَ " . فَقِيلَ لأَبِي شُرَيْحٍ مَاذَا قَالَ لَكَ عَمْرٌو قَالَ قَالَ أَنَا أَعْلَمُ بِذَلِكَ مِنْكَ يَا أَبَا شُرَيْحٍ، إِنَّ الْحَرَمَ لاَ يُعِيذُ عَاصِيًا، وَلاَ فَارًّا بِدَمٍ، وَلاَ فَارًّا بِخَرْبَةٍ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4295 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü