Allah'ım! Onu sabit kıl; onu hidayete erdiren ve hidayete ermiş bir kimse kıl.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4356, Kitap 64, Hadis 382
Türkçe meal

Cerîr (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bana: “Beni Zü'l-Halasa'dan kurtarmaz mısın?” buyurdu. (Zü'l-Halasa) Has'am'da bulunan ve Yemen Kâbesi diye adlandırılan bir evdi. Ahmes'ten yüz elli atlı içinde yola çıktım; onlar at sahibi kimselerdi. Ben ise at üzerinde sabit duramıyordum. (Peygamber) göğsüme vurdu, öyle ki parmaklarının izini göğsümde gördüm ve: “Allah'ım! Onu (at üzerinde) sabit kıl; onu hidayete erdiren ve hidayete ermiş bir kimse kıl” buyurdu. (Cerîr) oraya gitti, onu kırıp yaktı. Sonra Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) (haberci) gönderdi. Cerîr'in elçisi: “Seni hak ile gönderene yemin ederim ki onu uyuz bir deve gibi bırakmadıkça sana gelmedim” dedi. (Peygamber) Ahmes'in atlarına ve adamlarına beş kez bereket diledi.

Sahîh-i Buhârî 4356, Kitap 64, Hadis 382

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، حَدَّثَنَا قَيْسٌ، قَالَ قَالَ لِي جَرِيرٌ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَلاَ تُرِيحُنِي مِنْ ذِي الْخَلَصَةِ ". وَكَانَ بَيْتًا فِي خَثْعَمَ يُسَمَّى الْكَعْبَةَ الْيَمَانِيَةَ، فَانْطَلَقْتُ فِي خَمْسِينَ وَمِائَةِ فَارِسٍ مِنْ أَحْمَسَ، وَكَانُوا أَصْحَابَ خَيْلٍ، وَكُنْتُ لاَ أَثْبُتُ عَلَى الْخَيْلِ، فَضَرَبَ فِي صَدْرِي حَتَّى رَأَيْتُ أَثَرَ أَصَابِعِهِ فِي صَدْرِي، وَقَالَ " اللَّهُمَّ ثَبِّتْهُ، وَاجْعَلْهُ هَادِيًا مَهْدِيًّا ". فَانْطَلَقَ إِلَيْهَا فَكَسَرَهَا وَحَرَّقَهَا، ثُمَّ بَعَثَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ جَرِيرٍ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ، مَا جِئْتُكَ حَتَّى تَرَكْتُهَا كَأَنَّهَا جَمَلٌ أَجْرَبُ. قَالَ فَبَارَكَ فِي خَيْلِ أَحْمَسَ وَرِجَالِهَا خَمْسَ مَرَّاتٍ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4356 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü