Abdülkays heyetine: "Rezil olmadan ve pişman olmadan gelen topluluğa merhaba!" buyurdu.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4368, Kitap 64, Hadis 394
Türkçe meal

Ebû Cemre şöyle rivayet etti:

İbn Abbâs'a (radıyallahu anhümâ) şöyle dedim: “Benim bir testim var; bana onda nebîz yapılır. Onu tatlı olarak testide içiyorum. Ondan çok içer de topluluğun yanında oturur ve oturmayı uzatırsam rezil olmaktan korkuyorum.” Bunun üzerine (İbn Abbâs) şöyle dedi: Abdülkays heyeti Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi. “Rezil olmadan ve pişman olmadan gelen topluluğa merhaba!” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! Bizimle senin aranda Mudar'dan müşrikler var; sana ancak haram aylarda ulaşabiliyoruz. Bize, onunla amel edersek cennete gireceğimiz ve arkamızda bıraktıklarımızı da kendisine davet edeceğimiz özlü emirler söyle” dediler. Şöyle buyurdu: “Size dört şeyi emrediyor, dört şeyi de yasaklıyorum: Allah'a iman -Allah'a imanın ne olduğunu biliyor musunuz? Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik etmektir-, namazı dosdoğru kılmak, zekâtı vermek, Ramazan orucu ve ganimetlerden beşte birini vermeniz. Sizi de dört şeyden yasaklıyorum: Dübbâ, nakîr, hantem ve müzeffette yapılan (nebîzden).”

Sahîh-i Buhârî 4368, Kitap 64, Hadis 394

Arapça metin
حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ، أَخْبَرَنَا أَبُو عَامِرٍ الْعَقَدِيُّ، حَدَّثَنَا قُرَّةُ، عَنْ أَبِي جَمْرَةَ، قُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ إِنَّ لِي جَرَّةً يُنْتَبَذُ لِي نَبِيذٌ، فَأَشْرَبُهُ حُلْوًا فِي جَرٍّ إِنْ أَكْثَرْتُ مِنْهُ، فَجَالَسْتُ الْقَوْمَ، فَأَطَلْتُ الْجُلُوسَ خَشِيتُ أَنْ أَفْتَضِحَ فَقَالَ قَدِمَ وَفْدُ عَبْدِ الْقَيْسِ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " مَرْحَبًا بِالْقَوْمِ غَيْرَ خَزَايَا وَلاَ النَّدَامَى ". فَقَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ الْمُشْرِكِينَ مِنْ مُضَرَ، وَإِنَّا لاَ نَصِلُ إِلَيْكَ إِلاَّ فِي أَشْهُرِ الْحُرُمِ، حَدِّثْنَا بِجُمَلٍ مِنَ الأَمْرِ، إِنْ عَمِلْنَا بِهِ دَخَلْنَا الْجَنَّةَ، وَنَدْعُو بِهِ مَنْ وَرَاءَنَا. قَالَ " آمُرُكُمْ بِأَرْبَعٍ، وَأَنْهَاكُمْ عَنْ أَرْبَعٍ، الإِيمَانِ بِاللَّهِ، هَلْ تَدْرُونَ مَا الإِيمَانُ بِاللَّهِ شَهَادَةُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ، وَإِقَامُ الصَّلاَةِ، وَإِيتَاءُ الزَّكَاةِ وَصَوْمُ رَمَضَانَ، وَأَنْ تُعْطُوا مِنَ الْمَغَانِمِ الْخُمُسَ، وَأَنْهَاكُمْ عَنْ أَرْبَعٍ مَا انْتُبِذَ فِي الدُّبَّاءِ، وَالنَّقِيرِ، وَالْحَنْتَمِ، وَالْمُزَفَّتِ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4368 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü