Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe şöyle rivayet etti:
Bize ulaştığına göre Müseylimetü'l-Kezzâb Medine'ye geldi ve Hâris'in kızının evine indi. Hâris b. Küreyz'in kızı onun nikâhı altındaydı; o, Abdullah b. Âmir'in annesidir. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında Sâbit b. Kays b. Şemmâs olduğu hâlde ona geldi -(Sâbit), Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hatibi denilen kimsedir-. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) elinde bir değnek vardı. Başında durup onunla konuştu. Müseylime ona: “Dilersen bizimle (yönetim) işi(nin) arasından çekilirsin, sonra onu senden sonra bize bırakırsın” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Benden bu değneği istesen bile onu sana vermem. Ben seni, hakkında (rüyada) gördüklerimi gördüğüm kimse olarak görüyorum. Bu da Sâbit b. Kays'tır; sana benim adıma cevap verecek” buyurdu. Sonra Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ayrılıp gitti.
Ubeydullah b. Abdullah dedi ki: Abdullah b. Abbâs'a Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) andığı rüyayı sordum. İbn Abbâs şöyle dedi: Bana anlatıldığına göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuş: “Uyurken bana iki elime altından iki bilezik konulduğu gösterildi. Onlardan ürktüm ve onları hoşlanmadım. Bana izin verildi, onları üfledim, uçup gittiler. Onları çıkacak iki yalancı olarak yorumladım.” Ubeydullah dedi ki: Onlardan biri Yemen'de Feyrûz'un öldürdüğü Ansî, diğeri Müseylimetü'l-Kezzâb'dır.
Sahîh-i Buhârî 4378, 4379, Kitap 64, Hadis 402