Şüphesiz ölümün sıkıntıları vardır

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4449, Kitap 64, Hadis 469
Türkçe meal

Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle derdi:

Allah'ın bana olan nimetlerindendir ki Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) benim evimde, benim günümde, göğsümle boğazım arasında vefat etti ve Allah ölümü anında benim tükürüğümle onun tükürüğünü bir araya getirdi. Abdurrahman elinde misvak olduğu halde yanıma girdi; ben de Resûlullah'i (sallallahu aleyhi ve sellem) (göğsüme) dayamıştım. Onun misvaka baktığını gördüm ve misvakı sevdiğini bildim. “Onu senin için alayım mı?” dedim. Başıyla “Evet” diye işaret etti. Onu aldım; ona sert geldi. “Onu senin için yumuşatayım mı?” dedim. Başıyla “Evet” diye işaret etti. Onu yumuşattım. Önünde içinde su bulunan bir rekve -ya da bir ulbe (deri kap); Ömer (b. Saîd) şüphe etmiştir- vardı. Ellerini suya sokup onlarla yüzünü siliyor ve şöyle diyordu: “Lâ ilâhe illallah! Şüphesiz ölümün sarhoşlukları (sıkıntıları) vardır.” Sonra elini kaldırdı ve: “Refîk-i a'lâ'da” demeye başladı; nihayet ruhu kabzedildi ve eli (yana) düştü.

Sahîh-i Buhârî 4449, Kitap 64, Hadis 469

Arapça metin
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ سَعِيدٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، أَنَّ أَبَا عَمْرٍو، ذَكْوَانَ مَوْلَى عَائِشَةَ أَخْبَرَهُ أَنَّ عَائِشَةَ كَانَتْ تَقُولُ إِنَّ مِنْ نِعَمِ اللَّهِ عَلَىَّ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تُوُفِّيَ فِي بَيْتِي وَفِي يَوْمِي، وَبَيْنَ سَحْرِي وَنَحْرِي، وَأَنَّ اللَّهَ جَمَعَ بَيْنَ رِيقِي وَرِيقِهِ عِنْدَ مَوْتِهِ، دَخَلَ عَلَىَّ عَبْدُ الرَّحْمَنِ وَبِيَدِهِ السِّوَاكُ وَأَنَا مُسْنِدَةٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَأَيْتُهُ يَنْظُرُ إِلَيْهِ، وَعَرَفْتُ أَنَّهُ يُحِبُّ السِّوَاكَ فَقُلْتُ آخُذُهُ لَكَ فَأَشَارَ بِرَأْسِهِ أَنْ نَعَمْ، فَتَنَاوَلْتُهُ فَاشْتَدَّ عَلَيْهِ وَقُلْتُ أُلَيِّنُهُ لَكَ فَأَشَارَ بِرَأْسِهِ أَنْ نَعَمْ، فَلَيَّنْتُهُ، وَبَيْنَ يَدَيْهِ رَكْوَةٌ ـ أَوْ عُلْبَةٌ يَشُكُّ عُمَرُ ـ فِيهَا مَاءٌ، فَجَعَلَ يُدْخِلُ يَدَيْهِ فِي الْمَاءِ فَيَمْسَحُ بِهِمَا وَجْهَهُ يَقُولُ " لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ، إِنَّ لِلْمَوْتِ سَكَرَاتٍ ". ثُمَّ نَصَبَ يَدَهُ فَجَعَلَ يَقُولُ " فِي الرَّفِيقِ الأَعْلَى " . حَتَّى قُبِضَ وَمَالَتْ يَدُهُ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4449 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü