Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Abdullah b. Selâm, bir arazide meyve toplarken Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) geldiğini işitti. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip şöyle dedi: “Sana, ancak bir peygamberin bilebileceği üç şey soracağım: Kıyametin ilk alameti nedir? Cennet ehlinin ilk yemeği nedir? Çocuk babasına ya da annesine neden çeker?” (Peygamber): “Bunları bana az önce Cebrâil haber verdi” buyurdu. (Abdullah): “Cebrâil mi?” dedi. “Evet” buyurdu. (Abdullah): “O, melekler arasında Yahudilerin düşmanıdır” dedi. Bunun üzerine (Peygamber) şu âyeti okudu: “Kim Cebrâil'e düşman ise (bilsin ki) o, onu (Kur'an'ı) senin kalbine indirmiştir” (Bakara 2/97). (Sonra şöyle buyurdu): “Kıyametin ilk alameti, insanları doğudan batıya sürüp toplayacak bir ateştir. Cennet ehlinin ilk yemeği balık ciğerinin fazlalığıdır. Erkeğin suyu kadının suyunu geçerse çocuğu (kendine) çeker; kadının suyu geçerse (o) çeker.” (Abdullah): “Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve şehadet ederim ki sen Allah'ın Resûlüsün. Ey Allah'ın Resûlü! Yahudiler iftiracı bir kavimdir. Sen onlara sormadan önce müslüman olduğumu öğrenirlerse bana iftira ederler” dedi. Yahudiler geldi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Abdullah aranızda nasıl bir adamdır?” diye sordu. “En hayırlımız ve en hayırlımızın oğlu, efendimiz ve efendimizin oğludur” dediler. “Abdullah b. Selâm müslüman olursa ne dersiniz?” buyurdu. “Allah onu bundan korusun!” dediler. Abdullah çıktı ve: “Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve Muhammed Allah'ın Resûlüdür” dedi. Bunun üzerine: “En kötümüz ve en kötümüzün oğludur” dediler ve onu kötülediler. (Abdullah): “Ey Allah'ın Resûlü! İşte korktuğum buydu” dedi.
Sahîh-i Buhârî 4480, Kitap 65, Hadis 7