Bölüm 65
Tefsir
كتاب التفسير
Hadisler
4474
Fâtiha, Kur'an'daki sûrelerin en büyüğüdür; o, seb'u'l-mesânî ve bana verilen Kur'ân-ı azîmdir.
Ebû Saîd b. el-Muallâ
Bab 1Fâtihatü'l-kitâb hakkında gelenler
4475
İmam Fâtiha'nın sonunu okuyunca âmin deyin; sözü meleklerinkine denk gelenin geçmiş günahları bağışlanır.
Ebû Hüreyre
Bab 2«Gazaba uğrayanların ve sapıtanlarınkinin değil» âyeti (Fâtiha 1/7)
4476
Kıyamet günü müminler şefaatçi arar; her peygamber "Ben sizin aradığınız değilim" der, sonunda Muhammed'e gelirler.
Enes
Bab 1Allah'ın «Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti» buyruğu (Bakara 2/31)
4477
Bakara 2/22 tefsiri: En büyük günah, seni O yaratmışken Allah'a eş koşmandır.
Abdullah
Bab 3Allah Teâlâ'nın «Artık bile bile Allah'a eşler koşmayın» buyruğu (Bakara 2/22)
4478
Kem'e (yer mantarı) menn'dendir; suyu göz için şifadır.
Saîd b. Zeyd
Bab 4Allah Teâlâ'nın «Üzerinize bulutu gölgelik yaptık, size kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size verdiğimiz rızıkların temizlerinden yiyin. Onlar bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı» buyruğu (Bakara 2/57)
4479
İsrâiloğulları kapıdan secde ederek girmeleri emredilince kıçları üzerinde sürünerek girdiler ve sözü değiştirdiler.
Ebû Hüreyre
Bab 5«Hani size: "Şu kasabaya girin, orada dilediğiniz yerde bol bol yiyin, kapıdan secde ederek girin ve ‘Hıtta’ deyin ki hatalarınızı bağışlayalım; iyilik edenlere daha fazlasını vereceğiz" demiştik» âyeti (Bakara 2/58)
4480
Abdullah b. Selâm: "Yahudiler iftiracı bir kavimdir; müslüman olduğumu öğrenirlerse bana iftira ederler" dedi.
Enes
Bab 6«Kim Cibrîl'e düşman olursa» buyruğu (Bakara 2/97)
4481
Ömer: "En iyi okuyanımız Übey, en iyi hüküm vereninimiz Ali'dir; yine de Übey'in sözünden bir kısmını bırakırız."
İbn Abbâs
Bab 7«Biz bir âyeti nesheder veya unutturursak» buyruğu (Bakara 2/106)
4482
Âdemoğlu beni yalanladı, buna hakkı yoktu; bana sövdü, buna da hakkı yoktu.
İbn Abbâs
Bab 8«"Allah çocuk edindi" dediler. O bundan münezzehtir» âyeti (Bakara 2/116)
4483
Ömer: Makâm-ı İbrâhîm, hicab ve Peygamber'in hanımları konusunda Rabbim bana muvafakat etti.
Enes
Bab 9«İbrâhim'in makamından bir namaz yeri edinin» buyruğu (Bakara 2/125)
4484
Kavminin küfürden yeni çıkmış olması olmasaydı Kâbe'yi İbrâhîm'in temelleri üzerine döndürürdüm.
Âişe
Bab 10Allah Teâlâ'nın «Hani İbrâhim, İsmâil ile birlikte Beyt'in temellerini yükseltiyordu: "Rabbimiz! Bizden kabul buyur. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin"» buyruğu (Bakara 2/127)
4485
Ehl-i kitabı ne doğrulayın ne de yalanlayın; "Allah'a ve bize indirilene iman ettik" deyin.
Ebû Hüreyre
Bab 11«Deyin ki: Biz Allah'a ve bize indirilene iman ettik» âyeti (Bakara 2/136)
4486
Kıble değişmeden önce ölenler hakkında "Allah imanınızı zayi edecek değildir" âyeti indi.
Berâ
Bab 12«İnsanlardan bazı beyinsizler: "Onları üzerinde bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: Doğu da batı da Allah'ındır. O dilediğini dosdoğru yola iletir» âyeti (Bakara 2/142)
4487
Kıyamet günü Nûh'un tebliğ ettiğine Muhammed ve ümmeti şahitlik eder; vasat ümmet, adil ümmettir.
Ebû Saîd el-Hudrî
Bab 13«Böylece insanlara şahit olasınız, Peygamber de size şahit olsun diye sizi orta (dengeli) bir ümmet kıldık» buyruğu (Bakara 2/143)
4488
Kubâ Mescidi'nde sabah namazı kılanlara Kâbe'ye yönelme emrinin indiği haber verildi.
Abdullah b. Ömer
Bab 14«Üzerinde bulunduğun kıbleyi, Peygamber'e uyanı ökçeleri üzerinde geri dönenden ayırt edelim diye kıble yaptık. Bu, Allah'ın hidayet ettikleri dışındakilere elbette ağır geldi. Allah imanınızı zayi edecek değildir. Şüphesiz Allah insanlara çok şefkatli, çok merhametlidir» buyruğu (Bakara 2/143)
4489
İki kıbleye namaz kılanlardan benden başka kimse kalmadı.
Enes
Bab 15«Yüzünün göğe doğru çevrilip durduğunu elbette görüyoruz» buyruğundan «...yapıyorlar» sözüne kadar (Bakara 2/144)
4490
Kubâ'da sabah namazındakilere: "Resûlullah'a bu gece Kur'an indi, Kâbe'ye yönelin" denildi.
Abdullah b. Ömer
Bab 16«Kitap verilenlere her türlü âyeti getirsen de senin kıblene uymazlar» âyetinden «O takdirde sen mutlaka zalimlerden olursun» sözüne kadar (Bakara 2/145)
4491
Kubâ'dakilerin yüzleri Şam'a dönükken Kâbe'ye yönelme haberi gelince Kâbe'ye döndüler.
Abdullah b. Ömer
Bab 17«Kendilerine kitap verdiklerimiz onu, oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Onlardan bir grup ise bile bile hakkı gizler» âyetinden «...şüphe edenlerden» sözüne kadar (Bakara 2/146-147)
4492
Peygamber ile on altı ya da on yedi ay Beytülmakdis'e doğru namaz kıldık, sonra o kıbleye çevrildi.
Berâ
Bab 18«Herkesin yöneldiği bir yönü vardır. Öyleyse hayırlarda yarışın. Nerede olursanız olun Allah hepinizi bir araya getirecektir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir» âyeti (Bakara 2/148)
4493
Kubâ'da sabah namazındakiler haberi alınca oldukları hâl üzere dönüp Kâbe'ye yöneldiler.
Abdullah b. Ömer
Bab 19«Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir. Bu, şüphesiz Rabbinden gelen haktır. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir» âyeti (Bakara 2/149). «Şatrahû», onun karşısı (yönü) demektir
4494
Kubâ'da sabah namazında yüzleri Şam'a dönük olanlar, haber gelince kıbleye döndüler.
Abdullah b. Ömer
Bab 20«Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir. Nerede olursanız olun...» âyetinden «...ki doğru yolu bulasınız» sözüne kadar (Bakara 2/150)
4495
Âişe: "Eğer dediğin gibi olsaydı âyet 'onları tavaf etmemesinde günah yoktur' şeklinde olurdu."
Urve
Bab 21«Şüphesiz Safâ ile Merve Allah'ın şiarlarındandır. Kim hac veya umre maksadıyla Beyt'i ziyaret ederse, onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Kim gönüllü olarak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir» buyruğu (Bakara 2/158)
4496
Enes: Safâ ile Merve'yi cahiliye işlerinden sayardık; İslâm gelince onlardan uzak durduk.
Âsım b. Süleymân
Bab 21«Şüphesiz Safâ ile Merve Allah'ın şiarlarındandır. Kim hac veya umre maksadıyla Beyt'i ziyaret ederse, onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Kim gönüllü olarak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir» buyruğu (Bakara 2/158)
4497
Allah'tan başkasını O'na denk tutup ona dua eder hâlde ölen kimse cehenneme girer.
Abdullah
Bab 22«İnsanlardan kimi de Allah'tan başkasını O'na eşler edinir» buyruğu (Bakara 2/165)
4498
İsrâiloğullarında kısas vardı, diyet yoktu; diyet bu ümmete Rabbinden bir hafifletme ve rahmettir.
İbn Abbâs
Bab 23«Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: Hüre hür...» âyetinden «...elem verici bir azap vardır» sözüne kadar (Bakara 2/178)
4499
Allah'ın kitabının hükmü kısastır.
Enes
Bab 23«Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: Hüre hür...» âyetinden «...elem verici bir azap vardır» sözüne kadar (Bakara 2/178)
4500
Allah'ın kulları arasında öyleleri vardır ki Allah'a yemin etse Allah onun yeminini yerine getirir.
Enes
Bab 23«Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: Hüre hür...» âyetinden «...elem verici bir azap vardır» sözüne kadar (Bakara 2/178)
4501
Cahiliye ehli Âşûrâ'yı oruçla geçirirdi; Ramazan inince dileyen onu tuttu, dileyen tutmadı.
Abdullah b. Ömer
Bab 24«Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı ki sakınasınız» âyeti (Bakara 2/183)
4502
Âşûrâ Ramazan'dan önce tutulurdu; Ramazan inince "Dileyen oruç tutsun, dileyen yesin" buyurdu.
Âişe
Bab 24«Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı ki sakınasınız» âyeti (Bakara 2/183)
4503
Abdullah b. Mes'ûd, Eş'as'a: "Âşûrâ orucu Ramazan inince terk edildi; yaklaş, ye" dedi.
Alkame, Abdullah'tan
Bab 24«Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı ki sakınasınız» âyeti (Bakara 2/183)
4504
Kureyş cahiliyede Âşûrâ'yı oruçla geçirirdi; Ramazan inince farz o oldu ve Âşûrâ terk edildi.
Âişe
Bab 24«Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı ki sakınasınız» âyeti (Bakara 2/183)
4505
İbn Abbâs: Fidye âyeti neshedilmemiştir; oruç tutamayan yaşlı erkek ve yaşlı kadın içindir.
Atâ
Bab 25«(Oruç) sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta veya yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Ona güç yetirebilenlerin üzerine bir fidye, bir yoksulu doyurmak gerekir. Kim gönüllü olarak bir hayır yaparsa bu kendisi için daha hayırlıdır. Bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır» buyruğu (Bakara 2/184)
4506
İbn Ömer fidye âyetini okudu ve: "O neshedilmiştir" dedi.
Nâfi'
Bab 26«Sizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin» âyeti (Bakara 2/185)
4507
Fidye âyeti inince dileyen oruç tutmayıp fidye verirdi; sonraki âyet onu neshetti.
Seleme
Bab 26«Sizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin» âyeti (Bakara 2/185)
4508
Ramazan boyunca kadınlara yaklaşmazlardı; bazıları kendilerine ihanet edince âyet indi.
Berâ
Bab 27«Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz. Allah, kendinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi; tövbenizi kabul etti ve sizi affetti. Artık onlarla birlikte olun ve Allah'ın sizin için yazdığını arayın» âyeti (Bakara 2/187)
4509
Beyaz ip ile siyah ip yastığının altında ise yastığın gerçekten geniş demektir.
Şa'bî, Adî'den
Bab 28«Fecrin beyaz ipliği siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin için. Sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâfta iken onlara yaklaşmayın» buyruğu (Bakara 2/187)
4510
İki ipi görüyorsan ensesi geniş birisin; o, gecenin karanlığı ve gündüzün aydınlığıdır.
Adî b. Hâtim
Bab 28«Fecrin beyaz ipliği siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin için. Sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâfta iken onlara yaklaşmayın» buyruğu (Bakara 2/187)
4511
"Fecirden" sözü indirilmeden önce bazıları ayaklarına beyaz ve siyah ip bağlayıp yemeye devam ederdi.
Sehl b. Sa'd
Bab 28«Fecrin beyaz ipliği siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin için. Sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâfta iken onlara yaklaşmayın» buyruğu (Bakara 2/187)
4512
Cahiliyede ihrama girenler evlerine arkadan girerdi; "Evlere kapılarından gelin" âyeti indi.
Berâ
Bab 29«İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Fakat iyilik, sakınanın iyiliğidir. Evlere kapılarından girin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz» buyruğu (Bakara 2/189)
4513, 4514, 4515
İbn Ömer: "Fitne kalmayıncaya kadar savaştık; siz ise fitne oluncaya kadar savaşmak istiyorsunuz."
Nâfi'
Bab 30«Fitne kalmayıncaya ve din Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur» buyruğu (Bakara 2/193)
4516
"Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın" âyeti infak hakkında indi.
Huzeyfe
Bab 31«Allah yolunda infak edin, kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın ve iyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever» buyruğu (Bakara 2/195)
4517
Ka'b b. Ucre: Fidye âyeti özellikle benim hakkımda indi, sizin için ise geneldir.
Abdullah b. Ma'kıl
Bab 32«Sizden kim hasta olur veya başından bir rahatsızlığı bulunursa» buyruğu (Bakara 2/196)
4518
Temettu âyeti indi, onu Resûlullah ile yaptık; ölünceye kadar ondan nehyetmedi.
İmrân b. Husayn
Bab 33«Kim hacca kadar umre ile faydalanırsa» âyeti (Bakara 2/196)
4519
Hac mevsimlerinde ticareti günah sayınca "Rabbinizden bir lütuf aramanızda günah yoktur" âyeti indi.
İbn Abbâs
Bab 34«Rabbinizden bir lütuf aramanızda size bir günah yoktur» âyeti (Bakara 2/198)
4520
Kureyş Müzdelife'de vakfe yapardı; Allah, Peygamberine Arafat'ta vakfe yapıp oradan ayrılmasını emretti.
Âişe
Bab 35«Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin» âyeti (Bakara 2/199)
4521
Hedy bulamayan hac günlerinde Arefe'den önce üç gün oruç tutar; sonuncusu Arefe günü olursa günah yoktur.
İbn Abbâs
Bab 35«Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin» âyeti (Bakara 2/199)
4522
Allah'ım! Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.
Enes
Bab 36«Onlardan kimi de: "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" der» âyeti (Bakara 2/201)
4523
Allah katında adamların en sevimsizi, inatçı ve kavgacı olandır.
Âişe, Peygamber'e ulaştırarak
Bab 37«Oysa o, düşmanların en yamanıdır» âyeti (Bakara 2/204)
4524, 4525
Âişe: Allah Resûlüne bir şey vaat etmişse, o bunun ölmeden önce olacağını mutlaka bilmiştir.
İbn Ebû Müleyke
Bab 38«Yoksa sizden önce gelip geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara yoksulluk ve sıkıntı dokundu» âyetinden «...yakındır» sözüne kadar (Bakara 2/214)
4526, 4527
İbn Ömer Kur'an okurken bitirinceye kadar konuşmaz, âyetlerin ne hakkında indiğini anlatırdı.
Nâfi'
Bab 39«Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için (ileriye) bir şey takdim edin» âyeti (Bakara 2/223)
4528
Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz şekilde gelin.
Câbir
Bab 39«Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için (ileriye) bir şey takdim edin» âyeti (Bakara 2/223)
4529
Ma'kıl, boşanan kız kardeşinin eski kocasıyla evlenmesine yanaşmayınca âyet nazil oldu.
Ma'kıl b. Yesâr
Bab 40«Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini doldurdukları zaman, onları kocalarıyla evlenmekten alıkoymayın» âyeti (Bakara 2/232)
4530
Osman: "Kardeşimin oğlu! Ben ondan hiçbir şeyi yerinden değiştirmem" dedi.
Abdullah b. Zübeyr
Bab 42«Namazlara ve orta namaza devam edin» âyeti (Bakara 2/238)
4531
Bu âyet, kadının kocasının ailesi yanında iddet beklemesini neshetti; artık dilediği yerde iddet bekler.
Mücâhid
Bab 42«Namazlara ve orta namaza devam edin» âyeti (Bakara 2/238)
4532
İbn Mes'ûd: "Kısa Nisâ sûresi, uzun olandan sonra nazil olmuştur" dedi.
Muhammed b. Sîrîn
Bab 42«Namazlara ve orta namaza devam edin» âyeti (Bakara 2/238)
4533
Hendek günü: "Bizi orta namazdan güneş batıncaya kadar alıkoydular; Allah kabirlerini ateşle doldursun."
Ali
Bab 42«Namazlara ve orta namaza devam edin» âyeti (Bakara 2/238)
4534
Namazda konuşurduk; "Allah'a gönülden boyun eğerek durun" âyeti nazil olunca susmakla emrolunduk.
Zeyd b. Erkam
Bab 43«Allah'a gönülden boyun eğerek durun» âyeti (Bakara 2/238). «Kânitîn», itaat edenler demektir
4535
Korku daha şiddetli olursa yaya ya da binekli olarak, kıbleye yönelerek veya yönelmeyerek kılarlar.
Nâfi'
Bab 44Aziz ve celil olan Allah'ın «Eğer korkarsanız yaya olarak veya binek üzerinde (namazınızı kılın). Güvene kavuştuğunuzda, bilmediklerinizi size öğrettiği gibi Allah'ı anın» buyruğu (Bakara 2/239)
4536
Neshedilen âyeti niçin yazdığı sorulunca Osman: "Onu yerinde bırakırsın" dedi.
Abdullah b. Zübeyr
Bab 45«Sizden ölüp de geride eşler bırakanlar» âyeti (Bakara 2/240)
4537
Biz şüphe etmeye İbrâhîm'den daha lâyıkız; o "kalbim mutmain olsun" demişti.
Ebû Hüreyre
Bab 46«Hani İbrâhim: "Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster" demişti» âyeti (Bakara 2/260)
4538
Âyet, Allah'a itaatle amel edip sonra günahlarla amellerini batıran zengin adam için misaldir.
Ubeyd b. Umeyr
Bab 47«Sizden biriniz ister mi ki bir bahçesi olsun» buyruğundan «...düşünesiniz» sözüne kadar (Bakara 2/266)
4539
Miskin ancak iffetli davranandır; dilerseniz "İnsanlardan yüzsüzce bir şey istemezler" âyetini okuyun.
Ebû Hüreyre
Bab 48«İnsanlardan ısrarla istemezler» âyeti (Bakara 2/273)
4540
Ribâ âyetleri nazil olunca Resûlullah onları insanlara okudu, sonra içki ticaretini haram kıldı.
Âişe
Bab 49«Allah alışverişi helâl, ribâyı haram kıldı» âyeti (Bakara 2/275)
4541
Bakara'nın son âyetleri inince Resûlullah çıkıp onları mescitte okudu ve içki ticaretini haram kıldı.
Âişe
Bab 50«Allah ribâyı mahveder» âyeti (Bakara 2/276). «Yemhaku», onu giderir demektir
4542
Bakara sûresinin sonundaki âyetler inince Peygamber onları mescitte okuyup içki ticaretini haram kıldı.
Âişe
Bab 51«Fe'zenû bi-harbin (Savaşı haber alın)» âyeti (Bakara 2/279). «Fe'zenû», bilin demektir
4543
Resûlullah kalkıp Bakara'nın sonundaki âyetleri bize okudu, sonra içki ticaretini haram kıldı.
Âişe
Bab 52«Eğer (borçlu) darlık içinde ise, ona genişlik zamanına kadar mühlet verin» ve «Bilirseniz sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır» âyeti (Bakara 2/280)
4544
Peygamber'e nazil olan son âyet, ribâ âyetidir.
Abdullah b. Abbâs
Bab 53«Allah'a döndürüleceğiniz bir günden sakının» âyeti (Bakara 2/281)
4545
"İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de" âyeti neshedilmiştir.
Peygamber'in ashabından bir adam -ki o İbn Ömer'dir-
Bab 54«İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah her şeye kadirdir» âyeti (Bakara 2/284)
4546
"İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de" âyetini ondan sonraki âyet neshetti.
Mervân el-Asfar, Resûlullah'ın ashabından bir adamdan -onun İbn Ömer olduğunu sanıyorum dedi-
Bab 55«Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti» âyeti (Bakara 2/285)
4547
Müteşâbih âyetlere uyanları gördüğünde, işte onlar Allah'ın adını andığı kimselerdir; onlardan sakının.
Âişe
Bab 1«Onun bazı âyetleri muhkemdir» âyeti (Âl-i İmrân 3/7)
4548
Doğan her çocuğa doğduğu anda şeytan dokunur, o da bağırarak ağlar; Meryem ve oğlu müstesna.
Ebû Hüreyre
Bab 2«Ben onu ve soyunu kovulmuş şeytandan sana sığındırırım» âyeti (Âl-i İmrân 3/36)
4549, 4550
Eş'as b. Kays: "Bu âyet benim hakkımda indirildi; amcamın oğlunun arazisinde bir kuyum vardı" dedi.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 3«Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir bedele satanlar, işte onların (âhirette) bir payı yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/77). «Lâ halâka», hayır yoktur demektir
4551
Bir adam, verilmediği hâlde malına şu fiyat verildi diye yemin edince "Allah'ın ahdini... satanlar" âyeti indi.
Abdullah b. Ebû Evfâ
Bab 3«Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir bedele satanlar, işte onların (âhirette) bir payı yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/77). «Lâ halâka», hayır yoktur demektir
4552
İnsanlara iddiaları üzerine verilseydi, birtakım insanların kanları ve malları giderdi.
İbn Ebû Müleyke
Bab 3«Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir bedele satanlar, işte onların (âhirette) bir payı yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/77). «Lâ halâka», hayır yoktur demektir
4553
Hirakl: "Söylediğin doğruysa o bir peygamberdir; mülkü iki ayağımın altındaki yere kadar ulaşacaktır" dedi.
Abdullah b. Abbâs
Bab 4«De ki: Ey Ehl-i kitap! Bizimle sizin aranızda ortak olan bir söze gelin: Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim» âyeti (Âl-i İmrân 3/64)
4554
Ebû Talha: "Mallarımın bence en sevimlisi Beyruhâ'dır; o, Allah için bir sadakadır" dedi.
Enes b. Mâlik
Bab 5«Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe asla erişemezsiniz» âyetinden «...Allah onu hakkıyla bilir» sözüne kadar (Âl-i İmrân 3/92)
4555
Ebû Talha onu Hassân ile Übey'e verdi; ona daha yakın olduğum hâlde bana bir şey vermedi.
Enes
Bab 5«Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe asla erişemezsiniz» âyetinden «...Allah onu hakkıyla bilir» sözüne kadar (Âl-i İmrân 3/92)
4556
Abdullah b. Selâm, âlimin elini recm âyetinin üzerinden çekip "Bu nedir?" dedi.
Abdullah b. Ömer
Bab 6«De ki: Eğer doğru sözlüyseniz Tevrat'ı getirin de onu okuyun» âyeti (Âl-i İmrân 3/93)
4557
İnsanlar için insanların en hayırlısısınız; onları boyunlarında zincirlerle getirirsiniz, nihayet İslâm'a girerler.
Ebû Hüreyre
Bab 7«Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz» âyeti (Âl-i İmrân 3/110)
4558
O iki grup bizdik; Allah "onların velisiydi" dediği için âyetin inmemiş olmasını istemeyiz.
Câbir b. Abdullah
Bab 8«Hani sizden iki topluluk yılgınlık göstermeye yüz tutmuştu» âyeti (Âl-i İmrân 3/122)
4559
Peygamber sabah namazında falancalara lanet edince "Bu işte senin hiçbir yetkin yoktur" âyeti indi.
Abdullah b. Ömer
Bab 9«Bu işten sana hiçbir şey yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/128)
4560
Resûlullah birinin aleyhine ya da lehine dua etmek istediğinde rükûdan sonra kunut yapardı.
Ebû Hüreyre
Bab 9«Bu işten sana hiçbir şey yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/128)
4561
Uhud'da bozgun sırasında Peygamber'in yanında on iki adamdan başkası kalmadı.
Berâ b. Âzib
Bab 10«Peygamber ise arkanızdan sizi çağırıyordu» buyruğu (Âl-i İmrân 3/153)
4562
Uhud günü saflarımızda iken bizi uyuklama bastırdı; kılıcım elimden düşüyor, ben onu alıyordum.
Ebû Talha
Bab 11«Bir güven, bir uyku (indirdi)» buyruğu (Âl-i İmrân 3/154)
4563
"Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" sözünü İbrâhîm ateşe atıldığında, Muhammed de söyledi.
Abdullah b. Abbâs
Bab 13«İnsanlar size karşı toplandı» âyeti (Âl-i İmrân 3/173)
4564
İbrâhîm'in ateşe atıldığı zamanki son sözü "Allah bana yeter, O ne güzel vekildir" oldu.
Abdullah b. Abbâs
Bab 13«İnsanlar size karşı toplandı» âyeti (Âl-i İmrân 3/173)
4565
Zekâtı verilmeyen mal, kıyamet günü sahibine "Ben senin malınım, ben senin hazinenim" diyen bir yılan olur.
Ebû Hüreyre
Bab 14«Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler sanmasınlar» âyeti (Âl-i İmrân 3/180)
4566
Peygamber ve ashabı, Allah'ın emrettiği gibi müşrikleri ve Ehl-i kitabı affeder, eziyete sabrederlerdi.
Üsâme b. Zeyd
Bab 15«Sizden önce kitap verilenlerden ve ortak koşanlardan mutlaka çok eziyet verici sözler işiteceksiniz» âyeti (Âl-i İmrân 3/186)
4567
Münafıklar gazveden geri kalır, dönüşte özür dileyip yemin eder ve yapmadıkları şeyle övülmeyi severlerdi.
Ebû Saîd el-Hudrî
Bab 16«Yaptıklarına sevinenler sanmasınlar» âyeti (Âl-i İmrân 3/188)
4568
İbn Abbâs: Âyet, Peygamber'in sorduğunu gizleyip gizlemelerine sevinen yahudiler hakkındadır.
Alkame b. Vakkâs
Bab 16«Yaptıklarına sevinenler sanmasınlar» âyeti (Âl-i İmrân 3/188)
4569
Peygamber gecenin son üçte birinde göğe bakıp "Göklerin ve yerin yaratılışında..." âyetini okudu.
Abdullah b. Abbâs
Bab 17«Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında...» buyruğu (Âl-i İmrân 3/190)
4570
Resûlullah'ın namazına mutlaka bakacağım dedim; uyanınca Âl-i İmrân'ın son on âyetini okudu.
Abdullah b. Abbâs
Bab 18«Onlar ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler» âyeti (Âl-i İmrân 3/191)
4571
Resûlullah sağ elini başımın üzerine koydu ve sağ eliyle kulağımdan tutup onu bükmeye başladı.
Abdullah b. Abbâs
Bab 19«Rabbimiz! Sen kimi ateşe sokarsan, şüphesiz onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/192)
4572
Vitirden sonra müezzin gelinceye kadar uzandı, sonra hafif iki rekât kılıp sabah namazına çıktı.
Abdullah b. Abbâs
Bab 20«Rabbimiz! Biz, imana çağıran bir davetçiyi işittik» âyeti (Âl-i İmrân 3/193)
4573
Yetim kızı sırf hurma ağacı için nikâhında tutan adam hakkında "Yetimler hakkında adaleti..." âyeti indi.
Âişe
Bab 1«Eğer yetimler hakkında adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız» âyeti (Nisâ 4/3)
4574
Yetim kızlarla ancak adaleti gözeterek ve emsallerinin en yüksek mehrini vererek evlenilebilir.
Urve b. Zübeyr
Bab 1«Eğer yetimler hakkında adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız» âyeti (Nisâ 4/3)
4575
Fakir olan veli, yetimin işini görmesi karşılığında onun malından örfe uygun biçimde yiyebilir.
Âişe
Bab 2«Fakir olan da örfe uygun şekilde yesin. Mallarını kendilerine teslim ettiğinizde, onların yanında şahit bulundurun» âyeti (Nisâ 4/6)
4576
Taksimde hazır bulunan akraba, yetim ve yoksullara dair âyet muhkemdir, neshedilmiş değildir.
İbn Abbâs
Bab 3«Taksim sırasında akrabalar, yetimler ve yoksullar hazır bulunduklarında» âyeti (Nisâ 4/8)
4577
Câbir'in malı hakkındaki sorusu üzerine "Allah size çocuklarınız hakkında vasiyet eder" âyeti indi.
Câbir
Bab 4«Allah size emreder» âyeti (Nisâ 4/11)
4578
Mal çocuğun, vasiyet anne babanın idi; Allah bundan dilediğini neshetti.
İbn Abbâs
Bab 5«Eşlerinizin bıraktıklarının yarısı sizindir» âyeti (Nisâ 4/12)
4579
Bir adam öldüğünde velileri, onun karısı üzerinde kadının kendi ailesinden daha çok hak sahibi sayılırdı.
İbn Abbâs
Bab 6«Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir» âyeti (Nisâ 4/19)
4580
Muhâcirle ensâr arasındaki kardeşlik mirası, "Her biri için mirasçılar kıldık" âyetiyle neshedildi.
İbn Abbâs
Bab 7«Anne-babanın ve yakınların bıraktıklarından her biri için mirasçılar belirledik» âyeti (Nisâ 4/33)
4581
Kıyamet günü Allah'ı görmekte, bulutsuz günde güneşi ve dolunayı görmekte olduğu gibi zorluk çekilmez.
Ebû Saîd el-Hudrî
Bab 8«Şüphesiz Allah zerre ağırlığınca zulmetmez» âyeti (Nisâ 4/40); yani zerre ağırlığınca demektir
4582
Ben Kur'an'ı başkasından dinlemeyi severim.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 9«Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de bunlara şahit olarak getirdiğimiz zaman nice olacak?» âyeti (Nisâ 4/41)
4583
Esmâ'nın gerdanlığını arayanlar abdestsiz namaz kılınca teyemmüm âyeti indi.
Âişe
Bab 10«Eğer hasta olursanız veya yolculukta bulunursanız ya da biriniz ayak yolundan gelirse» buyruğu (Nisâ 4/43)
4584
Emir sahiplerine itaat âyeti, Abdullah b. Huzâfe bir seriyyeye gönderildiğinde indi.
İbn Abbâs
Bab 11«Allah'a itaat edin, Peygamber'e ve sizden olan ulü'l-emre itaat edin» âyeti (Nisâ 4/59). (Ulü'l-emr) emir sahipleri demektir
4585
Zübeyr ile ensârînin su arkı davası üzerine "Seni hakem kılmadıkça iman etmiş olmazlar" âyeti indi.
Urve
Bab 12«Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem kılmadıkça iman etmiş olmazlar» âyeti (Nisâ 4/65)
4586
Hastalanan her peygamber, mutlaka dünya ile âhiret arasında muhayyer bırakılır.
Âişe
Bab 13«İşte onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle beraberdirler» âyeti (Nisâ 4/69)
4587
Ben ve annem, zayıf bırakılanlardan idik.
İbn Abbâs
Bab 14«Size ne oluyor ki Allah yolunda savaşmıyorsunuz» buyruğundan «...halkı zalim olan» sözüne kadar (Nisâ 4/75)
4588
Ben ve annem, Allah'ın mazur saydığı kimselerdendik.
İbn Ebû Müleyke
Bab 14«Size ne oluyor ki Allah yolunda savaşmıyorsunuz» buyruğundan «...halkı zalim olan» sözüne kadar (Nisâ 4/75)
4589
Medine Tayyibe'dir; ateşin gümüşün kirini giderdiği gibi o da kiri dışarı atar.
Zeyd b. Sâbit
Bab 15«Size ne oluyor ki münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Oysa Allah onları tepetaklak etmiştir» âyeti (Nisâ 4/88)
4590
Mümini kasten öldürmeye dair âyet en son inenlerdendir ve onu hiçbir şey neshetmedi.
Saîd b. Cübeyr
Bab 16«Kim bir mümini kasten öldürürse cezası cehennemdir» âyeti (Nisâ 4/93)
4591
Selâm veren adamı öldürüp koyunlarını alanlar hakkında "Size selâm verene mümin değilsin demeyin" âyeti indi.
İbn Abbâs
Bab 17«Size selâm verene "Sen mümin değilsin" demeyin» âyeti (Nisâ 4/94). "Es-silm", "es-seleme" ve "es-selâm" aynıdır
4592
Vahiy inerken Peygamber'in uyluğu Zeyd'in uyluğuna, ezilecek diye korkacağı kadar ağırlaştı.
Sehl b. Sa'd es-Sâidî
Bab 18«Müminlerden oturanlarla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz» âyeti (Nisâ 4/95)
4593
İbn Ümmü Mektûm âmâlığından şikâyet edince Allah "özür sahipleri dışında" ifadesini indirdi.
Berâ
Bab 18«Müminlerden oturanlarla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz» âyeti (Nisâ 4/95)
4594
İbn Ümmü Mektûm "Ben âmâyım" deyince âyet "özür sahipleri dışında" ifadesiyle yeniden indi.
Berâ
Bab 18«Müminlerden oturanlarla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz» âyeti (Nisâ 4/95)
4595
Oturanlarla cihad edenlerin bir olmaması, Bedir'den geri kalanlarla Bedir'e çıkanlar hakkındadır.
İbn Abbâs
Bab 18«Müminlerden oturanlarla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz» âyeti (Nisâ 4/95)
4596
Müşriklerin kalabalığını çoğaltan müslümanlar hakkında "Meleklerin canlarını aldığı kimseler" âyeti indi.
Muhammed b. Abdurrahman Ebu'l-Esved
Bab 19«Kendilerine zulmederken canlarını aldığı kimselere melekler: "Ne işte idiniz?" derler. Onlar: "Biz yeryüzünde zayıf bırakılmışlardık" derler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi ki orada hicret edeydiniz?" derler» âyeti (Nisâ 4/97)
4597
Annem, Allah'ın mazur saydığı kimselerdendi.
İbn Abbâs
Bab 20«Ancak hiçbir çareye gücü yetmeyen ve hiçbir yol bulamayan zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar müstesnadır» âyeti (Nisâ 4/98)
4598
Allah'ım! Müminlerden zayıf bırakılanları kurtar; Mudar'a baskını şiddetlendir.
Ebû Hüreyre
Bab 21«İşte onları Allah'ın affetmesi umulur. Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır» âyeti (Nisâ 4/99)
4599
"Hasta olursanız" ruhsatı hakkında İbn Abbâs: Abdurrahman b. Avf yaralı idi.
İbn Abbâs
Bab 22«Yağmurdan dolayı bir eziyet görürseniz veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda size bir günah yoktur» âyeti (Nisâ 4/102)
4600
Yetim kızın velisi, malına ortak olunmasın diye onu evlenmekten alıkoyardı; bu âyet bunun üzerine indi.
Âişe
Bab 23«Senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: Onlar hakkındaki fetvayı size Allah veriyor; bir de kadın yetimler hakkında kitapta size okunanlar (veriyor)» buyruğu (Nisâ 4/127)
4601
Kocası ayrılmak isteyen kadın hakkından vazgeçerek evliliği sürdürebilir; âyet bu hususta indi.
Âişe
Bab 24«Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden veya yüz çevirmesinden korkarsa» âyeti (Nisâ 4/128)
4602
Nifak, sizden daha hayırlı bir topluluğa indirildi; sonra tövbe ettiler, Allah da tövbelerini kabul etti.
Esved
Bab 25«Şüphesiz münafıklar ateşin en alt tabakasındadır» âyeti (Nisâ 4/145)
4603
Hiç kimsenin, ben Yûnus b. Mettâ'dan daha hayırlıyım demesi uygun olmaz.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 26«Şüphesiz biz sana vahyettik» buyruğundan «...Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleymân'a» sözüne kadar (Nisâ 4/163)
4604
Kim ben Yûnus b. Mettâ'dan daha hayırlıyım derse yalan söylemiş olur.
Ebû Hüreyre
Bab 26«Şüphesiz biz sana vahyettik» buyruğundan «...Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleymân'a» sözüne kadar (Nisâ 4/163)
4605
İnen son sûre Berâe, inen son âyet de "Senden fetva istiyorlar" âyetidir.
Berâ
Bab 27«Senden fetva istiyorlar. De ki: Allah size kelâle hakkında fetva veriyor: Çocuğu olmayıp kız kardeşi bulunan bir kişi ölürse, bıraktığının yarısı onundur. Kız kardeşin çocuğu yoksa, erkek kardeş de ona mirasçı olur» âyeti (Nisâ 4/176)
4606
"Bugün dininizi kemale erdirdim" âyeti Arefe günü, biz Arafat'ta iken indi.
Târık b. Şihâb
Bab 2«Bugün size dininizi kemale erdirdim» buyruğu (Mâide 5/3)
4607
Gerdanlık kaybolduğu için susuz kalınan yerde sabahlayınca Allah teyemmüm âyetini indirdi.
Âişe
Bab 3«Su bulamazsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin» buyruğu (Mâide 5/6)
4608
Ey Ebû Bekir ailesi! Allah sizin sayenizde insanlara bereket verdi; siz onlar için ancak bereketsiniz.
Âişe
Bab 3«Su bulamazsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin» buyruğu (Mâide 5/6)
4609
Biz sana İsrâiloğullarının Mûsâ'ya dediği gibi demeyiz; sen yürü, biz seninle beraberiz.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 4«Sen ve Rabbin gidin savaşın; biz burada oturuyoruz» buyruğu (Mâide 5/24)
4610
İslâm'da ancak evli iken zina eden, haksız yere cana kıyan ya da Allah ve Resûlü'ne savaş açanın öldürülmesi helâldir.
Ebû Kılâbe
Bab 5«Allah ve Resûlü'ne karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa koşanların cezası ancak öldürülmeleri veya asılmaları» âyetinden «...veya yerlerinden sürülmeleridir» sözüne kadar (Mâide 5/33)
4611
Allah'ın kulları arasında öyleleri vardır ki Allah adına yemin etse, Allah onun yeminini yerine getirir.
Enes
Bab 6«Yaralar da kısastır» buyruğu (Mâide 5/45)
4612
Muhammed'in kendisine indirilenden bir şeyi gizlediğini söyleyen kimse yalan söylemiştir.
Âişe
Bab 7«Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et» âyeti (Mâide 5/67)
4613
Lağv yemin âyeti, adamın "Hayır, vallahi" ve "Evet, vallahi" demesi hakkında indi.
Âişe
Bab 8«Allah sizi yeminlerinizdeki lağv (kasıtsız söz) sebebiyle sorumlu tutmaz» buyruğu (Mâide 5/89)
4614
Ebû Bekir, Allah yemin kefaretini indirinceye kadar hiçbir yemininde hânis olmazdı.
Âişe
Bab 8«Allah sizi yeminlerinizdeki lağv (kasıtsız söz) sebebiyle sorumlu tutmaz» buyruğu (Mâide 5/89)
4615
Gazada kadınsız kalan sahâbîler hadım olmak istediler, Peygamber onları bundan nehyetti.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 9«Allah'ın size helâl kıldığı temiz şeyleri haram kılmayın» âyeti (Mâide 5/87)
4616
İçki yasağı indiğinde Medine'de beş çeşit içki vardı; aralarında üzüm içkisi yoktu.
Abdullah b. Ömer
Bab 10«İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir» buyruğu (Mâide 5/90)
4617
İçkinin haram kılındığını duyunca Ebû Talha ve arkadaşları küpleri döktürdü, bir daha ona dönmediler.
Enes b. Mâlik
Bab 10«İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir» buyruğu (Mâide 5/90)
4618
Uhud sabahı içki içenler o gün şehit oldular; bu, içkinin haram kılınmasından önce idi.
Câbir
Bab 10«İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir» buyruğu (Mâide 5/90)
4619
İçki beş şeyden olur: üzüm, hurma, bal, buğday ve arpa; hamr aklı örten şeydir.
Abdullah b. Ömer
Bab 10«İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir» buyruğu (Mâide 5/90)
4620
İçkinin haram kılındığı ilan edilince Ebû Talha onu döktürdü ve içki Medine sokaklarında aktı.
Enes
Bab 11«İman edip salih ameller işleyenlere, yediklerinden dolayı bir günah yoktur» âyetinden «...Allah iyilik edenleri sever» sözüne kadar (Mâide 5/93)
4621
Bir adam "Babam kim?" diye sorunca "Açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın" âyeti indi.
Enes
Bab 12«Size açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın» buyruğu (Mâide 5/101)
4622
Resûlullah'a alay ederek "Babam kim?", "Devem nerede?" diye soranlar hakkında âyet indi.
İbn Abbâs
Bab 12«Size açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın» buyruğu (Mâide 5/101)
4623
Amr b. Âmir el-Huzâî'yi ateşte bağırsaklarını sürüklerken gördüm; o, sâibeleri ilk salıveren kimseydi.
Saîd b. Müseyyeb
Bab 13«Allah ne bahîre, ne sâibe, ne vasîle ne de hâm meşru kılmıştır» âyeti (Mâide 5/103)
4624
Amr'ı cehennemde bağırsaklarını sürüklerken gördüm; o, sâibeleri ilk salıveren kimsedir
Âişe
Bab 13«Allah ne bahîre, ne sâibe, ne vasîle ne de hâm meşru kılmıştır» âyeti (Mâide 5/103)
4625
Kıyamet günü yaratılmışlar arasında ilk giydirilecek olan İbrâhîm'dir
Abdullah b. Abbas
Bab 14«Ben aralarında bulunduğum sürece onlara şahit idim. Beni vefat ettirince onları gözeten yalnız sen oldun. Sen her şeye şahitsin» âyeti (Mâide 5/117)
4626
Bazı insanlar sol tarafa götürülecek; ben de salih kulun dediği gibi diyeceğim
Abdullah b. Abbas
Bab 15«Eğer onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır; eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin» buyruğu (Mâide 5/118)
4627
Gaybın anahtarları beştir; kıyamet saatinin bilgisi Allah katındadır
Abdullah b. Ömer
Bab 1«Gaybın anahtarları O'nun katındadır; onları O'ndan başkası bilmez» âyeti (En'âm 6/59)
4628
Üstünüzden azap âyeti inince Resûlullah: Senin vechine sığınırım, dedi
Câbir b. Abdullah
Bab 2«De ki: O, size üstünüzden bir azap göndermeye kadirdir» buyruğu (En'âm 6/65)
4629
Hangimiz zulmetmedi ki? dediler; bunun üzerine: Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür, âyeti indi
Abdullah
Bab 3«İmanlarını zulümle karıştırmayanlar» âyeti (En'âm 6/82)
4630
Hiçbir kula, ben Yûnus b. Mettâ'dan daha hayırlıyım demek yakışmaz
Abdullah b. Abbas
Bab 4«Yûnus'u ve Lût'u (da hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık» buyruğu (En'âm 6/86)
4631
Bir kulun, ben Yûnus b. Mettâ'dan üstünüm demesi uygun değildir
Ebû Hüreyre
Bab 4«Yûnus'u ve Lût'u (da hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık» buyruğu (En'âm 6/86)
4632
Sizin Peygamberiniz, onlara uyması emredilenlerdendir
Mücâhid
Bab 5«İşte onlar Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy» buyruğu (En'âm 6/90)
4633
Yahudilere iç yağlar haram kılınınca onu eritip sattılar ve parasını yediler
Câbir b. Abdullah
Bab 6«Yahudilere her tırnaklı hayvanı haram kıldık; sığırın ve koyunun da iç yağlarını onlara haram kıldık» buyruğu (En'âm 6/146)
4634
Allah'tan daha kıskanç kimse yoktur; bu sebeple açık ve gizli hayâsızlıkları haram kılmıştır
Abdullah
Bab 7«Çirkin işlerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın» buyruğu (En'âm 6/151)
4635
Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz; insanlar onu görünce yeryüzündeki herkes iman eder
Ebû Hüreyre
Bab 9«Şahitlerinizi getirin» buyruğu (En'âm 6/150)
4636
Güneş batıdan doğup insanlar onu görünce hepsi iman eder; o, imanın fayda vermeyeceği zamandır
Ebû Hüreyre
Bab 10«(O gün) hiçbir kimseye imanı fayda vermez» âyeti (En'âm 6/158)
4637
Övgüyü Allah'tan daha çok seven hiç kimse yoktur; bu sebeple kendini övmüştür
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 1Aziz ve celil olan Allah'ın «De ki: Rabbim ancak çirkin işlerin açığını da gizlisini de haram kılmıştır» buyruğu (A'râf 7/33)
4638
Beni peygamberler arasında üstün tutmayın; kıyamet günü insanlar bayılacak, ilk ayılan ben olacağım
Ebû Saîd el-Hudrî
Bab 2«Mûsâ tayin ettiğimiz vakitte gelip Rabbi onunla konuşunca: "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. (Allah): "Beni asla göremezsin; fakat dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni göreceksin" buyurdu. Rabbi dağa tecelli edince onu darmadağın etti ve Mûsâ baygın düştü. Ayılınca: "Seni tenzih ederim, sana tövbe ettim, ben müminlerin ilkiyim" dedi» âyeti (A'râf 7/143)
4639
Keme mantarı mendendir; suyu da göz için şifadır
Saîd b. Zeyd
BabEl-menn ve's-selvâ (kudret helvası ve bıldırcın)
4640
Arkadaşımı bana bırakır mısınız? Siz yalan söylüyorsun dediniz, Ebû Bekir ise doğru söyledin dedi
Ebü'd-Derdâ
Bab 3«De ki: Ey insanlar! Ben, göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan Allah'ın hepinize gönderdiği elçisiyim. O'ndan başka ilah yoktur. O diriltir ve öldürür. O hâlde Allah'a ve O'nun elçisi olan, Allah'a ve O'nun sözlerine iman eden ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız» âyeti (A'râf 7/158)
4641
İsrâiloğulları sözü değiştirdiler; kalçaları üzerinde sürünerek girip kıl içinde bir tane dediler
Ebû Hüreyre
Bab 4«Ve "Hıtta" deyin» buyruğu (A'râf 7/161)
4642
Hür âyeti okuyunca Ömer onun ötesine geçmedi; o, Allah'ın Kitabı'nın sınırında duran biriydi
Abdullah b. Abbas
Bab 5«Af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir» âyeti (A'râf 7/199). "El-urf", ma'rûf demektir
4643
Allah, af yolunu tut âyetini ancak insanların ahlakı hakkında indirmiştir
Abdullah b. Zübeyr
Bab 5«Af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir» âyeti (A'râf 7/199). "El-urf", ma'rûf demektir
4644
Allah, Peygamber'ine insanların ahlakından affı almasını emretti
Abdullah b. Zübeyr
Bab 5«Af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir» âyeti (A'râf 7/199). "El-urf", ma'rûf demektir
4645
Enfâl sûresi Bedir hakkında indi
Saîd b. Cübeyr
Bab 1«Sana enfâli (ganimetleri) soruyorlar. De ki: Enfâl Allah'a ve Resûl'e aittir. Öyleyse Allah'tan sakının ve aranızı düzeltin» buyruğu (Enfâl 8/1)
4646
Akıllarını kullanmayan sağır ve dilsizler, Abdüddâroğullarından bir gruptur
Abdullah b. Abbas
Bab 1«Allah katında canlıların en kötüsü, akıllarını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir» âyeti (Enfâl 8/22)
4647
Kur'an'daki en büyük sûre, Hamd âlemlerin Rabbi Allah'adır sûresidir; es-Seb'u'l-mesânîdir
Ebû Saîd b. Muallâ
Bab 2«Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığında Allah'a ve Resûl'e icabet edin. Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer ve siz O'nun huzurunda toplanacaksınız» âyeti (Enfâl 8/24)
4648
Ebû Cehil: Allah'ım, bu senin katından gelen hak ise başımıza gökten taş yağdır, dedi
Enes b. Mâlik
Bab 3«Hani: "Allah'ım! Eğer bu, senin katından gelen hak ise, üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem verici bir azap getir" demişlerdi» buyruğu (Enfâl 8/32)
4649
Sen onların içindeyken Allah onlara azap edecek değildir, âyeti Ebû Cehil'in sözü üzerine indi
Enes b. Mâlik
Bab 4«Sen onların arasında iken Allah onlara azap edecek değildir. Onlar istiğfar ederken de Allah onlara azap edecek değildir» âyeti (Enfâl 8/33)
4650
Osman'ı Allah affetmişti; Ali ise Resûlullah'ın amcasının oğlu ve damadıdır
Abdullah b. Ömer
Bab 5«Fitne kalmayıncaya kadar onlarla savaşın» âyeti (Enfâl 8/39)
4651
Fitne nedir biliyor musun? Muhammed müşriklerle savaşırdı; sizin saltanat için savaşmanız gibi değildi
Saîd b. Cübeyr
Bab 5«Fitne kalmayıncaya kadar onlarla savaşın» âyeti (Enfâl 8/39)
4652
Önce bir kişinin on kişiden kaçmaması farz kılındı; sonra yüz kişinin iki yüz kişiden kaçmaması yazıldı
Abdullah b. Abbas
Bab 6«Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa iki yüz kişiyi yenerler. Eğer sizden yüz kişi olursa, inkâr edenlerden bin kişiyi yenerler; çünkü onlar anlamayan bir topluluktur» âyeti (Enfâl 8/65)
4653
Allah sayıyı hafifletince, hafifletildiği ölçüde sabırları da eksildi
Abdullah b. Abbas
Bab 7«Şimdi Allah yükünüzü hafifletti ve sizde bir zaaf bulunduğunu bildi» âyetinden «...Allah sabredenlerle beraberdir» sözüne kadar (Enfâl 8/66)
4654
En son inen âyet kelâle âyeti, en son inen sûre de Berâe'dir
Berâ
Bab 1«Allah'tan ve Resûlü'nden, antlaşma yaptığınız müşriklere bir beraattir (ilişik kesmedir)» buyruğu (Tevbe 9/1)
4655
Ali, bizimle birlikte nahr günü Minâ halkı arasında Berâe'yi ilan etti
Ebû Hüreyre
Bab 2«Yeryüzünde dört ay dolaşın. Bilin ki siz Allah'ı âciz bırakamazsınız ve Allah kâfirleri rezil edecektir» buyruğu (Tevbe 9/2)
4656
Peygamber, Ali b. Ebû Tâlib'i arkadan gönderip ona Berâe'yi ilan etmesini emretti
Ebû Hüreyre
Bab 3«Hacc-ı ekber gününde Allah'tan ve Resûlü'nden insanlara bir ilandır: Allah ve Resûlü müşriklerden uzaktır. Eğer tövbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki siz Allah'ı âciz bırakamazsınız. İnkâr edenlere elem verici bir azabı müjdele» buyruğu (Tevbe 9/3)
4657
Humeyd, Ebû Hüreyre'nin hadisinden dolayı nahr günü hacc-ı ekber günüdür derdi
Ebû Hüreyre
Bab 4«Ancak müşriklerden antlaşma yaptıklarınız müstesna» âyeti (Tevbe 9/4)
4658
Bu âyetin ehlinden yalnızca üç kişi, münafıklardan da yalnızca dört kişi kaldı
Zeyd b. Vehb
Bab 5«Küfrün önderleriyle savaşın; çünkü onların yeminleri yoktur» âyeti (Tevbe 9/12)
4659
Sizden birinin biriktirdiği hazinesi, kıyamet günü başı kel bir erkek yılan olur
Ebû Hüreyre
Bab 6«Altını ve gümüşü biriktirip onları Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onlara elem verici bir azabı müjdele» buyruğu (Tevbe 9/34)
4660
Muâviye: Bu âyet ancak Ehl-i kitap hakkındadır, dedi; ben: Hem bizim hem onların hakkındadır, dedim
Zeyd b. Vehb
Bab 6«Altını ve gümüşü biriktirip onları Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onlara elem verici bir azabı müjdele» buyruğu (Tevbe 9/34)
4661
Zekât indirilince Allah onu mallar için bir temizlik kıldı
Hâlid b. Eslem
Bab 7Aziz ve celil olan Allah'ın «O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak, onlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanacak: "İşte bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; artık biriktirdiğinizi tadın!"» buyruğu (Tevbe 9/35)
4662
Zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü hâline dönmüştür; yıl on iki aydır
Ebû Bekre
Bab 8«Şüphesiz Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı gün Allah'ın kitabında on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır» buyruğu (Tevbe 9/36). «El-kayyim», kâim (dosdoğru) demektir
4663
Üçüncüleri Allah olan iki kişi hakkında ne düşünürsün?
Ebû Bekir
Bab 9«İki kişiden ikincisi olarak; hani ikisi mağarada idiler» buyruğu (Tevbe 9/40)
4664
Onun babası Zübeyr, annesi Esmâ, teyzesi Âişe, dedesi Ebû Bekir, ninesi de Safiyye'dir
Abdullah b. Abbas
Bab 9«İki kişiden ikincisi olarak; hani ikisi mağarada idiler» buyruğu (Tevbe 9/40)
4665
İnsanlar İbn Zübeyr'e biat et dediler; ben: Bu iş ondan nereye gider ki? dedim
İbn Ebû Müleyke
Bab 9«İki kişiden ikincisi olarak; hani ikisi mağarada idiler» buyruğu (Tevbe 9/40)
4666
Beni birilerinin yönetmesi kaçınılmazsa, amcamın oğullarının yönetmesi bana daha sevimlidir
İbn Ebû Müleyke
Bab 9«İki kişiden ikincisi olarak; hani ikisi mağarada idiler» buyruğu (Tevbe 9/40)
4667
Bunun soyundan dinden çıkıp gidecek bir topluluk çıkacak
Ebû Saîd
Bab 10«Ve kalpleri ısındırılacak olanlar» buyruğu (Tevbe 9/60)
4668
Münafıklar: Allah bunun sadakasına muhtaç değildir, dediler; bunun üzerine âyet indi
Ebû Mes'ûd
Bab 11«Müminlerden gönüllü olarak sadaka verenleri ayıplayanlar» buyruğu (Tevbe 9/79)
4669
Birimiz çabalayıp bir müd getirirdi; bugün ise onlardan birinin yüz bini vardır
Ebû Mes'ûd el-Ensârî
Bab 11«Müminlerden gönüllü olarak sadaka verenleri ayıplayanlar» buyruğu (Tevbe 9/79)
4670
Allah beni ancak serbest bıraktı; ben de yetmişten fazla bağışlanma dileyeceğim
Abdullah b. Ömer
Bab 12«Onlar için ister bağışlanma dile ister dileme; onlar için yetmiş defa bağışlanma dilesen de» buyruğu (Tevbe 9/80)
4671
Yetmişten fazla dilersem bağışlanacağını bilsem, ondan fazlasını dilerdim
Ömer b. Hattâb
Bab 12«Onlar için ister bağışlanma dile ister dileme; onlar için yetmiş defa bağışlanma dilesen de» buyruğu (Tevbe 9/80)
4672
Ömer: O münafık olduğu hâlde onun namazını mı kılacaksın? dedi
Abdullah b. Ömer
Bab 13«Onlardan ölen hiçbir kimsenin namazını asla kılma ve kabri başında durma» buyruğu (Tevbe 9/84)
4673
Allah hidayetten sonra bana, Resûlullah'a doğru söylememden daha büyük bir nimet vermedi
Ka'b b. Mâlik
Bab 14«Yanlarına döndüğünüzde kendilerinden yüz çevirmeniz için size Allah'a yemin edecekler. Onlardan yüz çevirin; çünkü onlar pisliktir. Kazandıklarına karşılık varacakları yer cehennemdir» buyruğu (Tevbe 9/95)
4674
Salih ameli kötü amelle karıştıranları Allah bağışladı; nehre dalınca çirkinlikleri gitti.
Semure b. Cündeb
Bab 15«Diğer bir kısmı da günahlarını itiraf ettiler. Salih bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. Umulur ki Allah onların tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir» buyruğu (Tevbe 9/102)
4675
Peygamber Ebû Tâlib'e ölüm döşeğinde "Lâ ilâhe illallah de; onunla Allah katında senin lehine delil getireyim" dedi.
Müseyyeb b. Hazn
Bab 16«Peygamber'e ve iman edenlere müşrikler için bağışlanma dilemek yaraşmaz» buyruğu (Tevbe 9/113)
4676
Ka'b b. Mâlik tövbesi için malını sadaka etmek isteyince Peygamber "Malının bir kısmını elinde tut" buyurdu.
Abdullah b. Ka'b
Bab 17«Andolsun ki Allah, Peygamber'in ve içlerinden bir kısmının kalpleri kaymak üzereyken güçlük saatinde ona uyan muhacirlerin ve ensârın tövbesini kabul etti. Sonra onların tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, onlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir» buyruğu (Tevbe 9/117)
4677
Allah, gecenin son üçte birinde Ka'b ve iki arkadaşının tövbesinin kabulünü Peygamberi'ne indirdi.
Abdullah b. Ka'b b. Mâlik
Bab 18«Geri bırakılan üç kişinin de (tövbesini kabul etti). Öyle ki yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, canları da kendilerine dar gelmişti; Allah'tan (kaçıp) yine O'na sığınmaktan başka sığınak olmadığını anlamışlardı. Sonra tövbe etsinler diye onların tövbesini kabul etti. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhametlidir» âyeti (Tevbe 9/118)
4678
Ka'b b. Mâlik: Resûlullah'a doğruyu söylediğimden bu yana kasten hiç yalan söylemedim.
Abdullah b. Ka'b b. Mâlik
Bab 19«Ey iman edenler! Allah'tan sakının ve doğrularla beraber olun» âyeti (Tevbe 9/119)
4679
Yemâme'de kurrâ şehit düşünce Ebû Bekir, Zeyd b. Sâbit'e Kur'an'ı araştırıp toplamasını emretti.
Vahyi yazanlardan olan Zeyd b. Sâbit el-Ensârî
Bab 20«Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size çok düşkündür, müminlere karşı çok şefkatli, çok merhametlidir» buyruğu (Tevbe 9/128). (Raûf) "re'fet" (şefkat) kökündendir
4680
Siz Mûsâ'ya yahudilerden daha lâyıksınız; Âşûrâ gününde siz de oruç tutun.
Abdullah b. Abbâs
Bab 2«İsrâiloğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve askerleri zulüm ve düşmanlıkla onları takip etti. Nihayet boğulmak üzere iken: "İsrâiloğulları'nın iman ettiğinden başka ilah olmadığına iman ettim; ben de müslümanlardanım" dedi» âyeti (Yûnus 10/90)
4681
Def-i hacette ve cinsel ilişkide göğe açılmaktan utananlar hakkında "Elâ innehum tesnevnî sudûruhum" âyeti indi.
Muhammed b. Abbâd b. Ca'fer
Bab 1«Haberiniz olsun ki onlar, O'ndan gizlenmek için göğüslerini büküyorlar. Haberiniz olsun ki elbiselerine büründükleri zaman bile O, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü bilendir» âyeti (Hûd 11/5)
4682
İbn Abbâs: Adam hanımıyla birleşirken ya da def-i hacette utanırdı; bunun üzerine Hûd 11/5 indi.
Muhammed b. Abbâd b. Ca'fer
Bab 1«Haberiniz olsun ki onlar, O'ndan gizlenmek için göğüslerini büküyorlar. Haberiniz olsun ki elbiselerine büründükleri zaman bile O, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü bilendir» âyeti (Hûd 11/5)
4683
İbn Abbâs, Hûd 11/5'i "Onlar O'ndan gizlenmek için göğüslerini büküp kıvırırlar" diye okudu.
Amr
Bab 1«Haberiniz olsun ki onlar, O'ndan gizlenmek için göğüslerini büküyorlar. Haberiniz olsun ki elbiselerine büründükleri zaman bile O, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü bilendir» âyeti (Hûd 11/5)
4684
İnfak et ki sana infak edeyim; Allah'ın eli doludur, hiçbir harcama onu eksiltmez.
Ebû Hüreyre
Bab 2«O'nun arşı su üzerinde idi» âyeti (Hûd 11/7)
4685
Dünyada onları örttüm, bugün de onları sana bağışlıyorum.
Safvân b. Muhriz
Bab 4«Şahitler: "Rablerine karşı yalan söyleyenler işte bunlardır" diyecekler. Haberiniz olsun ki Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir» âyeti (Hûd 11/18)
4686
Allah zalime mühlet verir; nihayet onu yakaladığında artık bırakmaz.
Ebû Mûsâ
Bab 5«Rabbin zulmeden kasabaları yakaladığı zaman, O'nun yakalayışı işte böyledir. Şüphesiz O'nun yakalaması çok acı ve çok şiddetlidir» âyeti (Hûd 11/102)
4687
Bir kadını öpen adam hakkında "Şüphesiz iyilikler kötülükleri giderir" âyeti indi.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 6«Gündüzün iki ucunda ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namazı dosdoğru kıl. Şüphesiz iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür» âyeti (Hûd 11/114)
4688
Kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm: Yûsuf b. Ya'kûb b. İshâk b. İbrâhîm.
Abdullah b. Ömer
Bab 1«Daha önce ataların İbrâhîm'e ve İshâk'a nimetini tamamladığı gibi, sana ve Ya'kûb ailesine de nimetini tamamlayacaktır» âyeti (Yûsuf 12/6)
4689
Cahiliyede en hayırlılarınız, dinde fakih olduklarında İslâm'da da en hayırlılarınızdır.
Ebû Hüreyre
Bab 2«Andolsun, Yûsuf ve kardeşlerinde soranlar için ibretler vardır» âyeti (Yûsuf 12/7)
4690
Âişe: Kendime Yûsuf'un babasından başka örnek bulamıyorum: "Artık bana düşen güzel bir sabırdır."
Zührî
Bab 3«(Ya'kûb) dedi ki: Hayır, nefisleriniz sizi bir işe sürükleyip onu size güzel gösterdi» âyeti (Yûsuf 12/18). «Sevvelet» süsledi demektir.
4691
Âişe: Benim ve sizin durumunuz Ya'kûb ve oğullarının durumu gibidir.
Âişe'nin annesi Ümmü Rûmân
Bab 3«(Ya'kûb) dedi ki: Hayır, nefisleriniz sizi bir işe sürükleyip onu size güzel gösterdi» âyeti (Yûsuf 12/18). «Sevvelet» süsledi demektir.
4692
İbn Mes'ûd "Heyte lek" diye okudu: Biz onu ancak bize öğretildiği gibi okuruz.
Ebû Vâil
Bab 4«Evinde bulunduğu kadın onun nefsinden murat almak istedi, kapıları kilitledi ve: "Haydi gel!" dedi» âyeti (Yûsuf 12/23)
4693
Allah'ım! Yûsuf'un yedi yılı gibi yedi yıl ile Kureyş'e karşı bana yet.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 4«Evinde bulunduğu kadın onun nefsinden murat almak istedi, kapıları kilitledi ve: "Haydi gel!" dedi» âyeti (Yûsuf 12/23)
4694
Yûsuf'un zindanda kaldığı kadar ben kalsaydım davetçiye icabet ederdim.
Ebû Hüreyre
Bab 5«Elçi ona gelince (Yûsuf) dedi ki: Efendine dön de ellerini kesen kadınların durumu neydi, ona sor. Şüphesiz Rabbim onların tuzağını bilir. (Hükümdar) dedi ki: Yûsuf'un nefsinden murat almak istediğinizde derdiniz neydi? Kadınlar: Hâşâ lillâh (Allah'ı tenzih ederiz), dediler» âyetleri (Yûsuf 12/50-51)
4695
Âişe: Maazallah! Peygamberler Rableri hakkında böyle bir zanda bulunmazlardı.
Urve b. Zübeyr
Bab 6«Nihayet peygamberler ümitlerini kesince» âyeti (Yûsuf 12/110)
4696
Urve "kuzibû"yu şeddesiz okuyunca Âişe "Maazallah!" dedi.
Urve
Bab 6«Nihayet peygamberler ümitlerini kesince» âyeti (Yûsuf 12/110)
4697
Gaybın anahtarları beştir; onları Allah'tan başkası bilmez, rahimlerin neyi eksilttiği de bunlardandır.
Abdullah b. Ömer
Bab 1«Allah her dişinin neye gebe olduğunu ve rahimlerin neyi eksik bıraktığını bilir» âyeti (Ra'd 13/8)
4698
Bana müslüman adama benzeyen bir ağaç söyleyin; yaprakları dökülmez, her zaman meyvesini verir.
Abdullah b. Ömer
Bab 1«(Güzel söz) kökü sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir. O her zaman meyvesini verir» âyetleri (İbrâhîm 14/24-25)
4699
Müslüman kabirde sorguya çekildiğinde Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Resûlullah olduğuna şahitlik eder.
Berâ b. Âzib
Bab 2«Allah iman edenleri sağlam sözle sabit kılar» âyeti (İbrâhîm 14/27)
4700
Allah'ın nimetini küfre değiştirenler, Mekke halkının kâfirleridir.
Atâ
Bab 3«Allah'ın nimetini küfürle değiştirenleri görmedin mi?» âyeti (İbrâhîm 14/28)
4701
Allah gökte bir işe hükmettiğinde melekler O'nun sözüne boyun eğerek kanatlarını çırparlar.
Ebû Hüreyre
Bab 1«Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da apaçık bir alev takip eder» âyeti (Hicr 15/18)
4702
Hicr halkının yurtlarına ancak ağlayarak girin; ağlamıyorsanız onların başına gelen size de gelmesin diye girmeyin.
Abdullah b. Ömer
Bab 2«Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı» âyeti (Hicr 15/80)
4703
Kur'an'daki en büyük sûre Fâtiha'dır; o, es-Seb'u'l-mesânî ve Peygamber'e verilen Kur'ân-ı azîmdir.
Ebû Saîd b. el-Muallâ
Bab 3«Andolsun, sana tekrarlanan yediyi (es-seb'u'l-mesânî) ve yüce Kur'an'ı verdik» âyeti (Hicr 15/87)
4704
Ümmü'l-Kur'ân, es-Seb'u'l-mesânî ve Kur'ân-ı azîmdir.
Ebû Hüreyre
Bab 3«Andolsun, sana tekrarlanan yediyi (es-seb'u'l-mesânî) ve yüce Kur'an'ı verdik» âyeti (Hicr 15/87)
4705
Kur'an'ı parça parça edenler, onun bir kısmına iman edip bir kısmını inkâr eden Ehl-i kitaptır.
Abdullah b. Abbâs
Bab 4«Onlar ki Kur'an'ı parça parça ettiler» âyeti (Hicr 15/91)
4706
Âyetteki bölücüler, kitabın bir kısmına iman edip bir kısmını inkâr eden yahudiler ve hıristiyanlardır.
Abdullah b. Abbâs
Bab 4«Onlar ki Kur'an'ı parça parça ettiler» âyeti (Hicr 15/91)
4707
Cimrilikten, tembellikten, ömrün en düşkün çağından ve kabir azabından sana sığınırım.
Enes b. Mâlik
Bab 1«Sizden kimi de ömrün en düşkün çağına itilir» âyeti (Nahl 16/70)
4708
Benî İsrâîl, Kehf ve Meryem sûreleri ilk inen üstün sûrelerdendir ve eskiden beri ezberimdedir.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 1Benî İsrâîl, Kehf ve Meryem sûrelerinin fazileti
4709
Seni fıtrata ileten Allah'a hamd olsun; şarabı alsaydın ümmetin azardı.
Ebû Hüreyre
Bab 3«Kulunu bir gece Mescid-i Harâm'dan yürüten» âyeti (İsrâ 17/1)
4710
Kureyş beni yalanlayınca Allah bana Beytülmakdis'i gösterdi; ona bakarak alametlerini haber verdim.
Câbir b. Abdullah
Bab 3«Kulunu bir gece Mescid-i Harâm'dan yürüten» âyeti (İsrâ 17/1)
4711
Cahiliyede bir kabile kalabalıklaşınca "Falanoğulları çoğaldı (emire)" derdik.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 4b«Bir kasabayı helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde şımarmış kimselerine emrederiz» âyeti (İsrâ 17/16)
4712
Kıyamet günü ben insanların efendisiyim; peygamberler "Nefsim, nefsim" der, insanlar sonunda bana gelir.
Ebû Hüreyre
Bab 5«Ey Nûh ile birlikte taşıdıklarımızın soyu! Şüphesiz o çok şükreden bir kuldu» âyeti (İsrâ 17/3)
4713
Dâvûd'a okumak hafifletildi; bineği eyerlenmeden önce okumasını bitirirdi.
Ebû Hüreyre
Bab 6«Dâvûd'a da Zebûr'u verdik» âyeti (İsrâ 17/55)
4714
İnsanlardan bazıları cinlere taparlardı; cinler müslüman oldu, tapanlar ise dinlerine sarılıp kaldılar.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 7«De ki: O'ndan başka (ilâh) zannettiklerinizi çağırın; onlar sizden sıkıntıyı ne giderebilir ne de başka yere çevirebilirler» âyeti (İsrâ 17/56)
4715
Rablerine vesile arayanlar, kendilerine tapılan ve sonra müslüman olan bir grup cindir.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 8«Onların yalvardıkları o kimseler, Rablerine (yaklaşmak için) vesile ararlar» âyeti (İsrâ 17/57)
4716
İsrâ gecesi Peygamber'e gösterilen rüya gözle görmedir; lanetlenmiş ağaç ise zakkum ağacıdır.
Abdullah b. Abbâs
Bab 9«Sana gösterdiğimiz o rüyayı ancak insanlar için bir imtihan kıldık» âyeti (İsrâ 17/60)
4717
Ebû Hüreyre: Gece ve gündüz meleklerinin buluşmasına delil olarak "Sabah namazı şahitlidir" âyetini okuyun.
Ebû Hüreyre
Bab 10«Şüphesiz fecrin Kur'an'ı (sabah namazında okunan Kur'an) şahitlidir» âyeti (İsrâ 17/78)
4718
Kıyamet günü şefaat sonunda Peygamber'e ulaşır; o gün Allah onu makam-ı mahmûda gönderir.
Abdullah b. Ömer
Bab 11«Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama (makâm-ı mahmûd) gönderir» âyeti (İsrâ 17/79)
4719
Ezanı işitince vesile ve makam-ı mahmûd duasını okuyana kıyamet günü şefaatim helal olur.
Câbir b. Abdullah
Bab 11«Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama (makâm-ı mahmûd) gönderir» âyeti (İsrâ 17/79)
4720
Peygamber Kâbe'nin etrafındaki putları çubukla dürterken "Hak geldi, bâtıl yok olup gitti" diyordu.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 12«De ki: Hak geldi, bâtıl yok oldu. Şüphesiz bâtıl yok olmaya mahkûmdur» âyeti (İsrâ 17/81)
4721
Yahudiler ruhu sorunca vahiy indi: Ruh Rabbimin emrindendir; size ancak az bir ilim verilmiştir.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 13«Sana rûhu soruyorlar» âyeti (İsrâ 17/85)
4722
Namazda sesini yükseltme âyeti, Peygamber Mekke'de gizlenirken müşrikler Kur'an'a sövmesin diye indi.
Abdullah b. Abbâs
Bab 14«Namazında sesini yükseltme, onu gizli de okuma» âyeti (İsrâ 17/110)
4723
"Namazında sesini yükseltme, onu gizli de okuma" âyeti dua hakkında indirildi.
Âişe
Bab 14«Namazında sesini yükseltme, onu gizli de okuma» âyeti (İsrâ 17/110)
4724
Resûlullah geceleyin Ali ile Fâtıma'nın yanına gelip "Namaz kılmıyor musunuz?" buyurdu.
Ali
Bab 1«İnsan, tartışmaya her şeyden daha düşkündür» âyeti (Kehf 18/54)
4725
Mûsâ'nın sabretmiş olmasını isterdik; böylece Allah onların haberinden bize anlatırdı.
Saîd b. Cübeyr
Bab 2«Hani Mûsâ genç yardımcısına: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım ya da uzun zaman yürüyeceğim" demişti» âyeti (Kehf 18/60)
4726
Hızır, Mûsâ'ya: "Benim bir ilmim var ki onu bilmen sana uygun düşmez" dedi.
İbn Cüreyc
Bab 3«İkisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular; balık denizde bir tünel gibi yolunu tuttu» âyeti (Kehf 18/61)
4727
Kayanın dibindeki Hayat pınarının suyu balığa değince balık canlanıp denize girdi.
Saîd b. Cübeyr
Bab 5«De ki: Amelleri bakımından en çok zarara uğrayanları size haber verelim mi?» âyeti (Kehf 18/103)
4728
Amelleri bakımından en çok zarara uğrayanlar, Muhammed'i yalanlayan yahudiler ve cenneti inkâr eden hıristiyanlardır.
Mus'ab b. Sa'd
Bab 6«(Genç) dedi ki: Kayaya sığındığımız zamanı hatırlıyor musun?» âyeti (Kehf 18/63)
4729
Kıyamet günü iri, şişman adam gelir; Allah katında bir sivrisinek kanadı kadar ağırlığı olmaz.
Ebû Hüreyre
Bab 7«Onlar Rablerinin âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenlerdir; bu yüzden amelleri boşa gitmiştir» âyeti (Kehf 18/105)
4730
Ölüm alacalı bir koç suretinde getirilip cennet ve cehennem ehlinin gözü önünde boğazlanır.
Ebû Saîd el-Hudrî
Bab 1«İnsan, tartışmaya her şeyden daha düşkündür» âyeti (Kehf 18/54)
4731
Resûlullah Cebrâil'e: "Bizi şimdi ziyaret ettiğinden daha çok ziyaret etmene ne engel oluyor?" dedi.
İbn Abbâs
Bab 2«Hani Mûsâ genç yardımcısına: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım ya da uzun zaman yürüyeceğim" demişti» âyeti (Kehf 18/60)
4732
Âs b. Vâil, Habbâb'a "Muhammed'i inkâr edinceye kadar sana alacağını vermem" dedi.
Habbâb
Bab 3«İkisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular; balık denizde bir tünel gibi yolunu tuttu» âyeti (Kehf 18/61)
4733
Mekke'de demirci idim; Âs b. Vâil'e bir kılıç yaptım, ücretini istemeye gittim.
Habbâb
Bab 4«Oradan geçtiklerinde (Mûsâ) genç yardımcısına: "Kuşluk yemeğimizi getir; andolsun, bu yolculuğumuzdan yorgunluk çektik" dedi» âyetinden «kasasan» sözüne kadar (Kehf 18/62-64)
4734
Câhiliye döneminde demirci idim; Âs b. Vâil'de alacağım vardı.
Habbâb
Bab 5«De ki: Amelleri bakımından en çok zarara uğrayanları size haber verelim mi?» âyeti (Kehf 18/103)
4735
Âs b. Vâil, "Ölümden sonra diriltilirsem mala ve çocuğa döndüğümde sana öderim" dedi.
Habbâb
Bab 6«(Genç) dedi ki: Kayaya sığındığımız zamanı hatırlıyor musun?» âyeti (Kehf 18/63)
4736
Âdem ile Mûsâ karşılaştılar ve Âdem, Mûsâ'ya delille üstün geldi.
Ebû Hüreyre
Bab 1«Seni kendim için seçip yetiştirdim» âyeti (Tâhâ 20/41)
4737
Biz Mûsâ'ya onlardan daha yakınız; siz de Âşûrâ gününü oruçla geçirin.
İbn Abbâs
Bab 2«Andolsun, Mûsâ'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar, onlara denizde kuru bir yol aç; yetişilmekten korkmayacak ve endişe etmeyeceksin" diye vahyettik. Firavun askerleriyle onları takip etti; denizden onları kaplayan şey kapladı. Firavun kavmini saptırdı, doğru yola iletmedi» âyetleri (Tâhâ 20/77-79)
4738
Âdem, Mûsâ'ya: "Beni yaratmadan önce Allah'ın aleyhime yazdığı bir iş yüzünden mi beni kınıyorsun?" dedi.
Ebû Hüreyre
Bab 3«Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun» âyeti (Tâhâ 20/117)
4739
Benî İsrâîl, Kehf, Meryem, Tâhâ ve Enbiyâ sûreleri ilk inen eski sûrelerdendir.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 3«Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun» âyeti (Tâhâ 20/117)
4740
Kıyamet günü ilk giydirilecek olan İbrâhîm'dir.
İbn Abbâs
Bab 2«İlk yaratmaya nasıl başladıysak onu yine öyle iade ederiz. (Bu) üzerimize bir vaattir» âyeti (Enbiyâ 21/104)
4741
Siz insanlar arasında beyaz öküzün böğründeki siyah kıl gibisiniz; cennet ehlinin yarısı olmanızı umarım.
Ebû Saîd el-Hudrî
Bab 1«İnsanları sarhoş görürsün» âyeti (Hac 22/2)
4742
Karısı erkek çocuk doğurup atları yavrularsa "Bu iyi bir dindir", yoksa "Bu kötü bir dindir" derdi.
İbn Abbâs
Bab 2«İnsanlardan kimi Allah'a bir kenarından ibadet eder; kendisine bir hayır dokunursa onunla huzur bulur, bir fitne dokunursa yüzüstü döner; dünyayı da âhireti de kaybetmiştir» âyetinden «İşte bu uzak bir sapıklıktır» sözüne kadar (Hac 22/11-12)
4743
"Şu ikisi Rableri hakkında tartışan iki hasımdır" âyeti Bedir'de Hamza ve Utbe ile arkadaşları hakkında indi.
Ebû Zer
Bab 3«Şu ikisi Rableri hakkında tartışan iki hasımdır» âyeti (Hac 22/19)
4744
Kıyamet günü hasımlaşmak için Rahmân'ın huzurunda diz çökecek ilk kişi benim.
Ali b. Ebû Tâlib
Bab 3«Şu ikisi Rableri hakkında tartışan iki hasımdır» âyeti (Hac 22/19)
4745
Uveymir'in karısı çocuğu, Resûlullah'ın Uveymir'i doğrulayan vasfı üzere doğurdu.
Sehl b. Sa'd
Bab 1«Eşlerine zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onlardan her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair Allah adına dört defa şahitlik etmesidir» âyeti (Nûr 24/6)
4746
Lânetleşen kadının oğlu annesine vâris olur, anne de ondan Allah'ın farz kıldığı payı alır.
Sehl b. Sa'd
Bab 2«Beşincisi de, eğer yalancılardan ise Allah'ın lanetinin kendi üzerine olmasıdır» âyeti (Nûr 24/7)
4747
Hilâl b. Ümeyye karısını Şerîk b. Sehmâ ile itham edince eşlere zina isnadına dair âyetler indi.
İbn Abbâs
Bab 3«Kadının, kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah adına dört defa şahitlik etmesi ondan cezayı kaldırır» âyeti (Nûr 24/8)
4748
Resûlullah, lânetleşen eşlerde çocuğun kadına ait olduğuna hükmetti ve aralarını ayırdı.
Abdullah b. Ömer
Bab 4«Beşincisi de, eğer (kocası) doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasıdır» âyeti (Nûr 24/9)
4749
İfk iftirasının büyüğünü üstlenen kişi Abdullah b. Übey b. Selûl'dür.
Âişe
Bab 5«O iftirayı uyduranlar içinizden bir topluluktur. Onu sizin için bir kötülük sanmayın; bilakis o sizin için bir hayırdır. Onlardan her birine kazandığı günah vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü üstlenene de büyük bir azap vardır» âyeti (Nûr 24/11). Effâk çok yalancı demektir.
4750
Allah azze ve celle seni temize çıkardı; Âişe: "Allah'tan başkasına hamd etmem" dedi ve İfk âyetleri indi.
Âişe
Bab 6«Onu işittiğinizde mümin erkekler ve mümin kadınlar kendileri hakkında iyi zan besleyip: "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi? Buna dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getiremediklerine göre, işte onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir» âyetleri (Nûr 24/12-13)
4751
Âişe'ye iftira atılınca bayılıp yere düştü.
Âişe'nin annesi Ümmü Rûmân
Bab 7«Dünyada ve âhirette Allah'ın lütfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız şey sebebiyle size mutlaka büyük bir azap dokunurdu» âyeti (Nûr 24/14)
4752
Âişe, Nûr sûresindeki âyeti "iz telikûnehû bi-elsinetiküm" şeklinde okurdu.
İbn Ebû Müleyke
Bab 8«Siz onu dillerinizle birbirinizden alıyor, hakkında bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylüyordunuz. Onu önemsiz sanıyordunuz; hâlbuki o Allah katında büyüktür» âyeti (Nûr 24/15)
4753
İbn Abbâs övünce Âişe: "Keşke unutulup gitmiş bir şey olsaydım" dedi.
İbn Ebû Müleyke
Bab 8b«Onu işittiğinizde: "Bunu konuşmamız bize yakışmaz. Sübhânsın! Bu büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi?» âyeti (Nûr 24/16)
4754
Kāsım tariki: İbn Abbâs Âişe'nin yanına girmek için izin isteyip onu övdü.
Kāsım
Bab 8b«Onu işittiğinizde: "Bunu konuşmamız bize yakışmaz. Sübhânsın! Bu büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi?» âyeti (Nûr 24/16)
4755
Hassân Âişe'yi şiirle övünce Âişe ona: "Ama sen öyle değilsin" dedi.
Mesrûk
Bab 9«Allah bir daha asla böyle bir şeye dönmemeniz için size öğüt veriyor» âyeti (Nûr 24/17)
4756
Âişe Hassân için: "Körlükten daha şiddetli hangi azap var? O, Resûlullah'ı savunurdu" dedi.
Mesrûk
Bab 10«Allah size âyetleri açıklıyor. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir» âyeti (Nûr 24/18)
4757
Resûlullah alnını silerken: "Müjde ey Âişe! Allah senin suçsuzluğunu indirdi" dedi.
Âişe
Bab 11«İman edenler arasında hayasızlığın yayılmasını isteyenler için dünyada ve âhirette acı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz. Allah'ın lütfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı ve Allah çok şefkatli, çok merhametli olmasaydı (hâliniz nice olurdu)!» ve «Sizden fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabaya, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere (bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler; affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir» âyetleri (Nûr 24/19-20, 22)
4758
İlk muhacir kadınlar, başörtüsü âyeti inince örtülerini yırtıp onlardan başörtüsü edindiler.
Âişe
Bab 12«Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar» âyeti (Nûr 24/31)
4759
Başörtüsü âyeti inince kadınlar izarlarını kenarlarından yırtıp onlardan başörtüsü edindiler.
Âişe
Bab 12«Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar» âyeti (Nûr 24/31)
4760
Kâfiri dünyada iki ayağı üzerinde yürüten, kıyamet günü yüzü üzerinde yürütmeye kadir değil midir?
Enes b. Mâlik
Bab 1«Yüzüstü cehenneme sürülecek olanlar, işte onlar yerce daha kötü ve yolca daha sapıktırlar» âyeti (Furkân 25/34)
4761
Peygamber'in en büyük günahlar hakkındaki sözünü doğrulamak üzere Furkân sûresindeki âyet indi.
Abdullah
Bab 2«Onlar ki Allah ile birlikte başka bir ilâha yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa esâm ile karşılaşır» âyeti (Furkân 25/68). (Esâm) ceza demektir.
4762
İbn Abbâs: Furkân'daki bu âyet Mekkî'dir; onu Nisâ sûresindeki Medenî bir âyet neshetti.
Kāsım b. Ebû Bezze
Bab 2«Onlar ki Allah ile birlikte başka bir ilâha yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa esâm ile karşılaşır» âyeti (Furkân 25/68). (Esâm) ceza demektir.
4763
Mümin öldürme âyeti en son inenler arasında indi; onu hiçbir şey neshetmedi.
Saîd b. Cübeyr
Bab 2«Onlar ki Allah ile birlikte başka bir ilâha yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa esâm ile karşılaşır» âyeti (Furkân 25/68). (Esâm) ceza demektir.
4764
İbn Abbâs: Mümini kasten öldürenin tövbesi yoktur; Furkân âyeti câhiliye ehli hakkındadır.
Saîd b. Cübeyr
Bab 2«Onlar ki Allah ile birlikte başka bir ilâha yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa esâm ile karşılaşır» âyeti (Furkân 25/68). (Esâm) ceza demektir.
4765
Mekke halkı günahlarını hatırlatınca Allah "Ancak tövbe eden, iman eden ve salih amel işleyen" âyetini indirdi.
Saîd b. Cübeyr
Bab 3«Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve orada alçaltılmış olarak ebedî kalır» âyeti (Furkân 25/69)
4766
İbn Abbâs: Mümini kasten öldürme âyetini hiçbir şey neshetmedi; Furkân âyeti şirk ehli hakkında indi.
Saîd b. Cübeyr
Bab 4«Ancak tövbe eden, iman eden ve salih amel işleyenler başka; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir» âyeti (Furkân 25/70)
4767
Beş şey geçmiştir: duman, ay, Rûm, büyük yakalama ve lizâm.
Abdullah
Bab 5«Artık o (yalanlamanız) yakanızı bırakmayacak (lizâm)» âyeti (Furkân 25/77). (Lizâm) helâk demektir.
4768
İbrâhim kıyamet günü babasını, üzerinde toz ve karalık olduğu halde görür.
Ebû Hüreyre
Bab 1«Diriltilecekleri gün beni rezil etme» âyeti (Şuarâ 26/87)
4769
İbrâhim babası için Allah'a vaadini hatırlatınca Allah: "Ben cenneti kâfirlere haram kıldım" buyurur.
Ebû Hüreyre
Bab 1«Diriltilecekleri gün beni rezil etme» âyeti (Şuarâ 26/87)
4770
"En yakın akrabanı uyar" âyeti inince Peygamber Safâ'ya çıkıp Kureyş boylarına seslendi.
İbn Abbâs
Bab 2«En yakın akrabanı uyar. Kanadını indir» âyetleri (Şuarâ 26/214-215). (Kanadını indir) yumuşak davran demektir.
4771
Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi Allah'tan satın alın; ben Allah'a karşı size hiçbir fayda sağlayamam.
Ebû Hüreyre
Bab 2«En yakın akrabanı uyar. Kanadını indir» âyetleri (Şuarâ 26/214-215). (Kanadını indir) yumuşak davran demektir.
4772
Ebû Tâlib ölürken Lâ ilâhe illallah demekten kaçındı; "Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin" âyeti onun hakkında indi.
Müseyyeb
Bab 1«Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; fakat Allah dilediğini hidayete erdirir» âyeti (Kasas 28/56)
4773
"Seni elbette dönülecek yere döndürecektir" âyetindeki dönülecek yer Mekke'dir.
İbn Abbâs
Bab 2«Şüphesiz Kur'an'ı sana farz kılan» âyeti (Kasas 28/85)
4774
İbn Mes'ûd: Kişinin bilmediği şey için "Bilmiyorum" demesi ilimdendir.
Mesrûk
Bab 2«Şüphesiz Kur'an'ı sana farz kılan» âyeti (Kasas 28/85)
4775
Hiçbir doğan yoktur ki fıtrat üzere doğmasın; Rûm sûresindeki fıtrat âyeti de bunu bildirir.
Ebû Hüreyre
Bab«Allah'ın yaratışında değişiklik yoktur» âyeti (Rûm 30/30). (Halkullâh) Allah'ın dini demektir.
4776
İmanı zulümle karıştırmamak âyetindeki zulüm, Lokmân'ın dediği gibi şirktir.
Abdullah
Bab 1«Allah'a ortak koşma; şüphesiz şirk büyük bir zulümdür» âyeti (Lokmân 31/13)
4777
Cibrîl insan suretinde gelip Peygamber'e iman, İslam, ihsan ve kıyameti sordu; dini öğretmek için gelmişti.
Ebû Hüreyre
Bab 2«Kıyamet saatinin bilgisi şüphesiz Allah katındadır» âyeti (Lokmân 31/34)
4778
Gaybın anahtarları beştir; Peygamber ardından Lokmân sûresindeki kıyamet bilgisi âyetini okudu.
Abdullah b. Ömer
Bab 2«Kıyamet saatinin bilgisi şüphesiz Allah katındadır» âyeti (Lokmân 31/34)
4779
Ebû Hüreyre: Dilerseniz "Hiç kimse, onlar için ne göz aydınlıkları gizlendiğini bilmez" âyetini okuyun.
Ebû Hüreyre
Bab 1«Onlar için ne göz aydınlıkları gizlendiğini hiçbir kimse bilemez» âyeti (Secde 32/17)
4780
Salih kullarım için saklı hazine olarak hazırladıklarımın yanında size bildirilenler bir yana dursun.
Ebû Hüreyre
Bab 1«Onlar için ne göz aydınlıkları gizlendiğini hiçbir kimse bilemez» âyeti (Secde 32/17)
4781
Peygamber müminlere kendi nefislerinden daha yakındır; borç ya da bakıma muhtaç aile bırakan bana gelsin.
Ebû Hüreyre
Bab 1Peygamber'in müminlere kendi nefislerinden daha yakın oluşu
4782
Zeyd b. Hârise'yi, âyet ininceye kadar Zeyd b. Muhammed'den başka bir adla çağırmazdık
Abdullah b. Ömer
Bab 2«Onları babalarına nispet ederek çağırın; bu, Allah katında daha adaletlidir» âyeti (Ahzâb 33/5)
4783
Allah'a verdikleri söze sadakat gösteren erler âyetinin Enes b. Nadr hakkında indiğini düşünüyoruz
Enes b. Mâlik
Bab 3«Onlardan kimi adağını yerine getirdi, kimi de beklemektedir. Onlar hiçbir değişiklik yapmadılar» âyeti (Ahzâb 33/23)
4784
Ahzâb sûresinden bir âyeti, şahitliği iki adamın şahitliği sayılan Huzeyme'den başkasının yanında bulamadım
Zeyd b. Sâbit
Bab 3«Onlardan kimi adağını yerine getirdi, kimi de beklemektedir. Onlar hiçbir değişiklik yapmadılar» âyeti (Ahzâb 33/23)
4785
Anne babana danışıncaya kadar acele etmemende bir sakınca yoktur
Âişe
Bab 4«Ey Peygamber! Eşlerine de ki: Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size (boşanma bedelinizi) vereyim ve sizi güzellikle salıvereyim» âyeti (Ahzâb 33/28)
4786
Ben Allah'ı, Resûlü'nü ve âhiret yurdunu istiyorum; Peygamber'in hanımları da benim yaptığımı yaptılar
Âişe
Bab 5«Eğer Allah'ı, Resûlü'nü ve âhiret yurdunu istiyorsanız, şüphesiz Allah içinizden iyilik yapanlar için büyük bir mükâfat hazırlamıştır» âyeti (Ahzâb 33/29)
4787
Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi içinde gizliyordun âyeti Zeyneb bint Cahş ile Zeyd b. Hârise hakkında indi
Enes b. Mâlik
Bab 6«Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde gizliyordun; insanlardan çekiniyordun. Oysa Allah, kendisinden çekinmene daha lâyıktır» âyeti (Ahzâb 33/37)
4788
Görüyorum ki Rabbin senin arzunu yerine getirmekte acele ediyor
Âişe
Bab 7«Onlardan dilediğini bekletirsin, dilediğini yanına alırsın; uzaklaştırdıklarından istediğini (yanına almanda) sana bir günah yoktur» âyeti (Ahzâb 33/51)
4789
Bu iş bana kalmışsa ya Resûlallah, senin hususunda hiç kimseyi kendime tercih etmek istemem
Âişe
Bab 7«Onlardan dilediğini bekletirsin, dilediğini yanına alırsın; uzaklaştırdıklarından istediğini (yanına almanda) sana bir günah yoktur» âyeti (Ahzâb 33/51)
4790
Ya Resûlallah! Yanına iyi de giriyor, kötü de; mü'minlerin annelerine örtünmeyi emretsen
Ömer
Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53)
4791
Üç kişi oturmaya devam etti; Allah: Ey iman edenler! Peygamber'in evlerine girmeyin, âyetini indirdi
Enes b. Mâlik
Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53)
4792
Bu âyeti, hicab âyetini insanların en iyi bileni benim
Enes b. Mâlik
Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53)
4793
Peygamber çok hayâlı idi; benimle kendisi arasına perdeyi saldı ve hicab âyeti indirildi
Enes
Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53)
4794
Evine dönünce sohbete dalmış iki adam gördü ve geri döndü; sonra hicab âyeti indirildi
Enes
Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53)
4795
Ey Sevde! Vallahi bizden gizlenemiyorsun; nasıl çıktığına bir bak
Âişe
Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53)
4796
Nesepten haram kıldığınızı süt emmeden de haram kılın
Âişe
Bab 9«Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şüphesiz Allah her şeyi bilendir. Kadınlara babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları ve ellerinin altında bulunanlar hususunda bir günah yoktur. Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah her şeye şahittir» âyetleri (Ahzâb 33/54-55)
4797
Ya Resûlallah! Sana selam vermeyi öğrendik; peki salavat nasıl olacak?
Ka'b b. Ucre
Bab 10«Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin» âyeti (Ahzâb 33/56)
4798
Allah'ım! Kulun ve resûlün Muhammed'e, İbrâhîm'in âline salat ettiğin gibi salat et
Ebû Saîd el-Hudrî
Bab 10«Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin» âyeti (Ahzâb 33/56)
4799
Mûsâ hayâlı bir adamdı; Mûsâ'yı inciten kimseler gibi olmayın âyeti bunu anlatır
Ebû Hüreyre
Bab 11«Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın» âyeti (Ahzâb 33/69)
4800
Kulak hırsızı kelimeyi kâhinin diline bırakır, o da onunla beraber yüz yalan söyler
Ebû Hüreyre
Bab 1«Nihayet kalplerinden korku giderilince: "Rabbiniz ne buyurdu?" derler. "Hakkı (buyurdu). O yücedir, büyüktür" derler» âyeti (Sebe' 34/23)
4801
Ebû Leheb: Yuh sana! Bizi bunun için mi topladın? dedi; Allah Tebbet sûresini indirdi
Abdullah b. Abbas
Bab 2«O, sizin için şiddetli bir azabın önünde ancak bir uyarıcıdır» âyeti (Sebe' 34/46)
4802
Ey Ebû Zer! Güneşin nereye battığını biliyor musun? Gider, arşın altında secde eder
Ebû Zer
Bab 1«Güneş de kendisi için belirlenen bir yere doğru akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir» buyruğu (Yâsîn 36/38)
4803
Güneşin karar yeri arşın altındadır
Ebû Zer
Bab 1«Güneş de kendisi için belirlenen bir yere doğru akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir» buyruğu (Yâsîn 36/38)
4804
Hiç kimseye, Mettâ'nın oğlundan daha hayırlı olmak yaraşmaz
Abdullah
Bab 1«Şüphesiz Yûnus da gönderilen peygamberlerdendi» buyruğu (Sâffât 37/139)
4805
Ben Yûnus b. Mettâ'dan daha hayırlıyım diyen yalan söylemiş olur
Ebû Hüreyre
Bab 1«Şüphesiz Yûnus da gönderilen peygamberlerdendi» buyruğu (Sâffât 37/139)
4806
Sâd sûresindeki secde soruldu; İbn Abbas o sûrede secde ederdi
Avvâm
Bab 1«Şüphesiz Yûnus da gönderilen peygamberlerdendi» buyruğu (Sâffât 37/139)
4807
Dâvûd, Peygamberinizin uyması emredilenlerdendi; Dâvûd secde etti, Resûlullah da secde etti
Avvâm
Bab 1«Şüphesiz Yûnus da gönderilen peygamberlerdendi» buyruğu (Sâffât 37/139)
4808
Kardeşim Süleymân'ın, bana benden sonra kimseye yaraşmayacak bir mülk bağışla, sözünü hatırladım
Ebû Hüreyre
Bab 2«Bana benden sonra kimseye yaraşmayacak bir mülk bağışla. Şüphesiz sen çok bağışlayansın» buyruğu (Sâd 38/35)
4809
Bilmediği bir şey için Allah daha iyi bilir demek de ilimdendir
Mesrûk
Bab 3«Ben zorlama yapanlardan da değilim» buyruğu (Sâd 38/86)
4810
Ey kendi aleyhlerine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin âyeti de indi
Abdullah b. Abbas
Bab 1«Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir» buyruğu (Zümer 39/53)
4811
Peygamber, âlimin sözünü tasdik ederek azı dişleri görününceye kadar güldü
Abdullah
Bab 2«Allah'ı gereği gibi takdir edemediler» buyruğu (Zümer 39/67)
4812
Allah yeri avucuna alır, gökleri sağ eliyle dürer, sonra: Melik benim! Yeryüzünün melikleri nerede? der
Ebû Hüreyre
Bab 3«Kıyamet günü yerin tamamı O'nun avucundadır; gökler de O'nun sağ eliyle dürülmüştür» buyruğu (Zümer 39/67)
4813
Son üflemeden sonra başını ilk kaldıracak olan benim; bir de bakarım ki Mûsâ arşa tutunmuş
Ebû Hüreyre
Bab 4«Sûra üfürülür; Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerde ve yerde kim varsa düşüp ölür. Sonra ona bir daha üfürülür; bir de bakarsın ki onlar ayağa kalkmış bakıyorlar» buyruğu (Zümer 39/68)
4814
İki üfleme arası kırktır; insanın kuyruk sokumu kemiği dışında her şeyi çürür
Ebû Hüreyre
Bab 4«Sûra üfürülür; Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerde ve yerde kim varsa düşüp ölür. Sonra ona bir daha üfürülür; bir de bakarsın ki onlar ayağa kalkmış bakıyorlar» buyruğu (Zümer 39/68)
4815
Ukbe, Resûlullah'ın elbisesini boynuna dolayıp boğdu; Ebû Bekir onu uzaklaştırdı
Urve b. Zübeyr
Bab 4«Sûra üfürülür; Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerde ve yerde kim varsa düşüp ölür. Sonra ona bir daha üfürülür; bir de bakarsın ki onlar ayağa kalkmış bakıyorlar» buyruğu (Zümer 39/68)
4816
Allah'ın konuşmamızı işittiğini düşünüyor musunuz? Bir kısmını işitiyorsa hepsini de işitir
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 1«Kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz; üstelik yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz» âyeti (Fussılet 41/22)
4817
Açıktan konuştuğumuzda işitiyorsa gizlediğimizde de işitir
Abdullah
Bab 2«İşte Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu zannınız sizi helâk etti de ziyana uğrayanlardan oldunuz» buyruğu (Fussılet 41/23)
4818
Kureyş'in, Peygamber'in aralarında akrabalığı bulunmayan hiçbir boyu yoktu
Abdullah b. Abbas
Bab 1«Akrabalık hususundaki sevgi müstesna» âyeti (Şûrâ 42/23)
4819
Peygamber'i minberde: Ey Mâlik! Rabbin bizim işimizi bitirsin, âyetini okurken işittim
Ya'lâ b. Ümeyye
Bab 1«Ve "Ey Mâlik! Rabbin bizim işimizi bitirsin" diye seslenirler» âyeti (Zuhruf 43/77)
4820
Beş şey geçmiştir: duhân, Rûm, kamer, batşe ve lizâm
Abdullah
Bab 1«Göğün apaçık bir duman getireceği gün» âyeti (Duhân 44/10)
4821
Kureyş isyan edince Peygamber onlara Yûsuf'un yılları gibi kıtlık yıllarıyla beddua etti
Abdullah
Bab 2«(Duman) insanları kaplar. Bu, elem dolu bir azaptır» âyeti (Duhân 44/11)
4822
Bilmediğin bir şey için Allah daha iyi bilir demen ilimdendir
Mesrûk
Bab 3«Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, artık iman ediyoruz» âyeti (Duhân 44/12)
4823
Büyük yakalayış Bedir günüdür
Mesrûk
Bab 4«Nerede onlarda öğüt almak! Oysa onlara gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti» âyeti (Duhân 44/13)
4824
Ey Muhammed! Kavmin helak oldu; Allah'a dua et de onlardan kaldırsın
Abdullah
Bab 5«Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Öğretilmiş bir mecnun" dediler» âyeti (Duhân 44/14)
4825
Beş şey gerçekleşip geçmiştir: lizâm, Rûm, batşe, kamer ve duhân
Abdullah
Bab 6«En büyük yakalayışla yakalayacağımız gün, şüphesiz biz intikam alacağız» âyeti (Duhân 44/16)
4826
Âdemoğlu beni incitiyor; dehre söver, oysa dehr benim
Ebû Hüreyre
Bab 6«En büyük yakalayışla yakalayacağımız gün, şüphesiz biz intikam alacağız» âyeti (Duhân 44/16)
4827
Allah bizim hakkımızda Kur'an'dan hiçbir şey indirmedi; ancak benim temize çıkarılmamı indirdi
Yûsuf b. Mâhek
Bab 1«Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni (kabirden) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimse... Onlar ise Allah'tan yardım dileyerek, "Yazıklar olsun sana! İman et, Allah'ın vaadi şüphesiz haktır" derler. O da "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" der» âyeti (Ahkâf 46/17)
4828, 4829
Ey Âişe! İçinde bir azap olmayacağından beni ne emin kılar?
Âişe
Bab 2«Onu vadilerine doğru yönelmiş yayılan bir bulut olarak görünce, "Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur" dediler. Hayır, o, acele istediğiniz şeydir; içinde elem dolu bir azap bulunan bir rüzgârdır» âyeti (Ahkâf 46/24)
4830
Seni gözeteni gözetmeme, seni koparanı koparmama razı olmaz mısın?
Ebû Hüreyre
Bab 1«...ve akrabalık bağlarınızı koparırsınız» âyeti (Muhammed 47/22)
4831
Resûlullah: İsterseniz akrabalık bağlarını koparma âyetini okuyun, buyurdu
Ebû Hüreyre
Bab 1«...ve akrabalık bağlarınızı koparırsınız» âyeti (Muhammed 47/22)
4832
Muâviye b. Ebü'l-Müzerrid rivayetinde: İsterseniz Muhammed sûresindeki âyeti de okuyun
Muâviye b. Ebü'l-Müzerrid
Bab 1«...ve akrabalık bağlarınızı koparırsınız» âyeti (Muhammed 47/22)
4833
Bu gece bana bir sûre indirildi ki o, bana üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha sevimlidir
Eslem
Bab 1«Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik» âyeti (Fetih 48/1)
4834
Apaçık fetih âyetindeki fetih Hudeybiye'dir
Enes
Bab 1«Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik» âyeti (Fetih 48/1)
4835
Peygamber Mekke'nin fethedildiği gün Fetih sûresini sesini titreterek okudu
Abdullah b. Muğaffel
Bab 1«Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik» âyeti (Fetih 48/1)
4836
Ayakları şişinceye kadar namaz kıldı ve "Şükreden bir kul olmayayım mı?" buyurdu
Muğîre b. Şu'be
Bab 2«Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola iletsin diye» âyeti (Fetih 48/2)
4837
Şükreden bir kul olmayı sevmeyeyim mi?
Âişe
Bab 2«Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola iletsin diye» âyeti (Fetih 48/2)
4838
Tevrat'ta: "Sen benim kulum ve elçimsin, sana Mütevekkil adını verdim"
Abdullah b. Amr b. Âs
Bab 3«Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik» âyeti (Fetih 48/8)
4839
O, Kur'an okunması sebebiyle inen sekînettir
Berâ b. Âzib
Bab 4«O, sekîneti indirendir» âyeti (Fetih 48/4)
4840
Hudeybiye günü bin dört yüz kişiydik
Câbir b. Abdullah
Bab 5«Hani onlar ağacın altında sana biat ediyorlardı» âyeti (Fetih 48/18)
4841
Ağaç altında biat edenlerden Abdullah b. Muğaffel: Peygamber hazfi yasakladı
Abdullah b. Muğaffel el-Müzenî
Bab 5«Hani onlar ağacın altında sana biat ediyorlardı» âyeti (Fetih 48/18)
4842
Yıkanılan yere bevletmek hakkında Abdullah b. Muğaffel'den işitilen rivayet
Ukbe b. Suhbân
Bab 5«Hani onlar ağacın altında sana biat ediyorlardı» âyeti (Fetih 48/18)
4843
Sâbit b. Dahhâk, ağacın altında biat eden ashâbdandı.
Sâbit b. Dahhâk
Bab 5«Hani onlar ağacın altında sana biat ediyorlardı» âyeti (Fetih 48/18)
4844
Ey Hattâb'ın oğlu! Ben Allah'ın Resûlüyüm; Allah beni asla zayi etmez
Habîb b. Ebû Sâbit
Bab 5«Hani onlar ağacın altında sana biat ediyorlardı» âyeti (Fetih 48/18)
4845
İki hayırlı kişi, Ebû Bekir ve Ömer, Peygamber'in huzurunda seslerini yükselttiler
İbn Ebû Müleyke
Bab 1«Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin» âyeti (Hucurât 49/2)
4846
Sâbit b. Kays'a: Sen cehennemliklerden değilsin, bilakis cennetliklerdensin
Enes b. Mâlik
Bab 1«Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin» âyeti (Hucurât 49/2)
4847
Ebû Bekir ile Ömer tartışıp sesleri yükselince "Allah'ın ve Resûlünün önüne geçmeyin" âyeti indi
Abdullah b. Zübeyr
Bab 2«Sana odaların arkasından seslenenlerin çoğu akıllarını kullanmıyorlar» âyeti (Hucurât 49/4)
4848
Cehenneme atılır, o da "Daha var mı?" der; Allah ayağını koyunca "Yeter, yeter!" der
Enes
Bab 1«(Cehennem) "Daha var mı?" der» âyeti (Kâf 50/30)
4849
Cehenneme "Doldun mu?" denilir; o da "Daha var mı?" der
Ebû Hüreyre
Bab 1«(Cehennem) "Daha var mı?" der» âyeti (Kâf 50/30)
4850
Cennet ile cehennem tartıştı; cehennem "Kibirlilere ve zorbalara ayrıcalıklı kılındım" dedi
Ebû Hüreyre
Bab 1«(Cehennem) "Daha var mı?" der» âyeti (Kâf 50/30)
4851
Siz şu ayı gördüğünüz gibi Rabbinizi göreceksiniz; onu görmekte izdihama uğramayacaksınız
Cerîr b. Abdullah
Bab 2«Güneşin doğuşundan önce ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et» âyeti (Kâf 50/39)
4852
Allah ona bütün namazların ardından tesbih etmesini emretti
Abdullah b. Abbas
Bab 2«Güneşin doğuşundan önce ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et» âyeti (Kâf 50/39)
4853
İnsanların arkasından binekli olarak tavaf et; Resûlullah namazda Tûr sûresini okuyordu
Ümmü Seleme
Bab 1Tûr sûresine dair
4854
Tûr sûresindeki "Yoksa onlar hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar" âyetinde kalbim neredeyse uçacaktı
Cübeyr b. Mut'im
Bab 1Tûr sûresine dair
4855
Kim sana Muhammed'in Rabbini gördüğünü söylerse yalan söylemiştir
Mesrûk
Bab 1Peygamber'in Rabbini görmesi meselesi
4856
İki yay kadar mesafe âyeti: Peygamber Cebrâil'i altı yüz kanatlı olarak gördü
Zirr b. Hubeyş
Bab 1b«Böylece (aralarındaki mesafe) iki yay kadar, hatta daha yakın oldu» âyeti (Necm 53/9). (Kâbe kavseyn), yayda kirişin bulunduğu yer demektir.
4857
Abdullah bize Muhammed'in Cebrâil'i altı yüz kanatlı gördüğünü haber verdi
Şeybânî
Bab 1c«(Allah) kuluna vahyedeceğini vahyetti» buyruğu (Necm 53/10)
4858
Rabbinin en büyük âyetlerinden olarak ufku kaplayan yeşil bir refref gördü
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 1d«Andolsun, o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü» âyeti (Necm 53/18)
4859
Lât, hacıların sevîkini karıştıran bir adamdı
Abdullah b. Abbas
Bab 2«Lât'ı ve Uzzâ'yı gördünüz mü?» âyeti (Necm 53/19)
4860
Yemininde "Lât ve Uzzâ'ya andolsun" diyen "Lâ ilâhe illallah" desin
Ebû Hüreyre
Bab 2«Lât'ı ve Uzzâ'yı gördünüz mü?» âyeti (Necm 53/19)
4861
Menât adına ihrama girenler Safâ ile Merve arasında tavaf etmezlerdi
Urve
Bab 3«Ve üçüncüleri olan diğer Menât'ı?» âyeti (Necm 53/20)
4862
Peygamber Necm sûresinde secde etti; müslümanlar, müşrikler, cinler ve insanlar da secde etti
Abdullah b. Abbas
Bab 4«Haydi Allah'a secde edin ve (O'na) ibadet edin» âyeti (Necm 53/62)
4863
İçinde secde bulunan ilk indirilen sûre Necm'dir
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 4«Haydi Allah'a secde edin ve (O'na) ibadet edin» âyeti (Necm 53/62)
4864
Ay iki parçaya ayrıldı; bir parçası dağın üstünde, bir parçası onun berisinde idi
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 1«Ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler» âyetleri (Kamer 54/1-2)
4865
Biz Peygamber ile birlikteyken ay yarıldı; "Şahit olun, şahit olun!" buyurdu
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 1«Ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler» âyetleri (Kamer 54/1-2)
4866
Ay, Peygamber zamanında yarıldı
Abdullah b. Abbas
Bab 1«Ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler» âyetleri (Kamer 54/1-2)
4867
Mekkeliler bir mucize istedi; onlara ayın yarılmasını gösterdi
Enes
Bab 1«Ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler» âyetleri (Kamer 54/1-2)
4868
Enes'ten: Ay iki parçaya yarıldı
Enes
Bab 1«Ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler» âyetleri (Kamer 54/1-2)
4869
Peygamber "Fe-hel min müddekir" diye okurdu
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 2«Gözlerimizin önünde akıp gidiyordu; inkâr edilen (Nûh) için bir mükâfat olarak. Andolsun, biz onu bir ibret olarak bıraktık. Öğüt alan yok mu?» âyetleri (Kamer 54/14-15)
4870
Peygamber'den: O, "Fe-hel min müddekir" diye okurdu
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 2b«Andolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?» âyeti (Kamer 54/17)
4871
Peygamber'i "fe-hel min müddekir" âyetini dal harfiyle okurken işittim
Ebû İshâk
Bab 2c«Sanki kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi. Azabım ve uyarılarım nasılmış!» âyetleri (Kamer 54/20-21)
4872
Peygamber Kamer sûresindeki "Fe-hel min müddekir" âyetini okudu
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 3«Ağıl yapanın kuru çalı çırpısı gibi oldular. Andolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?» âyetleri (Kamer 54/31-32)
4873
Andolsun sizin benzerlerinizi helâk ettik; öğüt alan yok mu?
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 4«Andolsun, sabah erkenden onları kalıcı bir azap yakaladı. "Tadın azabımı ve uyarılarımı!"» âyetleri (Kamer 54/38-39)
4874
Peygamber'e "müzzekir" diye okudum; "Fe-hel min müddekir" buyurdu
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 4b«Andolsun, biz sizin benzerlerinizi helâk ettik. Öğüt alan yok mu?» âyeti (Kamer 54/51)
4875
Allah'ım! Senden ahdini ve vaadini istiyorum; dilersen bugünden sonra sana ibadet edilmez
Abdullah b. Abbas
Bab 5«O topluluk yakında bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar» buyruğu (Kamer 54/45)
4876
Ben oyun oynayan küçük bir kız iken Mekke'de Muhammed'e Kamer sûresinin âyeti indirildi
Yûsuf b. Mâhek
Bab 6«Hayır, asıl onlara vaat edilen zaman kıyamettir. Kıyamet daha belalı ve daha acıdır» buyruğu (Kamer 54/46). (Emerr), "merâret" (acılık) kökündendir.
4877
Bedir günü çadırdan "O topluluk yakında bozguna uğratılacak" âyetini okuyarak çıktı
Abdullah b. Abbas
Bab 6«Hayır, asıl onlara vaat edilen zaman kıyamettir. Kıyamet daha belalı ve daha acıdır» buyruğu (Kamer 54/46). (Emerr), "merâret" (acılık) kökündendir.
4878
Kapları ve içindekiler gümüşten iki cennet, altından iki cennet vardır
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Bab 1«Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır» buyruğu (Rahmân 55/62)
4879, 4880
Cennette içi oyuk tek bir inciden, eni altmış mil olan bir çadır vardır
Ebû Mûsâ el-Eş'arî
Bab 2«Çadırlar içinde korunmuş huriler» âyeti (Rahmân 55/72)
4881
Cennette bir ağaç vardır ki binekli kimse onun gölgesinde yüz yıl yol alır da onu aşamaz
Ebû Hüreyre
Bab 1«Uzayıp giden gölge» buyruğu (Vâkıa 56/30)
4882
Tevbe sûresi rezil eden (fâdıha) sûredir; Enfâl Bedir, Haşr Benî Nadîr hakkında indi
Saîd b. Cübeyr
Bab 1Haşr sûresinin iniş sebebi
4883
İbn Abbas: Haşr sûresine "Nadîr sûresi" de
Saîd b. Cübeyr
Bab 1Haşr sûresinin iniş sebebi
4884
Resûlullah'ın Nadîroğullarının hurmalıklarını yakıp kesmesi üzerine Haşr sûresinin beşinci âyeti indi
Abdullah b. Ömer
Bab 2«Kestiğiniz her bir "lîne"» âyeti (Haşr 59/5)
4885
Nadîroğullarının malları, Allah'ın Resûlüne savaşsız fey olarak verdiği mallardandı
Ömer
Bab 3«Allah'ın Resûlüne fey olarak verdiği» buyruğu (Haşr 59/7)
4886
Peygamber size ne verdiyse onu alın, sizi neden men ettiyse ondan da sakının
Abdullah
Bab 4«Peygamber size ne verdiyse onu alın» âyeti (Haşr 59/7)
4887
Resûlullah saç ekleyen kadına lanet etti
Süfyân
Bab 4«Peygamber size ne verdiyse onu alın» âyeti (Haşr 59/7)
4888
Halifeye ilk muhacirleri, onların hakkını tanımasını tavsiye ederim
Ömer
Bab 5«O yurda yerleşmiş ve imanı benimsemiş olanlar» âyeti (Haşr 59/9)
4889
Bu gece bunu misafir edecek bir adam yok mu? Allah ona rahmet etsin
Ebû Hüreyre
Bab 6«Onları kendilerine tercih ederler» buyruğu (Haşr 59/9)
4890
Ey Hâtıb, bu nedir? Bunu küfür sebebiyle ya da dinimden dönerek yapmadım
Ali
Bab 1«Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin» âyeti (Mümtehine 60/1)
4891
Vallahi biatta Resûlullah'ın eli hiçbir kadının eline asla dokunmadı
Peygamber'in hanımı Âişe
Bab 2«Mümin kadınlar size hicret ederek geldiklerinde» âyeti (Mümtehine 60/10)
4892
Resûlullah kadınlardan biat alırken onları ölünün arkasından ağıt yakmaktan men etti
Ümmü Atıyye
Bab 3«Mümin kadınlar sana biat etmek için geldiklerinde» âyeti (Mümtehine 60/12)
4893
İyi işte Peygamber'e karşı gelmemek, Allah'ın kadınlara koştuğu bir şarttır
Abdullah b. Abbâs
Bab 3«Mümin kadınlar sana biat etmek için geldiklerinde» âyeti (Mümtehine 60/12)
4894
Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, zina etmemek ve hırsızlık yapmamak üzere bana biat eder misiniz?
Ubâde b. Sâmit
Bab 3«Mümin kadınlar sana biat etmek için geldiklerinde» âyeti (Mümtehine 60/12)
4895
Peygamber bayram namazından sonra kadınların yanına gelip biat âyetini okudu ve "Siz buna bağlı mısınız?" buyurdu
Abdullah b. Abbâs
Bab 3«Mümin kadınlar sana biat etmek için geldiklerinde» âyeti (Mümtehine 60/12)
4896
Ben Muhammed'im, ben Ahmed'im, ben Mâhî'yim, ben Hâşir'im, ben Âkıb'ım
Cübeyr b. Mut'im
Bab 1Allah Teâlâ'nın «Benden sonra gelecek, adı Ahmed olan» buyruğu (Saf 61/6)
4897
İman Süreyyâ yıldızında olsaydı bile, bunlardan bazı adamlar ona ulaşırdı
Ebû Hüreyre
Bab 1«Ve onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine» buyruğu (Cuma 62/3). Ömer, "fe'mdû ilâ zikri'llâh" (Allah'ı anmaya gidin) diye okudu.
4898
Selmân'ın kavminden bazı adamlar imana ulaşırdı
Ebû Hüreyre
Bab 1«Ve onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine» buyruğu (Cuma 62/3). Ömer, "fe'mdû ilâ zikri'llâh" (Allah'ı anmaya gidin) diye okudu.
4899
Cuma günü kervan gelince on iki adam dışında insanlar Peygamber'i bırakıp ona koştular
Câbir b. Abdullah
Bab 2«Bir ticaret gördüklerinde» âyeti (Cuma 62/11)
4900
Ey Zeyd! Allah seni doğruladı
Zeyd b. Erkam
Bab 1«Münafıklar sana geldiklerinde: "Şahitlik ederiz ki sen elbette Allah'ın Resûlüsün" dediler» buyruğundan «...yalancılardır» sözüne kadar (Münâfikûn 63/1)
4901
Abdullah b. Übey'in sözünü bildiren Zeyd'i Allah, Münâfikûn sûresini indirerek doğruladı
Zeyd b. Erkam
Bab 2«Yeminlerini bir kalkan edindiler» âyeti (Münâfikûn 63/2). (Cunne), onunla korunurlar demektir.
4902
Abdullah b. Übey'in sözünü Peygamber'e haber verince ensar beni kınadı
Zeyd b. Erkam
Bab 3«Bu, onların iman edip sonra inkâr etmelerinden dolayıdır. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir; artık onlar anlamazlar» buyruğu (Münâfikûn 63/3)
4903
İnsanlar "Zeyd, Resûlullah'a yalan söyledi" deyince içime bir sıkıntı düştü
Zeyd b. Erkam
Bab 3«Bu, onların iman edip sonra inkâr etmelerinden dolayıdır. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir; artık onlar anlamazlar» buyruğu (Münâfikûn 63/3)
4904
Amcam: "Peygamber'in seni yalanlamasından ve sana kızmasından başka ne istedin ki?" dedi
Zeyd b. Erkam
Bab 4«Onlara: "Gelin, Allah'ın Resûlü sizin için bağışlanma dilesin" denildiğinde başlarını çevirirler ve onların büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün» buyruğu (Münâfikûn 63/5)
4905
Bırakın onu, çünkü o kokuşmuş bir şeydir
Câbir b. Abdullah
Bab 5«Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de onlar için birdir. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez» buyruğu (Münâfikûn 63/6)
4906
Allah'ım! Ensarı ve ensarın oğullarını bağışla
Enes b. Mâlik
Bab«Göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır; fakat münafıklar anlamazlar» âyeti (Münâfikûn 63/7)
4907
Bırak onu; insanlar Muhammed'in arkadaşlarını öldürdüğünü konuşmasın
Câbir b. Abdullah
Bab«Göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır; fakat münafıklar anlamazlar» âyeti (Münâfikûn 63/7)
4908
Eğer onu boşamak isterse, ona dokunmadan önce temiz iken boşasın
Abdullah b. Ömer
Bab 1Kadını temiz iken boşamak
4909
Kocasının ölümünden kırk gece sonra doğum yapan kadının iddeti
Ebû Seleme
Bab 2«Hamile kadınların bekleme süresi doğum yapmalarına kadardır. Kim Allah'tan sakınırsa Allah ona işinde bir kolaylık verir» âyeti (Talâk 65/4). «Ulâtu'l-ahmâl»in tekili "zâtu haml"dir.
4910
Kısa Nisâ sûresi uzun olandan sonra indi
Muhammed
Bab 2«Hamile kadınların bekleme süresi doğum yapmalarına kadardır. Kim Allah'tan sakınırsa Allah ona işinde bir kolaylık verir» âyeti (Talâk 65/4). «Ulâtu'l-ahmâl»in tekili "zâtu haml"dir.
4911
Hanımını kendine haram kılan kimse kefaret verir
Abdullah b. Abbâs
Bab 1«Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığını niçin haram kılıyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir» âyeti (Tahrîm 66/1)
4912
Zeyneb bt. Cahş'ın yanında bal içiyordum; bir daha ona dönmeyeceğim
Âişe
Bab 1«Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığını niçin haram kılıyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir» âyeti (Tahrîm 66/1)
4913
Dünyanın onların, âhiretin de bizim olmasına razı olmaz mısın?
Abdullah b. Abbâs
Bab 2«Eşlerinin rızasını arayarak» ve «Allah size yeminlerinizi çözmeyi meşru kıldı» âyetleri (Tahrîm 66/1-2)
4914
Resûlullah'a karşı birbirine arka çıkan iki kadın Âişe ile Hafsa'dır
Abdullah b. Abbâs
Bab 3«Hani Peygamber eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. (O eşi) onu haber verince ve Allah da bunu ona açığa çıkarınca, (Peygamber) bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Bunu ona haber verince (eşi), "Bunu sana kim haber verdi?" dedi. (Peygamber de) "Bana, hakkıyla bilen, her şeyden haberdar olan haber verdi" dedi» âyeti (Tahrîm 66/3)
4915
Ömer'e abdest suyu dökerken birbirine arka çıkan iki kadını sordum
Abdullah b. Abbâs
Bab 4«İkiniz Allah'a tövbe ederseniz (iyi olur); çünkü kalpleriniz kaymıştır» buyruğu (Tahrîm 66/4)
4916
Eğer o sizi boşarsa, Rabbinin ona sizden daha hayırlı eşler vermesi umulur
Ömer
Bab 5«Eğer o sizi boşarsa, Rabbinin ona sizin yerinize sizden daha hayırlı, Müslüman, mümin, gönülden itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler vermesi umulur» buyruğu (Tahrîm 66/5)
4917
Kureyş'ten, koyunun zenemesi gibi bir zenemesi olan bir adam
Abdullah b. Abbâs
Bab 1«Kaba, bunun yanında bir de soysuz» âyeti (Kalem 68/13)
4918
Size cennet ehlini haber vereyim mi? Zayıf görülüp hor görülen herkestir
Hârise b. Vehb el-Huzâî
Bab 1«Kaba, bunun yanında bir de soysuz» âyeti (Kalem 68/13)
4919
Rabbimiz incikini açar; her mümin erkek ve kadın O'na secde eder
Ebû Saîd
Bab 2«Baldırın açılacağı gün» âyeti (Kalem 68/42)
4920
Nûh kavmindeki putlar sâlih adamların isimleriydi; bilgi unutulunca onlara tapıldı
Abdullah b. Abbâs
Bab 1«Ne Vedd'i, ne Suvâ'ı, ne de Yeğûs'u ve Yeûk'u» âyeti (Nûh 71/23)
4921
Cinler Kur'an'ı işitince "İşte sizinle gökten gelen haber arasına engel olan budur" dediler
Abdullah b. Abbâs
Bab 1Cinlerin Kur'an'ı işitmesi
4922
Kur'an'dan ilk inen "Ey bürünüp sarınan!" âyetidir dendi; Câbir Hirâ inzivasını anlattı
Yahyâ b. Ebû Kesîr
Bab 1Kur'an'dan ilk inen âyetler
4923
Câbir: Peygamber "Hirâ'da inzivaya çekildim" buyurdu; ilk inen Müddessir'dir.
Câbir b. Abdullah
Bab 2«Kalk ve uyar» buyruğu (Müddessir 74/2)
4924
Melek gökle yer arasında bir taht üzerinde oturuyordu; Hatice'ye gelip "Beni bürüyün" dedim
Yahyâ
Bab 3«Rabbini yücelt» buyruğu (Müddessir 74/3)
4925
Hirâ'da bana gelen melek gökle yer arasında bir kürsü üzerinde oturuyordu
Câbir b. Abdullah
Bab 4«Elbiseni temizle» buyruğu (Müddessir 74/4)
4926
Sonra vahiy kızıştı ve ardı ardına geldi
Câbir b. Abdullah
Bab 5«Pislikten (ricz) uzak dur» buyruğu (Müddessir 74/5)
4927
Vahiy indiğinde Peygamber onu ezberlemek için dilini hareket ettirirdi
Abdullah b. Abbâs
Bab 1«Onu acele (ezberlemek) için dilini onunla hareket ettirme» buyruğu (Kıyâmet 75/16)
4928
Onu senin göğsünde toplamamız ve onu okumanı sağlamamız bize aittir
Mûsâ b. Ebû Âişe
Bab 1b«Şüphesiz onu toplamak ve okutmak bize aittir» âyeti (Kıyâmet 75/17)
4929
Cebrâil gelince başını öne eğip dinlerdi; gidince de Allah'ın vaat ettiği gibi vahyi okurdu.
Abdullah b. Abbâs
Bab 2«Biz onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et» buyruğu (Kıyâmet 75/18)
4930
Mürselât sûresi inerken çıkan yılan, ona koşan sahâbîleri geçip deliğine girdi.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 1Mürselât sûresinin inişi ve yılan
4931
İsrâil ve A'meş tarikleri: Mürselât inerken çıkan yılan sahâbîlerden kaçıp deliğine girdi.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 1Mürselât sûresinin inişi ve yılan
4931b
Mürselât sûresini Resûlullah'ın ağzından aldık; ağzı da onunla henüz tazeydi.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 1Mürselât sûresinin inişi ve yılan
4932
Odunu üç zirâ ya da daha kısa boylarda kış için kaldırır, buna "kasar" derdik.
Abdullah b. Abbâs
Bab 2«O (ateş), saray gibi kıvılcımlar atar» buyruğu (Mürselât 77/32)
4933
Cimâlâtun sufr, adamların beli kalınlığına varıncaya kadar bir araya toplanan gemi halatlarıdır.
Abdullah b. Abbâs
Bab 3«Sanki onlar sarı develerdir» buyruğu (Mürselât 77/33)
4934
Siz onun şerrinden korunduğunuz gibi o da sizin şerrinizden korundu.
Abdullah b. Mes'ûd
Bab 4«Bu, onların konuşamayacakları gündür» buyruğu (Mürselât 77/35)
4935
İki üfürüş arası kırktır; insanın kuyruk sokumu kemiği dışında her şeyi çürür.
Ebû Hüreyre
Bab 1«Sûra üfürüleceği gün bölük bölük gelirsiniz» âyeti (Nebe' 78/18). (Efvâcen), zümreler halinde demektir.
4936
Resûlullah iki parmağıyla işaret ederek: "Ben ve kıyamet şu ikisi gibi gönderildik" buyurdu.
Sehl b. Sa'd
Bab 1Kıyametin yakınlığı ve Kur'an okumanın sevabı
4937
Kur'an'ı, kendisine ağır geldiği hâlde sürekli tekrar ederek okuyana iki ecir vardır.
Âişe
Bab 1Kıyametin yakınlığı ve Kur'an okumanın sevabı
4938
İnsanların Rabbü'l-âlemîn için kalkacağı gün, biri kulaklarının yarısına kadar terine gömülür.
Abdullah b. Ömer
Bab 1«İnsanların âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün» âyeti (Mutaffifîn 83/6)
4939
Kolay hesap, amellerin arzıdır; hesabı didik didik edilen ise helak olur.
Âişe
Bab 1«Kolay bir hesapla hesaba çekilecektir» âyeti (İnşikâk 84/8)
4940
"Elbette hâlden hâle geçeceksiniz" âyeti, hâlden sonra hâl demektir; bu, Peygamberinizdir.
Abdullah b. Abbâs
Bab 2«Mutlaka halden hale geçeceksiniz» âyeti (İnşikâk 84/19)
4941
Peygamber Medine'ye gelmeden önce A'lâ sûresini ve benzeri sûreleri okumuştum.
Berâ b. Âzib
Bab 2«Mutlaka halden hale geçeceksiniz» âyeti (İnşikâk 84/19)
4942
Biriniz karısını köle döver gibi döver; sonra belki de gününün sonunda onunla yatar.
Abdullah b. Zem'a
Bab 2«Mutlaka halden hale geçeceksiniz» âyeti (İnşikâk 84/19)
4943
Ebu'd-Derdâ: "Ben de bunu Peygamber'in ağzından işittim; bunlar ise bize karşı direniyorlar" dedi.
Alkame
Bab 1«Açılıp ağardığında gündüze andolsun» âyeti (Leyl 92/2)
4944
Peygamber'i "ve'z-zekeri ve'l-ünsâ" diye okurken işittim; Allah'a andolsun, onlara uymam!
İbrâhîm en-Nehaî
Bab 2«Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun» âyeti (Leyl 92/3)
4945
Sizden hiçbir kimse yoktur ki cennetteki yeri de cehennemdeki yeri de yazılmış olmasın.
Ali
Bab 3«Kim verir ve (Allah'tan) sakınırsa» buyruğu (Leyl 92/5)
4945b
Ali'nin diğer tariki: Herkesin cennetteki ve cehennemdeki yeri yazılmıştır.
Ali
Bab 3b«Ve en güzeli (hüsnâ) tasdik ederse» âyeti (Leyl 92/6)
4946
Peygamber bir cenazede çubukla yeri eşeleyerek: "Amel edin; herkese kolaylaştırılmıştır" buyurdu.
Ali
Bab 4«Biz de onu en kolaya hazırlarız» âyeti (Leyl 92/7)
4947
"Yazılana güvenmeyelim mi?" diyenlere: "Hayır, amel edin; herkese kolaylaştırılmıştır" buyurdu.
Ali
Bab 5«Kim de cimrilik eder ve kendini müstağni görürse» buyruğu (Leyl 92/8)
4948
Doğmuş hiçbir can yoktur ki cennetteki ve cehennemdeki yeri, bedbaht mı mutlu mu olduğu yazılmış olmasın.
Ali
Bab 6«Ve en güzeli (hüsnâ) yalanlarsa» buyruğu (Leyl 92/9)
4949
Amel edin; herkese ne için yaratıldıysa o kolaylaştırılmıştır.
Ali
Bab 7«Biz de onu en zora hazırlarız» âyeti (Leyl 92/10)
4950
Kuşluk vaktine ve sükûna erdiği zaman geceye andolsun ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.
Cündüb b. Süfyân
Bab 1«Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı» buyruğu (Duhâ 93/3)
4951
Bir kadın, "Arkadaşının seni geciktirdiğini görüyorum" deyince "Rabbin seni bırakmadı" âyeti indi.
Cündüb el-Becelî
Bab 2«Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı» buyruğu (Duhâ 93/3)
4952
Peygamber bir yolculukta iken yatsı namazında Ve't-tîni ve'z-zeytûn sûresini okudu.
Berâ b. Âzib
Bab 1Tîn sûresinin yatsı namazında okunması
4953
Senin getirdiğin şeyi getiren hiçbir adam yoktur ki eziyete uğramasın.
Âişe
Bab 1İlk vahiy ve Hirâ'da görülen melek
4954
Hira'da bana gelen melek gök ile yer arasında bir kürsü üzerinde oturuyordu.
Câbir b. Abdullah el-Ensârî
Bab 1İlk vahiy ve Hirâ'da görülen melek
4955
Resûlullah'ın kendisiyle vahye başlatıldığı ilk şey salih rüya idi.
Âişe
Bab 2«İnsanı alaktan yarattı» buyruğu (Alak 96/2)
4956
Melek gelip: "Yaratan Rabbinin adıyla oku! Rabbin en cömert olandır" dedi.
Âişe
Bab 3«Oku! Rabbin en cömert olandır» buyruğu (Alak 96/3)
4957
Peygamber Hatice'ye döndü ve: "Beni örtün, beni örtün!" dedi.
Âişe
Bab 3b«O ki kalemle öğretti» âyeti (Alak 96/4)
4958
Ebû Cehil Peygamber'in boynuna basmaya kalksaydı melekler onu yakalardı.
Abdullah b. Abbâs
Bab 4«Hayır! Eğer vazgeçmezse andolsun onu perçeminden yakalayıp sürükleriz; yalancı, günahkâr perçeminden!» âyetleri (Alak 96/15-16)
4959
Allah bana, sana Lem yekünillezîne keferû sûresini okumamı emretti.
Enes b. Mâlik
Bab 1Beyyine sûresinin Übey'e okunması
4960
Übey: "Allah beni sana adımla mı andı?" dedi; Peygamber: "Allah seni bana adınla andı" buyurdu.
Enes b. Mâlik
Bab 2Übey b. Ka'b'ın Allah tarafından anılması
4961
Übey: "Âlemlerin Rabbi katında anıldım mı?" dedi; Peygamber "Evet" buyurunca gözlerinden yaşlar aktı.
Enes b. Mâlik
Bab 3Übey b. Ka'b'ın âlemlerin Rabbi katında anılması
4962
Atı Allah yolunda bağlayanın, atın izleri ve tersleri bile onun için sevap olur.
Ebû Hüreyre
Bab 1«Kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onu görür» buyruğu (Zilzâl 99/7)
4963
Eşekler hakkında bana bu kapsamlı ve tek âyetten başka bir şey indirilmedi.
Ebû Hüreyre
Bab 2«Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onu görür» âyeti (Zilzâl 99/8)
4964
Kenarlarında içi oyulmuş inciden kubbeler bulunan bir nehre geldim; Cebrâil: "Bu, Kevser'dir" dedi.
Enes b. Mâlik
Bab 1Kevser nehri
4965
Kevser, iki kıyısında içi oyulmuş inciler bulunan, kapları yıldızlar sayısınca olan bir nehirdir.
Ebû Ubeyde
Bab 1Kevser nehri
4966
Kevser, Allah'ın Peygamber'e verdiği hayırdır; cennetteki nehir de o hayırdandır.
Abdullah b. Abbâs
Bab 1Kevser nehri
4967
Nasr sûresi indikten sonra Peygamber her namazında "Sübhâneke rabbenâ ve bi-hamdike, Allahümmağfir lî" derdi.
Âişe
Bab 1Nasr sûresinden sonra tesbih ve istiğfar
4968
Resûlullah rükû ve secdesinde çokça tesbih ve istiğfar ederek Kur'an'ın emrini yerine getirirdi.
Âişe
Bab 2Rükû ve secdede tesbih ve istiğfar
4969
İbn Abbâs'a göre Nasr sûresi, Peygamber'e ölümünün haber verilmesidir.
Abdullah b. Abbâs
Bab 3«İnsanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde» âyeti (Nasr 110/2)
4970
Ömer, İbn Abbâs'a: "Ben de Nasr sûresinden ancak senin söylediğini biliyorum" dedi.
Abdullah b. Abbâs
Bab 4«Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir» âyeti (Nasr 110/3)
4971
Ben size şiddetli bir azaptan önce gönderilmiş bir uyarıcıyım.
Abdullah b. Abbâs
Bab 1Şiddetli azaptan önce gelen uyarıcı
4972
Size düşmanın sabah ya da akşam baskın yapacağını söylesem beni doğrular mıydınız?
Abdullah b. Abbâs
Bab 2«...Ve kurudu. Ne malı ona fayda verdi ne de kazandığı» buyruğu (Tebbet 111/1-2)
4973
Tebbet sûresi, Ebû Leheb'in Peygamber'e "Yazıklar olsun sana!" demesi üzerine indi.
Abdullah b. Abbâs
Bab 3«Alevli bir ateşe girecektir» buyruğu (Tebbet 111/3)
4974
Âdemoğlunun bana sövmesi "Allah çocuk edindi" demesidir; hâlbuki ben tek ve Samed'im.
Ebû Hüreyre
Bab 1Allah'ın birliği ve Samed oluşu
4975
Ben doğurmamış, doğurulmamış ve hiçbir şey kendisine denk olmayan Samed'im.
Ebû Hüreyre
Bab 2«Allah sameddir» buyruğu (İhlâs 112/2)
4976
Übey, Muavvizeteyn için: "Biz de Resûlullah'ın dediği gibi deriz" dedi.
Zir b. Hubeyş
Bab 2«Allah sameddir» buyruğu (İhlâs 112/2)
4977
Zir, İbn Mes'ûd'un Muavvizeteyn hakkındaki sözünü sorunca Übey, Resûlullah'a sorduğunu söyledi.
Zir b. Hubeyş
Bab 2«Allah sameddir» buyruğu (İhlâs 112/2)