Bölüm 65

Tefsir

499 hadis No 4474 - 4977
كتاب التفسير

Hadisler

4474 Fâtiha, Kur'an'daki sûrelerin en büyüğüdür; o, seb'u'l-mesânî ve bana verilen Kur'ân-ı azîmdir. Ebû Saîd b. el-Muallâ Bab 1Fâtihatü'l-kitâb hakkında gelenler 4475 İmam Fâtiha'nın sonunu okuyunca âmin deyin; sözü meleklerinkine denk gelenin geçmiş günahları bağışlanır. Ebû Hüreyre Bab 2«Gazaba uğrayanların ve sapıtanlarınkinin değil» âyeti (Fâtiha 1/7) 4476 Kıyamet günü müminler şefaatçi arar; her peygamber "Ben sizin aradığınız değilim" der, sonunda Muhammed'e gelirler. Enes Bab 1Allah'ın «Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti» buyruğu (Bakara 2/31) 4477 Bakara 2/22 tefsiri: En büyük günah, seni O yaratmışken Allah'a eş koşmandır. Abdullah Bab 3Allah Teâlâ'nın «Artık bile bile Allah'a eşler koşmayın» buyruğu (Bakara 2/22) 4478 Kem'e (yer mantarı) menn'dendir; suyu göz için şifadır. Saîd b. Zeyd Bab 4Allah Teâlâ'nın «Üzerinize bulutu gölgelik yaptık, size kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Size verdiğimiz rızıkların temizlerinden yiyin. Onlar bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı» buyruğu (Bakara 2/57) 4479 İsrâiloğulları kapıdan secde ederek girmeleri emredilince kıçları üzerinde sürünerek girdiler ve sözü değiştirdiler. Ebû Hüreyre Bab 5«Hani size: "Şu kasabaya girin, orada dilediğiniz yerde bol bol yiyin, kapıdan secde ederek girin ve ‘Hıtta’ deyin ki hatalarınızı bağışlayalım; iyilik edenlere daha fazlasını vereceğiz" demiştik» âyeti (Bakara 2/58) 4480 Abdullah b. Selâm: "Yahudiler iftiracı bir kavimdir; müslüman olduğumu öğrenirlerse bana iftira ederler" dedi. Enes Bab 6«Kim Cibrîl'e düşman olursa» buyruğu (Bakara 2/97) 4481 Ömer: "En iyi okuyanımız Übey, en iyi hüküm vereninimiz Ali'dir; yine de Übey'in sözünden bir kısmını bırakırız." İbn Abbâs Bab 7«Biz bir âyeti nesheder veya unutturursak» buyruğu (Bakara 2/106) 4482 Âdemoğlu beni yalanladı, buna hakkı yoktu; bana sövdü, buna da hakkı yoktu. İbn Abbâs Bab 8«"Allah çocuk edindi" dediler. O bundan münezzehtir» âyeti (Bakara 2/116) 4483 Ömer: Makâm-ı İbrâhîm, hicab ve Peygamber'in hanımları konusunda Rabbim bana muvafakat etti. Enes Bab 9«İbrâhim'in makamından bir namaz yeri edinin» buyruğu (Bakara 2/125) 4484 Kavminin küfürden yeni çıkmış olması olmasaydı Kâbe'yi İbrâhîm'in temelleri üzerine döndürürdüm. Âişe Bab 10Allah Teâlâ'nın «Hani İbrâhim, İsmâil ile birlikte Beyt'in temellerini yükseltiyordu: "Rabbimiz! Bizden kabul buyur. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin"» buyruğu (Bakara 2/127) 4485 Ehl-i kitabı ne doğrulayın ne de yalanlayın; "Allah'a ve bize indirilene iman ettik" deyin. Ebû Hüreyre Bab 11«Deyin ki: Biz Allah'a ve bize indirilene iman ettik» âyeti (Bakara 2/136) 4486 Kıble değişmeden önce ölenler hakkında "Allah imanınızı zayi edecek değildir" âyeti indi. Berâ Bab 12«İnsanlardan bazı beyinsizler: "Onları üzerinde bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: Doğu da batı da Allah'ındır. O dilediğini dosdoğru yola iletir» âyeti (Bakara 2/142) 4487 Kıyamet günü Nûh'un tebliğ ettiğine Muhammed ve ümmeti şahitlik eder; vasat ümmet, adil ümmettir. Ebû Saîd el-Hudrî Bab 13«Böylece insanlara şahit olasınız, Peygamber de size şahit olsun diye sizi orta (dengeli) bir ümmet kıldık» buyruğu (Bakara 2/143) 4488 Kubâ Mescidi'nde sabah namazı kılanlara Kâbe'ye yönelme emrinin indiği haber verildi. Abdullah b. Ömer Bab 14«Üzerinde bulunduğun kıbleyi, Peygamber'e uyanı ökçeleri üzerinde geri dönenden ayırt edelim diye kıble yaptık. Bu, Allah'ın hidayet ettikleri dışındakilere elbette ağır geldi. Allah imanınızı zayi edecek değildir. Şüphesiz Allah insanlara çok şefkatli, çok merhametlidir» buyruğu (Bakara 2/143) 4489 İki kıbleye namaz kılanlardan benden başka kimse kalmadı. Enes Bab 15«Yüzünün göğe doğru çevrilip durduğunu elbette görüyoruz» buyruğundan «...yapıyorlar» sözüne kadar (Bakara 2/144) 4490 Kubâ'da sabah namazındakilere: "Resûlullah'a bu gece Kur'an indi, Kâbe'ye yönelin" denildi. Abdullah b. Ömer Bab 16«Kitap verilenlere her türlü âyeti getirsen de senin kıblene uymazlar» âyetinden «O takdirde sen mutlaka zalimlerden olursun» sözüne kadar (Bakara 2/145) 4491 Kubâ'dakilerin yüzleri Şam'a dönükken Kâbe'ye yönelme haberi gelince Kâbe'ye döndüler. Abdullah b. Ömer Bab 17«Kendilerine kitap verdiklerimiz onu, oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Onlardan bir grup ise bile bile hakkı gizler» âyetinden «...şüphe edenlerden» sözüne kadar (Bakara 2/146-147) 4492 Peygamber ile on altı ya da on yedi ay Beytülmakdis'e doğru namaz kıldık, sonra o kıbleye çevrildi. Berâ Bab 18«Herkesin yöneldiği bir yönü vardır. Öyleyse hayırlarda yarışın. Nerede olursanız olun Allah hepinizi bir araya getirecektir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir» âyeti (Bakara 2/148) 4493 Kubâ'da sabah namazındakiler haberi alınca oldukları hâl üzere dönüp Kâbe'ye yöneldiler. Abdullah b. Ömer Bab 19«Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir. Bu, şüphesiz Rabbinden gelen haktır. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir» âyeti (Bakara 2/149). «Şatrahû», onun karşısı (yönü) demektir 4494 Kubâ'da sabah namazında yüzleri Şam'a dönük olanlar, haber gelince kıbleye döndüler. Abdullah b. Ömer Bab 20«Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir. Nerede olursanız olun...» âyetinden «...ki doğru yolu bulasınız» sözüne kadar (Bakara 2/150) 4495 Âişe: "Eğer dediğin gibi olsaydı âyet 'onları tavaf etmemesinde günah yoktur' şeklinde olurdu." Urve Bab 21«Şüphesiz Safâ ile Merve Allah'ın şiarlarındandır. Kim hac veya umre maksadıyla Beyt'i ziyaret ederse, onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Kim gönüllü olarak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir» buyruğu (Bakara 2/158) 4496 Enes: Safâ ile Merve'yi cahiliye işlerinden sayardık; İslâm gelince onlardan uzak durduk. Âsım b. Süleymân Bab 21«Şüphesiz Safâ ile Merve Allah'ın şiarlarındandır. Kim hac veya umre maksadıyla Beyt'i ziyaret ederse, onları tavaf etmesinde kendisine bir günah yoktur. Kim gönüllü olarak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir» buyruğu (Bakara 2/158) 4497 Allah'tan başkasını O'na denk tutup ona dua eder hâlde ölen kimse cehenneme girer. Abdullah Bab 22«İnsanlardan kimi de Allah'tan başkasını O'na eşler edinir» buyruğu (Bakara 2/165) 4498 İsrâiloğullarında kısas vardı, diyet yoktu; diyet bu ümmete Rabbinden bir hafifletme ve rahmettir. İbn Abbâs Bab 23«Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: Hüre hür...» âyetinden «...elem verici bir azap vardır» sözüne kadar (Bakara 2/178) 4499 Allah'ın kitabının hükmü kısastır. Enes Bab 23«Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: Hüre hür...» âyetinden «...elem verici bir azap vardır» sözüne kadar (Bakara 2/178) 4500 Allah'ın kulları arasında öyleleri vardır ki Allah'a yemin etse Allah onun yeminini yerine getirir. Enes Bab 23«Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: Hüre hür...» âyetinden «...elem verici bir azap vardır» sözüne kadar (Bakara 2/178) 4501 Cahiliye ehli Âşûrâ'yı oruçla geçirirdi; Ramazan inince dileyen onu tuttu, dileyen tutmadı. Abdullah b. Ömer Bab 24«Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı ki sakınasınız» âyeti (Bakara 2/183) 4502 Âşûrâ Ramazan'dan önce tutulurdu; Ramazan inince "Dileyen oruç tutsun, dileyen yesin" buyurdu. Âişe Bab 24«Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı ki sakınasınız» âyeti (Bakara 2/183) 4503 Abdullah b. Mes'ûd, Eş'as'a: "Âşûrâ orucu Ramazan inince terk edildi; yaklaş, ye" dedi. Alkame, Abdullah'tan Bab 24«Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı ki sakınasınız» âyeti (Bakara 2/183) 4504 Kureyş cahiliyede Âşûrâ'yı oruçla geçirirdi; Ramazan inince farz o oldu ve Âşûrâ terk edildi. Âişe Bab 24«Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı ki sakınasınız» âyeti (Bakara 2/183) 4505 İbn Abbâs: Fidye âyeti neshedilmemiştir; oruç tutamayan yaşlı erkek ve yaşlı kadın içindir. Atâ Bab 25«(Oruç) sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta veya yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Ona güç yetirebilenlerin üzerine bir fidye, bir yoksulu doyurmak gerekir. Kim gönüllü olarak bir hayır yaparsa bu kendisi için daha hayırlıdır. Bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır» buyruğu (Bakara 2/184) 4506 İbn Ömer fidye âyetini okudu ve: "O neshedilmiştir" dedi. Nâfi' Bab 26«Sizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin» âyeti (Bakara 2/185) 4507 Fidye âyeti inince dileyen oruç tutmayıp fidye verirdi; sonraki âyet onu neshetti. Seleme Bab 26«Sizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin» âyeti (Bakara 2/185) 4508 Ramazan boyunca kadınlara yaklaşmazlardı; bazıları kendilerine ihanet edince âyet indi. Berâ Bab 27«Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz. Allah, kendinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi; tövbenizi kabul etti ve sizi affetti. Artık onlarla birlikte olun ve Allah'ın sizin için yazdığını arayın» âyeti (Bakara 2/187) 4509 Beyaz ip ile siyah ip yastığının altında ise yastığın gerçekten geniş demektir. Şa'bî, Adî'den Bab 28«Fecrin beyaz ipliği siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin için. Sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâfta iken onlara yaklaşmayın» buyruğu (Bakara 2/187) 4510 İki ipi görüyorsan ensesi geniş birisin; o, gecenin karanlığı ve gündüzün aydınlığıdır. Adî b. Hâtim Bab 28«Fecrin beyaz ipliği siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin için. Sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâfta iken onlara yaklaşmayın» buyruğu (Bakara 2/187) 4511 "Fecirden" sözü indirilmeden önce bazıları ayaklarına beyaz ve siyah ip bağlayıp yemeye devam ederdi. Sehl b. Sa'd Bab 28«Fecrin beyaz ipliği siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin için. Sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescitlerde itikâfta iken onlara yaklaşmayın» buyruğu (Bakara 2/187) 4512 Cahiliyede ihrama girenler evlerine arkadan girerdi; "Evlere kapılarından gelin" âyeti indi. Berâ Bab 29«İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Fakat iyilik, sakınanın iyiliğidir. Evlere kapılarından girin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz» buyruğu (Bakara 2/189) 4513, 4514, 4515 İbn Ömer: "Fitne kalmayıncaya kadar savaştık; siz ise fitne oluncaya kadar savaşmak istiyorsunuz." Nâfi' Bab 30«Fitne kalmayıncaya ve din Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur» buyruğu (Bakara 2/193) 4516 "Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın" âyeti infak hakkında indi. Huzeyfe Bab 31«Allah yolunda infak edin, kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın ve iyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever» buyruğu (Bakara 2/195) 4517 Ka'b b. Ucre: Fidye âyeti özellikle benim hakkımda indi, sizin için ise geneldir. Abdullah b. Ma'kıl Bab 32«Sizden kim hasta olur veya başından bir rahatsızlığı bulunursa» buyruğu (Bakara 2/196) 4518 Temettu âyeti indi, onu Resûlullah ile yaptık; ölünceye kadar ondan nehyetmedi. İmrân b. Husayn Bab 33«Kim hacca kadar umre ile faydalanırsa» âyeti (Bakara 2/196) 4519 Hac mevsimlerinde ticareti günah sayınca "Rabbinizden bir lütuf aramanızda günah yoktur" âyeti indi. İbn Abbâs Bab 34«Rabbinizden bir lütuf aramanızda size bir günah yoktur» âyeti (Bakara 2/198) 4520 Kureyş Müzdelife'de vakfe yapardı; Allah, Peygamberine Arafat'ta vakfe yapıp oradan ayrılmasını emretti. Âişe Bab 35«Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin» âyeti (Bakara 2/199) 4521 Hedy bulamayan hac günlerinde Arefe'den önce üç gün oruç tutar; sonuncusu Arefe günü olursa günah yoktur. İbn Abbâs Bab 35«Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin» âyeti (Bakara 2/199) 4522 Allah'ım! Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru. Enes Bab 36«Onlardan kimi de: "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" der» âyeti (Bakara 2/201) 4523 Allah katında adamların en sevimsizi, inatçı ve kavgacı olandır. Âişe, Peygamber'e ulaştırarak Bab 37«Oysa o, düşmanların en yamanıdır» âyeti (Bakara 2/204) 4524, 4525 Âişe: Allah Resûlüne bir şey vaat etmişse, o bunun ölmeden önce olacağını mutlaka bilmiştir. İbn Ebû Müleyke Bab 38«Yoksa sizden önce gelip geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara yoksulluk ve sıkıntı dokundu» âyetinden «...yakındır» sözüne kadar (Bakara 2/214) 4526, 4527 İbn Ömer Kur'an okurken bitirinceye kadar konuşmaz, âyetlerin ne hakkında indiğini anlatırdı. Nâfi' Bab 39«Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için (ileriye) bir şey takdim edin» âyeti (Bakara 2/223) 4528 Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz şekilde gelin. Câbir Bab 39«Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için (ileriye) bir şey takdim edin» âyeti (Bakara 2/223) 4529 Ma'kıl, boşanan kız kardeşinin eski kocasıyla evlenmesine yanaşmayınca âyet nazil oldu. Ma'kıl b. Yesâr Bab 40«Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini doldurdukları zaman, onları kocalarıyla evlenmekten alıkoymayın» âyeti (Bakara 2/232) 4530 Osman: "Kardeşimin oğlu! Ben ondan hiçbir şeyi yerinden değiştirmem" dedi. Abdullah b. Zübeyr Bab 42«Namazlara ve orta namaza devam edin» âyeti (Bakara 2/238) 4531 Bu âyet, kadının kocasının ailesi yanında iddet beklemesini neshetti; artık dilediği yerde iddet bekler. Mücâhid Bab 42«Namazlara ve orta namaza devam edin» âyeti (Bakara 2/238) 4532 İbn Mes'ûd: "Kısa Nisâ sûresi, uzun olandan sonra nazil olmuştur" dedi. Muhammed b. Sîrîn Bab 42«Namazlara ve orta namaza devam edin» âyeti (Bakara 2/238) 4533 Hendek günü: "Bizi orta namazdan güneş batıncaya kadar alıkoydular; Allah kabirlerini ateşle doldursun." Ali Bab 42«Namazlara ve orta namaza devam edin» âyeti (Bakara 2/238) 4534 Namazda konuşurduk; "Allah'a gönülden boyun eğerek durun" âyeti nazil olunca susmakla emrolunduk. Zeyd b. Erkam Bab 43«Allah'a gönülden boyun eğerek durun» âyeti (Bakara 2/238). «Kânitîn», itaat edenler demektir 4535 Korku daha şiddetli olursa yaya ya da binekli olarak, kıbleye yönelerek veya yönelmeyerek kılarlar. Nâfi' Bab 44Aziz ve celil olan Allah'ın «Eğer korkarsanız yaya olarak veya binek üzerinde (namazınızı kılın). Güvene kavuştuğunuzda, bilmediklerinizi size öğrettiği gibi Allah'ı anın» buyruğu (Bakara 2/239) 4536 Neshedilen âyeti niçin yazdığı sorulunca Osman: "Onu yerinde bırakırsın" dedi. Abdullah b. Zübeyr Bab 45«Sizden ölüp de geride eşler bırakanlar» âyeti (Bakara 2/240) 4537 Biz şüphe etmeye İbrâhîm'den daha lâyıkız; o "kalbim mutmain olsun" demişti. Ebû Hüreyre Bab 46«Hani İbrâhim: "Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster" demişti» âyeti (Bakara 2/260) 4538 Âyet, Allah'a itaatle amel edip sonra günahlarla amellerini batıran zengin adam için misaldir. Ubeyd b. Umeyr Bab 47«Sizden biriniz ister mi ki bir bahçesi olsun» buyruğundan «...düşünesiniz» sözüne kadar (Bakara 2/266) 4539 Miskin ancak iffetli davranandır; dilerseniz "İnsanlardan yüzsüzce bir şey istemezler" âyetini okuyun. Ebû Hüreyre Bab 48«İnsanlardan ısrarla istemezler» âyeti (Bakara 2/273) 4540 Ribâ âyetleri nazil olunca Resûlullah onları insanlara okudu, sonra içki ticaretini haram kıldı. Âişe Bab 49«Allah alışverişi helâl, ribâyı haram kıldı» âyeti (Bakara 2/275) 4541 Bakara'nın son âyetleri inince Resûlullah çıkıp onları mescitte okudu ve içki ticaretini haram kıldı. Âişe Bab 50«Allah ribâyı mahveder» âyeti (Bakara 2/276). «Yemhaku», onu giderir demektir 4542 Bakara sûresinin sonundaki âyetler inince Peygamber onları mescitte okuyup içki ticaretini haram kıldı. Âişe Bab 51«Fe'zenû bi-harbin (Savaşı haber alın)» âyeti (Bakara 2/279). «Fe'zenû», bilin demektir 4543 Resûlullah kalkıp Bakara'nın sonundaki âyetleri bize okudu, sonra içki ticaretini haram kıldı. Âişe Bab 52«Eğer (borçlu) darlık içinde ise, ona genişlik zamanına kadar mühlet verin» ve «Bilirseniz sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır» âyeti (Bakara 2/280) 4544 Peygamber'e nazil olan son âyet, ribâ âyetidir. Abdullah b. Abbâs Bab 53«Allah'a döndürüleceğiniz bir günden sakının» âyeti (Bakara 2/281) 4545 "İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de" âyeti neshedilmiştir. Peygamber'in ashabından bir adam -ki o İbn Ömer'dir- Bab 54«İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah her şeye kadirdir» âyeti (Bakara 2/284) 4546 "İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de" âyetini ondan sonraki âyet neshetti. Mervân el-Asfar, Resûlullah'ın ashabından bir adamdan -onun İbn Ömer olduğunu sanıyorum dedi- Bab 55«Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti» âyeti (Bakara 2/285) 4547 Müteşâbih âyetlere uyanları gördüğünde, işte onlar Allah'ın adını andığı kimselerdir; onlardan sakının. Âişe Bab 1«Onun bazı âyetleri muhkemdir» âyeti (Âl-i İmrân 3/7) 4548 Doğan her çocuğa doğduğu anda şeytan dokunur, o da bağırarak ağlar; Meryem ve oğlu müstesna. Ebû Hüreyre Bab 2«Ben onu ve soyunu kovulmuş şeytandan sana sığındırırım» âyeti (Âl-i İmrân 3/36) 4549, 4550 Eş'as b. Kays: "Bu âyet benim hakkımda indirildi; amcamın oğlunun arazisinde bir kuyum vardı" dedi. Abdullah b. Mes'ûd Bab 3«Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir bedele satanlar, işte onların (âhirette) bir payı yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/77). «Lâ halâka», hayır yoktur demektir 4551 Bir adam, verilmediği hâlde malına şu fiyat verildi diye yemin edince "Allah'ın ahdini... satanlar" âyeti indi. Abdullah b. Ebû Evfâ Bab 3«Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir bedele satanlar, işte onların (âhirette) bir payı yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/77). «Lâ halâka», hayır yoktur demektir 4552 İnsanlara iddiaları üzerine verilseydi, birtakım insanların kanları ve malları giderdi. İbn Ebû Müleyke Bab 3«Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir bedele satanlar, işte onların (âhirette) bir payı yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/77). «Lâ halâka», hayır yoktur demektir 4553 Hirakl: "Söylediğin doğruysa o bir peygamberdir; mülkü iki ayağımın altındaki yere kadar ulaşacaktır" dedi. Abdullah b. Abbâs Bab 4«De ki: Ey Ehl-i kitap! Bizimle sizin aranızda ortak olan bir söze gelin: Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim» âyeti (Âl-i İmrân 3/64) 4554 Ebû Talha: "Mallarımın bence en sevimlisi Beyruhâ'dır; o, Allah için bir sadakadır" dedi. Enes b. Mâlik Bab 5«Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe asla erişemezsiniz» âyetinden «...Allah onu hakkıyla bilir» sözüne kadar (Âl-i İmrân 3/92) 4555 Ebû Talha onu Hassân ile Übey'e verdi; ona daha yakın olduğum hâlde bana bir şey vermedi. Enes Bab 5«Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe asla erişemezsiniz» âyetinden «...Allah onu hakkıyla bilir» sözüne kadar (Âl-i İmrân 3/92) 4556 Abdullah b. Selâm, âlimin elini recm âyetinin üzerinden çekip "Bu nedir?" dedi. Abdullah b. Ömer Bab 6«De ki: Eğer doğru sözlüyseniz Tevrat'ı getirin de onu okuyun» âyeti (Âl-i İmrân 3/93) 4557 İnsanlar için insanların en hayırlısısınız; onları boyunlarında zincirlerle getirirsiniz, nihayet İslâm'a girerler. Ebû Hüreyre Bab 7«Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz» âyeti (Âl-i İmrân 3/110) 4558 O iki grup bizdik; Allah "onların velisiydi" dediği için âyetin inmemiş olmasını istemeyiz. Câbir b. Abdullah Bab 8«Hani sizden iki topluluk yılgınlık göstermeye yüz tutmuştu» âyeti (Âl-i İmrân 3/122) 4559 Peygamber sabah namazında falancalara lanet edince "Bu işte senin hiçbir yetkin yoktur" âyeti indi. Abdullah b. Ömer Bab 9«Bu işten sana hiçbir şey yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/128) 4560 Resûlullah birinin aleyhine ya da lehine dua etmek istediğinde rükûdan sonra kunut yapardı. Ebû Hüreyre Bab 9«Bu işten sana hiçbir şey yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/128) 4561 Uhud'da bozgun sırasında Peygamber'in yanında on iki adamdan başkası kalmadı. Berâ b. Âzib Bab 10«Peygamber ise arkanızdan sizi çağırıyordu» buyruğu (Âl-i İmrân 3/153) 4562 Uhud günü saflarımızda iken bizi uyuklama bastırdı; kılıcım elimden düşüyor, ben onu alıyordum. Ebû Talha Bab 11«Bir güven, bir uyku (indirdi)» buyruğu (Âl-i İmrân 3/154) 4563 "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" sözünü İbrâhîm ateşe atıldığında, Muhammed de söyledi. Abdullah b. Abbâs Bab 13«İnsanlar size karşı toplandı» âyeti (Âl-i İmrân 3/173) 4564 İbrâhîm'in ateşe atıldığı zamanki son sözü "Allah bana yeter, O ne güzel vekildir" oldu. Abdullah b. Abbâs Bab 13«İnsanlar size karşı toplandı» âyeti (Âl-i İmrân 3/173) 4565 Zekâtı verilmeyen mal, kıyamet günü sahibine "Ben senin malınım, ben senin hazinenim" diyen bir yılan olur. Ebû Hüreyre Bab 14«Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler sanmasınlar» âyeti (Âl-i İmrân 3/180) 4566 Peygamber ve ashabı, Allah'ın emrettiği gibi müşrikleri ve Ehl-i kitabı affeder, eziyete sabrederlerdi. Üsâme b. Zeyd Bab 15«Sizden önce kitap verilenlerden ve ortak koşanlardan mutlaka çok eziyet verici sözler işiteceksiniz» âyeti (Âl-i İmrân 3/186) 4567 Münafıklar gazveden geri kalır, dönüşte özür dileyip yemin eder ve yapmadıkları şeyle övülmeyi severlerdi. Ebû Saîd el-Hudrî Bab 16«Yaptıklarına sevinenler sanmasınlar» âyeti (Âl-i İmrân 3/188) 4568 İbn Abbâs: Âyet, Peygamber'in sorduğunu gizleyip gizlemelerine sevinen yahudiler hakkındadır. Alkame b. Vakkâs Bab 16«Yaptıklarına sevinenler sanmasınlar» âyeti (Âl-i İmrân 3/188) 4569 Peygamber gecenin son üçte birinde göğe bakıp "Göklerin ve yerin yaratılışında..." âyetini okudu. Abdullah b. Abbâs Bab 17«Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında...» buyruğu (Âl-i İmrân 3/190) 4570 Resûlullah'ın namazına mutlaka bakacağım dedim; uyanınca Âl-i İmrân'ın son on âyetini okudu. Abdullah b. Abbâs Bab 18«Onlar ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler» âyeti (Âl-i İmrân 3/191) 4571 Resûlullah sağ elini başımın üzerine koydu ve sağ eliyle kulağımdan tutup onu bükmeye başladı. Abdullah b. Abbâs Bab 19«Rabbimiz! Sen kimi ateşe sokarsan, şüphesiz onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur» âyeti (Âl-i İmrân 3/192) 4572 Vitirden sonra müezzin gelinceye kadar uzandı, sonra hafif iki rekât kılıp sabah namazına çıktı. Abdullah b. Abbâs Bab 20«Rabbimiz! Biz, imana çağıran bir davetçiyi işittik» âyeti (Âl-i İmrân 3/193) 4573 Yetim kızı sırf hurma ağacı için nikâhında tutan adam hakkında "Yetimler hakkında adaleti..." âyeti indi. Âişe Bab 1«Eğer yetimler hakkında adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız» âyeti (Nisâ 4/3) 4574 Yetim kızlarla ancak adaleti gözeterek ve emsallerinin en yüksek mehrini vererek evlenilebilir. Urve b. Zübeyr Bab 1«Eğer yetimler hakkında adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız» âyeti (Nisâ 4/3) 4575 Fakir olan veli, yetimin işini görmesi karşılığında onun malından örfe uygun biçimde yiyebilir. Âişe Bab 2«Fakir olan da örfe uygun şekilde yesin. Mallarını kendilerine teslim ettiğinizde, onların yanında şahit bulundurun» âyeti (Nisâ 4/6) 4576 Taksimde hazır bulunan akraba, yetim ve yoksullara dair âyet muhkemdir, neshedilmiş değildir. İbn Abbâs Bab 3«Taksim sırasında akrabalar, yetimler ve yoksullar hazır bulunduklarında» âyeti (Nisâ 4/8) 4577 Câbir'in malı hakkındaki sorusu üzerine "Allah size çocuklarınız hakkında vasiyet eder" âyeti indi. Câbir Bab 4«Allah size emreder» âyeti (Nisâ 4/11) 4578 Mal çocuğun, vasiyet anne babanın idi; Allah bundan dilediğini neshetti. İbn Abbâs Bab 5«Eşlerinizin bıraktıklarının yarısı sizindir» âyeti (Nisâ 4/12) 4579 Bir adam öldüğünde velileri, onun karısı üzerinde kadının kendi ailesinden daha çok hak sahibi sayılırdı. İbn Abbâs Bab 6«Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir» âyeti (Nisâ 4/19) 4580 Muhâcirle ensâr arasındaki kardeşlik mirası, "Her biri için mirasçılar kıldık" âyetiyle neshedildi. İbn Abbâs Bab 7«Anne-babanın ve yakınların bıraktıklarından her biri için mirasçılar belirledik» âyeti (Nisâ 4/33) 4581 Kıyamet günü Allah'ı görmekte, bulutsuz günde güneşi ve dolunayı görmekte olduğu gibi zorluk çekilmez. Ebû Saîd el-Hudrî Bab 8«Şüphesiz Allah zerre ağırlığınca zulmetmez» âyeti (Nisâ 4/40); yani zerre ağırlığınca demektir 4582 Ben Kur'an'ı başkasından dinlemeyi severim. Abdullah b. Mes'ûd Bab 9«Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de bunlara şahit olarak getirdiğimiz zaman nice olacak?» âyeti (Nisâ 4/41) 4583 Esmâ'nın gerdanlığını arayanlar abdestsiz namaz kılınca teyemmüm âyeti indi. Âişe Bab 10«Eğer hasta olursanız veya yolculukta bulunursanız ya da biriniz ayak yolundan gelirse» buyruğu (Nisâ 4/43) 4584 Emir sahiplerine itaat âyeti, Abdullah b. Huzâfe bir seriyyeye gönderildiğinde indi. İbn Abbâs Bab 11«Allah'a itaat edin, Peygamber'e ve sizden olan ulü'l-emre itaat edin» âyeti (Nisâ 4/59). (Ulü'l-emr) emir sahipleri demektir 4585 Zübeyr ile ensârînin su arkı davası üzerine "Seni hakem kılmadıkça iman etmiş olmazlar" âyeti indi. Urve Bab 12«Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem kılmadıkça iman etmiş olmazlar» âyeti (Nisâ 4/65) 4586 Hastalanan her peygamber, mutlaka dünya ile âhiret arasında muhayyer bırakılır. Âişe Bab 13«İşte onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle beraberdirler» âyeti (Nisâ 4/69) 4587 Ben ve annem, zayıf bırakılanlardan idik. İbn Abbâs Bab 14«Size ne oluyor ki Allah yolunda savaşmıyorsunuz» buyruğundan «...halkı zalim olan» sözüne kadar (Nisâ 4/75) 4588 Ben ve annem, Allah'ın mazur saydığı kimselerdendik. İbn Ebû Müleyke Bab 14«Size ne oluyor ki Allah yolunda savaşmıyorsunuz» buyruğundan «...halkı zalim olan» sözüne kadar (Nisâ 4/75) 4589 Medine Tayyibe'dir; ateşin gümüşün kirini giderdiği gibi o da kiri dışarı atar. Zeyd b. Sâbit Bab 15«Size ne oluyor ki münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Oysa Allah onları tepetaklak etmiştir» âyeti (Nisâ 4/88) 4590 Mümini kasten öldürmeye dair âyet en son inenlerdendir ve onu hiçbir şey neshetmedi. Saîd b. Cübeyr Bab 16«Kim bir mümini kasten öldürürse cezası cehennemdir» âyeti (Nisâ 4/93) 4591 Selâm veren adamı öldürüp koyunlarını alanlar hakkında "Size selâm verene mümin değilsin demeyin" âyeti indi. İbn Abbâs Bab 17«Size selâm verene "Sen mümin değilsin" demeyin» âyeti (Nisâ 4/94). "Es-silm", "es-seleme" ve "es-selâm" aynıdır 4592 Vahiy inerken Peygamber'in uyluğu Zeyd'in uyluğuna, ezilecek diye korkacağı kadar ağırlaştı. Sehl b. Sa'd es-Sâidî Bab 18«Müminlerden oturanlarla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz» âyeti (Nisâ 4/95) 4593 İbn Ümmü Mektûm âmâlığından şikâyet edince Allah "özür sahipleri dışında" ifadesini indirdi. Berâ Bab 18«Müminlerden oturanlarla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz» âyeti (Nisâ 4/95) 4594 İbn Ümmü Mektûm "Ben âmâyım" deyince âyet "özür sahipleri dışında" ifadesiyle yeniden indi. Berâ Bab 18«Müminlerden oturanlarla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz» âyeti (Nisâ 4/95) 4595 Oturanlarla cihad edenlerin bir olmaması, Bedir'den geri kalanlarla Bedir'e çıkanlar hakkındadır. İbn Abbâs Bab 18«Müminlerden oturanlarla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz» âyeti (Nisâ 4/95) 4596 Müşriklerin kalabalığını çoğaltan müslümanlar hakkında "Meleklerin canlarını aldığı kimseler" âyeti indi. Muhammed b. Abdurrahman Ebu'l-Esved Bab 19«Kendilerine zulmederken canlarını aldığı kimselere melekler: "Ne işte idiniz?" derler. Onlar: "Biz yeryüzünde zayıf bırakılmışlardık" derler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi ki orada hicret edeydiniz?" derler» âyeti (Nisâ 4/97) 4597 Annem, Allah'ın mazur saydığı kimselerdendi. İbn Abbâs Bab 20«Ancak hiçbir çareye gücü yetmeyen ve hiçbir yol bulamayan zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar müstesnadır» âyeti (Nisâ 4/98) 4598 Allah'ım! Müminlerden zayıf bırakılanları kurtar; Mudar'a baskını şiddetlendir. Ebû Hüreyre Bab 21«İşte onları Allah'ın affetmesi umulur. Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır» âyeti (Nisâ 4/99) 4599 "Hasta olursanız" ruhsatı hakkında İbn Abbâs: Abdurrahman b. Avf yaralı idi. İbn Abbâs Bab 22«Yağmurdan dolayı bir eziyet görürseniz veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda size bir günah yoktur» âyeti (Nisâ 4/102) 4600 Yetim kızın velisi, malına ortak olunmasın diye onu evlenmekten alıkoyardı; bu âyet bunun üzerine indi. Âişe Bab 23«Senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: Onlar hakkındaki fetvayı size Allah veriyor; bir de kadın yetimler hakkında kitapta size okunanlar (veriyor)» buyruğu (Nisâ 4/127) 4601 Kocası ayrılmak isteyen kadın hakkından vazgeçerek evliliği sürdürebilir; âyet bu hususta indi. Âişe Bab 24«Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden veya yüz çevirmesinden korkarsa» âyeti (Nisâ 4/128) 4602 Nifak, sizden daha hayırlı bir topluluğa indirildi; sonra tövbe ettiler, Allah da tövbelerini kabul etti. Esved Bab 25«Şüphesiz münafıklar ateşin en alt tabakasındadır» âyeti (Nisâ 4/145) 4603 Hiç kimsenin, ben Yûnus b. Mettâ'dan daha hayırlıyım demesi uygun olmaz. Abdullah b. Mes'ûd Bab 26«Şüphesiz biz sana vahyettik» buyruğundan «...Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleymân'a» sözüne kadar (Nisâ 4/163) 4604 Kim ben Yûnus b. Mettâ'dan daha hayırlıyım derse yalan söylemiş olur. Ebû Hüreyre Bab 26«Şüphesiz biz sana vahyettik» buyruğundan «...Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleymân'a» sözüne kadar (Nisâ 4/163) 4605 İnen son sûre Berâe, inen son âyet de "Senden fetva istiyorlar" âyetidir. Berâ Bab 27«Senden fetva istiyorlar. De ki: Allah size kelâle hakkında fetva veriyor: Çocuğu olmayıp kız kardeşi bulunan bir kişi ölürse, bıraktığının yarısı onundur. Kız kardeşin çocuğu yoksa, erkek kardeş de ona mirasçı olur» âyeti (Nisâ 4/176) 4606 "Bugün dininizi kemale erdirdim" âyeti Arefe günü, biz Arafat'ta iken indi. Târık b. Şihâb Bab 2«Bugün size dininizi kemale erdirdim» buyruğu (Mâide 5/3) 4607 Gerdanlık kaybolduğu için susuz kalınan yerde sabahlayınca Allah teyemmüm âyetini indirdi. Âişe Bab 3«Su bulamazsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin» buyruğu (Mâide 5/6) 4608 Ey Ebû Bekir ailesi! Allah sizin sayenizde insanlara bereket verdi; siz onlar için ancak bereketsiniz. Âişe Bab 3«Su bulamazsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin» buyruğu (Mâide 5/6) 4609 Biz sana İsrâiloğullarının Mûsâ'ya dediği gibi demeyiz; sen yürü, biz seninle beraberiz. Abdullah b. Mes'ûd Bab 4«Sen ve Rabbin gidin savaşın; biz burada oturuyoruz» buyruğu (Mâide 5/24) 4610 İslâm'da ancak evli iken zina eden, haksız yere cana kıyan ya da Allah ve Resûlü'ne savaş açanın öldürülmesi helâldir. Ebû Kılâbe Bab 5«Allah ve Resûlü'ne karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa koşanların cezası ancak öldürülmeleri veya asılmaları» âyetinden «...veya yerlerinden sürülmeleridir» sözüne kadar (Mâide 5/33) 4611 Allah'ın kulları arasında öyleleri vardır ki Allah adına yemin etse, Allah onun yeminini yerine getirir. Enes Bab 6«Yaralar da kısastır» buyruğu (Mâide 5/45) 4612 Muhammed'in kendisine indirilenden bir şeyi gizlediğini söyleyen kimse yalan söylemiştir. Âişe Bab 7«Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et» âyeti (Mâide 5/67) 4613 Lağv yemin âyeti, adamın "Hayır, vallahi" ve "Evet, vallahi" demesi hakkında indi. Âişe Bab 8«Allah sizi yeminlerinizdeki lağv (kasıtsız söz) sebebiyle sorumlu tutmaz» buyruğu (Mâide 5/89) 4614 Ebû Bekir, Allah yemin kefaretini indirinceye kadar hiçbir yemininde hânis olmazdı. Âişe Bab 8«Allah sizi yeminlerinizdeki lağv (kasıtsız söz) sebebiyle sorumlu tutmaz» buyruğu (Mâide 5/89) 4615 Gazada kadınsız kalan sahâbîler hadım olmak istediler, Peygamber onları bundan nehyetti. Abdullah b. Mes'ûd Bab 9«Allah'ın size helâl kıldığı temiz şeyleri haram kılmayın» âyeti (Mâide 5/87) 4616 İçki yasağı indiğinde Medine'de beş çeşit içki vardı; aralarında üzüm içkisi yoktu. Abdullah b. Ömer Bab 10«İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir» buyruğu (Mâide 5/90) 4617 İçkinin haram kılındığını duyunca Ebû Talha ve arkadaşları küpleri döktürdü, bir daha ona dönmediler. Enes b. Mâlik Bab 10«İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir» buyruğu (Mâide 5/90) 4618 Uhud sabahı içki içenler o gün şehit oldular; bu, içkinin haram kılınmasından önce idi. Câbir Bab 10«İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir» buyruğu (Mâide 5/90) 4619 İçki beş şeyden olur: üzüm, hurma, bal, buğday ve arpa; hamr aklı örten şeydir. Abdullah b. Ömer Bab 10«İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir» buyruğu (Mâide 5/90) 4620 İçkinin haram kılındığı ilan edilince Ebû Talha onu döktürdü ve içki Medine sokaklarında aktı. Enes Bab 11«İman edip salih ameller işleyenlere, yediklerinden dolayı bir günah yoktur» âyetinden «...Allah iyilik edenleri sever» sözüne kadar (Mâide 5/93) 4621 Bir adam "Babam kim?" diye sorunca "Açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın" âyeti indi. Enes Bab 12«Size açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın» buyruğu (Mâide 5/101) 4622 Resûlullah'a alay ederek "Babam kim?", "Devem nerede?" diye soranlar hakkında âyet indi. İbn Abbâs Bab 12«Size açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın» buyruğu (Mâide 5/101) 4623 Amr b. Âmir el-Huzâî'yi ateşte bağırsaklarını sürüklerken gördüm; o, sâibeleri ilk salıveren kimseydi. Saîd b. Müseyyeb Bab 13«Allah ne bahîre, ne sâibe, ne vasîle ne de hâm meşru kılmıştır» âyeti (Mâide 5/103) 4624 Amr'ı cehennemde bağırsaklarını sürüklerken gördüm; o, sâibeleri ilk salıveren kimsedir Âişe Bab 13«Allah ne bahîre, ne sâibe, ne vasîle ne de hâm meşru kılmıştır» âyeti (Mâide 5/103) 4625 Kıyamet günü yaratılmışlar arasında ilk giydirilecek olan İbrâhîm'dir Abdullah b. Abbas Bab 14«Ben aralarında bulunduğum sürece onlara şahit idim. Beni vefat ettirince onları gözeten yalnız sen oldun. Sen her şeye şahitsin» âyeti (Mâide 5/117) 4626 Bazı insanlar sol tarafa götürülecek; ben de salih kulun dediği gibi diyeceğim Abdullah b. Abbas Bab 15«Eğer onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır; eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin» buyruğu (Mâide 5/118) 4627 Gaybın anahtarları beştir; kıyamet saatinin bilgisi Allah katındadır Abdullah b. Ömer Bab 1«Gaybın anahtarları O'nun katındadır; onları O'ndan başkası bilmez» âyeti (En'âm 6/59) 4628 Üstünüzden azap âyeti inince Resûlullah: Senin vechine sığınırım, dedi Câbir b. Abdullah Bab 2«De ki: O, size üstünüzden bir azap göndermeye kadirdir» buyruğu (En'âm 6/65) 4629 Hangimiz zulmetmedi ki? dediler; bunun üzerine: Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür, âyeti indi Abdullah Bab 3«İmanlarını zulümle karıştırmayanlar» âyeti (En'âm 6/82) 4630 Hiçbir kula, ben Yûnus b. Mettâ'dan daha hayırlıyım demek yakışmaz Abdullah b. Abbas Bab 4«Yûnus'u ve Lût'u (da hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık» buyruğu (En'âm 6/86) 4631 Bir kulun, ben Yûnus b. Mettâ'dan üstünüm demesi uygun değildir Ebû Hüreyre Bab 4«Yûnus'u ve Lût'u (da hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık» buyruğu (En'âm 6/86) 4632 Sizin Peygamberiniz, onlara uyması emredilenlerdendir Mücâhid Bab 5«İşte onlar Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir. Sen de onların hidayetine uy» buyruğu (En'âm 6/90) 4633 Yahudilere iç yağlar haram kılınınca onu eritip sattılar ve parasını yediler Câbir b. Abdullah Bab 6«Yahudilere her tırnaklı hayvanı haram kıldık; sığırın ve koyunun da iç yağlarını onlara haram kıldık» buyruğu (En'âm 6/146) 4634 Allah'tan daha kıskanç kimse yoktur; bu sebeple açık ve gizli hayâsızlıkları haram kılmıştır Abdullah Bab 7«Çirkin işlerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın» buyruğu (En'âm 6/151) 4635 Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz; insanlar onu görünce yeryüzündeki herkes iman eder Ebû Hüreyre Bab 9«Şahitlerinizi getirin» buyruğu (En'âm 6/150) 4636 Güneş batıdan doğup insanlar onu görünce hepsi iman eder; o, imanın fayda vermeyeceği zamandır Ebû Hüreyre Bab 10«(O gün) hiçbir kimseye imanı fayda vermez» âyeti (En'âm 6/158) 4637 Övgüyü Allah'tan daha çok seven hiç kimse yoktur; bu sebeple kendini övmüştür Abdullah b. Mes'ûd Bab 1Aziz ve celil olan Allah'ın «De ki: Rabbim ancak çirkin işlerin açığını da gizlisini de haram kılmıştır» buyruğu (A'râf 7/33) 4638 Beni peygamberler arasında üstün tutmayın; kıyamet günü insanlar bayılacak, ilk ayılan ben olacağım Ebû Saîd el-Hudrî Bab 2«Mûsâ tayin ettiğimiz vakitte gelip Rabbi onunla konuşunca: "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. (Allah): "Beni asla göremezsin; fakat dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni göreceksin" buyurdu. Rabbi dağa tecelli edince onu darmadağın etti ve Mûsâ baygın düştü. Ayılınca: "Seni tenzih ederim, sana tövbe ettim, ben müminlerin ilkiyim" dedi» âyeti (A'râf 7/143) 4639 Keme mantarı mendendir; suyu da göz için şifadır Saîd b. Zeyd BabEl-menn ve's-selvâ (kudret helvası ve bıldırcın) 4640 Arkadaşımı bana bırakır mısınız? Siz yalan söylüyorsun dediniz, Ebû Bekir ise doğru söyledin dedi Ebü'd-Derdâ Bab 3«De ki: Ey insanlar! Ben, göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan Allah'ın hepinize gönderdiği elçisiyim. O'ndan başka ilah yoktur. O diriltir ve öldürür. O hâlde Allah'a ve O'nun elçisi olan, Allah'a ve O'nun sözlerine iman eden ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız» âyeti (A'râf 7/158) 4641 İsrâiloğulları sözü değiştirdiler; kalçaları üzerinde sürünerek girip kıl içinde bir tane dediler Ebû Hüreyre Bab 4«Ve "Hıtta" deyin» buyruğu (A'râf 7/161) 4642 Hür âyeti okuyunca Ömer onun ötesine geçmedi; o, Allah'ın Kitabı'nın sınırında duran biriydi Abdullah b. Abbas Bab 5«Af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir» âyeti (A'râf 7/199). "El-urf", ma'rûf demektir 4643 Allah, af yolunu tut âyetini ancak insanların ahlakı hakkında indirmiştir Abdullah b. Zübeyr Bab 5«Af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir» âyeti (A'râf 7/199). "El-urf", ma'rûf demektir 4644 Allah, Peygamber'ine insanların ahlakından affı almasını emretti Abdullah b. Zübeyr Bab 5«Af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir» âyeti (A'râf 7/199). "El-urf", ma'rûf demektir 4645 Enfâl sûresi Bedir hakkında indi Saîd b. Cübeyr Bab 1«Sana enfâli (ganimetleri) soruyorlar. De ki: Enfâl Allah'a ve Resûl'e aittir. Öyleyse Allah'tan sakının ve aranızı düzeltin» buyruğu (Enfâl 8/1) 4646 Akıllarını kullanmayan sağır ve dilsizler, Abdüddâroğullarından bir gruptur Abdullah b. Abbas Bab 1«Allah katında canlıların en kötüsü, akıllarını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir» âyeti (Enfâl 8/22) 4647 Kur'an'daki en büyük sûre, Hamd âlemlerin Rabbi Allah'adır sûresidir; es-Seb'u'l-mesânîdir Ebû Saîd b. Muallâ Bab 2«Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığında Allah'a ve Resûl'e icabet edin. Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer ve siz O'nun huzurunda toplanacaksınız» âyeti (Enfâl 8/24) 4648 Ebû Cehil: Allah'ım, bu senin katından gelen hak ise başımıza gökten taş yağdır, dedi Enes b. Mâlik Bab 3«Hani: "Allah'ım! Eğer bu, senin katından gelen hak ise, üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem verici bir azap getir" demişlerdi» buyruğu (Enfâl 8/32) 4649 Sen onların içindeyken Allah onlara azap edecek değildir, âyeti Ebû Cehil'in sözü üzerine indi Enes b. Mâlik Bab 4«Sen onların arasında iken Allah onlara azap edecek değildir. Onlar istiğfar ederken de Allah onlara azap edecek değildir» âyeti (Enfâl 8/33) 4650 Osman'ı Allah affetmişti; Ali ise Resûlullah'ın amcasının oğlu ve damadıdır Abdullah b. Ömer Bab 5«Fitne kalmayıncaya kadar onlarla savaşın» âyeti (Enfâl 8/39) 4651 Fitne nedir biliyor musun? Muhammed müşriklerle savaşırdı; sizin saltanat için savaşmanız gibi değildi Saîd b. Cübeyr Bab 5«Fitne kalmayıncaya kadar onlarla savaşın» âyeti (Enfâl 8/39) 4652 Önce bir kişinin on kişiden kaçmaması farz kılındı; sonra yüz kişinin iki yüz kişiden kaçmaması yazıldı Abdullah b. Abbas Bab 6«Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa iki yüz kişiyi yenerler. Eğer sizden yüz kişi olursa, inkâr edenlerden bin kişiyi yenerler; çünkü onlar anlamayan bir topluluktur» âyeti (Enfâl 8/65) 4653 Allah sayıyı hafifletince, hafifletildiği ölçüde sabırları da eksildi Abdullah b. Abbas Bab 7«Şimdi Allah yükünüzü hafifletti ve sizde bir zaaf bulunduğunu bildi» âyetinden «...Allah sabredenlerle beraberdir» sözüne kadar (Enfâl 8/66) 4654 En son inen âyet kelâle âyeti, en son inen sûre de Berâe'dir Berâ Bab 1«Allah'tan ve Resûlü'nden, antlaşma yaptığınız müşriklere bir beraattir (ilişik kesmedir)» buyruğu (Tevbe 9/1) 4655 Ali, bizimle birlikte nahr günü Minâ halkı arasında Berâe'yi ilan etti Ebû Hüreyre Bab 2«Yeryüzünde dört ay dolaşın. Bilin ki siz Allah'ı âciz bırakamazsınız ve Allah kâfirleri rezil edecektir» buyruğu (Tevbe 9/2) 4656 Peygamber, Ali b. Ebû Tâlib'i arkadan gönderip ona Berâe'yi ilan etmesini emretti Ebû Hüreyre Bab 3«Hacc-ı ekber gününde Allah'tan ve Resûlü'nden insanlara bir ilandır: Allah ve Resûlü müşriklerden uzaktır. Eğer tövbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki siz Allah'ı âciz bırakamazsınız. İnkâr edenlere elem verici bir azabı müjdele» buyruğu (Tevbe 9/3) 4657 Humeyd, Ebû Hüreyre'nin hadisinden dolayı nahr günü hacc-ı ekber günüdür derdi Ebû Hüreyre Bab 4«Ancak müşriklerden antlaşma yaptıklarınız müstesna» âyeti (Tevbe 9/4) 4658 Bu âyetin ehlinden yalnızca üç kişi, münafıklardan da yalnızca dört kişi kaldı Zeyd b. Vehb Bab 5«Küfrün önderleriyle savaşın; çünkü onların yeminleri yoktur» âyeti (Tevbe 9/12) 4659 Sizden birinin biriktirdiği hazinesi, kıyamet günü başı kel bir erkek yılan olur Ebû Hüreyre Bab 6«Altını ve gümüşü biriktirip onları Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onlara elem verici bir azabı müjdele» buyruğu (Tevbe 9/34) 4660 Muâviye: Bu âyet ancak Ehl-i kitap hakkındadır, dedi; ben: Hem bizim hem onların hakkındadır, dedim Zeyd b. Vehb Bab 6«Altını ve gümüşü biriktirip onları Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onlara elem verici bir azabı müjdele» buyruğu (Tevbe 9/34) 4661 Zekât indirilince Allah onu mallar için bir temizlik kıldı Hâlid b. Eslem Bab 7Aziz ve celil olan Allah'ın «O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak, onlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanacak: "İşte bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; artık biriktirdiğinizi tadın!"» buyruğu (Tevbe 9/35) 4662 Zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü hâline dönmüştür; yıl on iki aydır Ebû Bekre Bab 8«Şüphesiz Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı gün Allah'ın kitabında on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır» buyruğu (Tevbe 9/36). «El-kayyim», kâim (dosdoğru) demektir 4663 Üçüncüleri Allah olan iki kişi hakkında ne düşünürsün? Ebû Bekir Bab 9«İki kişiden ikincisi olarak; hani ikisi mağarada idiler» buyruğu (Tevbe 9/40) 4664 Onun babası Zübeyr, annesi Esmâ, teyzesi Âişe, dedesi Ebû Bekir, ninesi de Safiyye'dir Abdullah b. Abbas Bab 9«İki kişiden ikincisi olarak; hani ikisi mağarada idiler» buyruğu (Tevbe 9/40) 4665 İnsanlar İbn Zübeyr'e biat et dediler; ben: Bu iş ondan nereye gider ki? dedim İbn Ebû Müleyke Bab 9«İki kişiden ikincisi olarak; hani ikisi mağarada idiler» buyruğu (Tevbe 9/40) 4666 Beni birilerinin yönetmesi kaçınılmazsa, amcamın oğullarının yönetmesi bana daha sevimlidir İbn Ebû Müleyke Bab 9«İki kişiden ikincisi olarak; hani ikisi mağarada idiler» buyruğu (Tevbe 9/40) 4667 Bunun soyundan dinden çıkıp gidecek bir topluluk çıkacak Ebû Saîd Bab 10«Ve kalpleri ısındırılacak olanlar» buyruğu (Tevbe 9/60) 4668 Münafıklar: Allah bunun sadakasına muhtaç değildir, dediler; bunun üzerine âyet indi Ebû Mes'ûd Bab 11«Müminlerden gönüllü olarak sadaka verenleri ayıplayanlar» buyruğu (Tevbe 9/79) 4669 Birimiz çabalayıp bir müd getirirdi; bugün ise onlardan birinin yüz bini vardır Ebû Mes'ûd el-Ensârî Bab 11«Müminlerden gönüllü olarak sadaka verenleri ayıplayanlar» buyruğu (Tevbe 9/79) 4670 Allah beni ancak serbest bıraktı; ben de yetmişten fazla bağışlanma dileyeceğim Abdullah b. Ömer Bab 12«Onlar için ister bağışlanma dile ister dileme; onlar için yetmiş defa bağışlanma dilesen de» buyruğu (Tevbe 9/80) 4671 Yetmişten fazla dilersem bağışlanacağını bilsem, ondan fazlasını dilerdim Ömer b. Hattâb Bab 12«Onlar için ister bağışlanma dile ister dileme; onlar için yetmiş defa bağışlanma dilesen de» buyruğu (Tevbe 9/80) 4672 Ömer: O münafık olduğu hâlde onun namazını mı kılacaksın? dedi Abdullah b. Ömer Bab 13«Onlardan ölen hiçbir kimsenin namazını asla kılma ve kabri başında durma» buyruğu (Tevbe 9/84) 4673 Allah hidayetten sonra bana, Resûlullah'a doğru söylememden daha büyük bir nimet vermedi Ka'b b. Mâlik Bab 14«Yanlarına döndüğünüzde kendilerinden yüz çevirmeniz için size Allah'a yemin edecekler. Onlardan yüz çevirin; çünkü onlar pisliktir. Kazandıklarına karşılık varacakları yer cehennemdir» buyruğu (Tevbe 9/95) 4674 Salih ameli kötü amelle karıştıranları Allah bağışladı; nehre dalınca çirkinlikleri gitti. Semure b. Cündeb Bab 15«Diğer bir kısmı da günahlarını itiraf ettiler. Salih bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. Umulur ki Allah onların tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir» buyruğu (Tevbe 9/102) 4675 Peygamber Ebû Tâlib'e ölüm döşeğinde "Lâ ilâhe illallah de; onunla Allah katında senin lehine delil getireyim" dedi. Müseyyeb b. Hazn Bab 16«Peygamber'e ve iman edenlere müşrikler için bağışlanma dilemek yaraşmaz» buyruğu (Tevbe 9/113) 4676 Ka'b b. Mâlik tövbesi için malını sadaka etmek isteyince Peygamber "Malının bir kısmını elinde tut" buyurdu. Abdullah b. Ka'b Bab 17«Andolsun ki Allah, Peygamber'in ve içlerinden bir kısmının kalpleri kaymak üzereyken güçlük saatinde ona uyan muhacirlerin ve ensârın tövbesini kabul etti. Sonra onların tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, onlara karşı çok şefkatlidir, çok merhametlidir» buyruğu (Tevbe 9/117) 4677 Allah, gecenin son üçte birinde Ka'b ve iki arkadaşının tövbesinin kabulünü Peygamberi'ne indirdi. Abdullah b. Ka'b b. Mâlik Bab 18«Geri bırakılan üç kişinin de (tövbesini kabul etti). Öyle ki yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, canları da kendilerine dar gelmişti; Allah'tan (kaçıp) yine O'na sığınmaktan başka sığınak olmadığını anlamışlardı. Sonra tövbe etsinler diye onların tövbesini kabul etti. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhametlidir» âyeti (Tevbe 9/118) 4678 Ka'b b. Mâlik: Resûlullah'a doğruyu söylediğimden bu yana kasten hiç yalan söylemedim. Abdullah b. Ka'b b. Mâlik Bab 19«Ey iman edenler! Allah'tan sakının ve doğrularla beraber olun» âyeti (Tevbe 9/119) 4679 Yemâme'de kurrâ şehit düşünce Ebû Bekir, Zeyd b. Sâbit'e Kur'an'ı araştırıp toplamasını emretti. Vahyi yazanlardan olan Zeyd b. Sâbit el-Ensârî Bab 20«Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size çok düşkündür, müminlere karşı çok şefkatli, çok merhametlidir» buyruğu (Tevbe 9/128). (Raûf) "re'fet" (şefkat) kökündendir 4680 Siz Mûsâ'ya yahudilerden daha lâyıksınız; Âşûrâ gününde siz de oruç tutun. Abdullah b. Abbâs Bab 2«İsrâiloğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve askerleri zulüm ve düşmanlıkla onları takip etti. Nihayet boğulmak üzere iken: "İsrâiloğulları'nın iman ettiğinden başka ilah olmadığına iman ettim; ben de müslümanlardanım" dedi» âyeti (Yûnus 10/90) 4681 Def-i hacette ve cinsel ilişkide göğe açılmaktan utananlar hakkında "Elâ innehum tesnevnî sudûruhum" âyeti indi. Muhammed b. Abbâd b. Ca'fer Bab 1«Haberiniz olsun ki onlar, O'ndan gizlenmek için göğüslerini büküyorlar. Haberiniz olsun ki elbiselerine büründükleri zaman bile O, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü bilendir» âyeti (Hûd 11/5) 4682 İbn Abbâs: Adam hanımıyla birleşirken ya da def-i hacette utanırdı; bunun üzerine Hûd 11/5 indi. Muhammed b. Abbâd b. Ca'fer Bab 1«Haberiniz olsun ki onlar, O'ndan gizlenmek için göğüslerini büküyorlar. Haberiniz olsun ki elbiselerine büründükleri zaman bile O, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü bilendir» âyeti (Hûd 11/5) 4683 İbn Abbâs, Hûd 11/5'i "Onlar O'ndan gizlenmek için göğüslerini büküp kıvırırlar" diye okudu. Amr Bab 1«Haberiniz olsun ki onlar, O'ndan gizlenmek için göğüslerini büküyorlar. Haberiniz olsun ki elbiselerine büründükleri zaman bile O, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü bilendir» âyeti (Hûd 11/5) 4684 İnfak et ki sana infak edeyim; Allah'ın eli doludur, hiçbir harcama onu eksiltmez. Ebû Hüreyre Bab 2«O'nun arşı su üzerinde idi» âyeti (Hûd 11/7) 4685 Dünyada onları örttüm, bugün de onları sana bağışlıyorum. Safvân b. Muhriz Bab 4«Şahitler: "Rablerine karşı yalan söyleyenler işte bunlardır" diyecekler. Haberiniz olsun ki Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir» âyeti (Hûd 11/18) 4686 Allah zalime mühlet verir; nihayet onu yakaladığında artık bırakmaz. Ebû Mûsâ Bab 5«Rabbin zulmeden kasabaları yakaladığı zaman, O'nun yakalayışı işte böyledir. Şüphesiz O'nun yakalaması çok acı ve çok şiddetlidir» âyeti (Hûd 11/102) 4687 Bir kadını öpen adam hakkında "Şüphesiz iyilikler kötülükleri giderir" âyeti indi. Abdullah b. Mes'ûd Bab 6«Gündüzün iki ucunda ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namazı dosdoğru kıl. Şüphesiz iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür» âyeti (Hûd 11/114) 4688 Kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm oğlu kerîm: Yûsuf b. Ya'kûb b. İshâk b. İbrâhîm. Abdullah b. Ömer Bab 1«Daha önce ataların İbrâhîm'e ve İshâk'a nimetini tamamladığı gibi, sana ve Ya'kûb ailesine de nimetini tamamlayacaktır» âyeti (Yûsuf 12/6) 4689 Cahiliyede en hayırlılarınız, dinde fakih olduklarında İslâm'da da en hayırlılarınızdır. Ebû Hüreyre Bab 2«Andolsun, Yûsuf ve kardeşlerinde soranlar için ibretler vardır» âyeti (Yûsuf 12/7) 4690 Âişe: Kendime Yûsuf'un babasından başka örnek bulamıyorum: "Artık bana düşen güzel bir sabırdır." Zührî Bab 3«(Ya'kûb) dedi ki: Hayır, nefisleriniz sizi bir işe sürükleyip onu size güzel gösterdi» âyeti (Yûsuf 12/18). «Sevvelet» süsledi demektir. 4691 Âişe: Benim ve sizin durumunuz Ya'kûb ve oğullarının durumu gibidir. Âişe'nin annesi Ümmü Rûmân Bab 3«(Ya'kûb) dedi ki: Hayır, nefisleriniz sizi bir işe sürükleyip onu size güzel gösterdi» âyeti (Yûsuf 12/18). «Sevvelet» süsledi demektir. 4692 İbn Mes'ûd "Heyte lek" diye okudu: Biz onu ancak bize öğretildiği gibi okuruz. Ebû Vâil Bab 4«Evinde bulunduğu kadın onun nefsinden murat almak istedi, kapıları kilitledi ve: "Haydi gel!" dedi» âyeti (Yûsuf 12/23) 4693 Allah'ım! Yûsuf'un yedi yılı gibi yedi yıl ile Kureyş'e karşı bana yet. Abdullah b. Mes'ûd Bab 4«Evinde bulunduğu kadın onun nefsinden murat almak istedi, kapıları kilitledi ve: "Haydi gel!" dedi» âyeti (Yûsuf 12/23) 4694 Yûsuf'un zindanda kaldığı kadar ben kalsaydım davetçiye icabet ederdim. Ebû Hüreyre Bab 5«Elçi ona gelince (Yûsuf) dedi ki: Efendine dön de ellerini kesen kadınların durumu neydi, ona sor. Şüphesiz Rabbim onların tuzağını bilir. (Hükümdar) dedi ki: Yûsuf'un nefsinden murat almak istediğinizde derdiniz neydi? Kadınlar: Hâşâ lillâh (Allah'ı tenzih ederiz), dediler» âyetleri (Yûsuf 12/50-51) 4695 Âişe: Maazallah! Peygamberler Rableri hakkında böyle bir zanda bulunmazlardı. Urve b. Zübeyr Bab 6«Nihayet peygamberler ümitlerini kesince» âyeti (Yûsuf 12/110) 4696 Urve "kuzibû"yu şeddesiz okuyunca Âişe "Maazallah!" dedi. Urve Bab 6«Nihayet peygamberler ümitlerini kesince» âyeti (Yûsuf 12/110) 4697 Gaybın anahtarları beştir; onları Allah'tan başkası bilmez, rahimlerin neyi eksilttiği de bunlardandır. Abdullah b. Ömer Bab 1«Allah her dişinin neye gebe olduğunu ve rahimlerin neyi eksik bıraktığını bilir» âyeti (Ra'd 13/8) 4698 Bana müslüman adama benzeyen bir ağaç söyleyin; yaprakları dökülmez, her zaman meyvesini verir. Abdullah b. Ömer Bab 1«(Güzel söz) kökü sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir. O her zaman meyvesini verir» âyetleri (İbrâhîm 14/24-25) 4699 Müslüman kabirde sorguya çekildiğinde Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Resûlullah olduğuna şahitlik eder. Berâ b. Âzib Bab 2«Allah iman edenleri sağlam sözle sabit kılar» âyeti (İbrâhîm 14/27) 4700 Allah'ın nimetini küfre değiştirenler, Mekke halkının kâfirleridir. Atâ Bab 3«Allah'ın nimetini küfürle değiştirenleri görmedin mi?» âyeti (İbrâhîm 14/28) 4701 Allah gökte bir işe hükmettiğinde melekler O'nun sözüne boyun eğerek kanatlarını çırparlar. Ebû Hüreyre Bab 1«Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da apaçık bir alev takip eder» âyeti (Hicr 15/18) 4702 Hicr halkının yurtlarına ancak ağlayarak girin; ağlamıyorsanız onların başına gelen size de gelmesin diye girmeyin. Abdullah b. Ömer Bab 2«Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı» âyeti (Hicr 15/80) 4703 Kur'an'daki en büyük sûre Fâtiha'dır; o, es-Seb'u'l-mesânî ve Peygamber'e verilen Kur'ân-ı azîmdir. Ebû Saîd b. el-Muallâ Bab 3«Andolsun, sana tekrarlanan yediyi (es-seb'u'l-mesânî) ve yüce Kur'an'ı verdik» âyeti (Hicr 15/87) 4704 Ümmü'l-Kur'ân, es-Seb'u'l-mesânî ve Kur'ân-ı azîmdir. Ebû Hüreyre Bab 3«Andolsun, sana tekrarlanan yediyi (es-seb'u'l-mesânî) ve yüce Kur'an'ı verdik» âyeti (Hicr 15/87) 4705 Kur'an'ı parça parça edenler, onun bir kısmına iman edip bir kısmını inkâr eden Ehl-i kitaptır. Abdullah b. Abbâs Bab 4«Onlar ki Kur'an'ı parça parça ettiler» âyeti (Hicr 15/91) 4706 Âyetteki bölücüler, kitabın bir kısmına iman edip bir kısmını inkâr eden yahudiler ve hıristiyanlardır. Abdullah b. Abbâs Bab 4«Onlar ki Kur'an'ı parça parça ettiler» âyeti (Hicr 15/91) 4707 Cimrilikten, tembellikten, ömrün en düşkün çağından ve kabir azabından sana sığınırım. Enes b. Mâlik Bab 1«Sizden kimi de ömrün en düşkün çağına itilir» âyeti (Nahl 16/70) 4708 Benî İsrâîl, Kehf ve Meryem sûreleri ilk inen üstün sûrelerdendir ve eskiden beri ezberimdedir. Abdullah b. Mes'ûd Bab 1Benî İsrâîl, Kehf ve Meryem sûrelerinin fazileti 4709 Seni fıtrata ileten Allah'a hamd olsun; şarabı alsaydın ümmetin azardı. Ebû Hüreyre Bab 3«Kulunu bir gece Mescid-i Harâm'dan yürüten» âyeti (İsrâ 17/1) 4710 Kureyş beni yalanlayınca Allah bana Beytülmakdis'i gösterdi; ona bakarak alametlerini haber verdim. Câbir b. Abdullah Bab 3«Kulunu bir gece Mescid-i Harâm'dan yürüten» âyeti (İsrâ 17/1) 4711 Cahiliyede bir kabile kalabalıklaşınca "Falanoğulları çoğaldı (emire)" derdik. Abdullah b. Mes'ûd Bab 4b«Bir kasabayı helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde şımarmış kimselerine emrederiz» âyeti (İsrâ 17/16) 4712 Kıyamet günü ben insanların efendisiyim; peygamberler "Nefsim, nefsim" der, insanlar sonunda bana gelir. Ebû Hüreyre Bab 5«Ey Nûh ile birlikte taşıdıklarımızın soyu! Şüphesiz o çok şükreden bir kuldu» âyeti (İsrâ 17/3) 4713 Dâvûd'a okumak hafifletildi; bineği eyerlenmeden önce okumasını bitirirdi. Ebû Hüreyre Bab 6«Dâvûd'a da Zebûr'u verdik» âyeti (İsrâ 17/55) 4714 İnsanlardan bazıları cinlere taparlardı; cinler müslüman oldu, tapanlar ise dinlerine sarılıp kaldılar. Abdullah b. Mes'ûd Bab 7«De ki: O'ndan başka (ilâh) zannettiklerinizi çağırın; onlar sizden sıkıntıyı ne giderebilir ne de başka yere çevirebilirler» âyeti (İsrâ 17/56) 4715 Rablerine vesile arayanlar, kendilerine tapılan ve sonra müslüman olan bir grup cindir. Abdullah b. Mes'ûd Bab 8«Onların yalvardıkları o kimseler, Rablerine (yaklaşmak için) vesile ararlar» âyeti (İsrâ 17/57) 4716 İsrâ gecesi Peygamber'e gösterilen rüya gözle görmedir; lanetlenmiş ağaç ise zakkum ağacıdır. Abdullah b. Abbâs Bab 9«Sana gösterdiğimiz o rüyayı ancak insanlar için bir imtihan kıldık» âyeti (İsrâ 17/60) 4717 Ebû Hüreyre: Gece ve gündüz meleklerinin buluşmasına delil olarak "Sabah namazı şahitlidir" âyetini okuyun. Ebû Hüreyre Bab 10«Şüphesiz fecrin Kur'an'ı (sabah namazında okunan Kur'an) şahitlidir» âyeti (İsrâ 17/78) 4718 Kıyamet günü şefaat sonunda Peygamber'e ulaşır; o gün Allah onu makam-ı mahmûda gönderir. Abdullah b. Ömer Bab 11«Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama (makâm-ı mahmûd) gönderir» âyeti (İsrâ 17/79) 4719 Ezanı işitince vesile ve makam-ı mahmûd duasını okuyana kıyamet günü şefaatim helal olur. Câbir b. Abdullah Bab 11«Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama (makâm-ı mahmûd) gönderir» âyeti (İsrâ 17/79) 4720 Peygamber Kâbe'nin etrafındaki putları çubukla dürterken "Hak geldi, bâtıl yok olup gitti" diyordu. Abdullah b. Mes'ûd Bab 12«De ki: Hak geldi, bâtıl yok oldu. Şüphesiz bâtıl yok olmaya mahkûmdur» âyeti (İsrâ 17/81) 4721 Yahudiler ruhu sorunca vahiy indi: Ruh Rabbimin emrindendir; size ancak az bir ilim verilmiştir. Abdullah b. Mes'ûd Bab 13«Sana rûhu soruyorlar» âyeti (İsrâ 17/85) 4722 Namazda sesini yükseltme âyeti, Peygamber Mekke'de gizlenirken müşrikler Kur'an'a sövmesin diye indi. Abdullah b. Abbâs Bab 14«Namazında sesini yükseltme, onu gizli de okuma» âyeti (İsrâ 17/110) 4723 "Namazında sesini yükseltme, onu gizli de okuma" âyeti dua hakkında indirildi. Âişe Bab 14«Namazında sesini yükseltme, onu gizli de okuma» âyeti (İsrâ 17/110) 4724 Resûlullah geceleyin Ali ile Fâtıma'nın yanına gelip "Namaz kılmıyor musunuz?" buyurdu. Ali Bab 1«İnsan, tartışmaya her şeyden daha düşkündür» âyeti (Kehf 18/54) 4725 Mûsâ'nın sabretmiş olmasını isterdik; böylece Allah onların haberinden bize anlatırdı. Saîd b. Cübeyr Bab 2«Hani Mûsâ genç yardımcısına: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım ya da uzun zaman yürüyeceğim" demişti» âyeti (Kehf 18/60) 4726 Hızır, Mûsâ'ya: "Benim bir ilmim var ki onu bilmen sana uygun düşmez" dedi. İbn Cüreyc Bab 3«İkisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular; balık denizde bir tünel gibi yolunu tuttu» âyeti (Kehf 18/61) 4727 Kayanın dibindeki Hayat pınarının suyu balığa değince balık canlanıp denize girdi. Saîd b. Cübeyr Bab 5«De ki: Amelleri bakımından en çok zarara uğrayanları size haber verelim mi?» âyeti (Kehf 18/103) 4728 Amelleri bakımından en çok zarara uğrayanlar, Muhammed'i yalanlayan yahudiler ve cenneti inkâr eden hıristiyanlardır. Mus'ab b. Sa'd Bab 6«(Genç) dedi ki: Kayaya sığındığımız zamanı hatırlıyor musun?» âyeti (Kehf 18/63) 4729 Kıyamet günü iri, şişman adam gelir; Allah katında bir sivrisinek kanadı kadar ağırlığı olmaz. Ebû Hüreyre Bab 7«Onlar Rablerinin âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenlerdir; bu yüzden amelleri boşa gitmiştir» âyeti (Kehf 18/105) 4730 Ölüm alacalı bir koç suretinde getirilip cennet ve cehennem ehlinin gözü önünde boğazlanır. Ebû Saîd el-Hudrî Bab 1«İnsan, tartışmaya her şeyden daha düşkündür» âyeti (Kehf 18/54) 4731 Resûlullah Cebrâil'e: "Bizi şimdi ziyaret ettiğinden daha çok ziyaret etmene ne engel oluyor?" dedi. İbn Abbâs Bab 2«Hani Mûsâ genç yardımcısına: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım ya da uzun zaman yürüyeceğim" demişti» âyeti (Kehf 18/60) 4732 Âs b. Vâil, Habbâb'a "Muhammed'i inkâr edinceye kadar sana alacağını vermem" dedi. Habbâb Bab 3«İkisi, iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular; balık denizde bir tünel gibi yolunu tuttu» âyeti (Kehf 18/61) 4733 Mekke'de demirci idim; Âs b. Vâil'e bir kılıç yaptım, ücretini istemeye gittim. Habbâb Bab 4«Oradan geçtiklerinde (Mûsâ) genç yardımcısına: "Kuşluk yemeğimizi getir; andolsun, bu yolculuğumuzdan yorgunluk çektik" dedi» âyetinden «kasasan» sözüne kadar (Kehf 18/62-64) 4734 Câhiliye döneminde demirci idim; Âs b. Vâil'de alacağım vardı. Habbâb Bab 5«De ki: Amelleri bakımından en çok zarara uğrayanları size haber verelim mi?» âyeti (Kehf 18/103) 4735 Âs b. Vâil, "Ölümden sonra diriltilirsem mala ve çocuğa döndüğümde sana öderim" dedi. Habbâb Bab 6«(Genç) dedi ki: Kayaya sığındığımız zamanı hatırlıyor musun?» âyeti (Kehf 18/63) 4736 Âdem ile Mûsâ karşılaştılar ve Âdem, Mûsâ'ya delille üstün geldi. Ebû Hüreyre Bab 1«Seni kendim için seçip yetiştirdim» âyeti (Tâhâ 20/41) 4737 Biz Mûsâ'ya onlardan daha yakınız; siz de Âşûrâ gününü oruçla geçirin. İbn Abbâs Bab 2«Andolsun, Mûsâ'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar, onlara denizde kuru bir yol aç; yetişilmekten korkmayacak ve endişe etmeyeceksin" diye vahyettik. Firavun askerleriyle onları takip etti; denizden onları kaplayan şey kapladı. Firavun kavmini saptırdı, doğru yola iletmedi» âyetleri (Tâhâ 20/77-79) 4738 Âdem, Mûsâ'ya: "Beni yaratmadan önce Allah'ın aleyhime yazdığı bir iş yüzünden mi beni kınıyorsun?" dedi. Ebû Hüreyre Bab 3«Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun» âyeti (Tâhâ 20/117) 4739 Benî İsrâîl, Kehf, Meryem, Tâhâ ve Enbiyâ sûreleri ilk inen eski sûrelerdendir. Abdullah b. Mes'ûd Bab 3«Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun» âyeti (Tâhâ 20/117) 4740 Kıyamet günü ilk giydirilecek olan İbrâhîm'dir. İbn Abbâs Bab 2«İlk yaratmaya nasıl başladıysak onu yine öyle iade ederiz. (Bu) üzerimize bir vaattir» âyeti (Enbiyâ 21/104) 4741 Siz insanlar arasında beyaz öküzün böğründeki siyah kıl gibisiniz; cennet ehlinin yarısı olmanızı umarım. Ebû Saîd el-Hudrî Bab 1«İnsanları sarhoş görürsün» âyeti (Hac 22/2) 4742 Karısı erkek çocuk doğurup atları yavrularsa "Bu iyi bir dindir", yoksa "Bu kötü bir dindir" derdi. İbn Abbâs Bab 2«İnsanlardan kimi Allah'a bir kenarından ibadet eder; kendisine bir hayır dokunursa onunla huzur bulur, bir fitne dokunursa yüzüstü döner; dünyayı da âhireti de kaybetmiştir» âyetinden «İşte bu uzak bir sapıklıktır» sözüne kadar (Hac 22/11-12) 4743 "Şu ikisi Rableri hakkında tartışan iki hasımdır" âyeti Bedir'de Hamza ve Utbe ile arkadaşları hakkında indi. Ebû Zer Bab 3«Şu ikisi Rableri hakkında tartışan iki hasımdır» âyeti (Hac 22/19) 4744 Kıyamet günü hasımlaşmak için Rahmân'ın huzurunda diz çökecek ilk kişi benim. Ali b. Ebû Tâlib Bab 3«Şu ikisi Rableri hakkında tartışan iki hasımdır» âyeti (Hac 22/19) 4745 Uveymir'in karısı çocuğu, Resûlullah'ın Uveymir'i doğrulayan vasfı üzere doğurdu. Sehl b. Sa'd Bab 1«Eşlerine zina isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onlardan her birinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair Allah adına dört defa şahitlik etmesidir» âyeti (Nûr 24/6) 4746 Lânetleşen kadının oğlu annesine vâris olur, anne de ondan Allah'ın farz kıldığı payı alır. Sehl b. Sa'd Bab 2«Beşincisi de, eğer yalancılardan ise Allah'ın lanetinin kendi üzerine olmasıdır» âyeti (Nûr 24/7) 4747 Hilâl b. Ümeyye karısını Şerîk b. Sehmâ ile itham edince eşlere zina isnadına dair âyetler indi. İbn Abbâs Bab 3«Kadının, kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah adına dört defa şahitlik etmesi ondan cezayı kaldırır» âyeti (Nûr 24/8) 4748 Resûlullah, lânetleşen eşlerde çocuğun kadına ait olduğuna hükmetti ve aralarını ayırdı. Abdullah b. Ömer Bab 4«Beşincisi de, eğer (kocası) doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasıdır» âyeti (Nûr 24/9) 4749 İfk iftirasının büyüğünü üstlenen kişi Abdullah b. Übey b. Selûl'dür. Âişe Bab 5«O iftirayı uyduranlar içinizden bir topluluktur. Onu sizin için bir kötülük sanmayın; bilakis o sizin için bir hayırdır. Onlardan her birine kazandığı günah vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü üstlenene de büyük bir azap vardır» âyeti (Nûr 24/11). Effâk çok yalancı demektir. 4750 Allah azze ve celle seni temize çıkardı; Âişe: "Allah'tan başkasına hamd etmem" dedi ve İfk âyetleri indi. Âişe Bab 6«Onu işittiğinizde mümin erkekler ve mümin kadınlar kendileri hakkında iyi zan besleyip: "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi? Buna dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getiremediklerine göre, işte onlar Allah katında yalancıların ta kendileridir» âyetleri (Nûr 24/12-13) 4751 Âişe'ye iftira atılınca bayılıp yere düştü. Âişe'nin annesi Ümmü Rûmân Bab 7«Dünyada ve âhirette Allah'ın lütfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız şey sebebiyle size mutlaka büyük bir azap dokunurdu» âyeti (Nûr 24/14) 4752 Âişe, Nûr sûresindeki âyeti "iz telikûnehû bi-elsinetiküm" şeklinde okurdu. İbn Ebû Müleyke Bab 8«Siz onu dillerinizle birbirinizden alıyor, hakkında bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylüyordunuz. Onu önemsiz sanıyordunuz; hâlbuki o Allah katında büyüktür» âyeti (Nûr 24/15) 4753 İbn Abbâs övünce Âişe: "Keşke unutulup gitmiş bir şey olsaydım" dedi. İbn Ebû Müleyke Bab 8b«Onu işittiğinizde: "Bunu konuşmamız bize yakışmaz. Sübhânsın! Bu büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi?» âyeti (Nûr 24/16) 4754 Kāsım tariki: İbn Abbâs Âişe'nin yanına girmek için izin isteyip onu övdü. Kāsım Bab 8b«Onu işittiğinizde: "Bunu konuşmamız bize yakışmaz. Sübhânsın! Bu büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi?» âyeti (Nûr 24/16) 4755 Hassân Âişe'yi şiirle övünce Âişe ona: "Ama sen öyle değilsin" dedi. Mesrûk Bab 9«Allah bir daha asla böyle bir şeye dönmemeniz için size öğüt veriyor» âyeti (Nûr 24/17) 4756 Âişe Hassân için: "Körlükten daha şiddetli hangi azap var? O, Resûlullah'ı savunurdu" dedi. Mesrûk Bab 10«Allah size âyetleri açıklıyor. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir» âyeti (Nûr 24/18) 4757 Resûlullah alnını silerken: "Müjde ey Âişe! Allah senin suçsuzluğunu indirdi" dedi. Âişe Bab 11«İman edenler arasında hayasızlığın yayılmasını isteyenler için dünyada ve âhirette acı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz. Allah'ın lütfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı ve Allah çok şefkatli, çok merhametli olmasaydı (hâliniz nice olurdu)!» ve «Sizden fazilet ve servet sahibi olanlar, akrabaya, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere (bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler; affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir» âyetleri (Nûr 24/19-20, 22) 4758 İlk muhacir kadınlar, başörtüsü âyeti inince örtülerini yırtıp onlardan başörtüsü edindiler. Âişe Bab 12«Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar» âyeti (Nûr 24/31) 4759 Başörtüsü âyeti inince kadınlar izarlarını kenarlarından yırtıp onlardan başörtüsü edindiler. Âişe Bab 12«Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar» âyeti (Nûr 24/31) 4760 Kâfiri dünyada iki ayağı üzerinde yürüten, kıyamet günü yüzü üzerinde yürütmeye kadir değil midir? Enes b. Mâlik Bab 1«Yüzüstü cehenneme sürülecek olanlar, işte onlar yerce daha kötü ve yolca daha sapıktırlar» âyeti (Furkân 25/34) 4761 Peygamber'in en büyük günahlar hakkındaki sözünü doğrulamak üzere Furkân sûresindeki âyet indi. Abdullah Bab 2«Onlar ki Allah ile birlikte başka bir ilâha yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa esâm ile karşılaşır» âyeti (Furkân 25/68). (Esâm) ceza demektir. 4762 İbn Abbâs: Furkân'daki bu âyet Mekkî'dir; onu Nisâ sûresindeki Medenî bir âyet neshetti. Kāsım b. Ebû Bezze Bab 2«Onlar ki Allah ile birlikte başka bir ilâha yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa esâm ile karşılaşır» âyeti (Furkân 25/68). (Esâm) ceza demektir. 4763 Mümin öldürme âyeti en son inenler arasında indi; onu hiçbir şey neshetmedi. Saîd b. Cübeyr Bab 2«Onlar ki Allah ile birlikte başka bir ilâha yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa esâm ile karşılaşır» âyeti (Furkân 25/68). (Esâm) ceza demektir. 4764 İbn Abbâs: Mümini kasten öldürenin tövbesi yoktur; Furkân âyeti câhiliye ehli hakkındadır. Saîd b. Cübeyr Bab 2«Onlar ki Allah ile birlikte başka bir ilâha yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa esâm ile karşılaşır» âyeti (Furkân 25/68). (Esâm) ceza demektir. 4765 Mekke halkı günahlarını hatırlatınca Allah "Ancak tövbe eden, iman eden ve salih amel işleyen" âyetini indirdi. Saîd b. Cübeyr Bab 3«Kıyamet günü onun azabı kat kat artırılır ve orada alçaltılmış olarak ebedî kalır» âyeti (Furkân 25/69) 4766 İbn Abbâs: Mümini kasten öldürme âyetini hiçbir şey neshetmedi; Furkân âyeti şirk ehli hakkında indi. Saîd b. Cübeyr Bab 4«Ancak tövbe eden, iman eden ve salih amel işleyenler başka; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir» âyeti (Furkân 25/70) 4767 Beş şey geçmiştir: duman, ay, Rûm, büyük yakalama ve lizâm. Abdullah Bab 5«Artık o (yalanlamanız) yakanızı bırakmayacak (lizâm)» âyeti (Furkân 25/77). (Lizâm) helâk demektir. 4768 İbrâhim kıyamet günü babasını, üzerinde toz ve karalık olduğu halde görür. Ebû Hüreyre Bab 1«Diriltilecekleri gün beni rezil etme» âyeti (Şuarâ 26/87) 4769 İbrâhim babası için Allah'a vaadini hatırlatınca Allah: "Ben cenneti kâfirlere haram kıldım" buyurur. Ebû Hüreyre Bab 1«Diriltilecekleri gün beni rezil etme» âyeti (Şuarâ 26/87) 4770 "En yakın akrabanı uyar" âyeti inince Peygamber Safâ'ya çıkıp Kureyş boylarına seslendi. İbn Abbâs Bab 2«En yakın akrabanı uyar. Kanadını indir» âyetleri (Şuarâ 26/214-215). (Kanadını indir) yumuşak davran demektir. 4771 Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi Allah'tan satın alın; ben Allah'a karşı size hiçbir fayda sağlayamam. Ebû Hüreyre Bab 2«En yakın akrabanı uyar. Kanadını indir» âyetleri (Şuarâ 26/214-215). (Kanadını indir) yumuşak davran demektir. 4772 Ebû Tâlib ölürken Lâ ilâhe illallah demekten kaçındı; "Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin" âyeti onun hakkında indi. Müseyyeb Bab 1«Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; fakat Allah dilediğini hidayete erdirir» âyeti (Kasas 28/56) 4773 "Seni elbette dönülecek yere döndürecektir" âyetindeki dönülecek yer Mekke'dir. İbn Abbâs Bab 2«Şüphesiz Kur'an'ı sana farz kılan» âyeti (Kasas 28/85) 4774 İbn Mes'ûd: Kişinin bilmediği şey için "Bilmiyorum" demesi ilimdendir. Mesrûk Bab 2«Şüphesiz Kur'an'ı sana farz kılan» âyeti (Kasas 28/85) 4775 Hiçbir doğan yoktur ki fıtrat üzere doğmasın; Rûm sûresindeki fıtrat âyeti de bunu bildirir. Ebû Hüreyre Bab«Allah'ın yaratışında değişiklik yoktur» âyeti (Rûm 30/30). (Halkullâh) Allah'ın dini demektir. 4776 İmanı zulümle karıştırmamak âyetindeki zulüm, Lokmân'ın dediği gibi şirktir. Abdullah Bab 1«Allah'a ortak koşma; şüphesiz şirk büyük bir zulümdür» âyeti (Lokmân 31/13) 4777 Cibrîl insan suretinde gelip Peygamber'e iman, İslam, ihsan ve kıyameti sordu; dini öğretmek için gelmişti. Ebû Hüreyre Bab 2«Kıyamet saatinin bilgisi şüphesiz Allah katındadır» âyeti (Lokmân 31/34) 4778 Gaybın anahtarları beştir; Peygamber ardından Lokmân sûresindeki kıyamet bilgisi âyetini okudu. Abdullah b. Ömer Bab 2«Kıyamet saatinin bilgisi şüphesiz Allah katındadır» âyeti (Lokmân 31/34) 4779 Ebû Hüreyre: Dilerseniz "Hiç kimse, onlar için ne göz aydınlıkları gizlendiğini bilmez" âyetini okuyun. Ebû Hüreyre Bab 1«Onlar için ne göz aydınlıkları gizlendiğini hiçbir kimse bilemez» âyeti (Secde 32/17) 4780 Salih kullarım için saklı hazine olarak hazırladıklarımın yanında size bildirilenler bir yana dursun. Ebû Hüreyre Bab 1«Onlar için ne göz aydınlıkları gizlendiğini hiçbir kimse bilemez» âyeti (Secde 32/17) 4781 Peygamber müminlere kendi nefislerinden daha yakındır; borç ya da bakıma muhtaç aile bırakan bana gelsin. Ebû Hüreyre Bab 1Peygamber'in müminlere kendi nefislerinden daha yakın oluşu 4782 Zeyd b. Hârise'yi, âyet ininceye kadar Zeyd b. Muhammed'den başka bir adla çağırmazdık Abdullah b. Ömer Bab 2«Onları babalarına nispet ederek çağırın; bu, Allah katında daha adaletlidir» âyeti (Ahzâb 33/5) 4783 Allah'a verdikleri söze sadakat gösteren erler âyetinin Enes b. Nadr hakkında indiğini düşünüyoruz Enes b. Mâlik Bab 3«Onlardan kimi adağını yerine getirdi, kimi de beklemektedir. Onlar hiçbir değişiklik yapmadılar» âyeti (Ahzâb 33/23) 4784 Ahzâb sûresinden bir âyeti, şahitliği iki adamın şahitliği sayılan Huzeyme'den başkasının yanında bulamadım Zeyd b. Sâbit Bab 3«Onlardan kimi adağını yerine getirdi, kimi de beklemektedir. Onlar hiçbir değişiklik yapmadılar» âyeti (Ahzâb 33/23) 4785 Anne babana danışıncaya kadar acele etmemende bir sakınca yoktur Âişe Bab 4«Ey Peygamber! Eşlerine de ki: Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size (boşanma bedelinizi) vereyim ve sizi güzellikle salıvereyim» âyeti (Ahzâb 33/28) 4786 Ben Allah'ı, Resûlü'nü ve âhiret yurdunu istiyorum; Peygamber'in hanımları da benim yaptığımı yaptılar Âişe Bab 5«Eğer Allah'ı, Resûlü'nü ve âhiret yurdunu istiyorsanız, şüphesiz Allah içinizden iyilik yapanlar için büyük bir mükâfat hazırlamıştır» âyeti (Ahzâb 33/29) 4787 Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi içinde gizliyordun âyeti Zeyneb bint Cahş ile Zeyd b. Hârise hakkında indi Enes b. Mâlik Bab 6«Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde gizliyordun; insanlardan çekiniyordun. Oysa Allah, kendisinden çekinmene daha lâyıktır» âyeti (Ahzâb 33/37) 4788 Görüyorum ki Rabbin senin arzunu yerine getirmekte acele ediyor Âişe Bab 7«Onlardan dilediğini bekletirsin, dilediğini yanına alırsın; uzaklaştırdıklarından istediğini (yanına almanda) sana bir günah yoktur» âyeti (Ahzâb 33/51) 4789 Bu iş bana kalmışsa ya Resûlallah, senin hususunda hiç kimseyi kendime tercih etmek istemem Âişe Bab 7«Onlardan dilediğini bekletirsin, dilediğini yanına alırsın; uzaklaştırdıklarından istediğini (yanına almanda) sana bir günah yoktur» âyeti (Ahzâb 33/51) 4790 Ya Resûlallah! Yanına iyi de giriyor, kötü de; mü'minlerin annelerine örtünmeyi emretsen Ömer Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53) 4791 Üç kişi oturmaya devam etti; Allah: Ey iman edenler! Peygamber'in evlerine girmeyin, âyetini indirdi Enes b. Mâlik Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53) 4792 Bu âyeti, hicab âyetini insanların en iyi bileni benim Enes b. Mâlik Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53) 4793 Peygamber çok hayâlı idi; benimle kendisi arasına perdeyi saldı ve hicab âyeti indirildi Enes Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53) 4794 Evine dönünce sohbete dalmış iki adam gördü ve geri döndü; sonra hicab âyeti indirildi Enes Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53) 4795 Ey Sevde! Vallahi bizden gizlenemiyorsun; nasıl çıktığına bir bak Âişe Bab 8«Peygamber'in evlerine, size yemeğe izin verilmesi dışında, pişmesini gözetmeksizin girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin; yemeği yiyince de dağılın, söze dalmak için oturup kalmayın. Bu, Peygamber'i rahatsız ediyor, o da sizden utanıyor. Allah ise haktan utanmaz. Onlardan bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlü'nü incitmeniz ve ondan sonra eşlerini nikâhlamanız asla size yaraşmaz. Şüphesiz bu, Allah katında büyük (bir günah)tır» âyeti (Ahzâb 33/53) 4796 Nesepten haram kıldığınızı süt emmeden de haram kılın Âişe Bab 9«Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şüphesiz Allah her şeyi bilendir. Kadınlara babaları, oğulları, kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları ve ellerinin altında bulunanlar hususunda bir günah yoktur. Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah her şeye şahittir» âyetleri (Ahzâb 33/54-55) 4797 Ya Resûlallah! Sana selam vermeyi öğrendik; peki salavat nasıl olacak? Ka'b b. Ucre Bab 10«Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin» âyeti (Ahzâb 33/56) 4798 Allah'ım! Kulun ve resûlün Muhammed'e, İbrâhîm'in âline salat ettiğin gibi salat et Ebû Saîd el-Hudrî Bab 10«Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin» âyeti (Ahzâb 33/56) 4799 Mûsâ hayâlı bir adamdı; Mûsâ'yı inciten kimseler gibi olmayın âyeti bunu anlatır Ebû Hüreyre Bab 11«Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın» âyeti (Ahzâb 33/69) 4800 Kulak hırsızı kelimeyi kâhinin diline bırakır, o da onunla beraber yüz yalan söyler Ebû Hüreyre Bab 1«Nihayet kalplerinden korku giderilince: "Rabbiniz ne buyurdu?" derler. "Hakkı (buyurdu). O yücedir, büyüktür" derler» âyeti (Sebe' 34/23) 4801 Ebû Leheb: Yuh sana! Bizi bunun için mi topladın? dedi; Allah Tebbet sûresini indirdi Abdullah b. Abbas Bab 2«O, sizin için şiddetli bir azabın önünde ancak bir uyarıcıdır» âyeti (Sebe' 34/46) 4802 Ey Ebû Zer! Güneşin nereye battığını biliyor musun? Gider, arşın altında secde eder Ebû Zer Bab 1«Güneş de kendisi için belirlenen bir yere doğru akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir» buyruğu (Yâsîn 36/38) 4803 Güneşin karar yeri arşın altındadır Ebû Zer Bab 1«Güneş de kendisi için belirlenen bir yere doğru akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir» buyruğu (Yâsîn 36/38) 4804 Hiç kimseye, Mettâ'nın oğlundan daha hayırlı olmak yaraşmaz Abdullah Bab 1«Şüphesiz Yûnus da gönderilen peygamberlerdendi» buyruğu (Sâffât 37/139) 4805 Ben Yûnus b. Mettâ'dan daha hayırlıyım diyen yalan söylemiş olur Ebû Hüreyre Bab 1«Şüphesiz Yûnus da gönderilen peygamberlerdendi» buyruğu (Sâffât 37/139) 4806 Sâd sûresindeki secde soruldu; İbn Abbas o sûrede secde ederdi Avvâm Bab 1«Şüphesiz Yûnus da gönderilen peygamberlerdendi» buyruğu (Sâffât 37/139) 4807 Dâvûd, Peygamberinizin uyması emredilenlerdendi; Dâvûd secde etti, Resûlullah da secde etti Avvâm Bab 1«Şüphesiz Yûnus da gönderilen peygamberlerdendi» buyruğu (Sâffât 37/139) 4808 Kardeşim Süleymân'ın, bana benden sonra kimseye yaraşmayacak bir mülk bağışla, sözünü hatırladım Ebû Hüreyre Bab 2«Bana benden sonra kimseye yaraşmayacak bir mülk bağışla. Şüphesiz sen çok bağışlayansın» buyruğu (Sâd 38/35) 4809 Bilmediği bir şey için Allah daha iyi bilir demek de ilimdendir Mesrûk Bab 3«Ben zorlama yapanlardan da değilim» buyruğu (Sâd 38/86) 4810 Ey kendi aleyhlerine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin âyeti de indi Abdullah b. Abbas Bab 1«Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir» buyruğu (Zümer 39/53) 4811 Peygamber, âlimin sözünü tasdik ederek azı dişleri görününceye kadar güldü Abdullah Bab 2«Allah'ı gereği gibi takdir edemediler» buyruğu (Zümer 39/67) 4812 Allah yeri avucuna alır, gökleri sağ eliyle dürer, sonra: Melik benim! Yeryüzünün melikleri nerede? der Ebû Hüreyre Bab 3«Kıyamet günü yerin tamamı O'nun avucundadır; gökler de O'nun sağ eliyle dürülmüştür» buyruğu (Zümer 39/67) 4813 Son üflemeden sonra başını ilk kaldıracak olan benim; bir de bakarım ki Mûsâ arşa tutunmuş Ebû Hüreyre Bab 4«Sûra üfürülür; Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerde ve yerde kim varsa düşüp ölür. Sonra ona bir daha üfürülür; bir de bakarsın ki onlar ayağa kalkmış bakıyorlar» buyruğu (Zümer 39/68) 4814 İki üfleme arası kırktır; insanın kuyruk sokumu kemiği dışında her şeyi çürür Ebû Hüreyre Bab 4«Sûra üfürülür; Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerde ve yerde kim varsa düşüp ölür. Sonra ona bir daha üfürülür; bir de bakarsın ki onlar ayağa kalkmış bakıyorlar» buyruğu (Zümer 39/68) 4815 Ukbe, Resûlullah'ın elbisesini boynuna dolayıp boğdu; Ebû Bekir onu uzaklaştırdı Urve b. Zübeyr Bab 4«Sûra üfürülür; Allah'ın dilediği kimseler dışında göklerde ve yerde kim varsa düşüp ölür. Sonra ona bir daha üfürülür; bir de bakarsın ki onlar ayağa kalkmış bakıyorlar» buyruğu (Zümer 39/68) 4816 Allah'ın konuşmamızı işittiğini düşünüyor musunuz? Bir kısmını işitiyorsa hepsini de işitir Abdullah b. Mes'ûd Bab 1«Kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz; üstelik yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz» âyeti (Fussılet 41/22) 4817 Açıktan konuştuğumuzda işitiyorsa gizlediğimizde de işitir Abdullah Bab 2«İşte Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu zannınız sizi helâk etti de ziyana uğrayanlardan oldunuz» buyruğu (Fussılet 41/23) 4818 Kureyş'in, Peygamber'in aralarında akrabalığı bulunmayan hiçbir boyu yoktu Abdullah b. Abbas Bab 1«Akrabalık hususundaki sevgi müstesna» âyeti (Şûrâ 42/23) 4819 Peygamber'i minberde: Ey Mâlik! Rabbin bizim işimizi bitirsin, âyetini okurken işittim Ya'lâ b. Ümeyye Bab 1«Ve "Ey Mâlik! Rabbin bizim işimizi bitirsin" diye seslenirler» âyeti (Zuhruf 43/77) 4820 Beş şey geçmiştir: duhân, Rûm, kamer, batşe ve lizâm Abdullah Bab 1«Göğün apaçık bir duman getireceği gün» âyeti (Duhân 44/10) 4821 Kureyş isyan edince Peygamber onlara Yûsuf'un yılları gibi kıtlık yıllarıyla beddua etti Abdullah Bab 2«(Duman) insanları kaplar. Bu, elem dolu bir azaptır» âyeti (Duhân 44/11) 4822 Bilmediğin bir şey için Allah daha iyi bilir demen ilimdendir Mesrûk Bab 3«Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, artık iman ediyoruz» âyeti (Duhân 44/12) 4823 Büyük yakalayış Bedir günüdür Mesrûk Bab 4«Nerede onlarda öğüt almak! Oysa onlara gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti» âyeti (Duhân 44/13) 4824 Ey Muhammed! Kavmin helak oldu; Allah'a dua et de onlardan kaldırsın Abdullah Bab 5«Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Öğretilmiş bir mecnun" dediler» âyeti (Duhân 44/14) 4825 Beş şey gerçekleşip geçmiştir: lizâm, Rûm, batşe, kamer ve duhân Abdullah Bab 6«En büyük yakalayışla yakalayacağımız gün, şüphesiz biz intikam alacağız» âyeti (Duhân 44/16) 4826 Âdemoğlu beni incitiyor; dehre söver, oysa dehr benim Ebû Hüreyre Bab 6«En büyük yakalayışla yakalayacağımız gün, şüphesiz biz intikam alacağız» âyeti (Duhân 44/16) 4827 Allah bizim hakkımızda Kur'an'dan hiçbir şey indirmedi; ancak benim temize çıkarılmamı indirdi Yûsuf b. Mâhek Bab 1«Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni (kabirden) çıkarılacağımla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimse... Onlar ise Allah'tan yardım dileyerek, "Yazıklar olsun sana! İman et, Allah'ın vaadi şüphesiz haktır" derler. O da "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" der» âyeti (Ahkâf 46/17) 4828, 4829 Ey Âişe! İçinde bir azap olmayacağından beni ne emin kılar? Âişe Bab 2«Onu vadilerine doğru yönelmiş yayılan bir bulut olarak görünce, "Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur" dediler. Hayır, o, acele istediğiniz şeydir; içinde elem dolu bir azap bulunan bir rüzgârdır» âyeti (Ahkâf 46/24) 4830 Seni gözeteni gözetmeme, seni koparanı koparmama razı olmaz mısın? Ebû Hüreyre Bab 1«...ve akrabalık bağlarınızı koparırsınız» âyeti (Muhammed 47/22) 4831 Resûlullah: İsterseniz akrabalık bağlarını koparma âyetini okuyun, buyurdu Ebû Hüreyre Bab 1«...ve akrabalık bağlarınızı koparırsınız» âyeti (Muhammed 47/22) 4832 Muâviye b. Ebü'l-Müzerrid rivayetinde: İsterseniz Muhammed sûresindeki âyeti de okuyun Muâviye b. Ebü'l-Müzerrid Bab 1«...ve akrabalık bağlarınızı koparırsınız» âyeti (Muhammed 47/22) 4833 Bu gece bana bir sûre indirildi ki o, bana üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha sevimlidir Eslem Bab 1«Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik» âyeti (Fetih 48/1) 4834 Apaçık fetih âyetindeki fetih Hudeybiye'dir Enes Bab 1«Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik» âyeti (Fetih 48/1) 4835 Peygamber Mekke'nin fethedildiği gün Fetih sûresini sesini titreterek okudu Abdullah b. Muğaffel Bab 1«Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik» âyeti (Fetih 48/1) 4836 Ayakları şişinceye kadar namaz kıldı ve "Şükreden bir kul olmayayım mı?" buyurdu Muğîre b. Şu'be Bab 2«Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola iletsin diye» âyeti (Fetih 48/2) 4837 Şükreden bir kul olmayı sevmeyeyim mi? Âişe Bab 2«Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola iletsin diye» âyeti (Fetih 48/2) 4838 Tevrat'ta: "Sen benim kulum ve elçimsin, sana Mütevekkil adını verdim" Abdullah b. Amr b. Âs Bab 3«Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik» âyeti (Fetih 48/8) 4839 O, Kur'an okunması sebebiyle inen sekînettir Berâ b. Âzib Bab 4«O, sekîneti indirendir» âyeti (Fetih 48/4) 4840 Hudeybiye günü bin dört yüz kişiydik Câbir b. Abdullah Bab 5«Hani onlar ağacın altında sana biat ediyorlardı» âyeti (Fetih 48/18) 4841 Ağaç altında biat edenlerden Abdullah b. Muğaffel: Peygamber hazfi yasakladı Abdullah b. Muğaffel el-Müzenî Bab 5«Hani onlar ağacın altında sana biat ediyorlardı» âyeti (Fetih 48/18) 4842 Yıkanılan yere bevletmek hakkında Abdullah b. Muğaffel'den işitilen rivayet Ukbe b. Suhbân Bab 5«Hani onlar ağacın altında sana biat ediyorlardı» âyeti (Fetih 48/18) 4843 Sâbit b. Dahhâk, ağacın altında biat eden ashâbdandı. Sâbit b. Dahhâk Bab 5«Hani onlar ağacın altında sana biat ediyorlardı» âyeti (Fetih 48/18) 4844 Ey Hattâb'ın oğlu! Ben Allah'ın Resûlüyüm; Allah beni asla zayi etmez Habîb b. Ebû Sâbit Bab 5«Hani onlar ağacın altında sana biat ediyorlardı» âyeti (Fetih 48/18) 4845 İki hayırlı kişi, Ebû Bekir ve Ömer, Peygamber'in huzurunda seslerini yükselttiler İbn Ebû Müleyke Bab 1«Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin» âyeti (Hucurât 49/2) 4846 Sâbit b. Kays'a: Sen cehennemliklerden değilsin, bilakis cennetliklerdensin Enes b. Mâlik Bab 1«Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin» âyeti (Hucurât 49/2) 4847 Ebû Bekir ile Ömer tartışıp sesleri yükselince "Allah'ın ve Resûlünün önüne geçmeyin" âyeti indi Abdullah b. Zübeyr Bab 2«Sana odaların arkasından seslenenlerin çoğu akıllarını kullanmıyorlar» âyeti (Hucurât 49/4) 4848 Cehenneme atılır, o da "Daha var mı?" der; Allah ayağını koyunca "Yeter, yeter!" der Enes Bab 1«(Cehennem) "Daha var mı?" der» âyeti (Kâf 50/30) 4849 Cehenneme "Doldun mu?" denilir; o da "Daha var mı?" der Ebû Hüreyre Bab 1«(Cehennem) "Daha var mı?" der» âyeti (Kâf 50/30) 4850 Cennet ile cehennem tartıştı; cehennem "Kibirlilere ve zorbalara ayrıcalıklı kılındım" dedi Ebû Hüreyre Bab 1«(Cehennem) "Daha var mı?" der» âyeti (Kâf 50/30) 4851 Siz şu ayı gördüğünüz gibi Rabbinizi göreceksiniz; onu görmekte izdihama uğramayacaksınız Cerîr b. Abdullah Bab 2«Güneşin doğuşundan önce ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et» âyeti (Kâf 50/39) 4852 Allah ona bütün namazların ardından tesbih etmesini emretti Abdullah b. Abbas Bab 2«Güneşin doğuşundan önce ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et» âyeti (Kâf 50/39) 4853 İnsanların arkasından binekli olarak tavaf et; Resûlullah namazda Tûr sûresini okuyordu Ümmü Seleme Bab 1Tûr sûresine dair 4854 Tûr sûresindeki "Yoksa onlar hiçbir şey olmaksızın mı yaratıldılar" âyetinde kalbim neredeyse uçacaktı Cübeyr b. Mut'im Bab 1Tûr sûresine dair 4855 Kim sana Muhammed'in Rabbini gördüğünü söylerse yalan söylemiştir Mesrûk Bab 1Peygamber'in Rabbini görmesi meselesi 4856 İki yay kadar mesafe âyeti: Peygamber Cebrâil'i altı yüz kanatlı olarak gördü Zirr b. Hubeyş Bab 1b«Böylece (aralarındaki mesafe) iki yay kadar, hatta daha yakın oldu» âyeti (Necm 53/9). (Kâbe kavseyn), yayda kirişin bulunduğu yer demektir. 4857 Abdullah bize Muhammed'in Cebrâil'i altı yüz kanatlı gördüğünü haber verdi Şeybânî Bab 1c«(Allah) kuluna vahyedeceğini vahyetti» buyruğu (Necm 53/10) 4858 Rabbinin en büyük âyetlerinden olarak ufku kaplayan yeşil bir refref gördü Abdullah b. Mes'ûd Bab 1d«Andolsun, o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü» âyeti (Necm 53/18) 4859 Lât, hacıların sevîkini karıştıran bir adamdı Abdullah b. Abbas Bab 2«Lât'ı ve Uzzâ'yı gördünüz mü?» âyeti (Necm 53/19) 4860 Yemininde "Lât ve Uzzâ'ya andolsun" diyen "Lâ ilâhe illallah" desin Ebû Hüreyre Bab 2«Lât'ı ve Uzzâ'yı gördünüz mü?» âyeti (Necm 53/19) 4861 Menât adına ihrama girenler Safâ ile Merve arasında tavaf etmezlerdi Urve Bab 3«Ve üçüncüleri olan diğer Menât'ı?» âyeti (Necm 53/20) 4862 Peygamber Necm sûresinde secde etti; müslümanlar, müşrikler, cinler ve insanlar da secde etti Abdullah b. Abbas Bab 4«Haydi Allah'a secde edin ve (O'na) ibadet edin» âyeti (Necm 53/62) 4863 İçinde secde bulunan ilk indirilen sûre Necm'dir Abdullah b. Mes'ûd Bab 4«Haydi Allah'a secde edin ve (O'na) ibadet edin» âyeti (Necm 53/62) 4864 Ay iki parçaya ayrıldı; bir parçası dağın üstünde, bir parçası onun berisinde idi Abdullah b. Mes'ûd Bab 1«Ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler» âyetleri (Kamer 54/1-2) 4865 Biz Peygamber ile birlikteyken ay yarıldı; "Şahit olun, şahit olun!" buyurdu Abdullah b. Mes'ûd Bab 1«Ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler» âyetleri (Kamer 54/1-2) 4866 Ay, Peygamber zamanında yarıldı Abdullah b. Abbas Bab 1«Ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler» âyetleri (Kamer 54/1-2) 4867 Mekkeliler bir mucize istedi; onlara ayın yarılmasını gösterdi Enes Bab 1«Ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler» âyetleri (Kamer 54/1-2) 4868 Enes'ten: Ay iki parçaya yarıldı Enes Bab 1«Ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler» âyetleri (Kamer 54/1-2) 4869 Peygamber "Fe-hel min müddekir" diye okurdu Abdullah b. Mes'ûd Bab 2«Gözlerimizin önünde akıp gidiyordu; inkâr edilen (Nûh) için bir mükâfat olarak. Andolsun, biz onu bir ibret olarak bıraktık. Öğüt alan yok mu?» âyetleri (Kamer 54/14-15) 4870 Peygamber'den: O, "Fe-hel min müddekir" diye okurdu Abdullah b. Mes'ûd Bab 2b«Andolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?» âyeti (Kamer 54/17) 4871 Peygamber'i "fe-hel min müddekir" âyetini dal harfiyle okurken işittim Ebû İshâk Bab 2c«Sanki kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi. Azabım ve uyarılarım nasılmış!» âyetleri (Kamer 54/20-21) 4872 Peygamber Kamer sûresindeki "Fe-hel min müddekir" âyetini okudu Abdullah b. Mes'ûd Bab 3«Ağıl yapanın kuru çalı çırpısı gibi oldular. Andolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?» âyetleri (Kamer 54/31-32) 4873 Andolsun sizin benzerlerinizi helâk ettik; öğüt alan yok mu? Abdullah b. Mes'ûd Bab 4«Andolsun, sabah erkenden onları kalıcı bir azap yakaladı. "Tadın azabımı ve uyarılarımı!"» âyetleri (Kamer 54/38-39) 4874 Peygamber'e "müzzekir" diye okudum; "Fe-hel min müddekir" buyurdu Abdullah b. Mes'ûd Bab 4b«Andolsun, biz sizin benzerlerinizi helâk ettik. Öğüt alan yok mu?» âyeti (Kamer 54/51) 4875 Allah'ım! Senden ahdini ve vaadini istiyorum; dilersen bugünden sonra sana ibadet edilmez Abdullah b. Abbas Bab 5«O topluluk yakında bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar» buyruğu (Kamer 54/45) 4876 Ben oyun oynayan küçük bir kız iken Mekke'de Muhammed'e Kamer sûresinin âyeti indirildi Yûsuf b. Mâhek Bab 6«Hayır, asıl onlara vaat edilen zaman kıyamettir. Kıyamet daha belalı ve daha acıdır» buyruğu (Kamer 54/46). (Emerr), "merâret" (acılık) kökündendir. 4877 Bedir günü çadırdan "O topluluk yakında bozguna uğratılacak" âyetini okuyarak çıktı Abdullah b. Abbas Bab 6«Hayır, asıl onlara vaat edilen zaman kıyamettir. Kıyamet daha belalı ve daha acıdır» buyruğu (Kamer 54/46). (Emerr), "merâret" (acılık) kökündendir. 4878 Kapları ve içindekiler gümüşten iki cennet, altından iki cennet vardır Ebû Mûsâ el-Eş'arî Bab 1«Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır» buyruğu (Rahmân 55/62) 4879, 4880 Cennette içi oyuk tek bir inciden, eni altmış mil olan bir çadır vardır Ebû Mûsâ el-Eş'arî Bab 2«Çadırlar içinde korunmuş huriler» âyeti (Rahmân 55/72) 4881 Cennette bir ağaç vardır ki binekli kimse onun gölgesinde yüz yıl yol alır da onu aşamaz Ebû Hüreyre Bab 1«Uzayıp giden gölge» buyruğu (Vâkıa 56/30) 4882 Tevbe sûresi rezil eden (fâdıha) sûredir; Enfâl Bedir, Haşr Benî Nadîr hakkında indi Saîd b. Cübeyr Bab 1Haşr sûresinin iniş sebebi 4883 İbn Abbas: Haşr sûresine "Nadîr sûresi" de Saîd b. Cübeyr Bab 1Haşr sûresinin iniş sebebi 4884 Resûlullah'ın Nadîroğullarının hurmalıklarını yakıp kesmesi üzerine Haşr sûresinin beşinci âyeti indi Abdullah b. Ömer Bab 2«Kestiğiniz her bir "lîne"» âyeti (Haşr 59/5) 4885 Nadîroğullarının malları, Allah'ın Resûlüne savaşsız fey olarak verdiği mallardandı Ömer Bab 3«Allah'ın Resûlüne fey olarak verdiği» buyruğu (Haşr 59/7) 4886 Peygamber size ne verdiyse onu alın, sizi neden men ettiyse ondan da sakının Abdullah Bab 4«Peygamber size ne verdiyse onu alın» âyeti (Haşr 59/7) 4887 Resûlullah saç ekleyen kadına lanet etti Süfyân Bab 4«Peygamber size ne verdiyse onu alın» âyeti (Haşr 59/7) 4888 Halifeye ilk muhacirleri, onların hakkını tanımasını tavsiye ederim Ömer Bab 5«O yurda yerleşmiş ve imanı benimsemiş olanlar» âyeti (Haşr 59/9) 4889 Bu gece bunu misafir edecek bir adam yok mu? Allah ona rahmet etsin Ebû Hüreyre Bab 6«Onları kendilerine tercih ederler» buyruğu (Haşr 59/9) 4890 Ey Hâtıb, bu nedir? Bunu küfür sebebiyle ya da dinimden dönerek yapmadım Ali Bab 1«Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin» âyeti (Mümtehine 60/1) 4891 Vallahi biatta Resûlullah'ın eli hiçbir kadının eline asla dokunmadı Peygamber'in hanımı Âişe Bab 2«Mümin kadınlar size hicret ederek geldiklerinde» âyeti (Mümtehine 60/10) 4892 Resûlullah kadınlardan biat alırken onları ölünün arkasından ağıt yakmaktan men etti Ümmü Atıyye Bab 3«Mümin kadınlar sana biat etmek için geldiklerinde» âyeti (Mümtehine 60/12) 4893 İyi işte Peygamber'e karşı gelmemek, Allah'ın kadınlara koştuğu bir şarttır Abdullah b. Abbâs Bab 3«Mümin kadınlar sana biat etmek için geldiklerinde» âyeti (Mümtehine 60/12) 4894 Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, zina etmemek ve hırsızlık yapmamak üzere bana biat eder misiniz? Ubâde b. Sâmit Bab 3«Mümin kadınlar sana biat etmek için geldiklerinde» âyeti (Mümtehine 60/12) 4895 Peygamber bayram namazından sonra kadınların yanına gelip biat âyetini okudu ve "Siz buna bağlı mısınız?" buyurdu Abdullah b. Abbâs Bab 3«Mümin kadınlar sana biat etmek için geldiklerinde» âyeti (Mümtehine 60/12) 4896 Ben Muhammed'im, ben Ahmed'im, ben Mâhî'yim, ben Hâşir'im, ben Âkıb'ım Cübeyr b. Mut'im Bab 1Allah Teâlâ'nın «Benden sonra gelecek, adı Ahmed olan» buyruğu (Saf 61/6) 4897 İman Süreyyâ yıldızında olsaydı bile, bunlardan bazı adamlar ona ulaşırdı Ebû Hüreyre Bab 1«Ve onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine» buyruğu (Cuma 62/3). Ömer, "fe'mdû ilâ zikri'llâh" (Allah'ı anmaya gidin) diye okudu. 4898 Selmân'ın kavminden bazı adamlar imana ulaşırdı Ebû Hüreyre Bab 1«Ve onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine» buyruğu (Cuma 62/3). Ömer, "fe'mdû ilâ zikri'llâh" (Allah'ı anmaya gidin) diye okudu. 4899 Cuma günü kervan gelince on iki adam dışında insanlar Peygamber'i bırakıp ona koştular Câbir b. Abdullah Bab 2«Bir ticaret gördüklerinde» âyeti (Cuma 62/11) 4900 Ey Zeyd! Allah seni doğruladı Zeyd b. Erkam Bab 1«Münafıklar sana geldiklerinde: "Şahitlik ederiz ki sen elbette Allah'ın Resûlüsün" dediler» buyruğundan «...yalancılardır» sözüne kadar (Münâfikûn 63/1) 4901 Abdullah b. Übey'in sözünü bildiren Zeyd'i Allah, Münâfikûn sûresini indirerek doğruladı Zeyd b. Erkam Bab 2«Yeminlerini bir kalkan edindiler» âyeti (Münâfikûn 63/2). (Cunne), onunla korunurlar demektir. 4902 Abdullah b. Übey'in sözünü Peygamber'e haber verince ensar beni kınadı Zeyd b. Erkam Bab 3«Bu, onların iman edip sonra inkâr etmelerinden dolayıdır. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir; artık onlar anlamazlar» buyruğu (Münâfikûn 63/3) 4903 İnsanlar "Zeyd, Resûlullah'a yalan söyledi" deyince içime bir sıkıntı düştü Zeyd b. Erkam Bab 3«Bu, onların iman edip sonra inkâr etmelerinden dolayıdır. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir; artık onlar anlamazlar» buyruğu (Münâfikûn 63/3) 4904 Amcam: "Peygamber'in seni yalanlamasından ve sana kızmasından başka ne istedin ki?" dedi Zeyd b. Erkam Bab 4«Onlara: "Gelin, Allah'ın Resûlü sizin için bağışlanma dilesin" denildiğinde başlarını çevirirler ve onların büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün» buyruğu (Münâfikûn 63/5) 4905 Bırakın onu, çünkü o kokuşmuş bir şeydir Câbir b. Abdullah Bab 5«Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de onlar için birdir. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez» buyruğu (Münâfikûn 63/6) 4906 Allah'ım! Ensarı ve ensarın oğullarını bağışla Enes b. Mâlik Bab«Göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır; fakat münafıklar anlamazlar» âyeti (Münâfikûn 63/7) 4907 Bırak onu; insanlar Muhammed'in arkadaşlarını öldürdüğünü konuşmasın Câbir b. Abdullah Bab«Göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır; fakat münafıklar anlamazlar» âyeti (Münâfikûn 63/7) 4908 Eğer onu boşamak isterse, ona dokunmadan önce temiz iken boşasın Abdullah b. Ömer Bab 1Kadını temiz iken boşamak 4909 Kocasının ölümünden kırk gece sonra doğum yapan kadının iddeti Ebû Seleme Bab 2«Hamile kadınların bekleme süresi doğum yapmalarına kadardır. Kim Allah'tan sakınırsa Allah ona işinde bir kolaylık verir» âyeti (Talâk 65/4). «Ulâtu'l-ahmâl»in tekili "zâtu haml"dir. 4910 Kısa Nisâ sûresi uzun olandan sonra indi Muhammed Bab 2«Hamile kadınların bekleme süresi doğum yapmalarına kadardır. Kim Allah'tan sakınırsa Allah ona işinde bir kolaylık verir» âyeti (Talâk 65/4). «Ulâtu'l-ahmâl»in tekili "zâtu haml"dir. 4911 Hanımını kendine haram kılan kimse kefaret verir Abdullah b. Abbâs Bab 1«Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığını niçin haram kılıyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir» âyeti (Tahrîm 66/1) 4912 Zeyneb bt. Cahş'ın yanında bal içiyordum; bir daha ona dönmeyeceğim Âişe Bab 1«Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığını niçin haram kılıyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir» âyeti (Tahrîm 66/1) 4913 Dünyanın onların, âhiretin de bizim olmasına razı olmaz mısın? Abdullah b. Abbâs Bab 2«Eşlerinin rızasını arayarak» ve «Allah size yeminlerinizi çözmeyi meşru kıldı» âyetleri (Tahrîm 66/1-2) 4914 Resûlullah'a karşı birbirine arka çıkan iki kadın Âişe ile Hafsa'dır Abdullah b. Abbâs Bab 3«Hani Peygamber eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. (O eşi) onu haber verince ve Allah da bunu ona açığa çıkarınca, (Peygamber) bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Bunu ona haber verince (eşi), "Bunu sana kim haber verdi?" dedi. (Peygamber de) "Bana, hakkıyla bilen, her şeyden haberdar olan haber verdi" dedi» âyeti (Tahrîm 66/3) 4915 Ömer'e abdest suyu dökerken birbirine arka çıkan iki kadını sordum Abdullah b. Abbâs Bab 4«İkiniz Allah'a tövbe ederseniz (iyi olur); çünkü kalpleriniz kaymıştır» buyruğu (Tahrîm 66/4) 4916 Eğer o sizi boşarsa, Rabbinin ona sizden daha hayırlı eşler vermesi umulur Ömer Bab 5«Eğer o sizi boşarsa, Rabbinin ona sizin yerinize sizden daha hayırlı, Müslüman, mümin, gönülden itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler vermesi umulur» buyruğu (Tahrîm 66/5) 4917 Kureyş'ten, koyunun zenemesi gibi bir zenemesi olan bir adam Abdullah b. Abbâs Bab 1«Kaba, bunun yanında bir de soysuz» âyeti (Kalem 68/13) 4918 Size cennet ehlini haber vereyim mi? Zayıf görülüp hor görülen herkestir Hârise b. Vehb el-Huzâî Bab 1«Kaba, bunun yanında bir de soysuz» âyeti (Kalem 68/13) 4919 Rabbimiz incikini açar; her mümin erkek ve kadın O'na secde eder Ebû Saîd Bab 2«Baldırın açılacağı gün» âyeti (Kalem 68/42) 4920 Nûh kavmindeki putlar sâlih adamların isimleriydi; bilgi unutulunca onlara tapıldı Abdullah b. Abbâs Bab 1«Ne Vedd'i, ne Suvâ'ı, ne de Yeğûs'u ve Yeûk'u» âyeti (Nûh 71/23) 4921 Cinler Kur'an'ı işitince "İşte sizinle gökten gelen haber arasına engel olan budur" dediler Abdullah b. Abbâs Bab 1Cinlerin Kur'an'ı işitmesi 4922 Kur'an'dan ilk inen "Ey bürünüp sarınan!" âyetidir dendi; Câbir Hirâ inzivasını anlattı Yahyâ b. Ebû Kesîr Bab 1Kur'an'dan ilk inen âyetler 4923 Câbir: Peygamber "Hirâ'da inzivaya çekildim" buyurdu; ilk inen Müddessir'dir. Câbir b. Abdullah Bab 2«Kalk ve uyar» buyruğu (Müddessir 74/2) 4924 Melek gökle yer arasında bir taht üzerinde oturuyordu; Hatice'ye gelip "Beni bürüyün" dedim Yahyâ Bab 3«Rabbini yücelt» buyruğu (Müddessir 74/3) 4925 Hirâ'da bana gelen melek gökle yer arasında bir kürsü üzerinde oturuyordu Câbir b. Abdullah Bab 4«Elbiseni temizle» buyruğu (Müddessir 74/4) 4926 Sonra vahiy kızıştı ve ardı ardına geldi Câbir b. Abdullah Bab 5«Pislikten (ricz) uzak dur» buyruğu (Müddessir 74/5) 4927 Vahiy indiğinde Peygamber onu ezberlemek için dilini hareket ettirirdi Abdullah b. Abbâs Bab 1«Onu acele (ezberlemek) için dilini onunla hareket ettirme» buyruğu (Kıyâmet 75/16) 4928 Onu senin göğsünde toplamamız ve onu okumanı sağlamamız bize aittir Mûsâ b. Ebû Âişe Bab 1b«Şüphesiz onu toplamak ve okutmak bize aittir» âyeti (Kıyâmet 75/17) 4929 Cebrâil gelince başını öne eğip dinlerdi; gidince de Allah'ın vaat ettiği gibi vahyi okurdu. Abdullah b. Abbâs Bab 2«Biz onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et» buyruğu (Kıyâmet 75/18) 4930 Mürselât sûresi inerken çıkan yılan, ona koşan sahâbîleri geçip deliğine girdi. Abdullah b. Mes'ûd Bab 1Mürselât sûresinin inişi ve yılan 4931 İsrâil ve A'meş tarikleri: Mürselât inerken çıkan yılan sahâbîlerden kaçıp deliğine girdi. Abdullah b. Mes'ûd Bab 1Mürselât sûresinin inişi ve yılan 4931b Mürselât sûresini Resûlullah'ın ağzından aldık; ağzı da onunla henüz tazeydi. Abdullah b. Mes'ûd Bab 1Mürselât sûresinin inişi ve yılan 4932 Odunu üç zirâ ya da daha kısa boylarda kış için kaldırır, buna "kasar" derdik. Abdullah b. Abbâs Bab 2«O (ateş), saray gibi kıvılcımlar atar» buyruğu (Mürselât 77/32) 4933 Cimâlâtun sufr, adamların beli kalınlığına varıncaya kadar bir araya toplanan gemi halatlarıdır. Abdullah b. Abbâs Bab 3«Sanki onlar sarı develerdir» buyruğu (Mürselât 77/33) 4934 Siz onun şerrinden korunduğunuz gibi o da sizin şerrinizden korundu. Abdullah b. Mes'ûd Bab 4«Bu, onların konuşamayacakları gündür» buyruğu (Mürselât 77/35) 4935 İki üfürüş arası kırktır; insanın kuyruk sokumu kemiği dışında her şeyi çürür. Ebû Hüreyre Bab 1«Sûra üfürüleceği gün bölük bölük gelirsiniz» âyeti (Nebe' 78/18). (Efvâcen), zümreler halinde demektir. 4936 Resûlullah iki parmağıyla işaret ederek: "Ben ve kıyamet şu ikisi gibi gönderildik" buyurdu. Sehl b. Sa'd Bab 1Kıyametin yakınlığı ve Kur'an okumanın sevabı 4937 Kur'an'ı, kendisine ağır geldiği hâlde sürekli tekrar ederek okuyana iki ecir vardır. Âişe Bab 1Kıyametin yakınlığı ve Kur'an okumanın sevabı 4938 İnsanların Rabbü'l-âlemîn için kalkacağı gün, biri kulaklarının yarısına kadar terine gömülür. Abdullah b. Ömer Bab 1«İnsanların âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün» âyeti (Mutaffifîn 83/6) 4939 Kolay hesap, amellerin arzıdır; hesabı didik didik edilen ise helak olur. Âişe Bab 1«Kolay bir hesapla hesaba çekilecektir» âyeti (İnşikâk 84/8) 4940 "Elbette hâlden hâle geçeceksiniz" âyeti, hâlden sonra hâl demektir; bu, Peygamberinizdir. Abdullah b. Abbâs Bab 2«Mutlaka halden hale geçeceksiniz» âyeti (İnşikâk 84/19) 4941 Peygamber Medine'ye gelmeden önce A'lâ sûresini ve benzeri sûreleri okumuştum. Berâ b. Âzib Bab 2«Mutlaka halden hale geçeceksiniz» âyeti (İnşikâk 84/19) 4942 Biriniz karısını köle döver gibi döver; sonra belki de gününün sonunda onunla yatar. Abdullah b. Zem'a Bab 2«Mutlaka halden hale geçeceksiniz» âyeti (İnşikâk 84/19) 4943 Ebu'd-Derdâ: "Ben de bunu Peygamber'in ağzından işittim; bunlar ise bize karşı direniyorlar" dedi. Alkame Bab 1«Açılıp ağardığında gündüze andolsun» âyeti (Leyl 92/2) 4944 Peygamber'i "ve'z-zekeri ve'l-ünsâ" diye okurken işittim; Allah'a andolsun, onlara uymam! İbrâhîm en-Nehaî Bab 2«Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun» âyeti (Leyl 92/3) 4945 Sizden hiçbir kimse yoktur ki cennetteki yeri de cehennemdeki yeri de yazılmış olmasın. Ali Bab 3«Kim verir ve (Allah'tan) sakınırsa» buyruğu (Leyl 92/5) 4945b Ali'nin diğer tariki: Herkesin cennetteki ve cehennemdeki yeri yazılmıştır. Ali Bab 3b«Ve en güzeli (hüsnâ) tasdik ederse» âyeti (Leyl 92/6) 4946 Peygamber bir cenazede çubukla yeri eşeleyerek: "Amel edin; herkese kolaylaştırılmıştır" buyurdu. Ali Bab 4«Biz de onu en kolaya hazırlarız» âyeti (Leyl 92/7) 4947 "Yazılana güvenmeyelim mi?" diyenlere: "Hayır, amel edin; herkese kolaylaştırılmıştır" buyurdu. Ali Bab 5«Kim de cimrilik eder ve kendini müstağni görürse» buyruğu (Leyl 92/8) 4948 Doğmuş hiçbir can yoktur ki cennetteki ve cehennemdeki yeri, bedbaht mı mutlu mu olduğu yazılmış olmasın. Ali Bab 6«Ve en güzeli (hüsnâ) yalanlarsa» buyruğu (Leyl 92/9) 4949 Amel edin; herkese ne için yaratıldıysa o kolaylaştırılmıştır. Ali Bab 7«Biz de onu en zora hazırlarız» âyeti (Leyl 92/10) 4950 Kuşluk vaktine ve sükûna erdiği zaman geceye andolsun ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. Cündüb b. Süfyân Bab 1«Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı» buyruğu (Duhâ 93/3) 4951 Bir kadın, "Arkadaşının seni geciktirdiğini görüyorum" deyince "Rabbin seni bırakmadı" âyeti indi. Cündüb el-Becelî Bab 2«Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı» buyruğu (Duhâ 93/3) 4952 Peygamber bir yolculukta iken yatsı namazında Ve't-tîni ve'z-zeytûn sûresini okudu. Berâ b. Âzib Bab 1Tîn sûresinin yatsı namazında okunması 4953 Senin getirdiğin şeyi getiren hiçbir adam yoktur ki eziyete uğramasın. Âişe Bab 1İlk vahiy ve Hirâ'da görülen melek 4954 Hira'da bana gelen melek gök ile yer arasında bir kürsü üzerinde oturuyordu. Câbir b. Abdullah el-Ensârî Bab 1İlk vahiy ve Hirâ'da görülen melek 4955 Resûlullah'ın kendisiyle vahye başlatıldığı ilk şey salih rüya idi. Âişe Bab 2«İnsanı alaktan yarattı» buyruğu (Alak 96/2) 4956 Melek gelip: "Yaratan Rabbinin adıyla oku! Rabbin en cömert olandır" dedi. Âişe Bab 3«Oku! Rabbin en cömert olandır» buyruğu (Alak 96/3) 4957 Peygamber Hatice'ye döndü ve: "Beni örtün, beni örtün!" dedi. Âişe Bab 3b«O ki kalemle öğretti» âyeti (Alak 96/4) 4958 Ebû Cehil Peygamber'in boynuna basmaya kalksaydı melekler onu yakalardı. Abdullah b. Abbâs Bab 4«Hayır! Eğer vazgeçmezse andolsun onu perçeminden yakalayıp sürükleriz; yalancı, günahkâr perçeminden!» âyetleri (Alak 96/15-16) 4959 Allah bana, sana Lem yekünillezîne keferû sûresini okumamı emretti. Enes b. Mâlik Bab 1Beyyine sûresinin Übey'e okunması 4960 Übey: "Allah beni sana adımla mı andı?" dedi; Peygamber: "Allah seni bana adınla andı" buyurdu. Enes b. Mâlik Bab 2Übey b. Ka'b'ın Allah tarafından anılması 4961 Übey: "Âlemlerin Rabbi katında anıldım mı?" dedi; Peygamber "Evet" buyurunca gözlerinden yaşlar aktı. Enes b. Mâlik Bab 3Übey b. Ka'b'ın âlemlerin Rabbi katında anılması 4962 Atı Allah yolunda bağlayanın, atın izleri ve tersleri bile onun için sevap olur. Ebû Hüreyre Bab 1«Kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onu görür» buyruğu (Zilzâl 99/7) 4963 Eşekler hakkında bana bu kapsamlı ve tek âyetten başka bir şey indirilmedi. Ebû Hüreyre Bab 2«Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onu görür» âyeti (Zilzâl 99/8) 4964 Kenarlarında içi oyulmuş inciden kubbeler bulunan bir nehre geldim; Cebrâil: "Bu, Kevser'dir" dedi. Enes b. Mâlik Bab 1Kevser nehri 4965 Kevser, iki kıyısında içi oyulmuş inciler bulunan, kapları yıldızlar sayısınca olan bir nehirdir. Ebû Ubeyde Bab 1Kevser nehri 4966 Kevser, Allah'ın Peygamber'e verdiği hayırdır; cennetteki nehir de o hayırdandır. Abdullah b. Abbâs Bab 1Kevser nehri 4967 Nasr sûresi indikten sonra Peygamber her namazında "Sübhâneke rabbenâ ve bi-hamdike, Allahümmağfir lî" derdi. Âişe Bab 1Nasr sûresinden sonra tesbih ve istiğfar 4968 Resûlullah rükû ve secdesinde çokça tesbih ve istiğfar ederek Kur'an'ın emrini yerine getirirdi. Âişe Bab 2Rükû ve secdede tesbih ve istiğfar 4969 İbn Abbâs'a göre Nasr sûresi, Peygamber'e ölümünün haber verilmesidir. Abdullah b. Abbâs Bab 3«İnsanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde» âyeti (Nasr 110/2) 4970 Ömer, İbn Abbâs'a: "Ben de Nasr sûresinden ancak senin söylediğini biliyorum" dedi. Abdullah b. Abbâs Bab 4«Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir» âyeti (Nasr 110/3) 4971 Ben size şiddetli bir azaptan önce gönderilmiş bir uyarıcıyım. Abdullah b. Abbâs Bab 1Şiddetli azaptan önce gelen uyarıcı 4972 Size düşmanın sabah ya da akşam baskın yapacağını söylesem beni doğrular mıydınız? Abdullah b. Abbâs Bab 2«...Ve kurudu. Ne malı ona fayda verdi ne de kazandığı» buyruğu (Tebbet 111/1-2) 4973 Tebbet sûresi, Ebû Leheb'in Peygamber'e "Yazıklar olsun sana!" demesi üzerine indi. Abdullah b. Abbâs Bab 3«Alevli bir ateşe girecektir» buyruğu (Tebbet 111/3) 4974 Âdemoğlunun bana sövmesi "Allah çocuk edindi" demesidir; hâlbuki ben tek ve Samed'im. Ebû Hüreyre Bab 1Allah'ın birliği ve Samed oluşu 4975 Ben doğurmamış, doğurulmamış ve hiçbir şey kendisine denk olmayan Samed'im. Ebû Hüreyre Bab 2«Allah sameddir» buyruğu (İhlâs 112/2) 4976 Übey, Muavvizeteyn için: "Biz de Resûlullah'ın dediği gibi deriz" dedi. Zir b. Hubeyş Bab 2«Allah sameddir» buyruğu (İhlâs 112/2) 4977 Zir, İbn Mes'ûd'un Muavvizeteyn hakkındaki sözünü sorunca Übey, Resûlullah'a sorduğunu söyledi. Zir b. Hubeyş Bab 2«Allah sameddir» buyruğu (İhlâs 112/2)