Nâfi' şöyle rivayet etti:
İbn Zübeyr fitnesi sırasında İbn Ömer'e (radıyallahu anhümâ) iki adam geldi ve: “İnsanlar perişan oldu. Sen Ömer'in oğlu ve Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) sahâbîsisin; (savaşa) çıkmaktan seni ne alıkoyuyor?” dediler. “Beni alıkoyan, Allah'ın kardeşimin kanını haram kılmasıdır” dedi. “Allah 'Fitne kalmayıncaya kadar onlarla savaşın' (Bakara 2/193) demedi mi?” dediler. “Biz fitne kalmayıncaya ve din Allah'ın oluncaya kadar savaştık. Siz ise fitne oluncaya ve din Allah'tan başkasının oluncaya kadar savaşmak istiyorsunuz” dedi.
Osman b. Sâlih, İbn Vehb'den -bana falan ve Hayve b. Şüreyh, Bekr b. Amr el-Meâfirî'den haber verdi; Bükeyr b. Abdullah ona Nâfi'den anlattı diyerek- şunu ilave etti: Bir adam İbn Ömer'e gelip: “Ey Ebû Abdurrahman! Bir yıl hac edip bir yıl umre yapmana ve aziz ve celil olan Allah yolunda cihadı terk etmene seni sevk eden nedir? Oysa Allah'ın ona ne kadar teşvik ettiğini biliyorsun” dedi. (İbn Ömer): “Kardeşimin oğlu! İslâm beş şey üzerine bina edilmiştir: Allah'a ve Resûlüne iman, beş (vakit) namaz, Ramazan orucu, zekâtı vermek ve Beyt'i haccetmek” dedi. (Adam): “Ey Ebû Abdurrahman! Allah'ın kitabında zikrettiğini işitmiyor musun: 'Eğer müminlerden iki topluluk birbiriyle savaşırsa aralarını düzeltin... Allah'ın emrine (dönünceye kadar)' (Hucurât 49/9), 'Fitne kalmayıncaya kadar onlarla savaşın' (Bakara 2/193)” dedi. (İbn Ömer): “Biz bunu Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında yaptık. İslâm(ın mensupları) azdı; kişi dininden dolayı fitneye uğratılırdı: Ya onu öldürürlerdi ya da ona işkence ederlerdi. Nihayet İslâm çoğaldı ve fitne kalmadı” dedi. (Adam): “Ali ve Osman hakkında ne dersin?” dedi. (İbn Ömer): “Osman'a gelince, sanki Allah onu affetti; siz ise onu affetmekten hoşlanmadınız. Ali'ye gelince, o Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) amcasının oğlu ve damadıdır” dedi ve eliyle işaret ederek: “İşte gördüğünüz yer onun evidir” dedi.
Sahîh-i Buhârî 4513, 4514, 4515, Kitap 65, Hadis 40