Yemâme'de kurrâ şehit düşünce Ebû Bekir, Zeyd b. Sâbit'e Kur'an'ı araştırıp toplamasını emretti.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4679, Kitap 65, Hadis 201
Türkçe meal

Vahyi yazanlardan olan Zeyd b. Sâbit el-Ensârî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Yemâme ehlinin öldürüldüğü sırada Ebû Bekir bana (haber) gönderdi; yanında Ömer de vardı. Ebû Bekir şöyle dedi: “Ömer bana geldi ve dedi ki: ‘Yemâme günü insanlar arasında ölüm çok şiddetlendi. Ben, (diğer) savaş meydanlarında da kurrâ arasında ölümün şiddetlenmesinden ve Kur'an'ın birçoğunun gitmesinden korkuyorum; ancak siz onu toplarsanız (başka). Ben senin Kur'an'ı toplamanı uygun görüyorum.’” Ebû Bekir dedi ki: “Ömer'e: ‘Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yapmadığı bir şeyi nasıl yaparım?’ dedim. Ömer: ‘Vallahi bu hayırdır’ dedi. Ömer bu konuda benimle konuşmayı sürdürdü; nihayet Allah buna göğsümü açtı ve Ömer'in gördüğünü ben de gördüm.” Zeyd b. Sâbit dedi ki: Ömer de onun yanında oturuyor, konuşmuyordu. Ebû Bekir: “Sen genç, akıllı bir adamsın; seni (hiçbir şeyle) itham etmiyoruz. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) için vahyi yazıyordun. Kur'an'ı araştır ve onu topla” dedi. Vallahi bana dağlardan birini yerinden taşımayı yükleseydi, bana emrettiği Kur'an'ı toplama işinden daha ağır gelmezdi. “Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yapmadığı bir şeyi nasıl yaparsınız?” dedim. Ebû Bekir: “Vallahi bu hayırdır” dedi. Onunla konuşmayı sürdürdüm; nihayet Allah, Ebû Bekir ile Ömer'in göğsünü açtığı şeye benim de göğsümü açtı. Kalkıp Kur'an'ı deri parçalarından, kürek kemiklerinden, hurma dallarından ve adamların göğüslerinden toplayarak araştırdım. Sonunda Tevbe sûresinden iki âyeti Huzeyme el-Ensârî'nin yanında buldum; onları ondan başka hiç kimsenin yanında bulamadım: “Andolsun size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size çok düşkündür” (Tevbe 9/128) sonuna kadar. Kur'an'ın içinde toplandığı sahifeler, Allah onu vefat ettirinceye kadar Ebû Bekir'in yanında, sonra Allah onu vefat ettirinceye kadar Ömer'in yanında, sonra Ömer'in kızı Hafsa'nın yanında kaldı.

Osmân b. Ömer ve Leys, Yûnus'tan, o da İbn Şihâb'dan (rivayet ederek) ona mütâbaat etmişlerdir. Leys şöyle dedi: Bana Abdurrahman b. Hâlid, İbn Şihâb'dan rivayet etti ve “Ebû Huzeyme el-Ensârî'nin yanında” dedi. Mûsâ, İbrâhîm'den şöyle dedi: Bize İbn Şihâb “Ebû Huzeyme'nin yanında” diye rivayet etti. Ya'kûb b. İbrâhîm de babasından (rivayet ederek) ona mütâbaat etmiştir. Ebû Sâbit şöyle dedi: Bize İbrâhîm rivayet etti ve “Huzeyme'nin ya da Ebû Huzeyme'nin yanında” dedi.

Sahîh-i Buhârî 4679, Kitap 65, Hadis 201

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي ابْنُ السَّبَّاقِ، أَنَّ زَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ الأَنْصَارِيَّ ـ رضى الله عنه ـ وَكَانَ مِمَّنْ يَكْتُبُ الْوَحْىَ قَالَ أَرْسَلَ إِلَىَّ أَبُو بَكْرٍ مَقْتَلَ أَهْلِ الْيَمَامَةِ وَعِنْدَهُ عُمَرُ، فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ إِنَّ عُمَرَ أَتَانِي فَقَالَ إِنَّ الْقَتْلَ قَدِ اسْتَحَرَّ يَوْمَ الْيَمَامَةِ بِالنَّاسِ، وَإِنِّي أَخْشَى أَنْ يَسْتَحِرَّ الْقَتْلُ بِالْقُرَّاءِ فِي الْمَوَاطِنِ فَيَذْهَبَ كَثِيرٌ مِنَ الْقُرْآنِ، إِلاَّ أَنْ تَجْمَعُوهُ، وَإِنِّي لأَرَى أَنْ تَجْمَعَ الْقُرْآنَ. قَالَ أَبُو بَكْرٍ قُلْتُ لِعُمَرَ كَيْفَ أَفْعَلُ شَيْئًا لَمْ يَفْعَلْهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ عُمَرُ هُوَ وَاللَّهِ خَيْرٌ. فَلَمْ يَزَلْ عُمَرُ يُرَاجِعُنِي فِيهِ حَتَّى شَرَحَ اللَّهُ لِذَلِكَ صَدْرِي، وَرَأَيْتُ الَّذِي رَأَى عُمَرُ. قَالَ زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ وَعُمَرُ عِنْدَهُ جَالِسٌ لاَ يَتَكَلَّمُ. فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ إِنَّكَ رَجُلٌ شَابٌّ عَاقِلٌ وَلاَ نَتَّهِمُكَ، كُنْتَ تَكْتُبُ الْوَحْىَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَتَتَبَّعِ الْقُرْآنَ فَاجْمَعْهُ. فَوَاللَّهِ لَوْ كَلَّفَنِي نَقْلَ جَبَلٍ مِنَ الْجِبَالِ مَا كَانَ أَثْقَلَ عَلَىَّ مِمَّا أَمَرَنِي بِهِ مِنْ جَمْعِ الْقُرْآنِ قُلْتُ كَيْفَ تَفْعَلاَنِ شَيْئًا لَمْ يَفْعَلْهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ هُوَ وَاللَّهِ خَيْرٌ، فَلَمْ أَزَلْ أُرَاجِعُهُ حَتَّى شَرَحَ اللَّهُ صَدْرِي لِلَّذِي شَرَحَ اللَّهُ لَهُ صَدْرَ أَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ، فَقُمْتُ فَتَتَبَّعْتُ الْقُرْآنَ أَجْمَعُهُ مِنَ الرِّقَاعِ وَالأَكْتَافِ وَالْعُسُبِ وَصُدُورِ الرِّجَالِ، حَتَّى وَجَدْتُ مِنْ سُورَةِ التَّوْبَةِ آيَتَيْنِ مَعَ خُزَيْمَةَ الأَنْصَارِيِّ، لَمْ أَجِدْهُمَا مَعَ أَحَدٍ غَيْرِهِ {لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ} إِلَى آخِرِهِمَا، وَكَانَتِ الصُّحُفُ الَّتِي جُمِعَ فِيهَا الْقُرْآنُ عِنْدَ أَبِي بَكْرٍ حَتَّى تَوَفَّاهُ اللَّهُ، ثُمَّ عِنْدَ عُمَرَ حَتَّى تَوَفَّاهُ اللَّهُ، ثُمَّ عِنْدَ حَفْصَةَ بِنْتِ عُمَرَ . تَابَعَهُ عُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ وَاللَّيْثُ عَنْ يُونُسَ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ. وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ خَالِدٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ وَقَالَ مَعَ أَبِي خُزَيْمَةَ الأَنْصَارِيِّ. وَقَالَ مُوسَى عَنْ إِبْرَاهِيمَ حَدَّثَنَا ابْنُ شِهَابٍ مَعَ أَبِي خُزَيْمَةَ. وَتَابَعَهُ يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ عَنْ أَبِيهِ. وَقَالَ أَبُو ثَابِتٍ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ وَقَالَ مَعَ خُزَيْمَةَ، أَوْ أَبِي خُزَيْمَةَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4679 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü