Abdullah b. Selâm, âlimin elini recm âyetinin üzerinden çekip "Bu nedir?" dedi.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4556, Kitap 65, Hadis 78
Türkçe meal

Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Yahudiler, Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) kendilerinden zina etmiş bir erkek ile bir kadın getirdiler. Onlara: “Sizden zina edene ne yapıyorsunuz?” buyurdu. “Yüzlerini kömürle karartır ve onları döveriz” dediler. “Tevrat'ta recmi bulmuyor musunuz?” buyurdu. “Onda hiçbir şey bulmuyoruz” dediler. Bunun üzerine Abdullah b. Selâm onlara: “Yalan söylediniz! ‘Eğer doğru söyleyenlerseniz Tevrat'ı getirip okuyun’ (Âl-i İmrân 3/93)” dedi. Onlardan, onu okutan âlimleri elini recm âyetinin üzerine koydu; elinin altındakini ve ötesindekini okumaya başladı, recm âyetini ise okumuyordu. (Abdullah b. Selâm) onun elini recm âyetinin üzerinden çekti ve: “Bu nedir?” dedi. Onlar bunu görünce: “Bu, recm âyetidir” dediler. Bunun üzerine (Peygamber) o ikisi hakkında emir verdi; mescidin yanında cenazelerin konulduğu yere yakın bir yerde recmedildiler. Erkeğin, kadının üzerine eğilip onu taşlardan koruduğunu gördüm.

Sahîh-i Buhârî 4556, Kitap 65, Hadis 78

Arapça metin
حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا أَبُو ضَمْرَةَ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ الْيَهُودَ، جَاءُوا إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِرَجُلٍ مِنْهُمْ وَامْرَأَةٍ قَدْ زَنَيَا، فَقَالَ لَهُمْ " كَيْفَ تَفْعَلُونَ بِمَنْ زَنَى مِنْكُمْ ". قَالُوا نُحَمِّمُهُمَا وَنَضْرِبُهُمَا. فَقَالَ " لاَ تَجِدُونَ فِي التَّوْرَاةِ الرَّجْمَ ". فَقَالُوا لاَ نَجِدُ فِيهَا شَيْئًا. فَقَالَ لَهُمْ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَلاَمٍ كَذَبْتُمْ {فَأْتُوا بِالتَّوْرَاةِ فَاتْلُوهَا إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ} فَوَضَعَ مِدْرَاسُهَا الَّذِي يُدَرِّسُهَا مِنْهُمْ كَفَّهُ عَلَى آيَةِ الرَّجْمِ، فَطَفِقَ يَقْرَأُ مَا دُونَ يَدِهِ وَمَا وَرَاءَهَا، وَلاَ يَقْرَأُ آيَةَ الرَّجْمِ، فَنَزَعَ يَدَهُ عَنْ آيَةِ الرَّجْمِ فَقَالَ مَا هَذِهِ فَلَمَّا رَأَوْا ذَلِكَ قَالُوا هِيَ آيَةُ الرَّجْمِ. فَأَمَرَ بِهِمَا فَرُجِمَا قَرِيبًا مِنْ حَيْثُ مَوْضِعُ الْجَنَائِزِ عِنْدَ الْمَسْجِدِ، فَرَأَيْتُ صَاحِبَهَا يَجْنَأُ عَلَيْهَا يَقِيهَا الْحِجَارَةَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4556 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü