Kulak hırsızı kelimeyi kâhinin diline bırakır, o da onunla beraber yüz yalan söyler

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4800, Kitap 65, Hadis 322
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Allah'ın Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah gökte bir işe hükmettiği zaman melekler O'nun sözüne boyun eğerek kanatlarını çırparlar; (bu ses) düz bir kaya üzerinde (sürüklenen) zincir (sesi) gibidir. Kalplerinden korku giderilince ‘Rabbiniz ne buyurdu?’ derler. (Ötekiler) soran kimseye: ‘Hakkı (buyurdu). O, yücedir, büyüktür’ (Sebe' 34/23) derler. Bunu kulak hırsızları işitir. Kulak hırsızları da şöyle birbirinin üstündedir —Süfyân elini eğip parmaklarını aralayarak tarif etti—. (Biri) kelimeyi işitir ve onu altındakine iletir; sonra öbürü onu altındakine iletir; nihayet onu sihirbazın ya da kâhinin diline bırakır. Bazen alev, kelimeyi iletmeden önce ona yetişir; bazen de alev yetişmeden önce onu iletir. (Sihirbaz ya da kâhin) onunla beraber yüz yalan söyler. ‘Falan falan gün bize şöyle şöyle dememiş miydi?’ denilir ve gökten işitilen o kelime sebebiyle doğrulanır.”

Sahîh-i Buhârî 4800, Kitap 65, Hadis 322

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْحُمَيْدِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا عَمْرٌو، قَالَ سَمِعْتُ عِكْرِمَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ إِنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا قَضَى اللَّهُ الأَمْرَ فِي السَّمَاءِ ضَرَبَتِ الْمَلاَئِكَةُ بِأَجْنِحَتِهَا خُضْعَانًا لِقَوْلِهِ كَأَنَّهُ سِلْسِلَةٌ عَلَى صَفْوَانٍ فَإِذَا فُزِّعَ عَنْ قُلُوبِهِمْ قَالُوا مَاذَا قَالَ رَبُّكُمْ، قَالُوا لِلَّذِي قَالَ الْحَقَّ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ فَيَسْمَعُهَا مُسْتَرِقُ السَّمْعِ، وَمُسْتَرِقُ السَّمْعِ هَكَذَا بَعْضُهُ فَوْقَ بَعْضٍ ـ وَوَصَفَ سُفْيَانُ بِكَفِّهِ فَحَرَفَهَا وَبَدَّدَ بَيْنَ أَصَابِعِهِ ـ فَيَسْمَعُ الْكَلِمَةَ، فَيُلْقِيهَا إِلَى مَنْ تَحْتَهُ ثُمَّ يُلْقِيهَا الآخَرُ إِلَى مَنْ تَحْتَهُ، حَتَّى يُلْقِيَهَا عَلَى لِسَانِ السَّاحِرِ أَوِ الْكَاهِنِ، فَرُبَّمَا أَدْرَكَ الشِّهَابُ قَبْلَ أَنْ يُلْقِيَهَا، وَرُبَّمَا أَلْقَاهَا قَبْلَ أَنْ يُدْرِكَهُ، فَيَكْذِبُ مَعَهَا مِائَةَ كَذْبَةٍ، فَيُقَالُ أَلَيْسَ قَدْ قَالَ لَنَا يَوْمَ كَذَا وَكَذَا كَذَا وَكَذَا فَيُصَدَّقُ بِتِلْكَ الْكَلِمَةِ الَّتِي سَمِعَ مِنَ السَّمَاءِ ".

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4800 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü