Hedy bulamayan hac günlerinde Arefe'den önce üç gün oruç tutar; sonuncusu Arefe günü olursa günah yoktur.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4521, Kitap 65, Hadis 46
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Kişi helal (ihramsız) olduğu sürece hacca niyetlenip telbiye getirinceye kadar Beyt'i tavaf eder. Arafat'a (gitmek için) bindiğinde, kime deve, sığır ya da koyundan bir hedy kolay gelirse -bunlardan hangisi kolayına gelirse, hangisini dilerse- (onu keser). Ancak kolay gelmezse, ona hac (günlerin)de üç gün oruç gerekir; bu, Arefe gününden öncedir. Üç günün sonuncusu Arefe günü olursa ona bir günah yoktur. Sonra gidip ikindi namazından karanlık çökünceye kadar Arafat'ta vakfe yapsın. Sonra Arafat'tan ayrıldıklarında, iyilik ve kulluk dilenen Cem'e (Müzdelife'ye) ulaşıncaya kadar ilerlesinler. Sonra Allah'ı çokça ansınlar -ya da: sabaha çıkmadan önce tekbiri ve tehlili çoğaltın-, sonra (oradan) ayrılın. Çünkü insanlar (oradan) ayrılırlardı. Yüce Allah da şöyle buyurmuştur: “Sonra insanların ayrıldığı yerden siz de ayrılın ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir” (Bakara 2/199). (Bunu) cemreyi taşlayıncaya kadar (sürdürün).

Sahîh-i Buhârî 4521, Kitap 65, Hadis 46

Arapça metin
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، حَدَّثَنَا فُضَيْلُ بْنُ سُلَيْمَانَ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، أَخْبَرَنِي كُرَيْبٌ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ يَطَوَّفُ الرَّجُلُ بِالْبَيْتِ مَا كَانَ حَلاَلاً حَتَّى يُهِلَّ بِالْحَجِّ، فَإِذَا رَكِبَ إِلَى عَرَفَةَ فَمَنْ تَيَسَّرَ لَهُ هَدِيَّةٌ مِنَ الإِبِلِ أَوِ الْبَقَرِ أَوِ الْغَنَمِ، مَا تَيَسَّرَ لَهُ مِنْ ذَلِكَ أَىَّ ذَلِكَ شَاءَ، غَيْرَ إِنْ لَمْ يَتَيَسَّرْ لَهُ فَعَلَيْهِ ثَلاَثَةُ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ، وَذَلِكَ قَبْلَ يَوْمِ عَرَفَةَ، فَإِنْ كَانَ آخِرُ يَوْمٍ مِنَ الأَيَّامِ الثَّلاَثَةِ يَوْمَ عَرَفَةَ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ، ثُمَّ لِيَنْطَلِقْ حَتَّى يَقِفَ بِعَرَفَاتٍ مِنْ صَلاَةِ الْعَصْرِ إِلَى أَنْ يَكُونَ الظَّلاَمُ، ثُمَّ لِيَدْفَعُوا مِنْ عَرَفَاتٍ إِذَا أَفَاضُوا مِنْهَا حَتَّى يَبْلُغُوا جَمْعًا الَّذِي يُتَبَرَّرُ فِيهِ، ثُمَّ لِيَذْكُرُوا اللَّهَ كَثِيرًا، أَوْ أَكْثِرُوا التَّكْبِيرَ وَالتَّهْلِيلَ قَبْلَ أَنْ تُصْبِحُوا ثُمَّ أَفِيضُوا، فَإِنَّ النَّاسَ كَانُوا يُفِيضُونَ، وَقَالَ اللَّهُ تَعَالَى {ثُمَّ أَفِيضُوا مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ} حَتَّى تَرْمُوا الْجَمْرَةَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4521 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü