Resûlullah sağ elini başımın üzerine koydu ve sağ eliyle kulağımdan tutup onu bükmeye başladı.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4571, Kitap 65, Hadis 93
Türkçe meal

Abdullah b. Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Kendisi, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) hanımı ve kendi teyzesi olan Meymûne'nin yanında geceledi. Dedi ki: Ben yastığın enine uzandım; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ve hanımı da uzununa uzandılar. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) gece yarısı olana kadar -ya da biraz öncesine veya biraz sonrasına kadar- uyudu. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) uyandı, elleriyle yüzünden uykuyu silmeye başladı. Sonra Âl-i İmrân sûresinin son on âyetini okudu. Sonra asılı bir eski su tulumuna doğru kalktı, ondan abdest aldı ve abdestini güzelce aldı; sonra namaz kılmak üzere kalktı. Ben de onun yaptığının benzerini yaptım; sonra gidip yanında durdum. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sağ elini başımın üzerine koydu ve sağ eliyle kulağımdan tutup onu bükmeye başladı. İki rekât kıldı, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra vitir kıldı. Sonra müezzin kendisine gelinceye kadar uzandı; (o gelince) kalktı, hafif iki rekât kıldı, sonra çıktı ve sabah namazını kıldı.

Sahîh-i Buhârî 4571, Kitap 65, Hadis 93

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا مَعْنُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ مَخْرَمَةَ بْنِ سُلَيْمَانَ، عَنْ كُرَيْبٍ، مَوْلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، بَاتَ عِنْدَ مَيْمُونَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهْىَ خَالَتُهُ قَالَ فَاضْطَجَعْتُ فِي عَرْضِ الْوِسَادَةِ، وَاضْطَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَهْلُهُ فِي طُولِهَا، فَنَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى انْتَصَفَ اللَّيْلُ، أَوْ قَبْلَهُ بِقَلِيلٍ، أَوْ بَعْدَهُ بِقَلِيلٍ، ثُمَّ اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلَ يَمْسَحُ النَّوْمَ عَنْ وَجْهِهِ بِيَدَيْهِ، ثُمَّ قَرَأَ الْعَشْرَ الآيَاتِ الْخَوَاتِمَ مِنْ سُورَةِ آلِ عِمْرَانَ، ثُمَّ قَامَ إِلَى شَنٍّ مُعَلَّقَةٍ فَتَوَضَّأَ مِنْهَا، فَأَحْسَنَ وُضُوءَهُ، ثُمَّ قَامَ يُصَلِّي، فَصَنَعْتُ مِثْلَ مَا صَنَعَ، ثُمَّ ذَهَبْتُ فَقُمْتُ إِلَى جَنْبِهِ، فَوَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى رَأْسِي، وَأَخَذَ بِأُذُنِي بِيَدِهِ الْيُمْنَى يَفْتِلُهَا، فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ أَوْتَرَ، ثُمَّ اضْطَجَعَ حَتَّى جَاءَهُ الْمُؤَذِّنُ، فَقَامَ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ، ثُمَّ خَرَجَ فَصَلَّى الصُّبْحَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4571 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü