Vitirden sonra müezzin gelinceye kadar uzandı, sonra hafif iki rekât kılıp sabah namazına çıktı.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4572, Kitap 65, Hadis 94
Türkçe meal

Abdullah b. Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Kendisi, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) hanımı ve kendi teyzesi olan Meymûne'nin yanında geceledi. Dedi ki: Ben yastığın enine uzandım; Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ve hanımı da uzununa uzandılar. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) uyudu; gece yarısı olunca -ya da biraz öncesinde veya biraz sonrasında- Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) uyandı, oturdu ve eliyle yüzünden uykuyu silmeye başladı. Sonra Âl-i İmrân sûresinin son on âyetini okudu. Sonra asılı bir eski su tulumuna doğru kalktı, ondan abdest aldı ve abdestini güzelce aldı; sonra namaz kılmak üzere kalktı. İbn Abbâs dedi ki: Ben de kalktım, onun yaptığının benzerini yaptım; sonra gidip yanında durdum. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sağ elini başımın üzerine koydu ve sağ kulağımdan tutup onu bükmeye başladı. İki rekât kıldı, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra iki rekât, sonra vitir kıldı. Sonra müezzin kendisine gelinceye kadar uzandı; (o gelince) kalktı, hafif iki rekât kıldı, sonra çıktı ve sabah namazını kıldı.

Sahîh-i Buhârî 4572, Kitap 65, Hadis 94

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مَخْرَمَةَ بْنِ سُلَيْمَانَ، عَنْ كُرَيْبٍ، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، بَاتَ عِنْدَ مَيْمُونَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهْىَ خَالَتُهُ قَالَ فَاضْطَجَعْتُ فِي عَرْضِ الْوِسَادَةِ، وَاضْطَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَهْلُهُ فِي طُولِهَا، فَنَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى إِذَا انْتَصَفَ اللَّيْلُ، أَوْ قَبْلَهُ بِقَلِيلٍ، أَوْ بَعْدَهُ بِقَلِيلٍ، اسْتَيْقَظَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَلَسَ يَمْسَحُ النَّوْمَ عَنْ وَجْهِهِ بِيَدِهِ، ثُمَّ قَرَأَ الْعَشْرَ الآيَاتِ الْخَوَاتِمَ مِنْ سُورَةِ آلِ عِمْرَانَ، ثُمَّ قَامَ إِلَى شَنٍّ مُعَلَّقَةٍ فَتَوَضَّأَ مِنْهَا، فَأَحْسَنَ وُضُوءَهُ، ثُمَّ قَامَ يُصَلِّي. قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ فَقُمْتُ فَصَنَعْتُ مِثْلَ مَا صَنَعَ، ثُمَّ ذَهَبْتُ فَقُمْتُ إِلَى جَنْبِهِ، فَوَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ الْيُمْنَى عَلَى رَأْسِي، وَأَخَذَ بِأُذُنِي الْيُمْنَى يَفْتِلُهَا، فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ أَوْتَرَ ثُمَّ، اضْطَجَعَ حَتَّى جَاءَهُ الْمُؤَذِّنُ، فَقَامَ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ، ثُمَّ خَرَجَ فَصَلَّى الصُّبْحَ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4572 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü