Ey Hattâb'ın oğlu! Ben Allah'ın Resûlüyüm; Allah beni asla zayi etmez

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4844, Kitap 65, Hadis 365
Türkçe meal

Habîb b. Ebû Sâbit şöyle rivayet etti:

Ebû Vâil'e (bir şey) sormak için gittim. Şöyle dedi: Sıffîn'de idik. Bir adam: “Allah'ın Kitabı'na çağrılanları görmedin mi?” dedi. Ali: “Evet” dedi. Bunun üzerine Sehl b. Huneyf şöyle dedi: “(Görüşünüz konusunda) kendinizi suçlayın! Hudeybiye günü -Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile müşrikler arasındaki barışı kastediyor- kendimizi gördüm; savaş(ı uygun) görseydik savaşırdık. Ömer gelip: ‘Biz hak üzere, onlar bâtıl üzere değil miyiz? Bizim ölülerimiz cennette, onların ölüleri cehennemde değil mi?’ dedi. (Peygamber): ‘Evet’ buyurdu. Ömer: ‘Öyleyse dinimiz hususunda niçin alçaklığa razı oluyoruz ve Allah aramızda hükmünü vermeden geri dönüyoruz?’ dedi. (Peygamber): ‘Ey Hattâb'ın oğlu! Ben Allah'ın Resûlüyüm; Allah beni asla zayi etmez’ buyurdu. Ömer öfkeyle döndü; sabredemedi ve Ebû Bekir'e gelip: ‘Ey Ebû Bekir! Biz hak üzere, onlar bâtıl üzere değil miyiz?’ dedi. Ebû Bekir: ‘Ey Hattâb'ın oğlu! O, Allah'ın Resûlüdür (sallallahu aleyhi ve sellem); Allah onu asla zayi etmez’ dedi. Bunun üzerine Fetih sûresi indi.”

Sahîh-i Buhârî 4844, Kitap 65, Hadis 365

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ إِسْحَاقَ السُّلَمِيُّ، حَدَّثَنَا يَعْلَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ سِيَاهٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، قَالَ أَتَيْتُ أَبَا وَائِلٍ أَسْأَلُهُ فَقَالَ كُنَّا بِصِفِّينَ فَقَالَ رَجُلٌ أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ يُدْعَوْنَ إِلَى كِتَابِ اللَّهِ. فَقَالَ عَلِيٌّ نَعَمْ. فَقَالَ سَهْلُ بْنُ حُنَيْفٍ اتَّهِمُوا أَنْفُسَكُمْ فَلَقَدْ رَأَيْتُنَا يَوْمَ الْحُدَيْبِيَةِ ـ يَعْنِي الصُّلْحَ الَّذِي كَانَ بَيْنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَالْمُشْرِكِينَ ـ وَلَوْ نَرَى قِتَالاً لَقَاتَلْنَا، فَجَاءَ عُمَرُ فَقَالَ أَلَسْنَا عَلَى الْحَقِّ وَهُمْ عَلَى الْبَاطِلِ أَلَيْسَ قَتْلاَنَا فِي الْجَنَّةِ وَقَتْلاَهُمْ فِي النَّارِ قَالَ " بَلَى ". قَالَ فَفِيمَ أُعْطِي الدَّنِيَّةَ فِي دِينِنَا، وَنَرْجِعُ وَلَمَّا يَحْكُمِ اللَّهُ بَيْنَنَا. فَقَالَ " يَا ابْنَ الْخَطَّابِ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ وَلَنْ يُضَيِّعَنِي اللَّهُ أَبَدًا " . فَرَجَعَ مُتَغَيِّظًا، فَلَمْ يَصْبِرْ حَتَّى جَاءَ أَبَا بَكْرٍ فَقَالَ يَا أَبَا بَكْرٍ أَلَسْنَا عَلَى الْحَقِّ وَهُمْ عَلَى الْبَاطِلِ قَالَ يَا ابْنَ الْخَطَّابِ إِنَّهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلَنْ يُضَيِّعَهُ اللَّهُ أَبَدًا. فَنَزَلَتْ سُورَةُ الْفَتْحِ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4844 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü