İsrâiloğullarında kısas vardı, diyet yoktu; diyet bu ümmete Rabbinden bir hafifletme ve rahmettir.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4498, Kitap 65, Hadis 25
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

İsrâiloğullarında kısas vardı, onlarda diyet yoktu. Yüce Allah bu ümmete şöyle buyurdu: “Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Kime kardeşi tarafından bir şey bağışlanırsa” -af, kasten öldürmede diyeti kabul etmektir- “artık örfe uygun olarak talep etmek ve ona güzellikle ödemek gerekir” -(yani) örfe uygun olarak talep eder, güzellikle öder- “Bu, Rabbinizden bir hafifletmedir” ve sizden öncekilere farz kılınana göre bir “rahmettir.” “Kim bundan sonra haddi aşarsa ona elem verici bir azap vardır” (Bakara 2/178) -(yani) diyeti kabul ettikten sonra öldürürse-.

Sahîh-i Buhârî 4498, Kitap 65, Hadis 25

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْحُمَيْدِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا عَمْرٌو، قَالَ سَمِعْتُ مُجَاهِدًا، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ يَقُولُ كَانَ فِي بَنِي إِسْرَائِيلَ الْقِصَاصُ، وَلَمْ تَكُنْ فِيهِمُ الدِّيَةُ فَقَالَ اللَّهُ تَعَالَى لِهَذِهِ الأُمَّةِ {كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلَى الْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالأُنْثَى بِالأُنْثَى فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ أَخِيهِ شَىْءٌ} فَالْعَفْوُ أَنْ يَقْبَلَ الدِّيَةَ فِي الْعَمْدِ {فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَأَدَاءٌ إِلَيْهِ بِإِحْسَانٍ} يَتَّبِعُ بِالْمَعْرُوفِ وَيُؤَدِّي بِإِحْسَانٍ، {ذَلِكَ تَخْفِيفٌ مِنْ رَبِّكُمْ} وَرَحْمَةٌ مِمَّا كُتِبَ عَلَى مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ. {فَمَنِ اعْتَدَى بَعْدَ ذَلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ أَلِيمٌ} قَتَلَ بَعْدَ قَبُولِ الدِّيَةِ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4498 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü