Peygamber size ne verdiyse onu alın, sizi neden men ettiyse ondan da sakının

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4886, Kitap 65, Hadis 406
Türkçe meal

Abdullah (b. Mes'ûd) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

“Allah dövme yapan ve yaptıran, yüz kıllarını yolduran ve güzellik için dişlerinin arasını açtıran, Allah'ın yarattığını değiştiren kadınlara lanet etsin.” Bu söz Esedoğullarından Ümmü Ya'kûb denilen bir kadına ulaştı. O gelip: “Senin şöyle şöyle (kadınlara) lanet ettiğin bana ulaştı” dedi. Abdullah: “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) lanet ettiğine ve Allah'ın Kitabı'nda (lanetlenmiş) olana neden lanet etmeyeyim?” dedi. Kadın: “Ben iki kapak arasındakini (Mushaf'ın tamamını) okudum, fakat senin söylediğini onda bulamadım” dedi. Abdullah: “Eğer onu okumuş olsaydın mutlaka bulurdun. 'Peygamber size ne verdiyse onu alın, sizi neden men ettiyse ondan da sakının' (Haşr 59/7) âyetini okumadın mı?” dedi. Kadın: “Evet, okudum” dedi. Abdullah: “İşte o (Peygamber) bundan men etmiştir” dedi. Kadın: “Ama ben senin ailenin bunu yaptığını görüyorum” dedi. Abdullah: “Git de bak” dedi. Kadın gidip baktı, fakat aradığı şeyden hiçbir şey göremedi. Bunun üzerine Abdullah: “Eğer (hanımım) öyle olsaydı onunla birlikte olmazdım” dedi.

Sahîh-i Buhârî 4886, Kitap 65, Hadis 406

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ لَعَنَ اللَّهُ الْوَاشِمَاتِ وَالْمُوتَشِمَاتِ وَالْمُتَنَمِّصَاتِ وَالْمُتَفَلِّجَاتِ لِلْحُسْنِ الْمُغَيِّرَاتِ خَلْقَ اللَّهِ. فَبَلَغَ ذَلِكَ امْرَأَةً مِنْ بَنِي أَسَدٍ يُقَالُ لَهَا أُمُّ يَعْقُوبَ، فَجَاءَتْ فَقَالَتْ إِنَّهُ بَلَغَنِي أَنَّكَ لَعَنْتَ كَيْتَ وَكَيْتَ. فَقَالَ وَمَا لِي لاَ أَلْعَنُ مَنْ لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمَنْ هُوَ فِي كِتَابِ اللَّهِ فَقَالَتْ لَقَدْ قَرَأْتُ مَا بَيْنَ اللَّوْحَيْنِ فَمَا وَجَدْتُ فِيهِ مَا تَقُولُ. قَالَ لَئِنْ كُنْتِ قَرَأْتِيهِ لَقَدْ وَجَدْتِيهِ، أَمَا قَرَأْتِ {وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُوا}. قَالَتْ بَلَى. قَالَ فَإِنَّهُ قَدْ نَهَى عَنْهُ. قَالَتْ فَإِنِّي أَرَى أَهْلَكَ يَفْعَلُونَهُ. قَالَ فَاذْهَبِي فَانْظُرِي. فَذَهَبَتْ فَنَظَرَتْ فَلَمْ تَرَ مِنْ حَاجَتِهَا شَيْئًا، فَقَالَ لَوْ كَانَتْ كَذَلِكَ مَا جَامَعْتُها.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4886 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü