Âişe: Allah Resûlüne bir şey vaat etmişse, o bunun ölmeden önce olacağını mutlaka bilmiştir.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4524, 4525, Kitap 65, Hadis 49
Hadis numaraları
4524, 4525
Türkçe meal

İbn Ebû Müleyke şöyle rivayet etti:

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) “Nihayet peygamberler ümitsizliğe düşüp yalana uğratıldıklarını (küzibû) sandıklarında...” (Yûsuf 12/110) âyetini hafif (şeddesiz) okudu ve onu o anlama götürdü; şu âyeti de okudu: “Hatta peygamber ve onunla beraber iman edenler: 'Allah'ın yardımı ne zaman?' diyecek hâle gelmişlerdi. Bilin ki Allah'ın yardımı yakındır” (Bakara 2/214). Urve b. Zübeyr ile karşılaştım ve bunu ona anlattım. Şöyle dedi: Âişe şöyle dedi: “Allah korusun! Vallahi Allah, Resûlüne hiçbir şey vaat etmemiştir ki o, ölmeden önce onun olacağını bilmiş olmasın. Fakat bela peygamberlerin başından eksik olmadı; öyle ki beraberlerindeki kimselerin kendilerini yalanlamasından korktular.” Âişe onu “ve zannû ennehüm kad küzzibû (yalanlandıklarını sandılar)” diye şeddeli okurdu.

Sahîh-i Buhârî 4524, 4525, Kitap 65, Hadis 49

Arapça metin
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا هِشَامٌ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ أَبِي مُلَيْكَةَ، يَقُولُ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ {حَتَّى إِذَا اسْتَيْأَسَ الرُّسُلُ وَظَنُّوا أَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُوا} خَفِيفَةً، ذَهَبَ بِهَا هُنَاكَ، وَتَلاَ {حَتَّى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ مَتَى نَصْرُ اللَّهِ أَلاَ إِنَّ نَصْرَ اللَّهِ قَرِيبٌ} فَلَقِيتُ عُرْوَةَ بْنَ الزُّبَيْرِ فَذَكَرْتُ لَهُ ذَلِكَ فَقَالَ قَالَتْ عَائِشَةُ مَعَاذَ اللَّهِ، وَاللَّهِ مَا وَعَدَ اللَّهُ رَسُولَهُ مِنْ شَىْءٍ قَطُّ إِلاَّ عَلِمَ أَنَّهُ كَائِنٌ قَبْلَ أَنْ يَمُوتَ، وَلَكِنْ لَمْ يَزَلِ الْبَلاَءُ بِالرُّسُلِ حَتَّى خَافُوا أَنْ يَكُونَ مَنْ مَعَهُمْ يُكَذِّبُونَهُمْ، فَكَانَتْ تَقْرَؤُهَا {وَظَنُّوا أَنَّهُمْ قَدْ كُذِّبُوا} مُثَقَّلَةً.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4524, 4525 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü