Muâviye: Bu âyet ancak Ehl-i kitap hakkındadır, dedi; ben: Hem bizim hem onların hakkındadır, dedim

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4660, Kitap 65, Hadis 182
Türkçe meal

Zeyd b. Vehb şöyle rivayet etti:

Rebeze'de Ebû Zer'in yanına uğradım ve: “Seni bu yere ne indirdi?” dedim. Şöyle dedi: “Şam'daydık. ‘Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar var ya, onlara elem verici bir azabı müjdele’ (Tevbe 9/34) âyetini okudum. Muâviye: ‘Bu âyet bizim hakkımızda değildir; bu ancak Ehl-i kitap hakkındadır’ dedi. Ben de: ‘O hem bizim hem de onların hakkındadır’ dedim.”

Sahîh-i Buhârî 4660, Kitap 65, Hadis 182

Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ حُصَيْنٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ وَهْبٍ، قَالَ مَرَرْتُ عَلَى أَبِي ذَرٍّ بِالرَّبَذَةِ فَقُلْتُ مَا أَنْزَلَكَ بِهَذِهِ الأَرْضِ قَالَ كُنَّا بِالشَّأْمِ فَقَرَأْتُ {وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلاَ يُنْفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللَّهِ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ} قَالَ مُعَاوِيَةُ مَا هَذِهِ فِينَا، مَا هَذِهِ إِلاَّ فِي أَهْلِ الْكِتَابِ. قَالَ قُلْتُ إِنَّهَا لَفِينَا وَفِيهِمْ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4660 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü