Açıktan konuştuğumuzda işitiyorsa gizlediğimizde de işitir

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4817, Kitap 65, Hadis 339
Türkçe meal

Abdullah (b. Mes'ûd) (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Kâbe'nin yanında iki Kureyşli ile bir Sakîfli —ya da iki Sakîfli ile bir Kureyşli— toplandı. Karınlarının yağı çok, kalplerinin anlayışı azdı. Biri: “Allah'ın söylediklerimizi işittiğini düşünüyor musunuz?” dedi. Öbürü: “Açıktan konuşursak işitir, gizlersek işitmez” dedi. Diğeri de: “Açıktan konuştuğumuzda işitiyorsa gizlediğimizde de işitir” dedi. Bunun üzerine aziz ve celil olan Allah “Kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınıp gizlenmiyordunuz” (Fussılet 41/22) âyetini (sonuna kadar) indirdi.

Süfyân bunu bize rivayet ederken “Bize Mansûr ya da İbn Ebû Necîh ya da Humeyd —bunlardan biri ya da ikisi— rivayet etti” derdi; sonra birçok kez Mansûr üzerinde sabit kaldı ve diğerlerini bıraktı.

Süfyân es-Sevrî'nin Mansûr'dan rivayetinde de benzeri vardır.

Sahîh-i Buhârî 4817, Kitap 65, Hadis 339

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْحُمَيْدِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ أَبِي مَعْمَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ اجْتَمَعَ عِنْدَ الْبَيْتِ قُرَشِيَّانِ وَثَقَفِيٌّ ـ أَوْ ثَقَفِيَّانِ وَقُرَشِيٌّ ـ كَثِيرَةٌ شَحْمُ بُطُونِهِمْ قَلِيلَةٌ فِقْهُ قُلُوبِهِمْ فَقَالَ أَحَدُهُمْ أَتُرَوْنَ أَنَّ اللَّهَ يَسْمَعُ مَا نَقُولُ قَالَ الآخَرُ يَسْمَعُ إِنْ جَهَرْنَا وَلاَ يَسْمَعُ إِنْ أَخْفَيْنَا. وَقَالَ الآخَرُ إِنْ كَانَ يَسْمَعُ إِذَا جَهَرْنَا فَإِنَّهُ يَسْمَعُ إِذَا أَخْفَيْنَا فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ {وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَتِرُونَ أَنْ يَشْهَدَ عَلَيْكُمْ سَمْعُكُمْ وَلاَ أَبْصَارُكُمْ وَلاَ جُلُودُكُمْ} الآيَةَ. وَكَانَ سُفْيَانُ يُحَدِّثُنَا بِهَذَا فَيَقُولُ حَدَّثَنَا مَنْصُورٌ أَوِ ابْنُ أَبِي نَجِيحٍ أَوْ حُمَيْدٌ أَحَدُهُمْ أَوِ اثْنَانِ مِنْهُمْ، ثُمَّ ثَبَتَ عَلَى مَنْصُورٍ، وَتَرَكَ ذَلِكَ مِرَارًا غَيْرَ وَاحِدَةٍ.

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ أَبِي مَعْمَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، بِنَحْوِهِ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4817 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü