Allah gökte bir işe hükmettiğinde melekler O'nun sözüne boyun eğerek kanatlarını çırparlar.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 4701, Kitap 65, Hadis 223
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

(Ebû Hüreyre) bunu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) dayandırarak şöyle dedi: “Allah gökte bir işe hükmettiğinde melekler, O'nun sözüne boyun eğerek kanatlarını çırparlar; (bu ses) düz bir kaya üzerindeki zincir (sesi) gibidir -Ali dedi ki: Başkası ”safvânin“ dedi- bu (ses) onlara nüfuz eder. ‘Kalplerinden korku giderilince: Rabbiniz ne buyurdu? derler. (Diğerleri) Hakkı (buyurdu) derler. O yücedir, büyüktür’ (Sebe' 34/23). Onu kulak hırsızları işitir. Kulak hırsızları şöyle biri diğerinin üstündedir -Süfyân eliyle tarif etti; sağ elinin parmaklarını aralayıp onları birbirinin üstüne dikti-. Bazen alev, dinleyeni sözü arkadaşına atmadan önce yakalar ve onu yakar. Bazen de onu yakalamaz ve o, sözü yanındakine, kendisinden aşağıda olana atar; sonunda onu yeryüzüne ulaştırırlar -Süfyân bazen ‘sonunda yeryüzüne varır’ dedi-. Söz sihirbazın ağzına bırakılır; o da onunla beraber yüz yalan söyler ve (bu sözde) doğru çıkar. (İnsanlar): ‘Falan falan gün şöyle şöyle olacağını bize haber vermemiş miydi? Biz onu doğru bulduk’ derler; (bu da) gökten işitilen o kelime sebebiyledir.”

Başka bir rivayette Ebû Hüreyre'den: “Allah bir işe hükmettiğinde...” diye (rivayet edildi) ve “kâhin” (kelimesi) ilave edildi. Süfyân'ın (başka) bir rivayetinde Amr şöyle dedi: İkrime'yi işittim, (o şöyle dedi:) Bize Ebû Hüreyre rivayet etti: “Allah bir işe hükmettiğinde...” ve “sihirbazın ağzına” dedi. (Ali dedi ki:) Süfyân'a: “(Amr) ‘İkrime'yi işittim, o da ‘Ebû Hüreyre'yi işittim’ dedi’ mi dedi?” diye sordum. “Evet” dedi. Süfyân'a: “Bir adam senden, Amr'dan, İkrime'den, Ebû Hüreyre'den merfu olarak onun ‘füzzi'a’ diye okuduğunu rivayet etti” dedim. Süfyân: “Amr böyle okudu; onu böyle işitti mi işitmedi mi bilmiyorum. Bu bizim kıraatimizdir” dedi.

Sahîh-i Buhârî 4701, Kitap 65, Hadis 223

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا قَضَى اللَّهُ الأَمْرَ فِي السَّمَاءِ ضَرَبَتِ الْمَلاَئِكَةُ بِأَجْنِحَتِهَا خُضْعَانًا لِقَوْلِهِ كَالسِّلْسِلَةِ عَلَى صَفْوَانٍ ـ قَالَ عَلِيٌّ وَقَالَ غَيْرُهُ صَفْوَانٍ ـ يَنْفُذُهُمْ ذَلِكَ فَإِذَا فُزِّعَ عَنْ قُلُوبِهِمْ قَالُوا مَاذَا قَالَ رَبُّكُمْ، قَالُوا لِلَّذِي قَالَ الْحَقَّ وَهْوَ الْعَلِيُّ الْكَبِيرُ، فَيَسْمَعُهَا مُسْتَرِقُو السَّمْعِ، وَمُسْتَرِقُو السَّمْعِ هَكَذَا وَاحِدٌ فَوْقَ آخَرَ ـ وَوَصَفَ سُفْيَانُ بِيَدِهِ، وَفَرَّجَ بَيْنَ أَصَابِعِ يَدِهِ الْيُمْنَى، نَصَبَهَا بَعْضَهَا فَوْقَ بَعْضٍ ـ فَرُبَّمَا أَدْرَكَ الشِّهَابُ الْمُسْتَمِعَ، قَبْلَ أَنْ يَرْمِيَ بِهَا إِلَى صَاحِبِهِ، فَيُحْرِقَهُ وَرُبَّمَا لَمْ يُدْرِكْهُ حَتَّى يَرْمِيَ بِهَا إِلَى الَّذِي يَلِيهِ إِلَى الَّذِي هُوَ أَسْفَلُ مِنْهُ حَتَّى يُلْقُوهَا إِلَى الأَرْضِ ـ وَرُبَّمَا قَالَ سُفْيَانُ حَتَّى تَنْتَهِيَ إِلَى الأَرْضِ ـ فَتُلْقَى عَلَى فَمِ السَّاحِرِ، فَيَكْذِبُ مَعَهَا مِائَةَ كَذْبَةٍ فَيَصْدُقُ، فَيَقُولُونَ أَلَمْ يُخْبِرْنَا يَوْمَ كَذَا وَكَذَا يَكُونُ كَذَا وَكَذَا، فَوَجَدْنَاهُ حَقًّا لِلْكَلِمَةِ الَّتِي سُمِعَتْ مِنَ السَّمَاءِ ".

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا عَمْرٌو، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، إِذَا قَضَى اللَّهُ الأَمْرَ. وَزَادَ الْكَاهِنِ. وَحَدَّثَنَا سُفْيَانُ فَقَالَ قَالَ عَمْرٌو سَمِعْتُ عِكْرِمَةَ حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ قَالَ إِذَا قَضَى اللَّهُ الأَمْرَ وَقَالَ عَلَى فَمِ السَّاحِرِ. قُلْتُ لِسُفْيَانَ قَالَ سَمِعْتُ عِكْرِمَةَ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ. قَالَ نَعَمْ. قُلْتُ لِسُفْيَانَ إِنَّ إِنْسَانًا رَوَى عَنْكَ عَنْ عَمْرٍو عَنْ عِكْرِمَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَيَرْفَعُهُ أَنَّهُ قَرَأَ فُزِّعَ. قَالَ سُفْيَانُ هَكَذَا قَرَأَ عَمْرٌو. فَلاَ أَدْرِي سَمِعَهُ هَكَذَا أَمْ لاَ. قَالَ سُفْيَانُ وَهْىَ قِرَاءَتُنَا.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 4701 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü