Yetim kıza rağbet edilse de ona adaletli davranıp mehrini tam vermedikçe onunla evlenilemez.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 5140, Kitap 67, Hadis 76
Türkçe meal

Urve b. Zübeyr şöyle rivayet etti:

Âişe'ye (radıyallahu anhâ) sordu ve ona: “Anneciğim! ‘Eğer yetimler hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız...’ âyetinden ‘...sahip olduklarınız’ kısmına kadar (Nisâ 4/3) (ne demektir)?” dedi. Âişe şöyle dedi: “Kız kardeşimin oğlu! Bu, velîsinin himayesinde bulunan yetim kızdır. (Velîsi) onun güzelliğine ve malına rağbet eder, mehrinden de eksiltmek ister. Bunun üzerine mehri tamamlamakta onlara adaletli davranmadıkça onlarla evlenmekten nehyedildiler ve onlardan başka kadınlarla evlenmeleri emredildi.” Âişe dedi ki: “Bundan sonra insanlar Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi ve sellem) fetva istediler. Allah da ‘Senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar...’ âyetinden ‘...nikâhlamak istediğiniz’ kısmına kadar (Nisâ 4/127) indirdi. Aziz ve celil olan Allah onlara bu âyette şunu indirdi: Yetim kız mal ve güzellik sahibi olduğunda onunla evlenmeye, nesebine ve mehrine rağbet ederler; malı ve güzelliği az olduğu için kendisine rağbet edilmeyen biri olduğunda ise onu bırakıp başka kadınları alırlar.” (Âişe) dedi ki: “Ona rağbet etmedikleri zaman onu bıraktıkları gibi, ona rağbet ettiklerinde de ona adaletli davranmadıkça ve mehirden hakkını tam olarak vermedikçe onunla evlenmeleri caiz değildir.”

Sahîh-i Buhârî 5140, Kitap 67, Hadis 76

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ،. وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي عُقَيْلٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَأَلَ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَ لَهَا يَا أُمَّتَاهْ {وَإِنْ خِفْتُمْ أَنْ لاَ تُقْسِطُوا فِي الْيَتَامَى} إِلَى {مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ} قَالَتْ عَائِشَةُ يَا ابْنَ أُخْتِي هَذِهِ الْيَتِيمَةُ تَكُونُ فِي حَجْرِ وَلِيِّهَا، فَيَرْغَبُ فِي جَمَالِهَا وَمَالِهَا، وَيُرِيدُ أَنْ يَنْتَقِصَ مِنْ صَدَاقِهَا، فَنُهُوا عَنْ نِكَاحِهِنَّ. إِلاَّ أَنْ يُقْسِطُوا لَهُنَّ فِي إِكْمَالِ الصَّدَاقِ وَأُمِرُوا بِنِكَاحِ مَنْ سِوَاهُنَّ مِنَ النِّسَاءِ، قَالَتْ عَائِشَةُ اسْتَفْتَى النَّاسُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدَ ذَلِكَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ {وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَاءِ} إِلَى {وَتَرْغَبُونَ} فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ لَهُمْ فِي هَذِهِ الآيَةِ أَنَّ الْيَتِيمَةَ إِذَا كَانَتْ ذَاتَ مَالٍ وَجَمَالٍ، رَغِبُوا فِي نِكَاحِهَا وَنَسَبِهَا وَالصَّدَاقِ، وَإِذَا كَانَتْ مَرْغُوبًا عَنْهَا فِي قِلَّةِ الْمَالِ وَالْجَمَالِ، تَرَكُوهَا وَأَخَذُوا غَيْرَهَا مِنَ النِّسَاءِ ـ قَالَتْ ـ فَكَمَا يَتْرُكُونَهَا حِينَ يَرْغَبُونَ عَنْهَا، فَلَيْسَ لَهُمْ أَنْ يَنْكِحُوهَا إِذَا رَغِبُوا فِيهَا، إِلاَّ أَنْ يُقْسِطُوا لَهَا وَيُعْطُوهَا حَقَّهَا الأَوْفَى مِنَ الصَّدَاقِ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 5140 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü